Trump kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında soruyor: Neden şimdi?

Eski Başkan ve ona yakın isimler, Georgia eyaletinde 2020 başkanlık seçiminin sonucuna müdahale etmekle ve organize suç örgütü kurmakla suçlanıyor

Trump, geçtiğimiz pazar günü New Jersey'de düzenlenen bir golf turnuvasında seyircilere jest yaparken (AFP)
Trump, geçtiğimiz pazar günü New Jersey'de düzenlenen bir golf turnuvasında seyircilere jest yaparken (AFP)
TT

Trump kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında soruyor: Neden şimdi?

Trump, geçtiğimiz pazar günü New Jersey'de düzenlenen bir golf turnuvasında seyircilere jest yaparken (AFP)
Trump, geçtiğimiz pazar günü New Jersey'de düzenlenen bir golf turnuvasında seyircilere jest yaparken (AFP)

Eski ABD Başkanı Donald Trump ve Trump'a yakın 18 kişi, 2020’de Georgia eyaletinden çıkan başkanlık seçim sonucunu değiştirmek ve mevcut Başkan Joe Biden'ın zaferinin tescillenmesini engellemek için eyalet seçim yetkililerine baskı yapmakla ve onları manipüle etmekle suçlandılar.

Georgia eyaletinin Fulton İlçesi Bölge Savcısı Fani Willis tarafından açıklanan iddianame dışında, eski Başkan Trump’ın, önce yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde kendisinden çok önde olan Cumhuriyetçi Parti’den rakipleri, ardından mevcut Demokrat Partili Başkan Joe Biden karşısında seçim kampanyası yürüttüğü bir dönemde birkaç eyaletteki mahkeme salonları arasında mekik dokumasına neden olacak üç iddianame daha var.

Bölge Savcısı Willis, mafya patronlarına karşı yapılan küçük düşürücü operasyonları çağrıştıran bir dille, Trump aleyhine 98 sayfalık bir iddianame açıkladı. İddianamede Trump’ın başkanlık dönemi sırasında Beyaz Saray Genel Sekreterliğini yapan Mark Meadows, Trump’ın avukatı Rudolph Giuliani, eski Beyaz Saray avukatı John Eastman, eski Adalet Bakanı Asistanı Jeffrey Clark, Trump'ın hukuk ekibinin eski üyesi Avukat Sidney Powell, Trump’ın avukatlarından Kenneth Chesibro ve diğerleri, Trump'ın Beyaz Saray'da kalması için Georgia ve diğer eyaletlerde yasadışı işlere karışan bir ‘suç örgütünün’ üyesi olmakla suçlandılar.

İddianamede, 19 sanık hakkında bazıları 20 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü 41 suçlama yer aldı.

sdf
Georgia eyaletinin Fulton İlçesi Bölge Savcısı Fani Willis, pazartesi günü basın açıklaması yaparken (Reuters)

İddianamede, Trump’ın Georgia Eyalet Sekreteri Brad Raffensperger’i arayarak ‘sonucu değiştirmeye yetecek kadar oy bulun’ dediği ses kaydı, asılsız hile iddialarıyla karşılaşan bir eyalet seçim görevlisini taciz etmek, eyalet üyelerini seçmenlerin iradesini göz ardı etmeye ikna etmeye çalışmak ve Trump lehine yeni bir Seçim Kurulu atamaya ikna etmeye çalışmak gibi Trump ve 18 ‘müttefiki’ hakkında seçim yenilgisine karşı yaptıkları onlarca eylem sıralandı.

İddianamede ayrıca, Trump'ın avukatlarından birinin Georgia eyaletinin kırsal bölgesinde oylama makinelerine müdahale etmek ve bir oylama makinesi şirketinden veri çalmak için plan yaptığı öne sürüldü.

