Soçi Zirvesi’nde Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden canlandırılmasının önündeki engellerin aşılması yönünde umut

Soçi Zirvesi’nde Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden canlandırılmasının önündeki engellerin aşılması yönünde umut
TT

Soçi Zirvesi’nde Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden canlandırılmasının önündeki engellerin aşılması yönünde umut

Soçi Zirvesi’nde Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden canlandırılmasının önündeki engellerin aşılması yönünde umut

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i dün Soçi’de bir araya getiren zirvede, Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden canlandırılması ihtimaline odaklanıldı.

Görüşmelerde bu konudaki engellerin aşılmasına değinilirken, Erdoğan toplantı sonrasında yaptıkları açıklamada yakında bir ‘atılım’ olasılığı olduğunu dile getirdi.

Putin ise, Batı’nın Rusya’nın şartlarını yerine getirmesi halinde anlaşmaya dönebileceklerini söyledi.

Rusya, Birleşmiş Milletler (BM) ve Türkiye’nin arabuluculuğuyla imzalanan anlaşmadan bir yıl sonra Temmuz ayında çekilmiş ve o dönemde gıda ve gübre ihracatının engellerle karşı karşıya olduğunu açıklamıştı.

Erdoğan, daha önce Putin’i anlaşmaya uymaya ikna etmede önemli bir rol oynamıştı ve şimdi de BM ile birlikte Rus lideri bu anlaşmaya geri dönmeye ikna etmeye çalışıyor.

Erdoğan, Soçi’de 2022’den bu yana Putin’le yaptığı ilk görüşmenin ardından şunları söyledi;

Rus dostlarımızın dile getirdiği hususları biz de farklı vesilelerle ifade ettik, ediyoruz. Eksiklerin giderilerek girişimin devam ettirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konudaki görüşlerimizi değerli dostumla da samimiyetle ikili görüşmemizde paylaştım. Bu kapsamda Birleşmiş Milletlerle bir istişare, önemli ilerlemeler içeren yeni öneriler paketi hazırladık. Bu yeni süreç vasıtasıyla netice almanın mümkün olduğu kanaatindeyim. Türkiye olarak beklentileri karşılayacak bir çözüme inşallah kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum.

Rusya’nın şartları

Batı’nın Rus tarım ürünlerinin küresel pazarlara ulaşmasını engelleyen engelleri kaldırması halinde Rusya’nın anlaşmaya dönebileceğini söyleyen Putin şu ifadelerle devam etti;

Tahıl koridorunun askıya alınması söz konusu. Biz bu kararı almak zorundaydık. Batı ülkeleri sözlerini yerine getirmediği için çekilmek zorunda kaldık. Biz bunu canlandırmak istiyoruz. Sadece bir şartımız var. Bizim ürünlerimizin de engelsiz bir şekilde denize çıkmasını istiyoruz. Tahılımızın ihtiyaç sahiplerine gitmesini istiyoruz.

Batılıların, Rusya’nın tahıl anlaşmasından çekilmesinin ardından gıda krizine neden olduğu yönündeki suçlamalarının yanlış olduğunu, zira bu adımdan sonra fiyatların artmadığını dile getiren Putin, “Göze çarpan bir yiyecek sıkıntısı yok” dedi.

Moskova’nın geçen yıl rekor miktarda buğday ihraç edeceğini açıklamasına ek olarak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinden sonra gıda ve gübre ihracatı Batı’nın uyguladığı yaptırımlara tabi olmasa da, Rusya ve diğer tarım ihracatçıları, ödemeler, lojistik ve sigorta üzerindeki kısıtlamaların bu ihracatları engellediğini vurguluyor.

Putin dünkü açıklamasında, “Batı, Rusya’dan dünya pazarlarına tahıl ve gübre tedarikini engellemeye devam ediyor” dedi.

Gönderilen gıdanın yüzde 70’inin gelişmiş ülkelere ulaştığını belirten Putin şöyle devam etti;

“Biz tahıl girişimine Türkiye ve BM sağladığı için katılmaya karar verdik. Bu Rusya'nın menfaatineydi, Rusya lehine yapılması gerekenler yapılmadığı halde koridoru uzattık. Fakat Batılı partnerlerimiz bizi dolandırdı diyebilirim. Bu koridora katılma isteğimiz var ancak onlar önce kendi sözlerini tutsunlar.”

