Çad, Fransa ve Rusya arasında savaş sahası olurken savaşın kazananı kim olacak?

Rusya'nın Afrika kıtasındaki askeri nüfuzu arttıkça Fransa'nın Afrika kıyısındaki askeri varlığı tehlikeye giriyor

Paris, Moskova'yı Fransa'nın Çad'daki nüfuzunu zayıflatmaya çalışmakla suçladı
Paris, Moskova'yı Fransa'nın Çad'daki nüfuzunu zayıflatmaya çalışmakla suçladı
TT

Çad, Fransa ve Rusya arasında savaş sahası olurken savaşın kazananı kim olacak?

Paris, Moskova'yı Fransa'nın Çad'daki nüfuzunu zayıflatmaya çalışmakla suçladı
Paris, Moskova'yı Fransa'nın Çad'daki nüfuzunu zayıflatmaya çalışmakla suçladı

Mina Abdulfettah

Çad rejimine muhalif Değişim ve Uyum Cephesi (FACT), Afrika kıtasındaki darbeler, çatışmalar ve savaşlarla gelen gerginlik çerçevesinde Libya'nın güney şehirlerinden Çad ordusuna saldırdı.

Bu saldırı, kara kıtada özellikle Sahra Çölü'nün kuzeyini ve güneyini Mali'den Çad'a ve Orta Afrika'ya kadar ayıran, Afrika Sahel ülkelerinden geçen bölgede son dönemde olup bitenlere kapıyı araladı.

Ancak tüm bunlar Fransa ve Rusya'nın bölgedeki çatışmasının bir yansımasından ibaretti.

Saldırı, Nijer'deki darbeden günler ve Sudan'da savaşın başlamasından aylar sonra, eski Çad Cumhurbaşkanı İdris Deby Itno rejiminden kaçan Karaan Kabilesi'nden bazı subayların girişimiyle 2016 yılında kurulan silahlı hareket tarafından gerçekleştirildi.

'Kaka' lakaplı müttefiki Mahamat İdris Deby'yi hükümetinin müttefiki olan Fransa, FACT hareketini Libya-Çad-Nijerya üçgenindeki askeri üssünü hedef almakla suçladı.

FACT hareketi de Fizan bölgesini kontrol eden Libya'nın doğusunu kontrol öden Libya Ulusal Ordusu (LUO) komutanı Halife Hafter tarafından 25 Ağustos'ta hareketin Libya'nın güney bölgelerinden çıkarılması amacıyla başlatılan saldırılara maruz kaldı.

Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-Bek Yevkurov'un, çatışmaların patlak vermesinden birkaç gün sonra Rusya'nın Libya'daki müttefiki Hafter ile ülkenin güney sınırındaki durum hakkında görüşmek üzere (ülkenin doğusundaki) Bingazi'yi ziyaret etmesi, Moskova'nın Fransa'nın Çad'daki nüfuzunu zayıflatmak amacıyla oynadığı rolün bir göstergesi oldu.

ABD, Rus paralı asker grubu Wagner'i, FACT hareketinin 2021 yılında Çad'a düzenlediği ve hareket ile Tibesti bölgesini terörist unsurlardan temizlemek için harekete geçen Çad ordusu arasındaki çatışmalar sırasında Cumhurbaşkanı İdris Deby Itno'yu öldüren saldırının arkasında olmakla suçladı.

Cumhurbaşkanı İdris Deby Itno'nun Encemine'de düzenlenen cenaze törenine Avrupalı liderlerden yalnızca, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron katıldı.

Macron, ülkesinin "Çad'ın yanında olacağı ve istikrarını koruyacağı" sözü verirken Wagner ise FACT güçlerini Libya'nın orta ve güneyindeki iki askeri üste eğitmekle suçlanıyordu.

Fransa ve Rusya arasında birçok dosyada ve birçok bölgede çatışma söz konusu.

Rusya, Wagner lideri Yevgeny Prigojin'in 23 Ağustos'ta Moskova yakınlarında düşen uçakta ölmesinin ardından dahi Libya'daki askeri varlığını yoğunlaştırırken Fransa ise Çad, Nijer ve diğer Afrika ülkelerinden müttefiklerini korumaya çalışıyor.

