İran: ABD ile yapılan mahkum değişim anlaşmasının bugün hayata geçmesini bekliyoruz

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani (İran Dışişleri Bakanlığı)
TT

İran: ABD ile yapılan mahkum değişim anlaşmasının bugün hayata geçmesini bekliyoruz

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani (İran Dışişleri Bakanlığı)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ABD ile yapılan esir takası anlaşmasının bugün uygulamaya konmasının beklendiğini söyledi.

Reuters haber ajansına göre Kenani, Güney Kore'de dondurulan İran fonlarının bugün İran'ın elinde olacağını ifade etti.

Geçtiğimiz hafta Kenani, Tahran'ın ABD ile mahkum takasının neredeyse tamamlanmak üzere olduğu konusunda iyimser olduğunu ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varıldığını aktardı.

Sözcü, “Şu ana kadar gördüğümüz aksiyonlara dayanarak bunun önümüzdeki günlerde gerçekleşeceğini ve İran'ın varlık ve fonlarına tam erişime sahip olacağını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

İran ile ABD arasındaki tutuklu değişiminde 5 İranlı ve 5 ABD’li tutuklunun yer alması bekleniyor.



Eski FBI Direktörü James Comey: Trump'ın sus payı davasından beraat şansı sıfır

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Eski FBI Direktörü James Comey: Trump'ın sus payı davasından beraat şansı sıfır

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Eski FBI Direktörü James Comey, Donald Trump'ın New York'taki sus payı davasında jüri tarafından beraat ettirilme ihtimalinin "sıfır" olduğunu söyledi.

2013'ten 2017'ye kadar FBI Direktörü olarak görev yapan Comey, savcıların iddialarını kanıtlamak için belgeler, çekler, telefon görüşmeleri, mesajlar ve Trump'ın sözleri gibi kanıtları bir araya getirerek "çok güçlü bir dolaylı kanıtlara dayalı dava" oluşturduklarını söyledi.

Comey çarşamba günü NewsNation sunucusu Dan Abrams'a verdiği röportajda, "Mahkumiyet için ezici bir şans ve jürinin karar çoğunluğunu sağlayamaması için kayda değer ama çok daha küçük bir şans var; beraat etmesi için hiç şans yok" dedi.

Haftalar boyunca 20 farklı tanığın ifade vermesinin ardından pazartesi günü eski Başkan aleyhindeki davada delil sunumu tamamlandı. 

Comey, "En azından benim pek çok davaya bakma deneyimime göre bu dolaylı kanıtlara dayalı dava, jüri için çok ama çok güçlü etkiye sahip" diye ekledi.

Comey'nin geçen sene iddianame açıklandığındaki davayla ilgili düşünceleriyle şu anki tahmini arasında kayda değer bir farklılık var.

Eski FBI Direktörü James @Comey #DanAbramsLive'a katılarak radikal sağcı “Trump'ı öldür” komplo teorisini, FBI'ın siyasallaştığı iddialarını ve Trump'ın sus payı davasında “mahkumiyet şansının çok yüksek olduğuna” neden inandığını anlatıyor. 

Abrams'a yaptığı açıklamada "Ben bu iddianameyi okuyunca davayı açıp açmayacağıma karar veremezdim" dedi.

Comey, Bush yönetimi sırasında New York Güney Bölgesi'nde (SDNY) ABD savcısı olarak görev yapıyordu.

Comey, "Ancak şimdi davayı gördükten sonra bunu araştırıp nasıl mahkemeye taşımayabilirler diyorum" diye ekledi. 

Eski FBI Direktörü, Manhattan savcılarının kendisinin hayal ettiğinden "çok daha güçlü bir davaya" sahip olduğunu söyledi.

Trump'a ticari kayıtlarda tahrifat yapma suçundan New York'ta 34 ayrı suç isnat edildi. Savcılar, Trump'ın 2016 başkanlık seçimleri öncesinde bir porno film yıldızına sus payı olarak ödediği paraları örtbas etmeye çalıştığını ve bu sayede yıldızın iddia edilen kaçamak ilişkiyi anlatmasını önlemeye çalıştığını iddia ediyor.

Bu kaçamak ilişkiyi reddeden Trump, tüm suçlamalara karşı suçsuz olduğunu savundu. 