Dünyanın en önemli tarımsal ürün üreticileri arasında yer alan Rusya ve Ukrayna, buğday, arpa, mısır, kolza tohumu, kolza yağı, ayçiçeği tohumu ve ayçiçek yağı pazarında önemli bir rol oynuyor.

Putin, Rusya’nın bu yıl tahıl hasadının 130 milyon tona ulaşmasını beklediğini, bunun 60 milyon tonunun ihraç edilebileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, anlaşmaya ilişkin açıklamasında, “Bu yeni süreç vasıtasıyla netice almanın mümkün olduğu kanaatindeyim. Ukrayna'nın, Rusya ile müşterek adımların atılabilmesi noktasında yaklaşımlarını tabii ki yumuşatması gerekiyor” ifadelerini de kullandı.

Avrupa ülkeleri yerine Afrika’ya daha fazla tahıl gönderilmesi çağrısında bulunan Erdoğan, “Afrika ülkelerine gönderilecek tahıl önemli ama buradan çıkacak tahılın yüzde 44’ü Avrupa ülkelerine giderse, buna haklı olarak Rusya olumlu bakmıyor” diye konuştu.

Türkiye ve BM himayesinde 2022 yazında varılan anlaşma, Ukrayna’dan tahıl ihracatına olanak sağlarken, gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin küresel kaygıları da yatıştırdı.

NATO üyesi Türkiye, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna'yı işgal etmesine rağmen, Putin ile Erdoğan arasında yakınlığı devam eden ilişkiye dayanarak, anlaşmayı Moskova ile Kiev arasında daha kapsamlı barış müzakerelerini tesis edecek şekilde canlandırmayı umuyor.

Ankara, savaşın başından bu yana Moskova ve Kiev ile ilişkilerinde dengeyi korumayı başardı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a, Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yenilenmesi için somut adımların bulunduğu bir mektup gönderdiğini bildirdi.

Moskova’nın ana taleplerinden biri, Rus tarım bankası Rosselkhozbank’ın uluslararası ödeme ağı SWIFT’e yeniden bağlanmasıydı.

Avrupa Birliği (AB), Ukrayna’yı işgal etmesi nedeniyle Rusya’ya uyguladığı sert yaptırımlar kapsamında Haziran 2022’de bu bağlantıyı kopardı.

Putin, 1 milyon ton Rus tahılını Türk fabrikalarında işlenmek üzere indirimli fiyatlarla Türkiye’ye gönderme ve en çok ihtiyaç duyan ülkelere gönderme planının tahıl anlaşmasına alternatif olmadığını söyledi.

Altı Afrika ülkesine ücretsiz tahıl

Putin, Temmuz ayınca, ülkesinin tahıl anlaşmasından çekilmesinin Afrika ülkelerini olumsuz etkilemeyeceğini belirtti.

Daha sonra da, Rusya’nın kuzeybatısındaki St. Petersburg’da yapılan Rusya-Afrika zirvesinde, önümüzdeki aylarda altı Afrika ülkesine ücretsiz tahıl dağıtma sözü verdi.

Putin dün de, Rusya’nın altı Afrika ülkesine (Burkina Faso, Zimbabve, Mali, Somali, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Eritre) 50 bin ton ücretsiz tahıl tedarik etmek üzere bir anlaşma imzalama sürecinde olduklarını bir kez daha söyledi.

Erdoğan da, tahıl anlaşmasına yönelik ‘alternatif tekliflere’ değinerek şu ifadeleri kullandı;

Karadeniz girişimi küresel gıda kriziyle mücadelede anahtar rol oynadı. Özellikle Afrika gibi tahıla en çok ihtiyaç duyanlar için bir nefes borusu oldu. Gündeme getirilen alternatif öneriler Karadeniz girişimi gibi sürdürülebilir, güvenli ve taraflar arası işbirliğine dayanan kalıcı bir model sunamamıştır.

Askeri durumla ilgili olarak Putin, Ukrayna’nın Haziran başında başlattığı karşı saldırının Kiev için patinaj değil çöküş olduğunu söyledi.