Fransa'nın Çad'a daha fazla asker konuşlandırma olasılığı

İdris Deby Itno'nun öldürülmesinin ardından Fransa'nın Çad'daki askeri varlığının ve Çad'ın iç işlerine müdahalesinin sona ermesine karşı başta FACT ve Wakit Tama (Vakit Tamam) hareketleri başta olmak üzere Çadlı muhalif partiler, sivil toplum kuruluşları ve sendikalar tarafından başlatılan ve Fransa'nın hegemonyasının yanı sıra Ulusal Demokrasi ve Adalet Cephesi'nden (FNDJT) kurtulmanın zamanının geldiği sloganlarının atıldığı protesto gösterileri patlak verdi.

Çad'da 1990'lı yıllardan ölümüne kadar iktidarda kalan Deby İtno'nun öldürülmesi, anayasanın öngördüğü üzere seçimler yapılana kadar geçici hükümetin başkanlığını Meclis Başkanı'na devrederek siyasi güçlere orduyu iktidardan uzaklaştırma fırsatı verdi.

Ancak Çad Askeri Konseyi, askeri açıdan yüksek bir mevkiye sahip olduğu için Mahamat Kaka'yı geçiş döneminin başkanlığına getirdi.

Daha sonra ordu karşıtı silahlı hareketleri kendi yanına çekmek ve çeşitli bahanelerle seçimleri ertelemek amacıyla diyalog konferansları başlattı. 

Çadlı parlamenterler, Paris'le yapılan askeri anlaşmaların yeniden gözden geçirilmesi için geçtiğimiz yıl şubat ayında çağrıda bulundu.

Çad da dahil olmak üzere Fransa'nın hegemonyasına karşı protesto gösterileri düzenlenen ülkelerin halkları ülkelerini Fransa'nın bir müttefik değil 'sömürülen' bir ülke olarak görüyorlar.

Çadlılar, 1990 yılından bu yana ülkenin ordunun vesayetinde yönetilmesinin nedenini, Paris'in İdris Deby Itno'ya ve Çad Askeri Konseyi aracılığıyla ülkeyi yöneten oğlu Mahamat İdris Deby'ye sağladığı korumaya bağlıyorlar.

Cumhurbaşkanı İdris Deby İtno'nun öldürülmesi orduyu iktidardan uzaklaştırmak için bir fırsattı
Cumhurbaşkanı İdris Deby İtno'nun öldürülmesi orduyu iktidardan uzaklaştırmak için bir fırsattı

Rejimin seçimlere hile karıştırma uygulamalarına ve insan hakları ihlallerine göz yumuldu. 

Hükümetin silahlı hareketlere 'diyaloğa' girmeleri yönünde baskı yapmasının ardından protesto gösterileri bir süreliğine dursa da muhalefet kanadındaki tüm taraflar diyaloglara katılmayı kabul etmediler.

Paris'in Mali'den çekildikten sonra Burkina Faso ve Nijer'in yanı sıra Çad'daki askeri üsleri genişletip ülkeye yaklaşık 2 bin 400 asker konuşlandırmayı planladığı yönündeki söylentilerin ardından tüm bu gelişmeler zaman kazanma çabası olarak değerlendirildi.

Sahel ülkelerinin büyük çoğunluğu, Fransa'nın ülkedeki askeri varlığını kınayan ve terörist grupların saldırılarıyla mücadele etmenin yararsızlığından şikayetçi olunan protesto gösterilerine tanık oldu.

Paris'in Nijer ordusunun ve halk gösterilerinin talebi karşısında boyun eğmesinin ve Nijer'den ayrılmayı düşünmesinin ardından Çad'a daha fazla asker konuşlandırma olasılığı arttı.

Ancak durum, bir Fransız askerinin, Çad'ın kuzeyindeki Borkou bölgesinin yönetim merkezi Faya şehrindeki Fransa'ya ait askeri üsse bağlı bir sağlık merkezinde tedavi gören bir Çad vatandaşını öldürmesi ve olayın yeni protesto gösterilerine yol açmasıyla daha da kötüleşti.

Stratejinin merkezi

Fransa'nın hegemonyasından Çadlılarla birlikte diğer Sahel ülkelerinin halkları da şikâyet ederken Fransa, söz konusu ülkelerdeki varlığını demokrasiye giden yol olarak görüyor.

