Rusya, G20 Zirvesi'ni dünya ekonomi dengesi için 'dönüm noktası' olarak nitelendirdi

Rusya, G20 Zirvesi'ni dünya ekonomi dengesi için 'dönüm noktası' olarak nitelendirdi
TT

Rusya, G20 Zirvesi'ni dünya ekonomi dengesi için 'dönüm noktası' olarak nitelendirdi

Rusya, G20 Zirvesi'ni dünya ekonomi dengesi için 'dönüm noktası' olarak nitelendirdi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, G20 Liderler Zirvesi'nin dünya ekonomik çıkarlar dengesinin sağlanmasına yönelik yönergeler açısından dönüm noktası olduğunu söyledi.

Lavrov, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi’de G20 Liderler Zirvesi'nin kapanışından sonra basın toplantısı düzenledi.

Zirve deklarasyonunda, Rusya'nın tutumuna uygun olarak gıda güvenliği alanında nasıl ilerleneceğine dair önemli anlaşmalar bulunduğunu belirten Lavrov, Batı'nın pozisyonunda değişiklikler yapmak zorunda kaldığını söyledi.

Lavrov, "Batı, kritik altyapı, enerji ve tarımla ilgili altyapıya yönelik saldırıların ve yıkımların durdurulması çağrısını kabul etti. Doğrudan bahsedilmiyor ama herkes bunun Kuzey Akım hatlarına yönelik terör saldırıları, Tolyatti-Odessa amonyak boru hattı ve Kahovka Hidroelektrik Santrali'ne terör saldırıları ile Zaporijya Nükleer Santrali'ne sürekli insansız hava araçlarıyla saldırıları kapsadığını biliyor." ifadesini kullandı.

G20 üye ülkeleri arasında Ukrayna'da neler olup bittiğine dair doğru bir anlayış olduğunu dile getiren Lavrov, "Kiev rejimi, tek başına ülkesinin toprak bütünlüğünü yok etti ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukuka tam uygun olarak halkların kendi kaderini tayin etme ilkesi yürürlüğe girdi. Bunu bir kez daha çok net ve doğru bir şekilde anlattık.” diye konuştu.

"Deklarasyonun, Rusya'ya ültimatom olduğu' iddiaları saçma"

"G20 deklarasyonunun, Rusya'ya ültimatom olduğu" iddialarını "saçma" olarak nitelendiren Lavrov, metinde, Rusya'dan hiç bahsedilmediğine dikkat çekti.

Lavrov, deklarasyonda küresel ekonomi ve finansal sorunlarını çözmek için oluşturulan yapının faaliyetlerinin bir tür siyasallaşmasına izin vermeyen Hindistan ve benzer şekilde düşünenlerin çalışmalarının yer aldığını vurguladı.

Yeni Delhi'deki G20 Liderler Zirvesi'nin küresel ekonomik çıkarlar dengesinin sağlanmasına yönelik yönergeler açısından bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Lavrov, şöyle devam etti:

"Deklarasyon, dünya ekonomisinde çıkarlar dengesinin sağlanması için uzun süredir verilen vaatler doğrultusunda hayata geçirilmesi gereken her şeyi hatırlatıyor. Yol kısa değil ama yine de mevcut zirve, bu tür görevlere net şekilde odaklanma açısından bir dereceye kadar dönüm noktası oldu."

Lavrov, deklarasyonun özellikle Uluslararası Para Fonu ve Dünya Ticaret Örgütünün reform görevlerini formüle ettiğini ve Batı'nın Küresel Güney ülkelerine teknoloji transferi konusunda verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiğini vurguladığını anlattı.

Bakan Lavrov, zirvenin, Hint hükümeti dahil herkesin başarısı olduğunu dile getirdi.

"Ermeni yönetiminin eylemlerinden üzüntü duyuyoruz"

Bir soru üzerine Ermenistan'da bazı yetkililerin, "Moskova'nın Karabağ'ı Azerbaycan'a verdiği" yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Lavrov, bu ifadelerin tamamen yanlış olduğunu ve "dürüst olmadığını" vurguladı.

Lavrov, Ermenistan'ın kendisinin Madrid Prensipleriyle bu bölgenin Azerbaycan'ın bir parçası olduğunu kabul ettiğini hatırlattı.

Ermenistan'ın ABD ile gelecek hafta askeri tatbikat yapacak olmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Lavrov, şunları kaydetti:

"Ermeni yönetiminin eylemlerinden üzüntü duyuyoruz. Elbette saldırgan bir NATO ülkesinin Güney Kafkasya'ya girmeye çalışmasını iyi bir şey olarak görmüyoruz. Bunun Ermenistan dahil hiç kimse için iyi olduğunu düşünmüyorum. Amerikalılar nerede ortaya çıkarsa çıksın, dünyanın her yerinde yüzlerce üsleri var, bu hiçbir yerde iyi bir sonuca yol açmıyor."



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.