Hindistan'da oğulları Hindu bir kadınla kaçan Müslüman çift dövülerek öldürüldü

Müslüman bir erkekle ilişki yaşayıp evlenen kadının ailesi öfkeye kapılmış

Arşiv (AP)
Arşiv (AP)
TT

Hindistan'da oğulları Hindu bir kadınla kaçan Müslüman çift dövülerek öldürüldü

Arşiv (AP)
Arşiv (AP)

Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletinde yaşlı bir Müslüman çiftin, oğullarının Hindu bir kadınla ilişkisi nedeniyle dövülerek öldürüldüğü bildirildi.

55 yaşındaki Abbas Ali ve 53 yaşındaki eşi Kamrul Nişa, cuma akşamı Uttar Pradeş'in Sitapur kentinde demir çubuk ve sopalarla saldırıya uğramalarının ardından olay yerinde öldü. Saldırının faillerinin Hindu toplumundan kişiler olduğu ve bu kişiler arasında kadının aile üyelerinin de yer aldığı iddia edildi.

Polis, çifti öldürmekle suçlanan üç kişinin gözaltına alındığını, iki kişininse hâlâ arandığını söyledi.

PTI'ya konuşan Sitapur Emniyet Müdürü Çakreş Mişra, çiftin oğlunun adı Ruby olarak açıklanan kadınla 2020'de, kadın henüz reşit değilken kaçtığını söyledi.

Çiftin oğlu Şaukat, kadının ailesinin kaçırma suçlamasıyla yasal şikayette bulunmasının ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmiş.

Polis yetkilileri, "Abbas'ın oğlu birkaç gün önce hapisten çıktığında ailenin bazı üyeleri çifte yönelik saldırıyı planlamış" dedi.

Şaukat cezaevinden çarşamba günü tahliye oldu. Kadın, Şaukat lehine bir ifade verirken ailesi suç duyurusunda bulundu.

Polis Çakreş Mişra, "Köylülere göre, ölen çiftin oğlu Şaukat'la Rampal'ın kızı Ruby'nin bir ilişkisi varmış. Şaukat, Ruby'yi 2020'de kaçırmış. O dönem Ruby reşit değildi ve yasal şikayetten sonra polis Şaukat'ı cezaevine göndermişti" dedi.

Mişra, çiftin bu yılın haziranında kaçarak evlendiğini de sözlerine ekledi.

Bu olay, Hindu milliyetçisi Hindistan Halk Partisi (Bharatiya Janata Partisi/BJP) 2014'te iktidara gelmesinden bu yana, ülkede azınlık konumundaki Müslüman toplumunu hedef alan ve giderek artan mezhepçi şiddetin son örneği.

Temmuzda bir demiryolu polisinin, aralarında üç Müslüman erkeğin de bulunduğu 4 kişiyi hareket halindeki bir yolcu trenindelerken vurarak öldürmesi, bir nefret suçu olarak görülmüştü. Daha sonra tutuklanan zanlı Çetan Singh, kendisini Uttar Pradeş'in başbakanı olan sertlik yanlısı Hindu rahip Yogi Adityanath ve Başbakan Narendra Modi'nin destekçisi diye tanımlamıştı.

Aynı ay içinde Zarin Han adlı Müslüman bir doktor, Madhya Pradeş'in Ujjain kentinde bir grup erkek tarafından cinsel saldırıya uğrayıp dövüldüğünü iddia etmişti. Han, 4 Hindu erkeğin kendisinin elbiselerini yırttığını ve ona dini hakaretler yağdırdığını öne sürmüştü.

Haberlere göre 27 yaşındaki Müslüman bir erkek perşembe günü Racastan'ın Alvar kentindeki Rampur bölgesindeki bir ormanda yasadışı olarak odun kestiği şüphesiyle kalabalık tarafından linç edildi.

Independent Türkçe



Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

TT

Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

Devrim Muhafızları, İsrail ve ABD ile süren savaşın 16’ncı gününe girilirken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu takip edip öldürmekle tehdit etti.

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, “Eğer bu çocuk katili suçlu hâlâ hayattaysa, onu takip etmeye ve tüm gücümüzle öldürmeye çalışmaya devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, şu aşamada İran ile savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir anlaşma yapılmasını reddettiğini açıkladı. Trump, “Tahran savaşı sona erdirmek için bir uzlaşma arıyor, ancak şu anda bunu istemiyorum çünkü sundukları şartlar henüz yeterince iyi değil” dedi.

