Beyaz ailelerin "gerçek Londralıları temsil etmediği" iddiası Sadiq Khan'ı zora soktu

Londra'nın İşçi Partili belediye başkanı, marka rehberinde yer alan bu mesaj nedeniyle yerildi

Reuters
Reuters
TT

Beyaz ailelerin "gerçek Londralıları temsil etmediği" iddiası Sadiq Khan'ı zora soktu

Reuters
Reuters

Sadiq Khan, kendi internet sitesinde yer alan, genç beyaz bir ailenin fotoğrafının "gerçek Londralıları temsil etmediği" iddiasına mesafe koymak zorunda kaldı.

İşçi Partili Londra Belediye Başkanı, kendisi ve Büyük Londra İdaresi'nin (Greater London Authority/GLA) marka rehberi kapsamında yayımlanan bu mesaj nedeniyle yerildi.

"Tüm Londralılara Göre Bir Şehir" kelimeleriyle açılan rehber her yaşa, toplumsal cinsiyete, cinsel yönelime ve aile yapısına hitap etme vaadine sahipti.

Ancak arka planda parlamento yer alırken Thames Nehri boyunca yürüyen bir çift ve iki çocuklarının resmi, kullanılmaması gereken fotoğraflara örnek olarak gösteriliyordu. Resmin üzerindeki açıklamada "Gerçek Londralıları temsil etmiyor" yazıyordu.

Khan bu açıklamanın bir çalışanları tarafından "yanlışlıkla" eklendiğini ve kendisinin veya GLA'nın görüşünü yansıtmadığını söyledi.

Belediye başkanının sözcüsü, "Belge artık GLA internet sitesinden kaldırıldı ve kullanılan dille rehberin uygunluğundan emin olmak için gözden geçiriliyor" dedi.

Gelecek yılki belediye başkanlığı yarışında Khan'a rakip olacak Muhafazakar Partili aday Suzan Hall'sa belediye başkanını özür dilemeye çağırdı.

Hall, rehberi ifşa eden Mail on Sunday gazetesine şöyle konuştu:

Etnik kökenleri ne olursa olsun tüm Londralılar gerçek Londralılardır. Sadiq Khan'ın özür dilemesi ve halkı bölmeye yönelik bu siyasi amaçlı, çaresiz girişimleri durdurması gerekiyor.

Tartışma, Khan'ın Londra Belediye Başkanı olarak üçüncü dönemde de görev yaparak tarih yazmaya çalıştığı bir döneme denk geldi. Khan, son aylarda başkentin Ultra Düşük Emisyon Bölgesi'nin (Ultra Low Emission Zone/Ulez) genişletilmesi konusunda ciddi eleştirilerle karşı karşıya. Karşı çıkanlar, bu genişletmenin hane halklarının karşı karşıya olduğu mali baskıyı artıracağını söylüyor.

Khan, Blackwall Tüneli'ni kullanan sürücülerden ücret alma kararı nedeniyle de eleştirilere maruz kalıyor.

Muhafazakar Parti Genel Başkan Yardımcısı Lee Anderson geçen hafta Khan'ı, vergiler nedeniyle "Dick Turpin" ve "günümüzün yol kesicisi" diye yaftalamıştı.

Khan'ın sözcüsüyse Anderson'ın ücretlendirilen Blackwall Tüneli hakkındaki yergisine karşılık vererek bu konudaki kararın Khan'ın selefi Boris Johnson tarafından alındığına işaret etmişti.

Sözcü, "Blackwall Tüneli'nde geçiş ücreti uygulaması 2012'de Boris Johnson belediye başkanıyken onaylanmıştı" demişti.

Independent Türkçe



ABD, Ürdün'e 280 milyon dolarlık radar sistemi satışı için potansiyel bir anlaşmayı onayladı

Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)
Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)
TT

ABD, Ürdün'e 280 milyon dolarlık radar sistemi satışı için potansiyel bir anlaşmayı onayladı

Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)
Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Ürdün'e yaklaşık 280 milyon dolar karşılığında Ku-band çok fonksiyonlu radyo frekans sistemi radarları ve ilgili ekipmanların potansiyel satışını onayladığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, anlaşmanın ana yüklenicisinin RTX olacağını belirtti.

A.ıklama devam etti: “Ürdün hükümeti KuMRFS radarları ve komuta kontrol sistemi, elektrik jeneratörleri, GPS alıcıları, yedek parçalar ve onarım parçaları, özel aletler ve test ekipmanları (...) ile lojistik destek ve program desteğiyle ilgili diğer kalemlerin satın alınmasını talep etti.”


Güney Afrika Cumhurbaşkanı Ramaphosa, İran'ın deniz tatbikatlarına katılımıyla ilgili soruşturma başlatılması emri verdi

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
TT

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Ramaphosa, İran'ın deniz tatbikatlarına katılımıyla ilgili soruşturma başlatılması emri verdi

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)

Güney Afrika Cumhurbaşkanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa'nın İran'ın Cape Town açıklarında düzenlenen deniz tatbikatına katılımıyla ilgili soruşturma başlatılması emri verdiği belirtti.