“Suç teşkil eden şantaj”

Davayı açan Fulton Bölge Savcısı Willis iddianamesinde, sanıkların seçim sonuçlarına yönelik itiraz için yasal sürece uymak yerine, Georgia'nın başkanlık seçim sonuçlarını bozmak amacıyla suç teşkil eden bir şantaj girişiminde bulunduklarını iddia etti. Sanıkların 25 Ağustos günü öğlene kadar gönüllü olarak adalete teslim olmaları için izin verileceğini açıklayan Savcı Willis, altı ay içinde bir duruşma tarihi talep etmeyi ve sanıkları bir grup olarak yargılamayı planladığını bildirdi.

New York, Florida ve Washington eyaletlerinde açıklanan üç iddianamenin ardından 5 ay içinde dördüncü iddianameyle karşı karşıya kalan Trump, 2024 seçimlerini kazanmaya çalışan bir başkan adayı olarak çalışmalarına devam ederken duruşmalara katılmak zorunda kalacak.

scd
Georgia eyaletinde açıklanan Trump hakkındaki iddianameden sayfalar (Reuters)

Adalet Bakanlığı tarafından ABD Kongre Binası'na yönelik 6 Ocak 2021'deki baskının ardından yürütülen soruşturmalar bir buçuk yıl sürdü. Trump’ın Biden karşısında kaybettiği 2020 seçimi sonuçlarına müdahale iddiası ve geçen yıl Florida’daki konutunda bulunan devlete ait gizli belgelerle ilgili soruşturmaları yürütmek üzere özel savcı Jack Smith atandı. Smith’in atanmasından iki hafta sonra yaşanan bu gelişme, savcıların Trump'ı ABD'de ‘demokrasinin temellerine saldırdığı’ suçlamasıyla cezalandırılmasını sağlayacak adımlar atmaya hazır olduklarını teyit ediyor.

“Cadı avı”

Trump, Truth Social platformunda Willis'e karşı eleştirilerini yineleyerek hakkındaki iddianameyi başkanlık adaylığı sırasında başlatılan ‘cadı avının’ parçası olarak nitelendirdi. Trump, “Neden iki buçuk yıl önce dava açmadılar? Çünkü bunu benim başkanlık kampanyamın ortasında yapmak istediler” diye yazdı.

Georgia’daki iddianame, Trump ve müttefiklerinin 6 Ocak 2021'de Kongre Binası'ndaki seçim oylarının sayımı sürecini bozmak için yaptıkları girişimler de dahil olmak üzere, Smith'in Washington’da Trump hakkında açıkladığı son iddianamenin bazı temel unsurlarını barındırıyor.

Ancak 19 sanığın yer aldığı iddianame, Özel Savcı Smith tarafından açılan ve şimdiye kadar sadece Trump'ın sanık olarak anıldığı davadan bir noktada ayrılıyor. Georgia iddianamesi, Smith'in yalnızca ‘işbirlikçi’ olarak adlandırdığı Trump’a yakın isimlere belirli suçlamalarda bulunurken, suç teşkil eden şantaj kapsamının eski Başkan’ın ötesine geçtiğini öne sürüyor.

df
Pazartesi günü Fulton Adliyesi önünde güvenlik önlemleri alan polisler (EPA)

Georgia iddianamesi, eyaletin Fulton County Government adlı resmi internet sitesinde eski Başkan’a yöneltilen suçlamaların bir listesinin yayınlanması nedeniyle mahkeme salonunda geçen uzun ve kaotik bir günün sonunda açıklandı. Ancak liste hızla siteden silindi. Bölge Savcısı Willis’in Sözcüsü öğleden sonra yaptığı açıklamada, iddianamenin başsavcılığa iade edildiğini söylemenin ‘yanlış’ olacağını söyledi. Sözcü, soruşturmaların bütünlüğünü sorgulayan Trump'ın avukatlarıyla yaşanan anlaşmazlıkla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı.