Fakat Fransa kendisini bazen terörist gruplara bazen de isyancı gruplara karşı başlatılan askeri operasyonlara saplanmış halde bulurken Rusya, herhangi bir demokratik sistemi desteklemeyen bir tutum sergiliyor.

Rusya zaman zaman iktidardaki rejimlerle yahut isyancı gruplarla ortaklık ve iş birliği de yapabiliyor.

Bu çerçevede Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Afrika'ya yaptığı son ziyaret turlarında ülkesinin eski sömürgeleriyle ilişkileri güçlendirmeyi ve Fransa'nın bazılarından çekilmesi ve bazılarından çekilme konusundaki isteksizliği sonrasında konumunu yeniden tesis etmeye çalıştı.

Çad'ın önemi, yalnızca Libya'nın ayırdığı Akdeniz ile yalnızca Sudan'ın ayırdığı Kızıldeniz arasında, Arap ve Afrika bölgelerine bakan konumundan ve Sahel ile Sahra arasında merkezi bir bölgede olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Çad, Fransa'nın terörizmle mücadele stratejisinin merkezinde yer alıyor. Fransa, Çad'dan her türlü dış tehditten korumak için bölgeyi gözetlemek ve eski sömürgeleri de dahil olmak üzere bölge ülkelerine Çad'dan askeri yardım sağlamak amacıyla birçok istihbarat operasyonu başlattı.

Bu çerçevede başkent Encemine, Fransa'nın Batı Afrika bölgesindeki terörle mücadele operasyonu Barkhane'nin komuta merkeziydi.

Paris'in ayrıca ülkenin orta kesimlerinde ve kuzeyde, Libya sınırında yer alan Faya- Largeau bölgesinde iki operasyon üssünün yanı sıra, Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti sınırlarının yakınlarındaki Abeche şehrinde bir başka üssü bulunuyor.

Aynı bölgede ABD'nin de yalnızca eğitim için kullanılan bir askeri üssü var.

Peş peşe gelen krizler

Mahamat İdris Deby, ülkesinin komşu ülkelerde peş peşe patlak veren krizle çevrili olmasından kaynaklanan bir zorlukla karşı karşıya.

Darfur ile doğu sınırından Sudan'daki çatışmaya, Nijer'deki çatışmaya ve terör örgütlerinin tehditlerine, kuzey sınırında Libya'daki çatışmaya kolaylıkla müdahil olabilir.

Ayrıca Orta Afrika'dan gelen tehditler de söz konusu. Fransa'nın özellikle İdris Deby Itno rejimini korumasından kaynaklanan bir alışkanlık nedeniyle Çad, güvenliği için hep uluslararası bir güce ihtiyaç duymuştur.

Fransa ve Çad ilişkileri köklü bir geçmişse sahip olsa da bölgede artan protesto gösterileri başta olmak üzere Wagner aracılığıyla üstlendiği rolün yanı sıra resmi rol oynamaya hazırlanan Rusya Çad hattına girmeye aday ülke.

Fransa ile Çad arasında devletin nasıl yönetileceği ve Çad'ın komşu ülkelerle ilişkileri konusunda gizli bir anlaşmazlığın yaşanması, özellikle diğer ülkelerde bu korumayı sağlamada başarısız olan Fransa'nın gerekli korumayı sağlama becerisine olan güveni baltalıyor. 

Çad Askeri Konseyi'nin birliği, ordu içinde İdris Deby'nin Fransa'nın ekseninde hareket etmesine itiraz eden muhalif bir grubun ortaya çıkmasına engel olamadı. Bu muhalif grup, bölgedeki son darbelerden büyük ölçüde etkilendi.

Ayrıca Macron'un Çad hükümetiyle yakınlaşması Fransız muhalefetinin sesinin daha yüksek çıkmasına yol açarken Deby de eleştiri oklarının hedefi oldu.

Çad Cumhurbaşkanı Mahamat İdris Deby
Çad Cumhurbaşkanı Mahamat İdris Deby

Çad Askeri Konseyi, bu durumun, üzerinde Fransa'nın varlığına karşı çıkan silahlı hareketlerle, özellikle de geçici ateşkesin ardından yeniden silahını eline alan FACT ile müzakere yapması yönünde baskı oluşturmasından korkuyor.

