İngiliz istihbaratı: Ukrayna güneyde kazanımlar elde etmeye devam ederken Rusya batıya doğru ilerlemeyi hedefliyor

Kiev, Batılı ortakların askeri destek sağlama konusundaki isteksizliği nedeniyle Moskova'nın kendisini güçlendirmek için yeterli zamanı olduğunu söyledi

Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)
Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)
TT

İngiliz istihbaratı: Ukrayna güneyde kazanımlar elde etmeye devam ederken Rusya batıya doğru ilerlemeyi hedefliyor

Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)
Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)

Birçok gözlemcinin tahminlerine göre, Ukrayna savaşının iki tarafı, kış sezonuna girmeden önce sahada bazı kazanımlar elde etmeye çalışıyor ve bu durum her ikisinin de lehine olmayacak. İngiliz istihbarat raporları, Rusya'nın önümüzdeki iki ay içinde Kupyansk-Lyman eksenine yönelik saldırılarını artırarak batıya doğru ilerlemeyi ve Luhansk Oblastı çevresinde tampon bölge oluşturmayı hedeflediğini kaydetti. Ukraynalılar ise tereddütlü karşı saldırılarıyla, Kırım'a giden kara koridorunu kontrol altına almak için güneye doğru ilerlemeye çalışacaklar.

İngiltere Savunma Bakanlığı, dün (Cumartesi) X’te (eski adıyla Twitter) yayınlanan bir bildiride, “Ukrayna güneyde kazanımlar elde etmeye devam ederken, Rusya'nın Kupyansk-Lyman eksenine saldırarak kontrolü yeniden ele almaya çalışacağını” belirtti. Açıklamada, Ukrayna'nın karşı saldırısının Rus güçlerini Bakhmut ve güney Ukrayna'da baskı altına aldığı belirtildi. Buna rağmen Rus Batı Kuvvetler Grubu, kuzeydoğuda küçük çaplı saldırılara devam ederek sınırlı yerel ilerleme kaydetti.

xscdf
Ukrayna güçlerinin Rusya'dan geri aldıklarını söyledikleri Robotyn köyü (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Mihaylo Podolyak, Cuma günü yaptığı açıklamada ordunun güneye doğru ilerlediğini söyledi. Podolyak, X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Rus savunma hatları çatlamaya başladı. Güneye doğru ilerleyen Ukrayna ordusu, bir miktar başarı elde ediyor ve Kırım'a giden kara koridorunun kontrolünde yeni bir adıma yaklaşıyor. Demiryolları da dahil olmak üzere Rusya'nın tüm tedarik hatları tehlikede ve bu tek bir anlama geliyor: Rus ordusu stratejik konumlarını kaybetmek üzere.”

İngiltere Savunma Bakanlığı’nın raporunda “Ukrayna'nın karşı saldırısı Rus kuvvetlerini Bahmut ve güney Ukrayna'da baskı altına aldı. Buna rağmen Rus Batı Kuvvetler Grubu, Kupyansk-Lyman bölgesinde kuzeydoğuya doğru küçük çaplı saldırılara devam ederek sınırlı yerel ilerleme kaydetti” ifadeleri yer aldı. Raporda, Rusya'nın kuzeydoğudaki ‘operasyonel saldırıya’ geri dönerek inisiyatifi yeniden kazanmaya çalışabileceğini ifade eden Bakanlık, “Rusya'nın, Oskil Nehri'nin batı yakasına doğru ilerlemek ve Luhansk Oblastı çevresinde bir tampon bölge oluşturmak amacıyla düşmanca çabalarını yoğunlaştıracağına dair gerçekçi bir olasılık var” diye ekledi. Ukrayna, geçtiğimiz yıl Harkov bölgesinde Rus işgali altında bulunan Kupyansk’ı kurtarmıştı.