Trump ve müttefikleri hiç vakit kaybetmeden bu açık hatayı kullanarak soruşturmayı ‘siyasi amaçlı’ olarak tanımladılar. İddianamenin yayınlanmasının ardından Trump'ın avukatları yaptıkları açıklamada, yaşananları ‘iddianamenin resmi olarak yayınlanmadan, tanıklar ifade vermeden ve büyük jüri konuyu müzakere etmeden önce sızdırılmasıyla başlayıp, savcının herhangi bir açıklama yapamamasıyla son bulan korkunç ve saçma bir süreç’ olarak nitelendirdiler. Avukatlar, iddianameleri hazırlayan savcıların ‘kendi kişisel ve siyasi çıkarları olan tanıklara güvendiklerini ve bazılarının sanıklara karşıt olan çalışmaları destekleyen kampanyalar başlattığının’ altını çizdiler.

Bağlantılar ve baskılar

Georgia iddianamesine göre 2 Ocak 2021 tarihinde gerçekleşen ve Trump’ın Eyalet Genel Sekreteri Raffensperger'ı seçimleri kazanması için gereken 11 bin 780 oyu bulmasını istediği bir telefon konuşmasının ses kaydı gibi Trump ve müttefikleri tarafından işlenen 161 eylemin birçoğu geniş ilgi görüyor. Savcılara göre söz konusu ses kaydı, bir devlet görevlisine yasal yeminini bozması için baskı yapılmasını yasaklayan Georgia eyaleti yasalarının bir ihlali. Trump ayrıca, yanlış beyanlarda bulunmakla ve Raffensperger ve eyaletteki diğer seçim yetkililerine karşı, ‘2020 seçimlerinde 300 bin kadar oy pusulasının bilinmeyen bir şekilde seçim listelerine düşürülmesi’, 4.500'den fazla kişinin düşmediği ve oy kullandıkları da dahil olmak üzere çeşitli ihlaller gerçekleştirmekle suçlanıyor. İddianamede Fulton County seçim çalışanı Ruby Freeman da ‘seçimlerde hile yapmakla’ suçlandı.

İddianamede ayrıca, Trump’ın avukatı Giuliani, Georgia’ya postayla gönderilen 96 binden fazla oy pusulasının seçim ofisine iade edildiğine dair hiçbir kayıt olmamasına rağmen oyların sayıldığını açıklayarak ve Michigan'daki bir oylama makinesinin, Trump’ın 6 bin oyunu yanlışlıkla Biden adına kaydettiğini iddia ederek, eyalet üyelerine yalan beyanda bulunmakla suçladı.

İddianamede Trump ve müttefiklerine Georgia’da sahada seçim çalışanlarını etkilemek ve yıldırmak için yardım etmekle suçlanan kişiler de yer aldı. İddiaya göre Stephen Cliffgard Lee adlı bir kişinin, Ruby Freeman'ın evine ‘ifadesini etkilemek amacıyla’ gitti. Ruby Freeman ve kızı Shaye Moss geçtiğimiz yıl Kongre'de, Trump ve müttefiklerinin 2020 kasımında güvenlik kamerası görüntülerini kullanarak her iki kadını da seçim sahtekarlığı yapmakla suçladıklarına dair ifade vermişlerdi. İddialar hızla çürütülse de muhafazakar çizgideki medya kuruluşları tarafından geniş çapta yayıldı ve iki kadın, seçimden sonra birkaç ay boyunca ölüm tehditleri aldılar.

İddianamede Trump'ın hukuk ekibinin eski üyesi Powell ve başka isimler, Georgia eyaletinin Coffee ilçesindeki oy makinelerine müdahale etmek ve uzun bir süre komplo teorilerinin odak noktası olan oy makinelerinin üreticisi Dominion Voting Systems'den veri çalmakla suçlandılar. Kongre Baskını olayını soruşturan Kongre komitesi tarafından yayınlanan kanıtlara göre Trump'ın müttefikleri seçim sahtekarlığı yapıldığına ilişkin teorilerini destekleyecek kanıtlar bulmak amacıyla Coffey ilçesini hedef aldılar.

