Kremlin, Prigojin'in öldüğü uçak kazasına ilişkin soruşturmanın çok yavaş ilerlediği iddialarını yalanladı

Yevgeny Prigojin (Reuters)
Yevgeny Prigojin (Reuters)
TT

Kremlin, Prigojin'in öldüğü uçak kazasına ilişkin soruşturmanın çok yavaş ilerlediği iddialarını yalanladı

Yevgeny Prigojin (Reuters)
Yevgeny Prigojin (Reuters)

Kremlin, Wagner lideri Yevgeny Prigojin'in hayatını kaybettiği gizemli uçak kazasına ilişkin ‘Rusya'nın soruşturmasının çok yavaş olduğu’ iddiasını yalanladı.

Batılı ülkeler, kazanın Prigojin'in Rus askeri liderliğine karşı isyan girişiminden iki ay sonra meydana gelmesi nedeniyle Kremlin'in bazı eylemlerinden şüpheleniyor.

Benzer olaylarla karşılaştırıldığında Rus soruşturmacıların ilk bulguları yayınlamaları çok uzun sürmedi.

Geçtiğimiz salı günü bir Rus Airbus A320 uçağı, Sibirya'daki bir sahaya acil iniş yaptı. Rus müfettişlerin Prigojin olayında gerçekleşmeyen olası nedenleri anında açıklamaları kafa karışıklığına neden oldu.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Moskova'nın Prigojin’in öldüğü uçak kazasına ilişkin soruşturmayı çok yavaş değerlendirip değerlendirmediği yönündeki soruya, “Hayır… Kesinlikle öyle düşünmüyorum” şeklinde yanıt verdi.

Peskov, “Bu basit bir soruşturma ve basit bir kaza değil. Soruşturma devam ediyor. Dolayısıyla bu konuda yorum yapmak erken olacaktır” şeklinde konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 23-24 Haziran'da Wagner isyanı sırasında Ruslara yaptığı konuşmada Prigojin'i ‘hain’ olarak tanımlamıştı.

Açıklamasında Prigojin’i 90’lı yılların başlarından bu yana tanıdığını dile getiren Putin, “Kaderi karmaşık ama yetenekli bir adamdı. Hayatında ciddi hataları vardı ancak kendisi için istediği sonuçlara ulaştı” dedi.

Prigojin olayı istisnai bir olay değil. Çünkü Putin döneminde, muhaliflerin gizemli ölüm haberleri hala gelmeye devam ediyor.



İsrail Hamas üyesini öldürdü, silahlı çeteler altı Filistinliyi kaçırdı

İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail Hamas üyesini öldürdü, silahlı çeteler altı Filistinliyi kaçırdı

İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)

İsrail, 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren Gazze Şeridi'ndeki ateşkese yönelik ihlallerine devam ederken, silahlı çeteler Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde giderek daha aktif hale geldiği bir dönemde daha fazla kişi mağdur oluyor.

Cumartesi günü dikkat çekici bir gelişme yaşandı. İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus’un merkezinde kızını okula götüren Filistinli bir adamı hedef aldı. Şarku’l Avsat'ın edindiği bilgiye göre saldırının hedefinde Hamas'ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları üyesi Ahmed el-Kudra vardı.

Sahadan kaynaklara göre Kudra'nın kızı İsrail saldırısında ağır yaralanırken Kudra, Kassam Tugayları’na ait askeri endüstrinin mimarlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu olay, bundan bir hafta önce İsrail ve ABD'nin İran'a karşı savaşının başlamasından bu yana Gazze Şeridi'nde bir Hamas üyesine yönelik ilk kez suikast saldırısı olurken Gazze’deki ihlaller sarı hatla sınırlı kalmayıp son günlerde çok sayıda Filistinlinin ölümüyle sonuçlandı.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, son 48 saat içinde üç Filistinlinin öldürüldüğünü, üç kişinin de İsrail’in diğer saldırılarında yaralandığını açıkladı. Böylece ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana kurban sayısı 641'e ulaşırken 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam kurban sayısı ise 72 bin 123'ü aştı.