Ukrayna haziran ayında bir karşı saldırı başlatsa da Rusya'nın mayın tarlalarıyla desteklenen son derece hazırlıklı savunma hatları, Ukrayna kuvvetlerinin güneydeki Azak Denizi'ne doğru ilerleyişini yavaşlattı. Ukrayna güçleri çarşamba günü, ön cephedeki Orikhiv kasabasının yaklaşık 10 km güneyinde, Zaporijya bölgesindeki Robotyn köyünde ülke bayrağını göndere çektiklerini söyledi.

Ukraynalı bir komutan, Ukrayna kuvvetlerinin ülkenin güneyinde Rusya'nın en zorlu savunma hatlarını aştığını ve artık daha hızlı ilerleyebileceğini söyledi. Reuters'in aktardığına göre Robotyn’de bazı kuvvetlerin başında bulunan ve komuta ettiği tabura da verilen ‘Skala’ takma adını kullanan komutan, “Burada durmayacağız. Bundan sonra Berdyansk ve daha fazlası var. Hedefimizin Robotyn olmadığını, Azak Denizi olduğunu daha önce de askerlerime açıkça ifade etmiştim” ifadelerini kullandı.

Robotyn, Azak Denizi kıyısındaki Berdyansk limanına yaklaşık 100 km, stratejik Melitopol şehrine ise 85 km uzaklıktadır. Rus kuvvetleri işgalin başlangıcından bu yana her iki bölgeyi de işgal altında tutuyor. Moskova, Ukrayna'nın Robotyn’e geçtiğini doğrulamadı. ABD'li bir yetkili geçen hafta, Ukrayna kuvvetlerinin güneydeki Rus kuvvetlerini bölmeyi amaçlayan karşı saldırının bir parçası olarak Melitopol'e ulaşıp yeniden ele geçirme ihtimalinin düşük göründüğünü söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, geçen hafta ülkesinin stratejisini savundu. Ukrayna kuvvetlerinin çok yavaş ilerlediği yönündeki iddiaları reddetti ve Kiev'in Rusya tarafından kontrol edilen tüm Ukrayna topraklarını geri alacağına olan inancını bir kez daha dile getirdi.

Komutan Skala, “Mayınlı ana yollardan geçtik. İlerleyebileceğimiz en uç noktalara ulaştık. Bundan sonra daha hızlı ilerleyeceğimize eminim” dedi. Ukrayna kuvvetlerinin artık yalnızca Rus lojistik gruplarının bulunduğu bölgelere girdiğini ve buradaki Rus savunmasını delmenin zor olacağını beklemediğini açıkça ifade eden Skala “Bütün topraklarımızı özgürleştirmek için hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ukrayna'nın Harkov Valisi Oleg Sinegubov, ülkenin doğusundaki Kupyansk şehrinin Podli köyüne düzenlenen bombalı saldırıda en az iki sivilin öldüğünü söyledi. Sinegubov, dün (cumartesi) Telegram hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “Düşman, öğleden sonra sivillerin bulunduğu bir kafeyi vurdu” dedi.

Rusya, dün gece Moskova'ya yeni bir insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Bu saldırı, başkente hizmet veren üç ana havaalanının yanı sıra Ukrayna sınırındaki güney bölgedeki bir başka havaalanının da geçici olarak kapatılmasına yol açtı. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, hava savunma sistemlerinin Moskova’nın İstra ilçesinde bir İHA’yı düşürdüğünü söyledi. İstra, Kremlin'in yaklaşık 50 kilometre batısında yer alıyor. Rus haber ajansı TASS, Moskova'nın Şeremetyevo, Domodedovo ve Vnukovo havalimanlarındaki uçuşların iki saat süreyle askıya alındığını bildirdi.