Kapanış konuşmalarının önümüzdeki hafta başlaması bekleniyor. Ardından jüri müzakereleri başlayacak ve Trump'ın ticari kayıtlarda tahrifat yapmaktan suçlu olup olmadığına karar verilecek.

Independent Türkçe


İsrail ordusu 3 esirin cesedinin Gazze Şeridi'nden alındığını duyurdu

Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Reuters)
Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Reuters)
TT

İsrail ordusu 3 esirin cesedinin Gazze Şeridi'nden alındığını duyurdu

Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Reuters)
Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Reuters)

İsrail ordusu tarafından bugün (Cuma) yapılan açıklamada, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail topraklarına düzenlediği saldırıdan bu yana Gazze Şeridi'nde tutulan üç esirin cesedine ulaşıldığı bildirildi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Esirler Hanan Yablonka, Michel Nisenbaum ve Orion Hernandez'in cesetleri, İsrail ordusu ve istihbarat servisleri tarafından Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de düzenlenen ortak bir operasyonla gece saatlerinde kurtarıldı” denildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Arapça olarak yaptığı açıklamada, “İster canlı ister ölü olsunlar, kaçırılanları geri getirmek için elimizden gelen her şeyi yapmak gibi ulusal ve ahlaki bir yükümlülüğümüz var ve biz de bunu yapıyoruz” ifadesini kullandı.

Gazze Şeridi’nde devam eden savaş, 7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'in güneyine eşi benzeri görülmemiş bir saldırı başlatmasıyla patlak verdi. AFP'nin İsrail resmi rakamlarından elde ettiği verilere göre söz konusu saldırıda bin 170 kişi öldü.

Hamas'ı ‘ortadan kaldırma’ sözü veren İsrail'in başlattığı bombardıman ve ardından gelen kara harekâtı sonucunda 35 bin 800 kişi hayatını kaybetti.

Hamas’ın İsrail yerleşimlerine yönelik saldırısında 252 kişi esir alındı. İsrail'in bugün yaptığı açıklamaya göre 37'si ölü olmak üzere 121 kişi halen Gazze Şeridi'nde esir tutuluyor.


İsrail, Kudüs'teki İspanya Konsolosluğu ile Filistinliler arasındaki ‘ilişkiyi kesme’ kararı aldı

İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz (AFP)
İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz (AFP)
TT

İsrail, Kudüs'teki İspanya Konsolosluğu ile Filistinliler arasındaki ‘ilişkiyi kesme’ kararı aldı

İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz (AFP)
İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz bugün (Cuma) yaptığı açıklamada, İspanya Başbakanı’nın Filistin devletini tanıdığını açıklamasına cevaben, Kudüs'teki İspanya Konsolosluğu ile Filistinliler arasındaki ‘ilişkiyi kesme’ kararı aldığını duyurdu.

Katz X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail'deki İspanyol temsilciliği ile Filistinliler arasındaki ilişkiyi kesmeye ve Kudüs'teki İspanya Konsolosluğu’nun Batı Şeria'daki Filistinlilere hizmet vermesini engellemeye karar verdim” ifadesini kullandı.

Katz açıklamasının devamında, bu kararın İspanya'nın Filistin devletini tanıması ve İspanya Başbakan Yardımcısı’nın ‘sadece Filistin devletini tanımakla kalmayıp Filistin'i nehirden denize kadar özgürleştirme’ çağrısına yanıt olarak alındığını belirtti.

Norveç, İrlanda ve İspanya'nın geçtiğimiz çarşamba günü, 28 Mayıs itibariyle Filistin devletini resmi olarak tanıma kararlarını açıklamaları, Filistin Yönetimi ve Hamas tarafından memnuniyetle karşılanırken, İsrail ise kararı kınayarak üç Avrupa ülkesindeki büyükelçilerini geri çağırma kararı aldı.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez İspanyol milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, “İspanya 28 Mayıs salı günü, Bakanlar Kurulu’nda Filistin devletinin tanınmasını onaylayacak” dedi.

Sanchez’in duyurusu, Hamas'ın 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail'in güneyine başlattığı eşi benzeri görülmemiş saldırının tetiklediği Gazze Şeridi'ndeki savaş devam ederken geldi.