Bir diğer iktidar karşıtı silahlı muhalif hareket Cumhuriyetin Kurtuluşu İçin Askeri Komuta Konseyi (CCMSR), Çad'ın Fransa'dan bağımsızlığının 63'üncü yıl dönümü olan 10 Ağustos'tan bir gün önce, Tibesti bölgesinde altın madenleri bakımından zengin bir yer olan Gori Bogdi'de Çad ordusunu hedef aldı.

Bu tür gelişmeler, Çad Askeri Konseyi'nin yanı sıra mevcut geçiş hükümetine girmesi ya da ikisinin yahut koalisyonunun kazanabileceği seçimlerin yapılması ihtimaline yol açabilir.

Kamuoyu önünde yaşanan çekişme

Fransa, Mali'de Barkhane Operasyonu çerçevesinde konuşlandırdığı 4 bin 500 askeri, Fransız askerleri yerine Rus paralı asker grubu Wagner unsurlarını tercih eden Assimi Goeta liderliğindeki iktidardaki askeri cuntanın baskısı üzerine geri çekti.

Aynı durum, Orta Afrika'da Cumhurbaşkanı Faustin Archange Touadera'nın 2021 yılında yapılan seçimlerde Fransa yanlısı devrik lider François Bozize'nin Değişim için Vatanseverler Koalisyonu (CPC) adlı isyancı koalisyonu karşısında mücadele ederek ve kendisine 300'e yakın askeri uzman gönderen Rusya'dan yardım isteyerek ikinci kez seçildiği zaman da yaşanmıştı.

Wagner, Touadera'yı şiddet olaylarına karşı desteklemenin yanı sıra onun can güvenliğini de sağlarken başkent Bangui'de Rus askerlerinin görülmesi sıradanlaştı.

Şimdi Wagner'in lideri Yevgeniy Prigojin'in 23 Ağustos'ta ölmesine rağmen askeri cuntanın açıkça müdahale çağrısında bulunduğu Nijer'de de aynı durumun yaşanması bekleniyor.

Çad'da ise bu senaryonun, Paris'in müttefikini koruyamaması ve Rusya'nın müdahalesine yol açmasının ardından önce muhalefetin kısmen de olsa kontrol altına alınmasıyla ülkeyi açık bir çatışmaya dönüşebileceği tahmin ediliyor. 

Macron'un Afrika'da istikrarı bozan bir güç olarak eleştirdiği Rusya, Wagner aracılığıyla kıtadaki konumunu güçlendirme fırsatı yakalayacak gibi görünüyor.

Rusya'nın Afrika'ya olan ilgisi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un bu yıl içinde gerçekleştirdiği ziyaretlerde ve "Batı emperyalizminden kurtulmayı" teşvik edici ifadelerinde açıkça görülebiliyor.

Rusya, askeri anlaşmalar ve yumuşak güç bakımından da aktif olmaya devam ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) kurumlarının çalışmalarının yanı sıra Avrupa Birliği (AB), Fransa'nın Sahel bölgesinde olarak askeri var olmasının önemine rağmen istikrarın sağlanması için bu ülkelere maddi destek sağladı.

Ancak tüm bunlara rağmen Batı'nın bölgedeki varlığının yarattığı hoşnutsuzluk ve müdahalelerine eşlik eden siyasi karmaşıklık aynı şekilde devam etti.

Jeopolitik, etnik, ekonomik, dini ve demografik gerilimler daha da katlandı. Herhangi bir dış gücün Afrika'ya, özellikle de istikrarın sağlanamadığı Sahel bölgesine güvenlik ve barış dışında herhangi bir amaçla müdahale etmesi ve bu ülkelerin adil bir sistem kurmasına yardımcı olması durumunda karşılaşacağı zorluklar o kadar büyük olacak ki bu müdahale yahut yardım hiçbir işe yaramayacak.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe


Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
TT

Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)

21 yaşındaki Austin Tucker Martin'in, Mar-a-Lago'nun kuzey kapısının hemen ardında, saat 01.30 civarında, iki Gizli Servis ajanı ve bir Palm Beach County şerif yardımcısıyla karşılaştığında, elinde bir av tüfeği ve bir gaz tüpü olduğu iddia edildi. Başkan ve eşi o sırada Washington DC'deydi.