Dört iddianame

Trump, tartışmalı başkanlık seçimleriyle ilgili iki davanın yanı sıra Florida Mar-a-Lago'daki evinde gizli belgeleri yasadışı olarak saklamakla suçlandığı bir başka iddianameyle de karşı karşıya. Bu iddianameyle ilgili mahkeme önümüzdeki yıl mayıs ayında başlayacak. Bunun yanında bir porno yıldızına para verdiğine ilişkin 2024 martında New York’ta bir eyalet davası daha başlayacak. Trump, her iki davada da hakkındaki suçlamaları reddetti.

Washington'daki bir diğer iddianamede ise Trump, 2020 başkanlık seçimlerindeki yenilgisini yasa dışı bir şekilde tersine çevirmeye çalışmakla suçlanıyor. İddianameyle ilgili mahkemenin başlayacağı tarihi henüz netleşmedi.

Hakkındaki iddianameler arttıkça, 2024 başkanlık seçimlerinde şimdiye kadar Cumhuriyetçilerin en önde gelen adaylarından olmaya devam eden Trump, ‘suçlamalarla karşı karşıya kalan tek eski Başkan’ olma özelliğini sık sık dile getirirken kampanyasını bu çerçevede yürütüp bağış topluyor ve kendisini ‘Demokrat Parti yanlısı savcıların kurbanı’ olarak gösteriyor. Dördüncü iddianamenin yayınlanmasının ardından, Trump destekçisi Cumhuriyetçiler bir kez daha Trump'ı savunmaya başladılar. Cumhuriyetçi Parti'den Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy, (eski adı Twitter olan) X hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD’liler bu çaresiz sahtekarlığı görüyor” diye yazdı.



Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
TT

Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)

Bu sabah erken saatlerde Kiev'in merkezinde, yetkililerin Ukrayna başkentine yönelik yaklaşan hava saldırıları uyarısının ardından birkaç patlama meydana geldi. Patlamalar, Rus işgaline son verilmesini görüşmek üzere Cenevre'de ABD temsilcileriyle yapılması planlanan görüşmeler öncesinde gerçekleşti.

Washington, özellikle Doğu ve Güney Ukrayna'da yüz binlerce insanın ölümüne ve geniş toprak parçalarının harap olmasına neden olan dört yıllık savaşı sona erdirmeyi amaçlıyor.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, başkentin askeri idaresinin başkanı Timur Tkachenko'nun Rusya'nın şehre insansız hava araçları ve balistik füzelerle saldırdığını açıklamasından kısa bir süre önce Kiev'e doğru ilerleyen yüksek hızlı hedefleri tespit ettiğini duyurdu. Tkachenko Telegram üzerinden, "Hava alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalın" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre saldırılar sadece başkentle sınırlı kalmadı.

Ülkenin kuzeydoğusunda, Harkiv Belediye Başkanı İhor Terekov, Rus Şahid insansız hava araçlarının (İHA) bölgeyi hedef almasının ardından şehirde iki patlama duyduğunu ve "insansız hava araçları ve füzelerin şehre doğru uçtuğu" gerekçesiyle sakinleri sığınaklarda kalmaları konusunda uyardığını söyledi. Terekov daha sonra Şevçenkiv ve Kiev bölgelerini etkileyen "ortak bir hava saldırısı" olduğunu bildirdi.

Güneydoğu Ukrayna'daki Zaporijya bölgesinin başkanı İvan Fedorov da şehrin saldırıya uğradığını ve en az bir kişinin yaralandığını belirtti.

Dnipropetrovsk bölge idaresi başkanı Oleksandr Ganja, Kryvyi Rih'de yaptığı açıklamada, Rus hava saldırısında 89 yaşında bir adamın yaralandığını ve yüksek bir binada yangın ve hasara yol açtığını söyledi.

Ukrayna, son aylarda Rusya'nın sert kış koşullarında füze ve İHA’larla şehirleri hedef aldığı tekrarlanan gece saldırılarıyla karşı karşıya kaldı.


Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
TT

Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ‘Birliğin Durumu’ (State of the Union) konuşması sırasında kendisini protesto eden Kongre'nin Müslüman üyeleri Minnesota Temsilcisi İlhan Omar ve Michigan Temsilcisi Rashida Tlaib hakkında “Akıl hastanesine yatırılmalılar ve geldikleri ülkelere geri gönderilmeliler” ifadelerini kullandı.

Filistin asıllı Tlaib ve Somali asıllı Omar, Trump'ın konuşmasında, yönetiminin göçmenlere yönelik sert önlemlerini ve göçmenlik yasalarının uygulanmasını övdüğü sözleri sırasında onu protesto ettiler.

Omar ve Tlaib, konuşma sırasında Trump'a ‘Amerikalıları öldürdünüz’ diye bağırdı ve Omar ayrıca Trump’ı ‘yalancı’ olarak nitelendirdi.

Trump dün sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, iki temsilci hakkında “Çıldırmış gibi gözleri vardı... Onlar akıl hastası... zihinsel olarak hasta... Açıkçası, akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor” dedi.

Trump, “Onları geldikleri yere geri göndermeliyiz... mümkün olduğunca çabuk” diye ekledi. Her ikisi de Amerikan vatandaşı.

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Trump'ın Tlaib ve Omar'a yönelik sözlerinin tonunu ‘yabancı düşmanlığı’ ve ‘utanç verici’ olarak nitelendirdi.

Tlaib, Twitter hesabından Trump'ın sözlerinin ‘çöküntü halinde olduğunu gösterdiğini’ söyledi.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de Trump'ın sözlerini ‘ırkçı’ olarak nitelendirdi.

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) Direktör Yardımcısı Edward Ahmed Mitchell ise ABD Temsilciler Meclisi'nin iki Müslüman üyesinin, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinin Amerikalılara ateş açmalarından ötürü eleştirdikleri için doğdukları ülkeye veya atalarının geldiği ülkeye geri gönderilmeleri gerektiğinin söylediğini vurguladı.

Trump'ın göçmenlere yönelik uygulamaları, ocak ayında Minnesota'da federal ajanlar tarafından iki ayrı silahlı çatışmada Amerikan vatandaşlarının öldürülmesinin ardından eleştirilere yol açtı.

Geçtiğimiz yıl en az 31 kişinin ölmesinin ardından, 2026 yılının başlarından bu yana ICE’ye ait gözaltı merkezlerinde en az sekiz kişi hayatını kaybetti.

Trump, salı günü yaptığı ‘Birliğin Durumu’ konuşmasında ABD'deki Somalililerin dolandırıcılıkla uğraştığı yönündeki suçlamasını yinelerken ‘Somalili siber korsanların’ Minnesota'yı yağmaladığını iddia etti. Trump yönetimi, dolandırıcılık suçlamalarını Minnesota'ya silahlı federal göçmenlik ajanları göndermek için kullanıyor.

Trump, eylemlerini dolandırıcılıkla mücadele ve ulusal güvenliği artırma amaçlı olarak nitelendiriyor.

İnsan hakları örgütleri, bu durumun bir korku ortamı yarattığını ve Trump'ın göçmenleri hedef almak için bireysel dolandırıcılık vakalarını bahane olarak kullandığını söylerken, Trump'ın geçmişte dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş kişileri affetme kararını gerekçe göstererek, Trump'ın dolandırıcılıkla mücadele etmediğini öne sürüyor.

Trump, sosyal medya hesaplarından birinde eski Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama'yı da ırkçı bir şekilde gösteren bir video yayınladıktan sonra eleştirilere maruz kalmıştı.


Modi, 16 iş birliği anlaşmasıyla Netanyahu ve İsrail’in izolasyonunu kırdı

Hindistan Başbakanı Narendra Modi dün Knesset’in özel oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu dinledi. (EPA)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi dün Knesset’in özel oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu dinledi. (EPA)
TT

Modi, 16 iş birliği anlaşmasıyla Netanyahu ve İsrail’in izolasyonunu kırdı

Hindistan Başbakanı Narendra Modi dün Knesset’in özel oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu dinledi. (EPA)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi dün Knesset’in özel oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu dinledi. (EPA)

İsrail ve Başbakanı Binyamin Netanyahu Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun saldırılar nedeniyle uluslararası alanda görece bir izolasyon yaşarken, Hindistan Başbakanı Narendra Modi İsrail’e gerçekleştirdiği ziyaretle bu izolasyonu kısmen kırdı. Ziyaret kapsamında iki ülke arasında 16 ikili anlaşma imzalandı.