İspanya Başbakan Yardımcısı ve Çalışma Bakanı Yolanda Diaz, çarşamba günü X platformunda yayınlanan bir videoda, “Bugün İspanya'nın Filistin devletini tanımasını memnuniyetle karşılıyoruz, ancak burada duramayız. Filistin, nehirden denize kadar özgür olacak” ifadelerini kullandı. Diaz ayrıca, ‘Filistin halkının soykırıma uğramasını’ kınadı.

‘Nehirden denize’ sloganı, 1948'de İsrail devletinin kurulmasından önce Ürdün Nehri'nden Akdeniz'e kadar uzanan İngiliz mandası dönemindeki Filistin sınırlarına atıfta bulunuyor ve başta İsrail hükümeti olmak üzere İsrail'in ortadan kaldırılmasına yönelik bir çağrı olarak görülüyor.

Diğer yandan İsrail Dışişleri Bakanlığı bugün öğleden sonra itibariyle, AFP'nin Bakan Katz tarafından açıklanan kararın uygulanmasının pratik araçları ve somut sonuçları hakkındaki sorusuna yanıt vermedi.


Çin'in Tayvan tatbikatı: "İktidarı ele geçirme senaryoları üzerinde çalışılıyor"

Çin Halk Kurtuluş Ordusu, tatbikat görüntülerini başkent Pekin'deki ekranlarda yayımladı (Reuters)
Çin Halk Kurtuluş Ordusu, tatbikat görüntülerini başkent Pekin'deki ekranlarda yayımladı (Reuters)
TT

Çin'in Tayvan tatbikatı: "İktidarı ele geçirme senaryoları üzerinde çalışılıyor"

Çin Halk Kurtuluş Ordusu, tatbikat görüntülerini başkent Pekin'deki ekranlarda yayımladı (Reuters)
Çin Halk Kurtuluş Ordusu, tatbikat görüntülerini başkent Pekin'deki ekranlarda yayımladı (Reuters)

Çin'in Tayvan etrafında başlattığı kapsamlı askeri tatbikat ikinci gününde de devam ediyor. 

Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun Doğu Cephesi Komutanlığı Sözcüsü Li Şi, bugünkü açıklamasında tatbikatlarda "iktidarı koordineli şekilde ele geçirme, ortak saldırı düzenleme ve kilit bölgelerin kontrolünü sağlama kabiliyetlerinin" test edildiğini belirtti. 

Tayvan Savunma Bakanlığı'ndan bugün yapılan açıklamada, son 24 saatte 49 askeri hava aracının ada çevresinde uçtuğu bildirildi.

Bunlardan 35'inin, Tayvan ve Çin arasındaki fiili sınıra işaret eden "orta çizgiyi" geçtiği aktarıldı.

Ayrıca ada çevresinde 19'u Çin donanmasına, 7'si de Çin sahil güvenliğine ait 26 geminin tespit edildiği belirtildi. 

Pekin yönetimine bağlı Çin Merkez Televizyonu'nun (CCTV) aktardığına göre bölgeye gönderilen bazı savaş uçaklarında gerçek bombalar yer aldı. 

Çin, dün başlattığı "Müşterek Kılıç-2024A" adlı tatbikat kapsamında birliklerini, Tayvan'a yakın konumdaki Kinmen, Matsu, Vuçiü ve Dongyin adalarının çevresini saracak şekilde konuşlandırmıştı. 

Tayvan Savunma Bakanlığı, dün yayımladığı açıklamada Pekin'in hamlesini kınayarak, "Çatışma aramıyoruz ama kaçacak da değiliz. Ulusal güvenliğimizi koruyacağımıza güvenimiz tam" ifadelerini kullanmıştı. 

zaxscdvf
Tayvan Hava Kuvvetleri'ne ait F-16'ların görüntüleri paylaşıldı (Reuters)

Açıklamada bölgeye birliklerin gönderildiği de belirtmişti. Bakanlık, bugün Tayvan Hava Kuvvetleri'ne ait F-16'ların fotoğraflarını paylaşırken, görüntülerin ne zaman ve nerede çekildiğine dair bilgi vermedi.