Palm Beach County Şerifi Ric Bradshaw pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, memurların Martin'e teçhizatını bırakmasını emrettiğini söyledi. Martin daha sonra gaz tüpünü indirdi ancak "av tüfeğini ateş etmeye hazır konuma kaldırdı".

Şerif, "O anda, şerif yardımcısı ve iki Gizli Servis ajanı silahlarını ateşledi" dedi.

Aile üyeleri, hafta sonu Martin'in kaybolduğunu bildirmişti ve haber karşısında şaşkına döndüler.

İşte silahlı saldırgan olduğu iddia edilen Martin hakkında bildiklerimiz:

"Karıncayı bile incitmezdi"
Martin'i tanıyanlar, haneye tecavüz ve silahlı saldırıyı öğrenince şoke oldu.

Kuzeni Braeden Fields, Associated Press'e, "İyi bir çocuktu" diye konuştu.

Böyle bir şey yapacağına inanmazdım. Akıl almaz bir şey.

Fields, "Karıncayı bile incitmezdi" diye ekledi.

Silah kullanmayı bile bilmiyor.

Fields, Martin'in ailesini "tutkulu Trump destekçileri" diye tanımladı ve 21 yaşındaki gencin "çok sessiz, hiçbir şeyden bahsetmeyen biri" olduğunu söyledi. Fields, Martin'in yerel bir golf sahasında çalıştığını da ekledi.

cdfgt
Polis, Martin'in Trump'ın Mar-a-Lago malikanesinin sınırını ihlal ederken bir av tüfeği taşıdığını söylüyor (Palm Beach County Şerif Bürosu)

The News & Observer'ın ulaştığı belgelere göre, Cameron'daki Union Pines Lisesi'nden 2023'te mezun olan Martin, seçmen kayıtlarında herhangi bir partiye kayıtlı görünmüyordu.

Geçen yıl Martin, golf sahalarının el yapımı çizimlerini yapan bir iş kurdu.

Girişimin internet sitesinde, "Fresh Sky Illustrations, esas olarak golf sahası sahnelerini çizerek ve çeşitli golf sahası hediyelik eşya dükkanlarında el yapımı eserlerin çerçeveli kopyalarını sunarak, bir yandan da kişisel siparişleri yerine getirerek golf sahasında olmanın umut dolu hissini hayata geçirmeye odaklanan bir sanat şirketidir" diye yazıyor.

Kuzey Karolina'nın Sanford kentindeki Quail Ridge Golf Sahası'nın baş golf profesyoneli Brandon Huneycutt, The News & Observer'a birkaç yıl önce Martin'le kısaca tanıştığını, golf arabası kullanmasına ve sahanın bazı bölümlerini görmesine izin verdiğini söyledi.

Huneycutt, "Sanırım onların fotoğraflarını çekti ve eve gidip resimleri gerçekten de elle çizdi" dedi.

Son derece iyi çalışmalardı.

dfvgbh
Martin''in kuzeni Braeden Fields, 21 yaşındaki gencin "iyi bir çocuk" ve silahlı saldırı haberinin "akıl almaz" olduğunu söyledi (AP)

Mar-a-Lago yakınlarında bulunan bir arabanın Martin'in gümüş renkli Volkswagen'i olduğu düşünülüyor. Polis, arabada Martin'in av tüfeğini taşıdığı anlaşılan bir kutu buldu.

Gizli Servis Sözcüsü Anthony Guglielmi'ye göre, dedektifler Martin'in silahı Florida'ya doğru güneye giderken aldığına inanıyor.

Soruşturmayı FBI yürütüyor.

Trump ve Mar-a-Lago yakınlarında bir dizi tehdit
Trump ve mülkleri, 2024 seçim kampanyası sezonundan bu yana bir dizi güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Temmuz 2024'te Pensilvanya'da düzenlenen bir miting sırasında, daha sonra öldürülen bir silahlı saldırganın kurşunu Cumhuriyetçi adayı sıyırmıştı.

