İdamla yargılanan İranlı protestocu cezaevinde yaşamını yitirdi

Hapishanede yaşamını yitiren Cevad Ruhi. (Sosyal medya)
Hapishanede yaşamını yitiren Cevad Ruhi. (Sosyal medya)
TT

İdamla yargılanan İranlı protestocu cezaevinde yaşamını yitirdi

Hapishanede yaşamını yitiren Cevad Ruhi. (Sosyal medya)
Hapishanede yaşamını yitiren Cevad Ruhi. (Sosyal medya)

İran yargısı dün yaptığı açıklamada, Mahsa Amini’nin ölümüyle ilgili geçen yıl patlak veren protestolarla ilgili dava kapsamında yargılanarak idam cezasına çarptırılan bir mahkumun cezaevinde yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Cevad Ruhi’nin ölümü, tutuklanmasından 334 gün sonra, 16 Eylül 2022’de Amini’nin ölümünün birinci yıl dönümü yaklaşırken meydana geldi.

İran resmi haber ajansı IRNA ve İran Yargı Erki’ne bağlı Mizan Haber Ajansı, otuzlu yaşlarında olan Ruhi’nin erken saatlerde epileptik nöbet geçirdikten sonra kaldırıldığı Novşehr’deki bir hastanede öldüğünü bildirdi. Gece 03:45’te hastaneye kaldırılan Ruhi, doktorların tüm müdahalesine rağmen hayata tutunamadı. Ruhi’nin cesedinin, ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla toksikolojik incelemeler ve otopsi için adli tıp kurumuna transfer edildiği belirtildi.

Cevad Ruhi’nin avukatı Mecid Kaveh, Ruhi’nin ailesinin ölümüyle ilgili resmi bir bildirim aldığını söyledi. Yargı Ruhi hakkında, başsavcının huzurunda adli soruşturma açılması, mahkumlara sorular sorulması, güvenlik kameralarının incelenmesi, kişisel araçlarının ve aldığı ilaçların belgelemesi için talimat verdi.

Ruhi, ülkede yolsuzluk, irtidat, Kur’an-ı Kerim’e hakaret ve kamu mallarını yağmalama ile suçlandıktan sonra ocak ayında yargı tarafından idama mahkum edildi. Protestolar sırasında Ruhi’nin göstericiler arasında dans ettiğini gösteren videolar yayınlandı. Mizan Haber Ajansı, Ruhi’nin protesto liderleriyle görüşerek vatandaşları ayaklanmaya teşvik ettiğini savundu. Ancak yargıtay Ruhi hakkındaki kararı geçtiğimiz mayıs ayında bozdu ve yeniden yargılamasına hükmetti.

Uluslararası Af Örgütü daha önce Ruhi’nin cezaevinde tutulduğu sırada işkenceye maruz kaldığını bildirmişti.

Hükümet karşıtı sloganların atıldığı protestolar sırasında onlarca güvenlik gücü de dahil yüzlerce kişi yaşamını yitirdi. İranlı yetkililer tarafından İran İslam Cumhuriyeti’nin düşmanları olarak nitelenen binlerce protestocu tutuklandı. Söz konusu dönemden bu yana yoğunluğu yıl sonundan önce nispeten azalan, çeşitli bölgelerde büyük çaplı protestolar patlak verdi. Yetkililer, protestolarla ilgili davalarda yedi hükümlü hakkında idam cezası kararı aldı.



İsrail, Lübnan'da dört askerinin öldüğünü açıkladı... Ben Gvir: Lübnan'ın tamamı yanmalı

İsrail askerleri, bir tank eşliğinde Güney Lübnan'dan geçiyor. (AP)
İsrail askerleri, bir tank eşliğinde Güney Lübnan'dan geçiyor. (AP)
TT

İsrail, Lübnan'da dört askerinin öldüğünü açıkladı... Ben Gvir: Lübnan'ın tamamı yanmalı

İsrail askerleri, bir tank eşliğinde Güney Lübnan'dan geçiyor. (AP)
İsrail askerleri, bir tank eşliğinde Güney Lübnan'dan geçiyor. (AP)

İsrail ordusu, cuma sabahı Güney Lübnan'da yürütülen askeri operasyonlarda dört askerinin öldüğünü açıkladı. Bu, Washington ile Tahran arasında Orta Doğu'daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İsrail'in açıkladığı ilk askeri kayıp oldu.

Daha sonra İsrail ordusu, dört askerinin hayatını kaybetmesinin ardından Güney Lübnan'da Hizbullah'a ait hedefleri vurduğunu duyurdu.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ise, "Lübnan'ın tamamı yanmalı" ifadelerini kullandı.