Ukrayna sınırındaki Belgorod Bölgesi Valisi Vyaçeslav Gladkov, hava savunma güçlerinin Kupino köyü yakınlarında bir İHA’yı herhangi bir hasar veya insan kaybına yol açmadan düşürdüğünü, ancak Ukrayna'nın Urazovo adlı başka bir köye düzenlediği bombalı saldırıda 4 kişinin yaralandığını söyledi. Gladkov, binalardaki hasarı gösteren fotoğraflar yayınladı. Bu haberler hakkında henüz yorum yapmayan Ukrayna, 18 aydan uzun bir süre önce işgal ettiği Rusya'daki saldırıların sorumluluğunu nadiren üstleniyor. Rusya'nın güney sınırları boyunca bombalamalar ve İHA saldırıları son aylarda sık sık yaşandı, ancak İHA’ların Moskova'yı vurması yeni bir gelişme olarak öne çıkıyor.

csd
Rus kuvvetleri mensupları, Moskova'da insansız hava aracı saldırısının gerçekleştiği yerin yakınında duruyor. (AFP)

Ukrayna'nın Almanya Büyükelçisi Oleksiy Makeev, Ukrayna'nın mevcut karşı saldırısının zorluklarının nedenlerinden birini Batılı ortakların ülkesine destek sağlama konusundaki isteksizliğine bağladı. Cumartesi günü Alman radyosu Deutschlandfunk'a konuşan Makeev, “Rusya'nın kendisini güçlendirmek için yeterli zamanı vardı. Zira Ukrayna saldırı tugaylarını hazırlamak ve donatmak uzun zaman aldı” ifadelerini kullandı. Zırhlı personel taşıyıcıların ve uçaksavar sistemlerinin Ukrayna'ya teslimi konusunda Almanya'da yaşanan tartışmalara atıfta bulunan Makeev, “bu tugayların artık Batı silahları ve mühimmatıyla dolu olduğunu” sözlerine ekledi.

Makeev, Ukrayna'nın kendi toprakları üzerinde hava egemenliğinin bulunmadığını belirterek, bu nedenle F-16 savaş uçağı teslimatının çok önemli olduğunu ifade etti. Danimarka, Hollanda ve Norveç, F-16'ları Kiev'e teslim etme sözü verdi. Alman Taurus seyir füzeleriyle ilgili olarak Makeev, Alman hükümetiyle “son derece pratik ve anlamlı görüşmelerde” bulunduklarını söyledi.

zaxsd
Cumartesi günü geçici olarak kapatılan havalimanlarından biri olan Rusya'nın Moskova kentindeki Vnukovo Uluslararası Havalimanı'na inen bir uçağın arşiv fotoğrafı. (Reuters)

Makeev, Rusya ile olası barış görüşmelerine ilişkin bir soruya ise “Burada mesele soykırımla ilgili. Rusya ve ne yazık ki Rus halkı da Ukrayna'yı hiç istemiyor. Bu bağlamda uzlaşma isteğiyle görüşmelere girmiyoruz” diyerek bunun Ukrayna'nın bekası için son derece gerekli olduğunu vurguladı. Makeev, “Birçok ortak artık bunu anladı ve Rusya ile müzakerelere başlamamız için bize herhangi bir baskı yapmıyorlar” diye ekledi.

Ukrayna uzun süredir Taurus seyir füzelerini Almanya'dan talep ediyordu. Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise bu taleple ilgili çekincelerini dile getirdi. Zira bu füzelerin Rusya topraklarına ulaşmasından korkuluyor.

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov, Almanya'nın ülkesine Taurus seyir füzeleri sağlayacağından emin olduğunu ifade etti. Reznikov, Springer şirketine bağlı bir medya kuruluşunda yayınlanan röportajında, “Gerçekten iyimserim ve gelecekte Almanya'dan Taurus füzeleri alacağımızı görüyorum” dedi. Bakan, seyir füzelerini ne zaman almayı beklediğini belirtmedi, ancak “Bunun bir yıl süreceğini sanmıyorum” dedi.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Bloomberg’e verdiği röportajda Ukrayna'nın Rus kuvvetlerine karşı başlattığı saldırının ilerleyişi hakkında sorulan bir soruya yanıt olarak “G7’nin Ukrayna'daki savaşın uzayabileceğini anladığını, ancak bu savaş ne kadar sürerse sürsün Ukrayna’ya destek vermeye hazır olduklarını” belirtti. Kanada'nın balistik füze savunması konusunda ABD'ye katılmayı yeniden düşünüp düşünmemesi gerektiği konusunda tartışmaların sürdüğünü söyleyen Trudeau, ancak sesten beş kat daha hızlı hareket edebilen yeni nesil hipersonik silahlar göz önüne alındığında, kıtalararası balistik füzelerin artık tek zorluk olmadığını belirtti.



Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
TT

Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağı artırırken, Amerikan medyası İran'a saldırı senaryolarını masaya yatırdı.

CNN'in analizinde, İran'a saldırı durumunda askeri ve siyasi liderlerin hedef alınabileceği veya nükleer tesislere sınırlı saldırılar düzenlenebileceği belirtiliyor.

Nükleer tesislere saldırının, geçen yıl haziranda düzenlenenlere kıyasla "daha büyük ölçekli" olacağı savunuluyor.

İran'a yönelik olası saldırılar için ABD ordusuna bir hedef listesi sunulmadı. Bu da Trump'ın henüz herhangi bir askeri harekat emri vermediğinin işareti. Beyaz Saray yetkilileri, Cumhuriyetçi liderin diplomatik çözümden yana tercihini sürdürdüğünü söylüyor.

ABD Başkanı, perşembe günkü açıklamasında "10 gün içinde" bir anlaşmanın yapılıp yapılamayacağının belli olacağını söylemiş, daha sonra bu süreyi 15 güne çıkardığını bildirmişti. Müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde İran'a saldırma tehdidini de yinelemişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Trump'a yakın iki üst düzey yetkili, ABD Başkanı'nın hazirandaki saldırı emrini vermeden önce de son ana kadar beklediğini söylüyor. Venezuela'ya geçen ay düzenlenen operasyonda da benzer bir sürecin yaşandığını aktarıyorlar.

Wall Street Journal'ın analizinde, İran'ın anlaşmaya yanaşmaması halinde Trump'ın geniş ölçekli saldırı talimatı vererek Tahran yönetimini devirmeye çalışabileceği yazılıyor.

Bunun yanı sıra Trump'ın "sınırlı saldırı" seçeneğini değerlendirdiği de belirtiliyor. Bu seçenekle Trump, küçük ölçekli saldırılarla İran'ı anlaşmaya yapmaya zorlayabilir.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen bir ABD'li yetkili, İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurana kadar saldırıların artarak devam edebileceğini savunuyor. Diğer yandan böyle bir hamlenin Tahran yönetiminin müzakerelerden çekilmesine yol açabileceğine de dikkat çekiliyor.

İran muhtemel ABD saldırılarına karşı güçlü misilleme yapılacağı uyarısında bulunmuştu. Ülkenin dini lideri Ali Hamaney, bu haftaki açıklamasında "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yiyebilir ki yerinden kalkamayabilir" demişti.

İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a düzenlediği saldırılarla 12 gün süren savaş nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik süreç, tarafların Umman'da masaya oturmasıyla yeniden başladı.

Maskat'taki ilk tur görüşmelerin ardından müzakereler Cenevre'ye taşındı. İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD'yi ise Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Witkoff temsil ediyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
TT

İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, dün Akdeniz'e girerken görüntülendi. Bu durum, Başkan Donald Trump'ın emriyle yoğunlaştırılmış askeri konuşlandırma kapsamında İran'a karşı askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi.

Atlantik Okyanusu'nu Akdeniz'den ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçen geminin fotoğrafı, AFP tarafından Cebelitarık'tan yayınlandı.

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (AP)Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (Arşiv-AP)

Trump dün, Tahran ve Washington arasında İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılamaması durumunda İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi "değerlendirdiğini" söyledi.

Bir önceki gün ise karar verme süresinin 10 ila 15 gün olduğunu belirtmişti.

ABD'ye ait bir diğer uçak gemisi olan USS Abraham Lincoln, ocak ayının sonundan beri Ortadoğu'da bulunuyor.

USS Gerald R. Ford'un Akdeniz'e gelmesiyle birlikte, İran'a karşı olası saldırılara hazırlık amacıyla önemli bir askeri yığılmanın yaşandığı bölgede ABD'nin ateş gücü önemli ölçüde arttı.