Putin, Kiev’in karşı saldırısının başarısız olduğunu öne sürerek, “Bundan sonra neler olacağına bakacağız, umarım böyle devam eder” diye ekledi.



Trump, 2027 yılı için 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talep etti

Savunma Bakan Yardımcısı Joel Hearst (solda) ve Kuvvet Yapıları Direktörü Korgeneral Stephen Whitney, 21 Nisan 2026'da Arlington, Virginia'daki Pentagon'da ABD Savunma Bakanlığı'nın 2027 mali yılı bütçe talebini görüşmek üzere bir basın toplantısı düzenledi (AFP)
Savunma Bakan Yardımcısı Joel Hearst (solda) ve Kuvvet Yapıları Direktörü Korgeneral Stephen Whitney, 21 Nisan 2026'da Arlington, Virginia'daki Pentagon'da ABD Savunma Bakanlığı'nın 2027 mali yılı bütçe talebini görüşmek üzere bir basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

Trump, 2027 yılı için 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talep etti

Savunma Bakan Yardımcısı Joel Hearst (solda) ve Kuvvet Yapıları Direktörü Korgeneral Stephen Whitney, 21 Nisan 2026'da Arlington, Virginia'daki Pentagon'da ABD Savunma Bakanlığı'nın 2027 mali yılı bütçe talebini görüşmek üzere bir basın toplantısı düzenledi (AFP)
Savunma Bakan Yardımcısı Joel Hearst (solda) ve Kuvvet Yapıları Direktörü Korgeneral Stephen Whitney, 21 Nisan 2026'da Arlington, Virginia'daki Pentagon'da ABD Savunma Bakanlığı'nın 2027 mali yılı bütçe talebini görüşmek üzere bir basın toplantısı düzenledi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), dün Başkan Donald Trump’ın 2027 mali yılı için talep ettiği 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesine ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bu rakam, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en büyük yıllık savunma harcaması artışını gösteriyor.

Bakanlık yetkilileri, gazetecilere yaptıkları açıklamada, “başkanlık öncelikleri” adı verilen yeni bir bütçe kalemi oluşturulduğunu belirtti. Bu kapsamda “Altın Kubbe” füze savunma sistemi, insansız hava araçlarının (İHA) kontrolü, yapay zekâ ve veri altyapısı ile savunma sanayi üretim kapasitesi öncelikli alanlar arasında yer alıyor.

Trump, geçen yıl Kongre’den 892,6 milyar dolarlık savunma bütçesi talep etmiş, buna 150 milyar dolarlık ek bütçe isteği eklenmesiyle toplam tutar ilk kez 1 trilyon doların üzerine çıkmıştı. Gemi inşa programına ilişkin olarak yetkililer, bütçede “Altın Filo” girişimi olarak adlandırılan proje kapsamında 18 savaş gemisi ve 16 destek gemisinin satın alınması için 65 milyar doların üzerinde kaynak ayrıldığını belirtti. Bu gemilerin General Dynamics ve Huntington Ingalls Industries tarafından üretileceği ve bunun 1962’den bu yana en büyük gemi inşa siparişi olduğu ifade edildi.

Yetkililer, bütçenin Lockheed Martin'den yıllık F-35 savaş uçağı alımını 85 uçağa çıkardığını ve uçak tedariki ile araştırma ve geliştirme için 102 milyar dolar ayrıldığını, bunun da önceki yıla göre yüzde 26'lık bir artış anlamına geldiğini ifade etti. Boeing'in F-47 savaş uçağı gibi yeni nesil sistemlerin geliştirilmesi öncelikli konular arasında yer alırken, Northrop Grumman'ın B-21 bombardıman uçağı için 6,1 milyar dolar talep edildi.

İHA'larla ilgili olarak, üst düzey yetkililer bu bütçeyi, ABD tarihinde İHA savaşı ve İHA karşıtı teknolojiye yapılan en büyük yatırım olarak nitelendirdi. Bütçe, savaş bölgelerinde otonom İHA platformları ve lojistik için 53,6 milyar dolar, ayrıca mühimmat, İHA karşıtı teknolojiler ve gelişmiş sistemler için 21 milyar dolar talep ediyor.

