Eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Ukrayna konusundaki tutumu Fransız siyasetçileri kızdırdı

Rusya ile uzlaşma ve Kırım için referandum çağrısında bulundu

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy (Reuters)
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy (Reuters)
TT

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Ukrayna konusundaki tutumu Fransız siyasetçileri kızdırdı

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy (Reuters)
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy (Reuters)

Eski Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Ukrayna'yı ‘tarafsız’ tutma ve Kırım Yarımadası'nın ilhakını ‘tanımaya’ götürecek bir referandum yapma çağrıları, politikacılar ve uzmanlar tarafından ‘utanç verici’ olarak nitelendirildi. Bazı kesimler ise Sarkozy'e Rusya tarafından ‘satın alındığı’ şeklinde suçlamalar yöneltti.

Sarkozy, geçtiğimiz Çarşamba günü Fransız ‘Le Figaro’ gazetesine verdiği röportajda, göçmenlik dosyalarından banliyölerdeki huzursuzluklara ve Ukrayna'ya kadar Fransa yönetiminin tüm faaliyetlerini eleştirdi.

Sarkozy, Kırım Yarımadası pahasına da olsa Moskova ile bir ‘uzlaşmayı’ savunarak mevcut Fransız dış politikasına karşı olduğunu söyledi. Ayrıca “Her şeyin eski haline dönmesi bir yanılsamadır" dedi.

Röportajın yayımlanmasının hemen ardından Sarkozy'nin sözlerine tepkiler yağdı.

Yeşil Parti'nin önde gelen milletvekillerinden Julian Bayou, LCI televizyonuna verdiği demeçte, Sarkozy’nin açıklamalarını ‘hayali ve şok edici’ bulduğunu belirterek, “Eski bir başkan bunu söylememeli. Sarkozy ‘korkunç bir hata’ yapıyor” dedi. Sarkozy'nin bir Rus sigorta şirketiyle ilişkilerine yönelik devam eden bir soruşturmaya atıfta bulunan Bayou, "Ruslar tarafından satın aldığını öğrendiğinizde bunu daha iyi anlıyorsunuz" şeklinde konuştu.

Ulusal Mali Savcılık, 2021'den bu yana 3 milyon euroluk bir sözleşme hakkında Sarkozy'e yönelik ‘nüfuz-istismar’ ve ‘suç veya kabahat aklama’ şüphesiyle soruşturma yürütüyor.

Fransız gazeteci Frédéric Bayrou, eski Başbakan François Fillon'un petrol sektöründeki faaliyetlerine ve Marine Le Pen liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin Rusya'dan aldığı banka kredisine atıfta bulunarak, bunun Rusya'nın seçkinler üzerindeki kontrolünün bir başka kanıtı olduğuna inanıyor.

Ayrıca, çoğunluğu oluşturan bir grup olan Avrupa Parlamentosu Üyesi Natalie Loiseau, X platformunda ‘Vladimir Putin'in görüşlerine bağlı olan Avrupa siyasi sınıfının bir kısmını’ kınadı.

Belçikalı mevkidaşı Guy Verhofstadt, Sarkozy'nin açıklamaları için “Gülünmeli mi yoksa ağlanmalı mı” ifadelerini kullandı. Bunları Rusya'ya karşı ‘trajik hatalar’ olarak nitelendiren Verhofstadt, Rusya'nın artık ‘terörist bir devlet’ haline geldiğini söyledi.

Fransa Ulusal Meclisi'nde Fransa-Rusya Dostluk Grubu Başkanlığını yürüten, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron liderliğindeki Cumhuriyete İlerleme Partisi'nden Milletvekili Natalia Pouzyreff, "Ukrayna'daki savaşa bir çözüm bulmaya evet, Putin ile konuşmaya hayır" dedi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı, resmi pozisyonun değişmediğine dair bir açıklama yaptı ve "Fransa'nın Ukrayna'daki Rus savaşına karşı tutumu iyi biliniyor" dedi.

Fransa Ulusal Meclisi Avrupa İşleri Komitesi Başkanı Pierre-Alexandre Anglade, "Fransa ve Avrupa Birliği, ihtiyaç duyulan sürece kadar Ukraynalıların yanında olacak" dedi.

Nicolas Sarkozy'nin eski istihbarat danışmanı Jérôme Beauvoir, LCI televizyonuna verdiği demeçte, eski cumhurbaşkanının açıklamalarının ‘utanç verici’ olduğunu söyledi. Beauvoir, "2007-2012 yılları arasında görev yaptığı dönemde ne olduğunu veya ne yaptığını anlama yeteneğine sahip değil" dedi. Beauvoir, Sarkozy'nin 2008'de Gürcistan ve Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına karşı çıkan önde gelen seslerden biri olduğunu hatırlattı.