Açıklamada, ‘İran'ın Güney Afrika sularında Çin liderliğindeki ‘Will of Peace 2026’ deniz tatbikatına katılmasına izin verilmemesi yönündeki Cumhurbaşkanı Ramaphosa'nın talimatının ihlaliyle ilgili’ olarak üç yargıçtan oluşan bir soruşturma komisyonunun kurulduğu belirtildi.

Fransız Haber Ajansı AFP'ye göre Çin ve Rusya, BRICS ülkelerinin ordularıyla birlikte tatbikata katıldı.

Cumhurbaşkanı Ramaphosa, Savunma Bakanı’na, Tahranlı yetkililerin protestoculara yönelik baskısıyla aynı zamana denk gelen tatbikatlara katılması planlanan üç İran savaş gemisinin tatbikattan çekmesi talimatı vermişti. ABD de, İran'ın katılımını ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirmişti.

Yerel basında yer alan haberlere göre Cumhurbaşkanı Ramaphosa, İran'ın sadece gözlemci olarak katılmasını talep etmiş, ancak bu talebi kabul edilmemişti.

İran'ın devam eden manevraları üzerine çıkan tartışmaların ardından, Güney Afrika Savunma Bakanlığı ocak ayı ortalarında bir soruşturma başlattığını duyurdu. Ancak Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre ‘bağımsız ve zamanında bir soruşturma olması’ için kendi komisyonunu atama kararı alındı.

Açıklamada, komisyonun tatbikatlarla ilgili koşulları, Cumhurbaşkanının talimatının yerine getirilmemesine katkıda bulunmuş olabilecek faktörleri, sorumlu kişiyi ve bunun sonuçlarını araştırıp önerilerde bulunacağı belirtildi. Cumhurbaşkanı Ramaphosa, yargıçlara çalışmalarını tamamlayıp raporlarını sunmaları için bir ay süre verdi.

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Ramaphosa’nın Silahlı Kuvvetler Başkomutanı sıfatını taşıdığı hatırlatıldı. Güney Afrika'da hükümet ile ordu arasındaki görüş ayrılıkları kamuoyuna ilk kez yansımıyor. Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz yılın ağustos ayında İran'ı ziyaret eden üst düzey bir subayın yaptığı açıklamaların Tahran'daki yerel basında yer almasının ardından yaptığı açıklamada ‘dış politika ile ilgisi olmayan kişileri ve kurumların açıklamalarının hükümetin resmi görüşü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini’ belirtmişti.


Rodríguez, Trump'tan Venezuela'ya uygulanan abluka ve yaptırımların kaldırılmasını istedi

Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birleştirilmiş fotoğrafı (AFP)
Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birleştirilmiş fotoğrafı (AFP)
TT

Rodríguez, Trump'tan Venezuela'ya uygulanan abluka ve yaptırımların kaldırılmasını istedi

Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birleştirilmiş fotoğrafı (AFP)
Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birleştirilmiş fotoğrafı (AFP)

Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, önceki Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun ABD tarafından düzenlenen askeri bir operasyonla iktidardan alınıp tutuklanmasından iki aydan kısa bir süre sonra, ABD Başkanı Donald Trump'tan ülkesine uygulanan ‘ambargo ve yaptırımları’ kaldırmasını istedi.

Rodríguez, ocak ayında iktidara gelen eski Devlet Başkanı Yardımcısı 2019 yılından bu yana kesik olan Karakas ile Washington arasındaki ilişkileri yeniden başlattı.

Rodríguez, ABD'nin Karkas Büyükelçisi’ni, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü’nü, ABD'nin Latin Amerika Askeri Komutanlığı Komutanı’nı ve ABD Enerji Bakanı'nı kabul etti.

Rodriguez, devlet televizyonunda yayınlanan bir konuşmasında, “Venezuela'ya uygulanan abluka ve yaptırımlar derhal kaldırılsın” dedi. Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı ABD Başkanı Donald Trump'a hitaben, “Dostlar ve ortaklar olarak, ABD ile yeni bir iş birliği programı başlatıyoruz” dedi.

Venezuela petrolü, 2019'dan beri ABD'nin ambargosuna tabi. Son haftalarda, ABD Hazine Bakanlığı, az sayıda çokuluslu şirketin belirli koşullar altında faaliyet göstermesine izin veren lisanslar verdi.

Washington, Maduro rejiminin düşüşünden sonra dünyanın en büyük ham petrol rezervlerine sahip olan Venezuela'dan sorumlu olduğunu ilan etti.

Rodríguez liderliğindeki hükümet, ABD'nin baskısıyls petrol sektöründe önemli reformlar yaptı ve siyasi tutukluları serbest bırakmak için bir af yasası çıkardı.