Bütçede İran'la savaş konusunda herhangi bir ödenek bulunmuyor. Pentagon'dan üst düzey bir yetkili, tahsis sürecinin zamanlamasının, kısa vadeli operasyonel maliyetler ve savaş kaynaklı ihtiyaçları karşılamak için muhtemelen ek bir bütçe talebine ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.


Yerleşimciler Ramallah'ı yaptıkları katliamla şoke etti

Filistinli Cihad Ebu Naim'in annesi, dün Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda bulunan El-Mugayyir köyünde İsrailli yerleşimciler tarafından öldürülmesinin ardından gözyaşlarına boğuldu (AFP)
Filistinli Cihad Ebu Naim'in annesi, dün Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda bulunan El-Mugayyir köyünde İsrailli yerleşimciler tarafından öldürülmesinin ardından gözyaşlarına boğuldu (AFP)
TT

Yerleşimciler Ramallah'ı yaptıkları katliamla şoke etti

Filistinli Cihad Ebu Naim'in annesi, dün Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda bulunan El-Mugayyir köyünde İsrailli yerleşimciler tarafından öldürülmesinin ardından gözyaşlarına boğuldu (AFP)
Filistinli Cihad Ebu Naim'in annesi, dün Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda bulunan El-Mugayyir köyünde İsrailli yerleşimciler tarafından öldürülmesinin ardından gözyaşlarına boğuldu (AFP)

İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria’da Ramallah’ın doğusundaki el- Mugayyir köyüne silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda biri okul öğrencisi olmak üzere iki Filistinli hayatını kaybetti.

Filistin Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, “terör saldırısı” olarak nitelendirdiği olayı ve “yerleşimci çetelerinin gerçekleştirdiği katliamı” en sert ifadelerle kınadı. Açıklamada, söz konusu grupların “İsrail işgalinin en çirkin araçlarından biri olduğu ve işgal ordusuyla tam koordinasyon içinde hareket ettiği” ifade edildi.

Görgü tanıklarına göre, yerleşimciler dün öğle saatlerinden önce el- Mugayyir köyüne baskın düzenledi ve ardından köydeki bir okula ateş açtı. Bunun üzerine köy sakinleri çocuklarını kurtarmak için bölgeye akın etti.

Bir sağlık görevlisi, saldırıya katılan en az üç yerleşimcinin sınıflardan kaçmaya çalışan çocuklara kasıtlı olarak ateş ettiğini gördüğünü söyledi.

Filistin Sağlık Bakanlığı, saldırıda 14 yaşındaki öğrenci Avs en-Nasan ile 32 yaşındaki Cihad Ebu Naim’in hayatını kaybettiğini, ayrıca dört kişinin de yaralandığını açıkladı.


Axios: Trump, Amerika'ya petrol sevkiyatını kolaylaştırmak için verilen muafiyetin süresini uzatmayı değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmanın ardından (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmanın ardından (AP)
TT

Axios: Trump, Amerika'ya petrol sevkiyatını kolaylaştırmak için verilen muafiyetin süresini uzatmayı değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmanın ardından (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmanın ardından (AP)

Axios bugün ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, Başkan Donald Trump'ın yabancı bayraklı kargo gemilerinin yerel limanlar arasında yakıt ve diğer malları taşımasına izin veren Jones Yasası'ndan muafiyeti uzatmayı değerlendirdiğini bildirdi.

Trump, 17 Mart'tan itibaren 60 gün süreyle Jones Yasası kısıtlamalarını kaldırdı. Bu hamlenin, İran'la olası bir savaşın yol açabileceği yükselen yakıt fiyatlarını, ABD Körfez Kıyısı'ndan ülkenin diğer kıyı pazarlarına yapılan sevkiyatları artırarak dizginlemeye yardımcı olacağını umuyordu. (ABD Jones Yasası (1920 Deniz Ticareti Yasası), ABD limanları arasında deniz yoluyla taşınan malların; ABD yapımı, ABD mülkiyetinde ve çoğunlukla Amerikan mürettebatla işletilen gemilerle yapılmasını zorunlu kılan korumacı bir federal yasadır.)