Eski Tayland Başbakanı Taksin meclisteki kilit oylamanın yapılacağı gün ülkeye dönüyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Eski Tayland Başbakanı Taksin meclisteki kilit oylamanın yapılacağı gün ülkeye dönüyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Kızı, eski Tayland Başbakanı Taksin Şinavatra'nın gönüllü sürgüne son verip salı günü Tayland'a dönmeye hazırlandığını doğruladı. Bu eve dönüş, üç aydır devam eden siyasi çıkmazı çözmesi beklenen önemli bir parlamento oylamasıyla aynı vakte denk geliyor.

2001'den darbeyle devrildiği 2006'ya kadar başbakanlık yapan eski telekomünikasyon kralı, 2008'de yolsuzluk suçlamalarıyla hapis yatmamak için Tayland'ı terk ettiğinden bu yana kendi isteğiyle sürgünde yaşıyor.

Taksin'in dönünce hapis cezası alma riski sürüyor.

Taksin'in kızı Paetongtarn Şinavatra, Instagram'da "22 Ağustos Salı günü sabah 9'da babam Taksin'i Don Muang Havalimanı'ndan alacağım" dedi.

Kızı, Pheu Thai partisinin başbakan adaylarından biri.

Taksin'in dönüşü, kendisinin desteklediği Pheu Thai (Taylandlılar İçin) Partisi tarafından aday gösterilecek başbakan için parlamentoda yapılacak bir diğer oylamayla çakışacak.

Taksin'in desteklediği Pheu Thai Partisi, ilerici İleri Hareket Partisi'nin (Move Forward Party/MFP) gerisinde kalarak seçimlerde ikinci sırada yer almıştı.

Pheu Thai Partisi'nin başbakan adayı Srettha Thavisin'in bu göreve gelebilmesi için meclisin 500 milletvekilinden oluşan alt kanadı ve 250 üyeli senatoda çoğunluğu sağlaması gerekiyor.

İlerici MFP seçimlerde en fazla sayıda milletvekilini çıkarsa da parti liderinin başbakanlık görevini üstlenmesi, ordunun hakimiyetindeki senato tarafından engellendi.

Taksin daha önce sağlık muayenesi gerekliliğini gerekçe göstererek dönüşünü 10 Ağustos sonrasına ertelemişti. Emniyet Genel Müdürü Yardımcısı Suraçate Hakparn'ın da teyit ettiği üzere, 74 yaşındaki Taksin'in gelişinin ardından hakkında yasal işlem başlatılacak.

Analizciler Taksin'in dönüşünün, Pheu Thai'nin ordu destekli partilerin desteğini aldıktan sonra, oylamada çoğunluğu elde etmek için siyasi partilerle bir anlaşma yaptığını gösterdiğini düşünüyor.

Kasetsart Üniversitesi Siyaset Bilimi Derneği Başkanı Tanaporn Sriyakul, "Taksin'in oylama günü geri dönmesi, Pheu Thai'nin başbakan adayının tek turda seçileceğinden emin olduğunu gösteriyor" dedi.

Taksin'le iltisaklı partiler 2001'den bu yana Tayland siyasetini domine etse de iki başbakanı askeri darbelerle, bir diğerini de mahkeme kararıyla kaybetti.



Netanyahu, yolsuzluk davasındaki ifadesinin ertelenmesini talep etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, yolsuzluk davasındaki ifadesinin ertelenmesini talep etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun avukatı, dün mahkemeye sunduğu bir dilekçede, Netanyahu'nun bölgedeki mevcut güvenlik durumunu gerekçe göstererek, önümüzdeki hafta yeniden başlaması planlanan uzun yolsuzluk davasındaki ifadesinin ertelenmesini talep ettiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre İsrail'in çarşamba günü ilan edilen ateşkesin ardından İran'la olan savaşı nedeniyle ilan ettiği olağanüstü hali kaldırmasıyla Netanyahu'nun davasının pazar günü yeniden başlaması planlanıyor. Savunma tarafı, savcılık tanığının ifadesini dinlemeye devam etmeye hazır olduğunu ifade etti.