Federal savcılara göre, 59 yaşındaki Ryan Wesley Routh, aynı yılın sonlarında Mar-a-Lago yakınlarında Trump'ı öldürmeye teşebbüs etmiş ve Trump Uluslararası Golf Kulübü'nü çevreleyen bir çitin üzerinden tüfek doğrultmuştu.

Bu ay Routh, federal hapishanede ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme belgelerine göre Routh, mahkumiyetine ve cezasına itiraz başvurusunda bulundu.

Independent Türkçe


Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
TT

Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)

İngiliz polisi, İngiltere'nin eski Ekonomi Bakanı ve Washington  Büyükelçisi  Peter Mandelson'ı, cinsel suçlu Jeffrey Epstein'la bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına aldı.

Mandelson'ın, bakanlık döneminde Epstein'a bilgi aktardığı iddiasıyla soruşturulduğu, incelemeler çerçevesinde Wiltshire ve Camden'daki iki mülkünde arama yapıldığı bildirildi.

Polis sözcüsü, "Görevi kötüye kullanma şüphesiyle 72 yaşındaki bir erkek gözaltına alınmıştır. Şüpheli, 23 Şubat Pazartesi günü Camden'daki bir adreste yakalanmış, Londra'daki bir polis merkezine götürülerek ifadesi alınmaktadır. Soruşturma kapsamında Wiltshire ve Camden'daki iki adreste arama kararı uygulanmıştır" açıklamasını yaptı.

Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve ayrıntıların kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını belirtti.

Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması ve Epstein'la ilişkilerine dair iddialar, İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı da artırmıştı.

BBC ve Sky News, 72 yaşındaki Mandelson’ın Londra’nın merkezindeki evinden sivil kıyafetli bir erkek ve bir kadın eşliğinde çıkarılarak sivil bir araca bindirildiğini gösteren görüntüler yayımladı.

Bir dönem İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden olan Mandelson’ın gözaltına alınması, Perşembe günü eski Prens Prens Andrew’ın Epstein davası kapsamında şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmasından dört gün sonra gerçekleşti.

Eskiden York Dükü unvanını taşıyan Andrew’un, 2001–2011 yılları arasında Birleşik Krallık’ın uluslararası ticaret özel temsilcisi olarak görev yaptığı dönemde Epstein’a gizli nitelik taşıyabilecek bilgiler sızdırdığı şüphesi bulunuyor. Andrew, Perşembe akşamı birkaç saatlik gözaltının ardından “soruşturma kapsamında” serbest bırakıldı.

Londra polisi, 3 Şubat’ta Mandelson hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayı sonunda yayımladığı Epstein dosyalarındaki belgelerde, Mandelson’ın özellikle 2008–2010 yılları arasında Gordon Brown hükümetinde bakanlık yaptığı dönemde, piyasaları etkileyebilecek borsa bilgilerini Epstein’a sızdırmış olabileceğine işaret edildiği belirtilmişti.

Polis, üç gün sonra Mandelson’a ait iki konutta arama yapıldığını açıkladı. Bunlardan biri Londra’nın Camden semtinde, diğeri ise İngiltere’nin güneybatısındaki Wiltshire’da bulunuyor.

Bu gelişmeler, İşçi Partili Başbakan Keir Starmer hükümetini zayıflattı. Hükümet, 2024 yılı sonunda Mandelson’ı Washington’a büyükelçi olarak atamakla eleştiriliyor. Eleştiriler, eski bakan ve Avrupa Komiseri olan Mandelson’ın, cinsel suçlardan mahkûmiyetine rağmen Epstein ile yakın ilişkisini sürdürdüğünün bilindiği iddialarına dayanıyor.

Starmer, Mandelson’ı Aralık 2024’te, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü öncesinde bu hassas göreve atamıştı. Ancak Epstein ile ilişkisine dair ayrıntıların yer aldığı belgelerin yayımlanmasının ardından Eylül 2025’te görevden aldı.

Starmer, Jeffrey Epstein’ın mağdurlarından özür dilerken, özel kalem müdürü ve basın sorumlusu istifa etti.

Hükümet, Mandelson’ın atanması ve görevden alınmasına ilişkin tüm belgelerin yayımlanacağını taahhüt etti. Bir hükümet yetkilisinin Pazartesi günü verdiği bilgiye göre, ilk belge paketi Mart ayı başında kamuoyuna açıklanacak.