Bugün sonlanması öngörülen askeri tatbikat, Tayvan'ın yeni lideri Lai Ching-te'nin 20 Mayıs'taki yemin töreninin ardından geldi. 

13 Ocak'taki başkanlık seçimini kazanan iktidardaki Demokrat İlerici Parti'nin (DPP) adayı Lai, törendeki konuşmasında Çin'den Tayvan'a yönelik tehditlerini sonlandırmasını istemişti. Lai, Tayvan ve Çin'in "birbirinin boyunduruğu altında olmadığını" söylemişti.

Lai'yi "ayrılıkçı" olarak gören Pekin yönetimiyse açıklamalara tepki göstermişti. Çin'in Tayvan İlişkiler Ofisi Sözcüsü Çın Binhua, Lai'nin "bağımsızlık için dış güçlere bel bağladığını ve kutuplaşma yarattığını" öne sürmüştü. 

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi de "Çin'in yeniden birleşmesine yönelik kaçınılmaz tarihsel eğilimini hiçbir şey değiştiremez" ifadelerini kullanmıştı. 

Çin - Tayvan gerginliği

II. Dünya Savaşı sonrasında Çin'de KMT ve Komünist Parti arasındaki iç savaş Komünist Parti'nin zaferiyle sonuçlanmıştı. Mağlubiyetin ardından KMT liderleri Tayvan'a sığınmıştı.

Soğuk Savaş nedeniyle Batı'yla ilişkilerini koparan Çin'i 1970'lerin başına kadar Birleşmiş Milletler'de (BM) Tayvan ya da resmi adıyla Çin Cumhuriyeti temsil ediyordu.

BM'nin 1971'de aldığı Çin Halk Cumhuriyeti'ni tanıma kararı gerginliği yeni bir boyuta taşımıştı. Kararın ardından Tayvan, BM'den çıkarılmıştı.

Pekin yönetimi, "tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan'ın kendi topraklarının parçası olduğunu savunuyor. Buna göre Çin, boğaz ve çevresindeki askeri varlığının yanı sıra Tayvan'ın ülkelerle diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.

Tayvan ise o günden bu yana bağımsızlık arayışını farklı biçimlerde sürdürüyor.

Independent Türkçe, AFP, Guardian, Reuters, CNN


Putin Amerikan varlıklarına el konulmasına izin veren kararı imzaladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
TT

Putin Amerikan varlıklarına el konulmasına izin veren kararı imzaladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'deki Rus varlıklarına el konulmasına karşılık olarak Amerikan varlıklarına el konulmasına ilişkin bir kararı imzaladı.

Putin'in hamlesi, Amerika'nın Rusya Federasyonu ve Rusya Merkez Bankası'na yönelik "dostça olmayan" hamlelerinden kaynaklanan zararı telafi etmeyi amaçlıyor.

Karara göre Rusya'daki bir mahkeme, şirket hisseleri ve mülkiyet hakları gibi Amerikan vatandaşlarına ait varlıklara el koyabilir.

Benzer şekilde, herhangi bir Rus bireyi veya kuruluşu, uğradığı zararın miktarını belirterek, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mülkiyet haklarının ihlal edildiğinin belirlenmesi için mahkemeye baş vurabilir.

Rusya hükümetinin kararın uygulanması için gerekli yasal değişiklikleri hayata geçirmek için 4 ayı bulunuyor.

Putin daha önce Rus varlıklarına el konulmasına karşı çeşitli uyarılarda bulunmuştu.

ABD Temsilciler Meclisi nisan ayında dondurulmuş Rus varlıklarına el konulması yönünde karar aldı.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, karar sonrası, Batı'yı dondurulmuş Rus varlıklarına el koyma girişimlerine karşı uyararak olası bir misilleme tehdidinde bulundu.

AB, İsviçre ve diğer ülkeler de Rus varlıklarını dondurdu. Bloğun üye ülkeleri, AB'de dondurulan Rus varlıklarından elde edilen geliri, Ukrayna'ya askeri yardım sağlamak için kullanmayı kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Rusya Merkez Bankası'na ait yaklaşık 210 milyar euro (227 milyar dolar) değerindeki varlık, Avrupa Birliği'nde dondurulmuş durumda.