Ukrayna makamları da Ukrayna Cumhurbaşkanı Danışmanı Mykhailo Podolyak aracılığıyla Nicolas Sarkozy'nin açıklamalarına yorum yaptı ve bunları ‘suçlu mantık’ ve ‘saldırganlığı haklı çıkaran’ bir temele dayandırdı. Podolyak ayrıca, Sarkozy'nin açıklamalarının ‘doğrudan suç ortaklığı’ düzeyine ulaştığını söyledi.

Rusya eski Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ise Sarkozy'nin ‘cesur ve adil açıklamalarına’ övgüde bulundu.



UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
TT

UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dün yaptığı açıklamada, Ukraynalı yetkililerin askeri hareketlilik nedeniyle bir trafo merkezinde yangın çıktığını ve bu durumun bir nükleer güç santralinde kısmi harici güç kesintisine yol açtığını kendilerine bildirdiğini aktardı.

UAEA, itfaiye ekiplerinin 750 kilovolt (kV) kapasiteli Dniprovska trafo merkezindeki yangını söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Ajans, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bu gelişme sonucunda, faal durumdaki Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali, şebeke operatörünün talebi doğrultusunda harici güç kaynağından kısmen ayrılmıştır. Yangını kontrol altına almak amacıyla trafo merkezine itfaiye ekipleri sevk edilmiştir."

Nükleer güvenlik için kritik noktalar hedef alınmamalı

Yapılan açıklamada, söz konusu askeri hareketliliğin niteliğine dair herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi. Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, yaşanan durumdan ötürü "derin endişe" duyduğunu belirterek, "Nükleer güvenlik açısından kritik öneme sahip olan bu tür trafo merkezleri asla hedef alınmamalıdır" uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dniprovska trafo merkezi, hem Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali'ne hem de Moskova'nın Şubat 2022'deki Ukrayna işgalinin ilk haftalarında Rusya tarafından ele geçirilen Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne harici elektrik sağlayan hayati bir kaynak konumunda bulunuyor.


Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
TT

Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)

Marco Rubio, ABD Dışişleri Bakanı olarak ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmek üzere bu sabah Hindistan’a geldi. Rubio’nun ziyareti, Washington’un Çin ile yürüttüğü diplomatik temasların ardından gerçekleşiyor.

Rubio, Hindistan’daki ilk durağı olan Kalküta’ya ulaştı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre iyareti kapsamında, Rahibe Teresa’ya ait bazı mekânları ziyaret edecek ve ardından Yeni Delhi’ye geçerek günün ilerleyen saatlerinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşecek.

Rubio’nun ayrıca Yeni Delhi’de, ABD’nin 250. bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla düzenlenen resmî bir törene katılması bekleniyor.

Ziyaret kapsamında, ABD, Hindistan, Avustralya ve Japonya’yı bir araya getiren QUAD  (Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) çerçevesinde üst düzey görüşmeler de yapılacak.


Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
TT

Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)

Birleşmiş Milletler’de, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) gözden geçirilmesine yönelik dört hafta süren konferans, dün herhangi bir anlaşmaya varılamadan sona erdi. Süreçte, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD ile İran arasında yaşanan görüş ayrılıkları etkili oldu.

Konferansa başkanlık eden Vietnam’ın BM Daimî Temsilcisi Do Hung Viet, 191 taraf devlet arasında bağlayıcı olmayan bir nihai belge üzerinde dahi uzlaşı sağlanamadığını açıkladı.

Viet, daha sonra düzenlediği basın toplantısında “hiçbir tarafın uzlaşmayı engellemediğini” söyledi. Ancak, nihai taslak metinde yer alan ve İran’ın “asla nükleer silah arayışında bulunamayacağı, geliştiremeyeceği veya elde edemeyeceği” yönündeki ifadenin sonuç alınamamasında önemli bir rol oynadığını belirtti.

Bu sonuçla birlikte, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması gözden geçirme konferansı üst üste üçüncü kez anlaşma sağlanamadan kapanmış oldu. NPT, küresel ölçekte nükleer silahların yayılmasını önleme ve silahsızlanma çabalarının temel dayanağı olarak kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2022 yılındaki son gözden geçirme konferansında da Rusya’nın Ukrayna’ya 2022 Şubat’ında başlattığı saldırı ve Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan Zaporijya Nükleer Santrali üzerindeki Rus kontrolüne ilişkin ifadeler nedeniyle nihai belge üzerinde uzlaşı sağlanamamıştı.