Kudüs Bölge Mahkemesine sunulan muhtırada, "İsrail Devleti'nde ve Ortadoğu genelinde son zamanlarda meydana gelen ani olaylarla ilgili gizli güvenlik ve diplomatik nedenlerden dolayı, Başbakan en az önümüzdeki iki hafta boyunca duruşmada ifade veremeyecektir" denildi.

Söz konusu yetkili, gizli gerekçelerin ayrıntılarını içeren kapalı bir zarfın mahkemeye teslim edildiğini ve savcılığın yanıtını sunmasının ardından mahkemenin kararını vereceğini ifade etti.

Netanyahu, görevdeyken işlediği bir suçtan dolayı yargılanan ilk İsrail başbakanı. Yıllarca süren soruşturmaların ardından 2019 yılında kendisine yöneltilen rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarını reddediyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2020'de başlayan ve hapis cezasıyla sonuçlanabilecek olan dava, resmi görevleri nedeniyle defalarca ertelendi ve ne zaman sonuçlanacağı henüz belli değil.

Netanyahu'nun konumu, kendisine yöneltilen suçlamaların yanı sıra Filistinli grup Hamas'ın Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıdan da etkilendi.

İsrail'de ekim ayında seçimler yapılması planlanıyor ve anketler, İsrail tarihinin en sağcı koalisyonu olan Netanyahu'nun koalisyonunun muhtemelen kaybedeceğini gösteriyor.


ABD-İran savaşında mahsur kalan gemi işçileri: Sinir krizi geçiriyoruz

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)
TT

ABD-İran savaşında mahsur kalan gemi işçileri: Sinir krizi geçiriyoruz

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan sadece İran ordusunun koordinasyonuyla geçilebileceğini bildirmişti (AP)

ABD-İran savaşı nedeniyle yaklaşık 6 haftadır Körfez'de mahsur kalan denizciler yaşadıkları psikolojik zorlukları anlattı.

Guardian’ın haberinde, Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyen yaklaşık 20 bin tanker çalışanı olduğuna işaret ediliyor.

Birçok personelin, boğazdan geçebilecek durumda olsalar bile drone saldırıları ve sualtı mayınları nedeniyle Hürmüz’ü kullanmak istemediği aktarılıyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırısıyla patlak veren savaşın başından bu yana, Uluslararası Ulaştırma İşçileri Federasyonu (ITF) sendikasına 300 farklı gemide görev yapan denizcilerden yaklaşık 1000 başvuru geldi.

Bunların yaklaşık yüzde 20’sinde gemiciler, ülkelerine geri dönmeyi talep etti. İşçiler ayrıca maaşların yatırılması, gıda ve su gibi temel ihtiyaç maddelerine erişim ve tankerlerdeki yakıt yetersizliğine dair şikayetlerde de bulundu.

Gemi işçilerini temsil eden Nautilus International sendikasından David Appleton şunları söylüyor:

Şiddete maruz kalma tehdidinin yarattığı psikolojik bir yük var, şekilde öylece duruyoruz. Bunun yanı sıra bir de belirsizlik var, durumun ne kadar süreceği bilinmiyor.

Adının paylaşılmasını istemeyen bir tanker işçisi yaşadığı güçlüğü şöyle anlatıyor:

Tüm bu olanlardan sonra işimi yapabilecek ruhsal durumda değilim. Bu, hayatımda yaşadığım en zor durum.

Başka bir tanker işçisi de "sinir krizi geçirdiğini" belirterek, iş arkadaşlarının yardımıyla kendine gelebildiğini söylüyor.

İran ordusu, ABD-İsrail saldırılarına Körfez ülkelerine misillemeyle karşılık vermişti.

Kuveyt Petrol Kurumu’ndan 30 Mart’ta yapılan açıklamada, ülkeye ait bir ham petrol tankerinin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehri açıklarında hedef alındığı, tankerde yangın çıktığı bildirilmişti.

Tankerin alev alışına tanıklık ettiğini söyleyen gemi işçilerinden biri “Çoğu tanker demirledi, etrafımızda onlarca yüklü petrol tankeri var. Kimse milim kıpırdamıyor” diyor.