Ancak AB’de Rusya'nın misilleme yapabileceği endişesi nedeniyle söz konusu varlıklara henüz el konulmadı.

Moskova varlık karlarına el konulmasını eleştirerek bunu, hırsızlık olarak nitelendirdi.


ABD Temsilciler Meclisi Başkanı: Netanyahu "yakında" Kongre'ye hitap edecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı: Netanyahu "yakında" Kongre'ye hitap edecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson dün akşam (Perşembe) yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun "yakında" Kongre'nin her iki kanadına da hitap edeceğini duyurdu.

Cumhuriyetçi Johnson, Washington'da İsrail Büyükelçiliği'ndeki resepsiyon sırasında şunları söyledi: "Bu gece başka bir şeyi duyurmaktan mutluluk duyuyorum: Yakında Başbakan Netanyahu'yu Kongre'nin ortak oturumu için Kongre Binası'nda kabul edeceğiz" dedi. Johnson bunun, “en çok ihtiyaç duyduğu bir zamanda İsrail hükümetine verilen desteğin göstergesi” olduğunu belirtti. Johnson, Kongre'deki en kıdemli Cumhuriyetçi üye ve Demokrat başkanın İsrail'e yönelik politikasını eleştiren bir isim.

Böyle bir hamle, İsrail'in Gazze'deki askerî harekâtını ve Biden'ın buna verdiği desteği giderek daha çok eleştiren bazı Demokratların öfkesini artıracağı kesin.

Bu diplomatik toplantı, ABD'nin İsrail'in Gazze'deki Hamas militanlarına karşı yürüttüğünü söylediği savaş sırasında Filistinli sivilleri korumak için daha fazlasını yapmasını sağlama çabaları nedeniyle Biden ve Netanyahu arasında gerilimin olduğu bir dönemde gerçekleşti.

Büyükelçilik, Gazze'deki savaşın başlamasından beri gerçekleşen en sessiz etkinliklerden biri olan üst düzey etkinliğe Johnson ile birlikte katılan Demokrat Temsilcisi Pete Aguilar'ın yaptığı konuşmaya da aynı derecede önem verdi. Aguilar, Amerika'nın İsrail'e verdiği desteğin "sarsılmaz" olduğunu söyledi.


İran Reisi’yi defnetti halefini bekliyor

Meşhed kentindeki büyük cenaze töreninden (AFP)
Meşhed kentindeki büyük cenaze töreninden (AFP)
TT

İran Reisi’yi defnetti halefini bekliyor

Meşhed kentindeki büyük cenaze töreninden (AFP)
Meşhed kentindeki büyük cenaze töreninden (AFP)

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde binlerce kişi, helikopterlerinin ülkenin kuzeybatısındaki dağlık bir bölgeye düşmesi sonucu Dışişleri Bakanı ve diğer yetkililerle birlikte hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin cenaze törenine katıldı.

AFP'nin haberine göre Reisi'nin tabutu uçakla Meşhed'e götürüldü ve her yaştan kadın, erkek ve çocuk, dokuzuncu yüzyılda ölen ve Şiilerin sekizinci imamı olan İmam Ali el-Rıza'nın türbesine giden yol boyunca yürüdü.

İranlılar ilan edilen beş günlük yas sona ererken, 28 Haziran'da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin potansiyel adaylarını bekliyor.

İktidardaki muhafazakâr kampı temsil eden herhangi bir şahsın henüz öne çıkmaması nedeniyle siyasi bir belirsizlik durumu hâkim iken seçimler için adaylık başvurularının resmen 30 Mayıs'ta başlamsı bekleniyor.

Bu arada İran'da helikopter kazasıyla ilgili komplo teorilerinin önlenmesi için şeffaflık talepleri yükselmeye başladı. Bazı reformist gazeteler İranlı yetkilileri helikopter kazasıyla ilgili olarak verdikleri "yanlış ve hatalı bilgiler" nedeniyle eleştirdi. Cumhuru İslami gazetesi ise "komploya yönelen birçok spekülasyonun olduğunu" belirtti


Gazze savaşı nasıl sona erebilir? İsrail’in önündeki 4 senaryo

Yüzer iskelenin yanında Gazze'ye insani yardımın ulaşmasını bekleyen Filistinliler. (DPA)
Yüzer iskelenin yanında Gazze'ye insani yardımın ulaşmasını bekleyen Filistinliler. (DPA)
TT