Modi dün ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan ve iki gün sürecek temaslar için İsrail’e ulaştı.

Ziyaret İsrail’de geniş yankı buldu. Netanyahu, Modi’yi havalimanında karşıladı ve daha sonra konuşma yapması için parlamentoya (Knesset) kadar kendisine eşlik etti. Knesset üyeleri Modi’yi ayakta alkışlayarak “Modi... Modi” sloganları attı ve kendisiyle fotoğraf çektirme talebinde bulundu.

fffdv
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi Knesset’te (EPA)

Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililer, Hindistan’ın maruz kaldığı ‘terör saldırılarını’ hatırlatarak, iki ülkeyi ‘radikal İslam’ olarak niteledikleri tehdit karşısında benzer konumda gösteren bir söylem benimsedi.

Netanyahu, Hindistan Başbakanı’nı ‘büyük bir küresel lider, büyük bir dost ve hatta büyük bir kardeş’ sözleriyle tanımladı. Modi’ye hitaben, “Hindistan’ın büyük başarılara imza attığı söyleniyor; bu tam olarak doğru değil. Hindistan, senin liderliğin, bilgece yaklaşımın ve kararlılığın sayesinde bu başarıları elde etti” ifadelerini kullandı.

Netanyahu ayrıca, son Gazze savaşı sırasında Hindistan’ın İsrail’e sağladığı destek dolayısıyla Modi’ye teşekkür etti. Hindistan’ın söz konusu dönemde İsrail’e mühimmat ve insansız hava araçları (İHA) tedarik ettiği belirtildi.

16 anlaşma ve ilk kez verilen nişan

İsrail hükümeti, ziyaret kapsamında Hindistan ile 16 ikili anlaşma imzalandığını duyurdu. Knesset Başkanı Amir Ohana, Modi’ye, parlamento tarihinde ilk kez verilen Knesset Nişanı’nı takdim etti.

xz x
Knesset Başkanı Amir Ohana, özel bir oturumda Hindistan Başbakanı Narendra Modi’ye Knesset Nişanı’nı takdim etti. (EPA)

Modi’nin İsrail ziyareti, 2017’de gerçekleştirdiği ilk temasın ardından görev süresindeki ikinci ziyaret oldu. İsrail’de siyasi çevrelerde aktarıldığına göre, Başbakan Netanyahu ilk ziyarette Modi’yi esprili bir ifadeyle karşılamış ve “Bir Hintli, İsrailli bir turiste ‘Ülkenizin nüfusu gerçekten sadece 10 milyon mu?’ diye sormuş. İsrailli de ‘Doğru; ama siz, biz ve Çin birlikte 2,5 milyarız’ diye yanıtlamış” demişti. Bu sözlerin, 2024 sayımına göre 1,45 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan ile İsrail arasındaki büyük nüfus farkına gönderme yaptığı belirtilmişti.

Netanyahu, son ziyarette ise iki ülkenin ‘gücünün zirvesinde’ olduğunu savunarak, “İsrail her zamankinden daha güçlü, Hindistan her zamankinden daha güçlü” ifadesini kullandı.

Netanyahu’nun açıklamaları, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Knesset Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma için düzenlenen özel oturum sırasında geldi. Modi’nin hitabı, bir Hindistan başbakanının İsrail parlamentosunda yaptığı ilk konuşma olarak kayda geçerken, iki ülke ilişkilerinin derinleştiğinin göstergesi olarak nitelendirildi.