ABD Başkanı Donald Trump, salıyı çarşambaya bağlayan gece yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını açıklarken, İsrail Başbakanı Netanyahu bunu yalanlamıştı. İsrail lideri, dünkü açıklamasında Lübnan’la doğrudan müzakerelere başlayacaklarını bildirirken, Hizbullah hedeflerine saldırıları sürdüreceklerini söyledi.

İsrail'in Lübnan'a saldırılarını sürdürmesi nedeniyle Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini yeniden neredeyse durma noktasına getirdi.  

Washington ve Tahran heyetleri Pakistan'ın başkenti İslamabad'da cumartesi günü başlayacak müzakerelere hazırlanırken, boğazdan geçişler hâlâ riskli görülüyor.

Independent Türkçe, Guardian, NDTV, Reuters


İsrail askeri istihbaratı: “İran savaştan daha da radikalleşerek çıktı”

İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)
İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)
TT

İsrail askeri istihbaratı: “İran savaştan daha da radikalleşerek çıktı”

İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)
İranlılar, ateşkesin duyurulmasının ardından Tahran'da kutlama düzenlemişti (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne göre (IDF) İran'ın yeni liderleri daha da radikal.

IDF'den yetkililerin, İsrail Meclisi'ndeki (Knesset) Dışişleri ve Savunma Komitesi'ne perşembe günü verdiği istihbarat brifinginde, Devrim Muhafızları'nın Tahran yönetimi üzerindeki hakimiyetini artırdığı vurgulandı. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Times of Israel'e konuşan İsrailli yetkililere göre brifingde, Devrim Muhafızları kanadından yönetime katılan isimlerin ideolojik açıdan daha katı ve muhafazakar olduğu belirtildi. 

ABD Başkanı Donald Trump, salıyı çarşambaya bağlayan gece yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.

Ateşkes üzerinden çok geçmeden anlaşmanın ihlal edildiğine dair açıklamalar da gelmişti. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'yle yürütülmesi planlanan müzakere süreci öncesinde üzerinde uzlaşılan 10 maddelik önerinin üç temel maddesinin ihlal edildiğini savundu.

Kalibaf'a göre bunlar arasında Lübnan'a saldırıların sürmesi, İran hava sahasına izinsiz girilmesi ve mutabakatın 6. maddesinde yer alan İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının ihlal edilmesi bulunuyor.

Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için Washington ve Tahran heyetleri Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yarın bir araya gelecek. 

Diğer yandan Knesset Dışişleri ve Savunma Komitesi'nin başkanı Boaz Bismuth, IDF yetkilileriyle yapılan toplantının ardından X'te paylaştığı gönderide, "Operasyonun önümüzdeki günlerde yeniden başlama ihtimali var" dedi. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İsrail'in İran'da önemli hedefler elde ettiğini öne sürerken, çatışmaların devam edebileceğini eklemişti. Ancak İsrail'de merkez sol, İran rejimi değişmeden çatışmaları durdurmayı kabul ettiği için Netanyahu'yu eleştiriyor. Muhafazakarlar da ateşkes nedeniyle Trump'a yükleniyor. 

ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta başlattıkları savaşta İran'da hedeflerinin çoğuna ulaştıklarını ileri sürseler de Tahran rejimi, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü ve Körfez ülkelerine misillemeleriyle büyük koza sahip olduğunu gösterdi. 

Wall Street Journal'ın analizinde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle "ekonomik misilleme" yaptığı da belirtiliyor. Bu hamlenin, ABD ve Çin gibi ülkelerin dış politika hedefleri doğrultusunda ekonomik üstünlüklerini kullandıkları küresel eğilimin bir parçası olduğuna dikkat çekiliyor. 

New York Times da ABD-İsrail saldırılarında başta dini lider Ali Hamaney olmak üzere çok sayıda üst düzey askeri yetkiliyi kaybeden Tahran'ın 40 günlük savaştan çok daha radikalleşerek çıkabileceğine işaret ediyor. 

İsrail askeri istihbaratının İran şubesinin eski direktörü Danny Citrinowicz, şunları söylüyor: 

Onların bakış açısına göre iki süper gücü alt etmeyi başardılar. İran'ın dini liderliği için bu kutsal bir zafer.

Independent Türkçe, Times of Israel, Wall Street Journal, New York Times