Başbakan Binyamin Netanyahu'nun siyasi müttefiki ve İsrail aşırı sağının önde gelen isimlerinden Ben Gvir, "Amerikalılara duyduğumuz tüm saygıya rağmen İsrail, evlatlarımızın kanı ve vatandaşlarımızın güvenliği konusunda hiçbir pazarlık yapmayacağını tüm dünyaya açıkça göstermelidir. Lübnan'ın tamamı yanmalı." dedi.

scdfgth
İsrail tarafından görüldüğü üzere, İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısının ardından dumanlar yükseliyor. 17 Haziran 2026. (EPA)

Öte yandan Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in gece saatlerinde Güney Lübnan'daki Nebatiye bölgesine düzenlediği hava saldırılarında en az 18 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, kesinleşmemiş verilere dayanan bu can kaybının, Tahran ile Washington arasında Lübnan'ı da kapsayan Orta Doğu savaşını durdurma anlaşmasına varılmasından bu yana yaşanan en kanlı saldırı olduğunu belirtti.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında 3 kişi öldü

ABD, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye hava saldırısı düzenledi (Arşiv- Reuters)
ABD, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye hava saldırısı düzenledi (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında 3 kişi öldü

ABD, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye hava saldırısı düzenledi (Arşiv- Reuters)
ABD, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye hava saldırısı düzenledi (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, dün Doğu Pasifik Okyanusu’nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı şüphesi ile bir tekneye saldırı düzenledi. Saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti. Operasyon, Başkan Donald Trump yönetiminin Latin Amerika’daki uyuşturucu kaçakçılarına yönelik aylardır süren kampanyasının devamı olarak gerçekleştirildi.

Bu son saldırıyla birlikte, ABD ordusunun eylül ayı başında “uyuşturucu teröristleri” olarak tanımladığı hedeflere yönelik operasyonlarında ölenlerin sayısının en az 211’e yükseldiği bildirildi.

ABD Güney Komutanlığı, Doğu Pasifik ve Karayipler’deki operasyonlara ilişkin yaptığı açıklamalarda olduğu gibi, uyuşturucu kaçakçılarının bilinen güzergâhlar üzerinde hedef alındığını belirtti. Ancak ordu, teknenin gerçekten uyuşturucu taşıdığına dair herhangi bir kanıt sunmadı.

X platformunda paylaşılan bir videoda, su üzerinde hızla ilerleyen bir teknenin saldırıya uğramadan önce görüldüğü, ardından patlama meydana gelerek alev aldığı görüntülendi.


WSJ: Pentagon'un İran savaşı ve diğer giderler için 80 milyar dolara ihtiyacı var

Pete Hegseth Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
Pete Hegseth Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
TT

WSJ: Pentagon'un İran savaşı ve diğer giderler için 80 milyar dolara ihtiyacı var

Pete Hegseth Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
Pete Hegseth Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD Savaş Bakan Yardımcısı Stephen Feinberg’in bu hafta milletvekilleriyle yaptığı telefon görüşmelerinde, İran’a yönelik savaşın maliyetini ve diğer savaş dışı harcamaları karşılamak için Savunma Bakanlığı’nın 80 milyar dolara ihtiyaç duyduğunu ilettiğini bildirdi.

Gazete, savunma bütçesinin yanı sıra tarımsal yardımlar ve afet yardımları gibi savunma dışı kalemleri de içeren kapsamlı bir ek finansman talebinin önümüzdeki günlerde Kongre’ye gönderilebileceğini belirtti. Reuters, haberin doğruluğunu bağımsız olarak teyit edemediğini ifade etti. Beyaz Saray ve Pentagon’dan ise mesai saatleri dışında yorum alınamadı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bir Pentagon yetkilisi nisan ayında yaptığı açıklamada, İran savaşı maliyetinin yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu söylemiş ve bu rakamın çatışmaya ilişkin ilk resmi tahmin olduğunu ifade etmişti. Trump’ın 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte başlattığı belirtilen savaşın toplam maliyeti ise Kongre’de tartışılmaya devam ediyor.

Başlangıçta sunulan 200 milyar dolarlık ilave finansman talebi ise milletvekilleri tarafından sert biçimde karşılanmıştı. Nisan ayında Beyaz Saray Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought, Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi’ndeki oturumda savaş maliyetine ilişkin bir tahmin bulunmadığını söylemiş ve Trump’ın 1,5 trilyon dolarlık yıllık savunma bütçesi talebini savunmuştu.

Söz konusu bütçe önerisinin, yaklaşan kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin önceliklerini yansıttığı belirtiliyor. Parti, Kongre’deki kontrolünü korumaya çalışırken seçmenlerin artan yaşam maliyeti, enerji fiyatları ve İran savaşı nedeniyle oluşan mali yük konusundaki endişeleriyle karşı karşıya bulunuyor.