Gazze savaşı nasıl sona erebilir? İsrail’in önündeki 4 senaryo

Yüzer iskelenin yanında Gazze'ye insani yardımın ulaşmasını bekleyen Filistinliler. (DPA)
Yüzer iskelenin yanında Gazze'ye insani yardımın ulaşmasını bekleyen Filistinliler. (DPA)

Gazze Şeridi'ndeki acımasız savaşın üzerinden yedi ay geçmesine rağmen Hamas halen savaşıyor. Hamas'ın kabiliyetleri azalmış olsa da Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki sıcak noktalarda yeniden toplanıyor ve Gazze Şeridi'nin çevresindeki İsrail yerleşimlerine roket saldırılarına devam ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Associated Press'ten (AP) aktardığına göre İsrail, kara kuvvetlerinin önünü yıkıcı hava bombardımanlarıyla açtıktan sonra Hamas'a karşı başlangıçta taktiksel ilerleme kaydetti. Ancak daha sonra birçok İsrailli, silahlı kuvvetlerinin ABD'nin Irak ve Afganistan'daki savaşlarıyla karşılaştırıldığında sadece kötü seçimler yaptığını düşünmeye başladı.

Bu bağlamda, İsrail Savaş Kabinesi'nin iki üyesi, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Netanyahu'nun rakibi Benny Gantz isyan ederek Netanyahu'dan Gazze Şeridi'ndeki savaş sonrası süreç için ayrıntılı bir plan geliştirmesini talep etti.

Gantz ve Gallant, 7 Ekim saldırısından sonra Hamas'a karşı yakın tarihin en büyük hava bombardımanını, kara operasyonlarını ve Birleşmiş Milletler'in (BM) Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerinin kıtlığın eşiğine geldiğini söylediği sınır geçişi kısıtlamalarını içeren müdahaleyi destekledi.

dfvgb
Gazze Şeridi'nde esir tutulan İsraillilerin yakınları, Tel Aviv'de düzenlenen bir gösteri sırasında yakınlarının fotoğraflarını tutuyor. (AP)

İki Savaş Kabinesi üyesi, İsrail güçlerinin 2005 yılında çekildiği Gazze Şeridi'ni yeniden işgal etmeleri halinde uzun ve maliyetli bir savaştan korkarken, aynı zamanda Gazze Şeridi'nde Hamas yönetiminin yeniden tesis edilmesine veya bir Filistin devletinin kurulmasına yol açabilecek herhangi bir çekilmeye de karşı çıkıyor.

Aşağıda savaşın nasıl sona erebileceğine dair 4 senaryo yer alıyor:

1- Askeri işgalin tamamlanması

Netanyahu, Hamas'a karşı tam bir zafer ve esirlerin iadesi sözü verdi. İsrail'in Hamas'ın güçlü bir kalesi olarak gördüğü Refah'a topyekûn bir saldırı başlatması halinde bu zaferin haftalar içinde elde edilebileceğini açıkça belirtti.

Gazze Tümeni'nde komutan yardımcısı olarak görev yapan İsrailli emekli general Amir Avivi, İsrail'in Gazze Şeridi'nde kalmak zorunda olduğunu ifade etti.

Avivi mevcut durumu şöyle açıkladı: “Bataklığı kurutmazsanız sivrisineklerle baş edemezsiniz. Bataklığı kurutmak eğitim müfredatını tamamen değiştirmek, terör örgütleriyle değil yerel liderlerle uğraşmak anlamına gelir ve bu bir gecede olmaz.”

İsrail hükümetindeki aşırı sağcı bakanlar, çok sayıda Filistinlinin başka yerlere ‘gönüllü olarak göç etmesi’ ve Gazze Şeridi'ndeki İsrail yerleşimlerinin yeniden inşa edilmesi çağrısında bulundu.

İsraillilerin çoğu, yaklaşık 2,3 Filistinlinin yaşadığı bir yerde büyük bir asker varlığına karşı çıkıyor. Zira işgalci bir güç olarak İsrail sağlık, eğitim ve diğer hizmetleri sağlamaktan sorumlu olacak.