Büyük çaplı yıkım operasyonları

Diğer yandan İsrail ordusunun Han Yunus’un doğu bölgelerinde gerçekleştirdiği büyük çaplı yıkım operasyonları da devam ediyor. İsrail askeri araçlarından, balıkçıların bu bölgede balık tutmasını engellemek için, denizdeki savaş gemilerinden gelen topçu ateşi ve silah sesleri eşliğinde birçok bölgede ateş açıldı.

yjyt
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlar (Reuters)

İsrail'in gerginliği tırmandıran bu eylemlerine, Hamas'ın kontrolündeki bölgelerin derinliklerinde Gazze Şeridi'nde silahlı çetelerin faaliyetlerinin yoğunlaşması eşlik ediyor.

Şarku’l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Gazze şehrinin doğusundaki bölgelerde faaliyet gösteren Rami Halas'ın çetesinin silahlı üyeleri, şehrin güneydoğusundaki ez-Zeytun semtinin el-Medhun mahallesinde Hamas hükümeti çalışanlarından birini kaçırdı. Aynı olayda birkaç vatandaş da yaralandı. Çete, bir silah tüccarına ait silaha el koyduktan sonra onu sorguladı, ardından bölgeden ayrıldı.

Sahadaki kaynaklara göre olay ez-Zeytun semti üzerinde uçan ve her yöne ateş eden İsrail’e ait İHA’ların koruması altında gerçekleşti.

Diğer taraftan Han Yunus’un güneyinde faaliyet gösteren Husam el-Astal çetesine mensup silahlı unsurlar, Kizan Rbu Raşvan bölgesinden beş vatandaşı kaçırdı. Kaçırma vakası birkaç hafta içinde ikinci kez yaşanırken olay, Şarku’l Avsat'ın Hamas'ın Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, Gazze şehrinin batı bölgelerinin derinliklerinde, özellikle en-Nasr mahallesinde faaliyet gösteren Eşref el-Mensi çetesinin silahlı üyeleri tarafından gerçekleştirilen bir saldırı girişiminin engellendiği ve çete üyelerinden birinin tutuklanıp silahlarına el koyulduğu, diğer çete üyelerinin ise kaçtığını bildirmesinden bir gün sonra meydana geldi.

Yeni makineli tüfekler

Gazze Şeridi’ndeki silahlı çetelerin özellikle son üç ay içinde Han Yunus ve el-Megazi bölgelerinde üst düzey iki güvenlik görevlisine suikast düzenlemesinin ardından asıl amacın Hamas’tan bir güvenlik görevlisinin hedef alınmasının mı yoksa sadece bir güvenlik kontrol noktasına yönelik bir saldırı yapılmasının mı olduğu konusunda soruşturmalar yürütülüyor.

Bundan birkaç gün önce, yeni Duşka makineli tüfeklerle donatılmış 4x4 araçların Han Yunus’un doğusundaki Selahaddin Caddesi'nde dolaştığı görüldü. Daha sonra, bu araçların o bölgelerde faaliyet gösteren silahlı çete üyelerine ait olduğu anlaşıldı. O sırada İsrail İHA’ları da bölgenin üzerinde uçuyordu.

Hamas, silahlı çetelerin üyelerini öldürmek veya tutuklamak amacıyla gizli bir savaş yürütüyor. Ayrıca, aşiretler aracılığıyla, bu çetelerin üyelerini teslim olmaya ikna etmek ve onlara ‘tövbe’ etme şansı vermek için onlarla iletişim kurarak bu çeteleri dağıtmaya çalışıyor.


İran’ın komşu ülkeleri hedef alma konusundaki kafa karışıklığı

Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)
Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)
TT

İran’ın komşu ülkeleri hedef alma konusundaki kafa karışıklığı

Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)
Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)

ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattıkları savaş ikinci haftasına girerken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, saldırılar için komşu ülkelerden özür diledikten sonra, Tahran'ın iktidar kurumları arasında komşu ülkeleri hedef alma konusunda kafa karışıklığı yaşandığını gösteren belirtiler ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, komşu ülkelerin toprakları İran'a saldırı düzenlemek için kullanılmadığı sürece bu ülkelere yönelik saldırıları durduracağına söz verirken, askeri yetkililer hedeflerinin kapsamını genişletmeye dair tehditlerini sürdürdü. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, savaşın başlangıcında İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney ve bazı üst düzey komutanların öldürülmesinin ardından sahadaki kararların İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından alındığını kabul etti.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı’nın özrü, Tahran'da siyasi tartışmalara yol açtı. İran Yargı Erki Başkanı ve Geçici Liderlik Konseyi Üyesi Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ‘bölgedeki bazı ülkelerin toprakları düşmanın hizmetine sunulduğu için şiddetli saldırıların devam etmesi’ konusunda kararlı bir tutum sergiledi.