Hindistan, İsrail için siyasi açıdan etkili bir müttefik olmasının yanı sıra, Asya’daki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine göre, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2025 mali yılında 3,62 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Hindistan, 7 Ekim saldırılarını yeniden kınadı

Modi yaptığı açıklamada, “Hindistan şimdi ve sonra İsrail’in yanında” ifadesini kullandı. Knesset Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Modi, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıda ölenler için taziyelerini ileterek, saldırıyı ‘terör eylemi’ olarak niteledi. Modi ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlilerin ulusal haklarını güvence altına alacağını söylediği planı övdü.

Netanyahu da 7 Ekim saldırısına değinerek, Modi’nin ‘açık bir şekilde İsrail’in yanında durduğunu’ söyledi ve “Bunu asla unutmayacağız” ifadesini kullandı. Netanyahu, ‘şer ekseni’ olarak tanımladığı yapının ya İsrail’i kıracağını ya da İsrail tarafından kırılacağını belirterek, “Biz onları savaşçılarımızın kahramanlığıyla kırıyoruz” dedi.

dsvdfv
Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Knesset üyeleri arasında sohbet ederken (AFP)

Oturum, muhalefetin kısmi boykotu gölgesinde gerçekleşti. Muhalefete mensup bazı milletvekilleri oturuma katılmazken, bazıları da Netanyahu ve Ohana’nın konuşmaları sırasında, Yüksek Mahkeme Başkanı Yitzhak Amit’in davet edilmemesini protesto ederek salonu terk etti. Ancak Hindistan Başbakanı Modi’nin konuşması sırasında diplomatik bir krize yol açmamak adına yeniden Genel Kurul salonuna döndüler.

Muhalefet tarafından yayımlanan açıklamada, Ohana’nın Hindistan Başbakanı onuruna düzenlenen oturuma, teamüllere aykırı şekilde Yüksek Mahkeme Başkanı Amit’i davet etmemesi ‘aşağılayıcı bir karar’ olarak nitelendirildi.

Gizliliğin korunması

Ziyaret, yalnızca ilişkilerdeki iyileşmenin bir göstergesi olarak değil, esas itibarıyla iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin tüm düzeylerde önemli ölçüde yükseltilmesi yönünde büyük bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret kapsamında imzalanacak anlaşmaların, ilişkilerin seviyesini artırmaya ve iki taraf arasındaki iş birliğini özellikle güvenlik alanı başta olmak üzere çeşitli sektörlerde genişletmeye yönelik mutabakat zabıtlarını içerdiği belirtildi. Söz konusu çerçeve, taraflarca ‘ayrıcalıklı stratejik ilişkiler’ olarak tanımlanıyor.

sdds
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eşinin huzurunda Knesset’teki ziyaretçi defterini imzaladı. (AP)

Gelişmenin önemine işaret eden güvenlik kaynakları, iki taraf arasında ‘gizliliğin korunması’ esasına dayalı bir sistemin uygulanmasını öngören bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Bu çerçevede, bugüne kadar Hindistan’a kapalı olan bazı İsrail sistemlerinin erişime açılacağı; hava savunma sistemleri dahil olmak üzere, lazer tabanlı hava savunma mimarisine Hindistan’ın entegre edilmesinin ve bazı İsrail silahlarının üretimi için lisans verilmesinin planlandığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre üst düzey bir İsrailli siyasi yetkili, “Bu anlaşma güvenlik kurumlarının çabaları yönetme esnekliğini artıracak ve gerektiğinde tarafların birbirine dayanmasına imkân tanıyacak. Bu büyük bir devrim” ifadelerini kullandı.

Sağ eğilimli Israel Hayom gazetesinde yazan ve Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen siyasetçi Zvi Hauser ise Modi’nin Netanyahu ile ele alacağı temel başlıklardan birinin İran’ın geleceği ve mevcut rejimin olası çöküşünün doğurabileceği geniş fırsatlar olduğunu belirtti. Hauser, rejim sonrası dönemde İsrail, Hindistan ve İran’ın bölgede güçlü bir stratejik ittifak oluşturabileceğini savundu.