Trump ayrıca, gelecekte yapılabilecek herhangi bir anlaşmanın İran’ın nükleer programından tamamen vazgeçmesini garanti altına alması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan haber platformu Semafor, cumartesi günü ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, İsrail’in İran ile devam eden çatışmalar sırasında balistik füze önleme sistemlerinde ciddi bir eksiklik yaşadığını birkaç gün önce Washington’a bildirdiğini aktardı.


İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
TT

İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)

İsviçre hükümeti tarafından dün yapılan açıklamada, ABD’nin askeri ve resmi uçaklarda ülkenin hava sahasını kullanma taleplerini değerlendirdiği, İsviçre'nin tarafsızlık yasası uyarınca iki talebi reddettiği ve üç talebi kabul ettiği belirtildi.

Hükümet, haber ajansı Reuters’ın aktardığı açıklamada, tarafsızlık yasasının, savaşa ilişkin askeri amaçlara hizmet eden çatışan taraflara ait uçakların hava sahasını kullanmasını yasakladığı vurgulandı. Öte yandan aynı yasa, yaralıların nakledilmesi de dahil olmak üzere insani ve tıbbi amaçlı geçişlere ve çatışmayla ilgili olmayan uçuşlara izin veriyor.

İran dün, Washington'ın ülkenin ana enerji merkezini bombalamasının ardından, Ortadoğu'da süren savaşı daha fazla tırmandırmakla tehdit ederek, bölgedeki ABD ile bağlantılı tüm tesisleri hedef alacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise ‘birçok ülkenin’ bölgeye savaş gemileri göndereceğini öngördü.

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, üçüncü haftasına girerken, İran, ABD güçlerinin İran petrolünün yüzde 90’ının ihraç edildiği, Basra Körfezi'deki Hark Adası’nda bulunan askeri mevzileri bombalamasının ardından adeta meydan okudu.

İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasından bu yana, savaşta çoğu İran'da olmak üzere 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş aynı zamanda petrol arzında şimdiye kadarki en büyük aksaklığa yol açarak küresel düzeyde akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

ABD Başkanı Trump, birçok ülkenin, dünya enerji arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişine izin vermek için savaş gemileri göndereceğini öne sürdü.


Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
TT

Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)

ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş üçüncü haftasına girerken, çatışma doğrudan hava saldırılarından, özellikle de Hark, Ebu Musa ve Keşm adalarının başlıca savaş sahası olduğu deniz çatışmalarının şiddetlendiği bir çatışmaya evrildi.

Washington dün, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının çıkış yaptığı Hark Adası'ndaki askeri hedefleri bombaladığını duyurdu.

İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyon Merkezi Sözcüsü, ‘ABD ordusunun Ebu Musa Adası'na füzelerle vurduğunu’ açıkladı. Hürmüz Boğazı'nın girişinde bulunan ve İran'ın en büyük adası olan Keşm Adası'nın Valisi ise ABD-İsrail saldırısının adadaki ‘turistik rıhtımları ve balıkçı limanlarını’ hedef aldığını söyledi.

Tahran, Körfez ve Hürmüz Boğazı boyunca benzer tehditlerle karşılık verirken Fuceyre Emirliği'ndeki bir limana saldırdı. Emirlik hükümetinin basın ofisi tarafından Instagram üzerinden yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin bir insansız hava aracını (İHA) başarıyla düşürmesi sonucu düşen şarapnel parçalarının yol açtığı yangına sivil savunma ekiplerinin müdahale ettiğini ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını belirtildi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran kıyılarına yönelik bombardımanı yoğunlaştıracağını ve İran’a ait tekneleri ve gemileri hedef almaya ve imha etmeye devam edeceğini söyledi. Trump ayrıca, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırılarını durdurmaması halinde, Hark Adası’ndaki petrol altyapısına saldıracakları tehdidinde bulundu. Trump, ABD'nin saldırılarının Hark Adası'ndaki petrol altyapısını hedef almadığını ancak “İran veya başka herhangi bir taraf, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçişini engelleyecek herhangi bir adım atarsa, bu kararı derhal yeniden gözden geçireceğim” ifadelerini kullandı. Birçok ülkenin Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için savaş gemileri göndereceğini öne süren Trump, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere'nin bölgeye gemiler göndermesini umduğunu ifade etti.

Diğer taraftan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, savaşla ilgili olarak “Gerekli olduğu sürece devam edecek olan kritik bir aşamaya giriyoruz” açıklamasında bulundu.