Aşağıda, Orta Doğu'da veya yakınlarında konuşlandırılmış en önemli Amerikan askeri varlıklarının listesi yer almaktadır:

Gemiler

ABD'li bir yetkilinin açıklamasına göre Washington'un şu anda Ortadoğu'da 13 savaş gemisi bulunuyor: bir uçak gemisi (USS Abraham Lincoln), dokuz muhrip ve üç kıyı muharebe gemisi.

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Ford, dün çekilen fotoğrafta Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e geçerken görüntülendi. Üç muhrip eşliğinde konuşlanan geminin varlığıyla, Ortadoğu'daki ABD savaş gemisi sayısı toplam 17'ye ulaşacak.

Her bir uçak gemisi binlerce denizci ve onlarca savaş uçağından oluşan hava filoları taşıyor. İki ABD uçak gemisinin aynı anda Ortadoğu'da bulunması nadir görülen bir durumdur.

Uçaklar

İki uçak gemisinde bulunan uçaklara ilave olarak, X platformundaki açık kaynaklı istihbarat bilgilerine, Flightradar24 uçuş takip sitesine ve medya haberlerine göre, Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'ya onlarca başka savaş uçağı konuşlandırdı.

Bu uçaklar arasında F-22 Raptor ve F-35 Lightning hayalet savaş uçakları, F-15 ve F-16 savaş uçakları ve operasyonlarını desteklemek için gerekli olan KC-135 havadan yakıt ikmal tankerleri de bulunmaktadır.

New York'taki Soufan Araştırma Merkezi, "50 ilave Amerikan savaş uçağı, F-35, F-22 ve F-16, bu hafta Körfez Arap devletlerindeki üslerde konuşlandırılmış yüzlerce uçağa katılmak üzere bölgeye gönderildi" diye yazdı ve bu adımların "Trump'ın (neredeyse her gün tekrarladığı) görüşmelerin başarısız olması durumunda geniş çaplı bir hava ve füze harekatına girişme tehdidini güçlendirdiğini" belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times'ten aktardığına göre bu hafta onlarca askeri yakıt ikmal ve nakliye uçağı Atlantik Okyanusu'nu geçti. Flightradar24'ten alınan verilere göre son üç günde 39 tanker uçağı potansiyel operasyon bölgelerine daha yakın yerlere yeniden konumlandırıldı. Aynı dönemde C-17 Globemaster III'ler de dahil olmak üzere 29 ağır nakliye uçağı ise Avrupa'ya uçtu.

Bir C-17 uçağı üsten Ürdün'e doğru yola çıktı. Gerçek zamanlı komuta ve kontrol operasyonlarının önemli bir bileşeni olan altı adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve kontrol uçağı da konuşlandırıldı.

Trump, Tahran'dan yaklaşık 5 bin 200 kilometre uzaklıktaki Diego Garcia'daki ortak ABD-İngiltere üssünü saldırılar başlatmak için kullanma olasılığını öne sürdü; Londra ise bu öneriye ilişkin çekincelerini dile getirdi.

 "Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Hava savunma sistemleri

Raporlar ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki karasal hava savunmasını güçlendirdiğini, bölgedeki güdümlü füze destroyerlerinin ise denizde hava savunma yetenekleri sağladığını gösteriyor.

Bu ay, Patriot ve THAAD füze ve uçak savunma sistemlerini işleten 69. Hava Savunma Tugayı'nın merkezi olan Fort Hood'dan altı uçuş gerçekleştirildi.

Üslerdeki ABD güçleri

Kara birliklerinin İran'a karşı herhangi bir saldırı eylemine katılmaları beklenmese de Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'da misillemeye karşı savunmasız kalabilecek on binlerce askeri personeli bulunmaktadır.

Tahran, Haziran 2015 yılında Washington'un üç İran nükleer tesisini bombalamasının ardından Katar'daki Amerikan üssüne füze fırlatmıştı, ancak bu füzeler hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü.


Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.