Tüm bunlar olurken sahada gerilim daha da tırmandı ve İsrail'in Tahran ve ülkenin diğer şehirlerine yoğun saldırıları devam etti. İran ise İsrail ve bölgedeki üslere füzeler ve insansız hava araçları (İHA) ile karşılık verdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı ‘çok daha güçlü’ saldırılarla vurmakla tehdit ederken, Washington'ın ‘daha önce dikkate alınmayan alanları ve kişileri’ hedef almayı düşündüğünü söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın komşu ülkelerden özür dilemesinin saldırıların baskısı karşısındaki bir geri çekilmeyi yansıttığını söyleyen Trump, “Komşularından özür diledi, onlara teslim oldu ve onları hedef almayacağına söz verdi” diye ekledi.

Sahadaki gelişmelere gelince, İsrail, Tahran ve İsfahan'daki askeri alanları ve füze tesislerini hedef alan 80'den fazla savaş uçağının katıldığı bir hava saldırısı dalgası başlattı. Saldırı sırasında Mehrabad, Şiraz, İsfahan ve Hamadan havaalanlarında büyük çaplı patlamalar meydana geldi. Saldırılarda Tahran’daki petrol rafinerisinin bazı bölümleri de hedef alındı.

Buna karşın İran, İsrail'e füzeli saldırılar düzenlerken, DMO, İsrail’in Hayfa kentindeki rafinerinin hedef alındığı saldırılarda Fetih, İmad ve Hayber füzelerinin kullanıldığını duyurdu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD'yi ‘Keşm Adası'ndaki su arıtma tesisini hedef almakla’ suçlayarak bunun ‘ciddi sonuçları’ olacağı uyarısında bulundu.


Trump, Kürtlerin İran'la savaşa girmesini istemediğini belirtti

Trump, 26 Temmuz 2022'de America First Enstitüsü'nde konuşma yaptı (Reuters)
Trump, 26 Temmuz 2022'de America First Enstitüsü'nde konuşma yaptı (Reuters)
TT

Trump, Kürtlerin İran'la savaşa girmesini istemediğini belirtti

Trump, 26 Temmuz 2022'de America First Enstitüsü'nde konuşma yaptı (Reuters)
Trump, 26 Temmuz 2022'de America First Enstitüsü'nde konuşma yaptı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Kürtlerin İran ile savaşa katılmasının olası olmadığını belirterek, Kürtlerin böyle bir isteği bulunduğunu ancak “savaşın zaten yeterince karmaşık olduğunu” söyledi. Trump ayrıca, “İran’da ülkeyi savaşa sürüklemeyecek bir lider seçmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca Birleşik Krallık’ın Ortadoğu’ya iki uçak gemisi göndermeyi ciddi şekilde değerlendirdiğini söyledi; ancak İran’a karşı yürütülen savaşta buna ihtiyaç duymadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda İngiltere Başbakanı Keir Starmer’a hitaben,
“Sorun değil Sayın Başbakan Starmer, artık onlara ihtiyacımız yok. Ama bunu unutmayacağız… Biz zaten zafer kazandıktan sonra savaşlara katılan insanlara ihtiyacımız yok!” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Trump, ABD’nin kuzeydoğusundaki Dover Hava Üssü’nde İran’a karşı yürütülen savaşta hayatını kaybeden altı Amerikan askerinin naaşlarının ülkeye getirilmesi sırasında düzenlenen kısa bir törene katıldı.

Başkan, üzerinde altın renkli “USA” harfleri bulunan beyaz bir şapka takarak, ABD bayrağına sarılı tabutlar askeri uçaktan araçlara taşınırken askerî selam verdi.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından hayatını kaybeden altı askerin, Kuveyt’te konuşlandırılmış yedek askerler olduğu ve merkezi Iowa eyaletinin başkenti Des Moines’de bulunan 103. Destek Komutanlığına bağlı görev yaptıkları belirtildi.