ABD’den bir Rus vatandaşına mikroelektronik kaçakçılığına yardım etme suçlaması

 ABD ve Rusya uzun süredir birçok başlıkta gerilim yaşıyor. (Reuters)
ABD ve Rusya uzun süredir birçok başlıkta gerilim yaşıyor. (Reuters)
TT

ABD’den bir Rus vatandaşına mikroelektronik kaçakçılığına yardım etme suçlaması

 ABD ve Rusya uzun süredir birçok başlıkta gerilim yaşıyor. (Reuters)
ABD ve Rusya uzun süredir birçok başlıkta gerilim yaşıyor. (Reuters)

ABD’li savcılar, Rus ve Alman çifte vatandaşlığına sahip bir adamı, Ukrayna'da yürüttüğü savaşta nihai olarak kullanılmak üzere Rusya'ya askeri kullanım amaçlı büyük miktarlarda mikroelektronik kaçakçılığı yapmakla suçladı.

Manhattan Federal Savcısı Damian Williams, 33 yaşındaki Rus asıllı Arthur Petrov'un, ABD hükümetinin talebi üzerine 26 Ağustos'ta Kıbrıs'ta tutuklandığı belirtti.

Petrov ve ismi açıklanmayan diğer iki Rus komplocu, ABD ihracat kontrollerine tabi olan ABD'li mikroelektronik distribütörlerinden yapılan alımları gizlemek için paravan şirketleri kullanmakla suçlanıyor.

Savcılar, elektroniklerin, Rus ordusuna silah ve diğer teçhizat sağlayan şirketlere elektronik bileşen tedarikçisi olan St. Petersburg merkezli Electrocom'a gönderileceğini söyledi.

Petrov'a yönelik suç duyurusunda, komploculardan birinin Electrocom'un kurucu ortağı ve genel müdürü olduğu belirtiliyor. 11 Ağustos tarihli dava dün duyuruldu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre William açıklamasında, “Rusya'ya ABD kaynaklarından yasa dışı olarak askeri teknoloji sağlama çabaları ulusal güvenliğe hakaret teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.

Petrov, ABD ihracat kontrol yasalarını ihlal etmek, kaçakçılık, tel sahtekarlığı yapmak için komplo ve kara para aklama gibi 11 suçlama ile karşı karşıya.

Her suçlamanın cezası beş yıldan 20 yıla kadar hapis arasında değişiyor.

Ceza davasına göre, kaçırılan teknoloji, Ukrayna'daki savaş alanlarındaki Rus askeri teçhizatında bulunan güdümlü füzeler, insansız hava araçları, elektronik savaş ve iletişim cihazları gibi bileşenleri içeriyor.

Davaya göre, Şubat 2022'den Ağustos 2023'e kadar süren program kapsamında değeri 225 bin dolardan fazla olan elektronik bileşenler sevk edildi.



İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
TT

İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)

ABD’nin baskılarının ardından İran’ın, Yemen’deki Husilere desteği kesmeyi planladığı aktarılıyor. 

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla Telegraph’a konuşan İranlı bir yetkili, askeri personele Yemen’den çekilme talimatı verildiğini söylüyor. Kaynak, ABD’nin saldırıları sırasında İranlı bir askerin öldürülmesinin gerginliği tırmandıracağından endişelenildiğini belirtiyor. 

Ayrıca Tahran yönetiminin, ABD Başkanı Donald Trump’ın yürüttüğü siyaset nedeniyle başta Husiler olmak üzere bölgedeki çeşitli kuvvetlere desteği büyük ölçüde azaltmayı planladığı ifade ediliyor. Yetkili, İran’ın doğrudan Trump yönetiminden gelebilecek tehditlere odaklandığını söylüyor: 

Her toplantıda Trump’la ilgili tartışma yapılıyor. Desteklediğimiz bölgesel grupların hiçbiri tartışılmıyor.

İranlı yetkili, Ortadoğu’daki son gelişmelere de dikkat çekerek Husilerin “son günlerini yaşadığını” savunuyor: 

Burada, Husilerin hayatta kalamayacağı ve son aylarını hatta günlerini yaşadıkları yönünde bir görüş hakim. Dolayısıyla onları listemizde tutmanın bir anlamı yok. Onlar Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah ve eski Suriye lideri Beşar Esad’a dayanan bir zincirin parçasıydı. Gelecek için bu zincirin sadece bir parçasını tutmak mantıklı değil.

Telegraph’ın haberinde, Tahran yönetiminin Esad rejiminin devrilmesini ya da Hizbullah’ın İsrail karşısında verdiği kayıpları önleyemediği hatırlatılarak, Husilerin oluşan güç boşluğundan faydalanmak istediği yazılıyor. ABD’nin de bunu önlemek ve İran üzerindeki baskıyı artırmak için devreye girdiği belirtiliyor.

CNN’in salı günkü haberinde, ABD’nin İran ve Husilere gözdağı vermek amacıyla B2 gizli bombardıman uçaklarını Hint Okyanusu’na konuşlandırdığı da bildirilmişti. 

Eski ABD Başkanı Joe Biden, 2021’de Husileri terör örgütü listesinden çıkarmıştı. Ancak Trump göreve gelir gelmez milisleri tekrar listeye aldı. 

Trump, geçen ay Husilere yönelik saldırı düzenlenmesi talimatını vermiş, bombardımanlarda en az 61 kişinin öldüğü, 140’tan fazla kişinin de yaralandığı kaydedilmişti. Husiler, Gazze savaşında Hamas’a desteklerini açıklayarak, bölgedeki denizcilik faaliyetlerini sekteye uğratan saldırılar düzenlemişti. 

Trump, 5 Mart’ta İran'ın dini lideri Ali Hamaney'e bir mektup gönderdiğini ve nükleer programla ilgili anlaşma yapmak istediğini söylemişti. Cumhuriyetçi lider, "Onlara, 'Umarım müzakere edersiniz çünkü ülkenize ordumuzu sokmamız gerekirse bu korkunç bir şey olur' ifadelerini kullandığım bir mektup yazdım" demişti. 

Hamaney ise Trump’ın müzakere çağrısını ve tehditlerini reddettiklerini duyurmuştu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Trump’a sert çıkışarak, "Tehdit ettiğin için seninle müzakere yapmayacağım. Ne halt yersen ye" demişti. 

Independent Türkçe, Telegraph, Times of Israel