Kenya Devlet Başkanı Ruto: Yeşil büyüme hem dünya hem Afrika için önemli bir ekonomik kaynak

Kenya'nın başkenti Nairobi'de düzenlenen Afrika İklim Zirvesi'nin ikinci gününde, Kenya Devlet Başkanı William Ruto, yeşil büyümenin dünya ve Afrika için önemli bir ekonomik kaynak olduğunu belirterek, Afrika ülkelerinin, bu kaynaktan faydalanması gerekti

William Ruto (AA)
William Ruto (AA)
TT

Kenya Devlet Başkanı Ruto: Yeşil büyüme hem dünya hem Afrika için önemli bir ekonomik kaynak

William Ruto (AA)
William Ruto (AA)

Yerel kaynaklara göre, Ruto, zirvenin ikinci gününde yaptığı konuşmada, Afrika kıtasının karşı karşıya olduğu iklim sorununun çözümüne yönelik karbon vergisi alınmasını önerdi.

Kenya Devlet Başkanı Ruto, karbon vergisi sisteminin uygulanmasının sadece iklim değişikliğinin azaltılması için değil, aynı zamanda özellikle "yeşil enerji" sektöründe yeni ekonomik fırsatların ortaya çıkarılması için de çok önemli olduğunu vurguladı.

Ruto, "Özellikle yeşil enerjiye yönelik bu yeni yatırım ve finansal fırsatları harekete geçirmek için ihtiyaç duyduğumuz kaynakların kilidini açmak üzere, karbon vergisi hakkında bir konuşma yapmanın zamanının geldiğine inanıyoruz" dedi.

Güneş enerjisi teknolojisi ithalatında maliyetlerin yüksek olması nedeniyle üreticilerin bu alana yönelmelerinin zorlaştığını kaydeden Ruto, vergilerin azaltılmasının yeşil enerjiye geçişi kolaylaştıracağını belirtti.

Ruto "Yeşil büyüme, hem dünya hem de Afrika için önemli bir ekonomik kaynak. Afrika ülkelerinin bu kaynaktan yararlanması gerekiyor" ifadelerini kullandı

"Zirvede finansmanın hızlandırılması yönünde yeterli ilerleme kaydedilmedi"

Tanzanya Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan da sosyal medya platformu X'de yaptığı paylaşımda, iklim kriziyle mücadelede Afrika ülkelerinin çevrenin korunmasına önemli katkılarda bulunduğunu belirtti.

İklim krizi için finansal desteğin önemini vurgulayan Hassan, Afrika'nın iklim kriziyle mücadelede kendi öz kaynaklarını kullanarak daha sağlam durması gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) iklim danışmanı ve Botsvana'nın eski Ticaret Bakanı Bogolo Kenewendo da iklim finansmanının hızlandırılması yönünde zirvede yeterli bir ilerleme kaydedilmediğini dile getirdi.

"Taahhüt edilen fon sembolik olmaktan öteye geçmedi"

Zirvede, Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) yatırımcılar, COP27 Zirvesi'nde başlatılan Afrika Karbon Piyasaları İnisiyatifi'nden (ACMI) 450 milyon dolarlık karbon kredisi satın almayı taahhüt etti.

İngiliz Milletler Topluluğu Genel Sekreteri Patricia Scotland ve zirveye katılan birçok katılımcı, "taahhüt edilen fonların sembolik olmaktan öteye geçmediği" eleştirisinde bulundu.

BM Afrika Ekonomi Komisyonu Genel Sekreteri Vera Songwe, zirve kapsamında ikilim kriziyle mücadelede gerekli olan finansmanla ilgili bir rapor sundu.

Songwe, iklim finansmanının 5 yıl içinde üç katına, 60 milyar dolardan 180 milyar dolara çıkarılması ve bunun için finansman yaratılması gerektiğini kaydetti.

 



Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.


Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.