Tam işgalin Hamas'ın ortadan kaldırılmasına yol açacağının garantisi yok. Hamas 1980'lerde Gazze Şeridi tamamen İsrail kontrolü altındayken kuruldu. Lübnan'daki Hizbullah İsrail güçleri Güney Lübnan'dayken kuruldu ve İsrail güçleri 1967'den beri bölgeyi kontrol etmesine rağmen Batı Şeria'daki silahlı unsurlarla sık sık çatışıyor.

2- Sınırlı işgal ve Anka’dan yardım

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin Gazze Şeridi'nde güvenlik kontrolünü elinde tutacağını, ancak sivil yönetimi Hamas ya da Filistin Yönetimi ile bağlantısı olmayan yerel yetkililere bırakacağını söyledi. Bazı Arap ülkelerinin yönetime ve yeniden inşaya katkıda bulunmasını önerdi. Ancak hiçbir ülke bu öneriye ilgi göstermedi.

Eski bir askeri istihbarat subayı ve Tel Aviv Üniversitesi'nde Filistin çalışmaları analisti olan Michael Milstein, İsrail'in Gazze Şeridi'nde iş adamları ve aşiret üyelerini kullanma girişiminin ‘felaketle’ sonuçlandığını ve Gazze Şeridi'nde kendisine yardım edecek Anka kuşu gibi efsanevi yaratıklar aradığını söyledi.

3- Büyük anlaşma

AP'ye göre Arap ülkeleri, ABD'nin onlarca yıllık çatışmayı çözmeyi amaçlayan önerisi etrafında bir araya geliyor. Öneri, Arap ve Müslüman ülkelerin yardımıyla Gazze Şeridi'ni yönetecek Filistin Yönetimi'nde reform yapılması planına dayanıyor.

Netanyahu, Gallant ve Gantz ile birlikte öneriyi reddederek, bunun “Hamas'ı ödüllendireceğini ve İsrail sınırlarında bir milis devleti kurulmasına yol açacağını” belirtti.

Filistinliler kan döngüsünü durduracak tek çözümün Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs toprakları üzerinde bir Filistin devletinin kurulması olduğunu ifade ediyor.

Hamas ise en azından geçici olarak iki devletli çözümü kabul ettiğini söylüyor ve savaş sonrası herhangi bir çözümün parçası olması gerektiğini ekliyor.

4- Hamas ile anlaşma

Hamas, Gazze Şeridi'ndeki esirlerin serbest bırakılması karşılığında Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden çekilmesini, uzun vadeli ateşkesi ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını içeren çok aşamalı bir anlaşmayı içeren farklı bir teklif sundu.

Bu önerinin hayata geçirilmesi Hamas'ın Gazze'nin yönetiminde yer almaya devam edeceği ve 7 Ekim saldırısından sonra Filistinlilerin maruz kaldığı geniş çaplı yıkım ve ölü sayısına rağmen askeri yeteneklerini yeniden inşa etmesine ve hatta zafer ilan etmesine olanak sağlayacaktır.

Binlerce İsrailli geçtiğimiz haftalarda liderlerinin bu teklifi kabul etmesini talep etmek için gösteri yaptı, zira esirlerin iadesi için tek yol bu olabilir. Protestocular, Netanyahu'yu anlaşmayı engellemekle suçluyor. Çünkü bu durum aşırılık yanlısı koalisyon ortaklarının istifasına ve hükümetin düşmesine yol açabilir ki bu da Netanyahu'nun siyasi kariyerinin sonu olur ve yolsuzluk suçlamasıyla yargılanmasına neden olabilir.


Raporlar: Uluslararası Adalet Divanı İsrail'e Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurma emri verecek

Gazze Şeridi'ndeki kara operasyonu sırasında İsrail askerleri (Reuters)
Gazze Şeridi'ndeki kara operasyonu sırasında İsrail askerleri (Reuters)
TT

Raporlar: Uluslararası Adalet Divanı İsrail'e Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurma emri verecek

Gazze Şeridi'ndeki kara operasyonu sırasında İsrail askerleri (Reuters)
Gazze Şeridi'ndeki kara operasyonu sırasında İsrail askerleri (Reuters)

İbrani basınında yer alan haberlere göre İsrail, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) bugün Güney Afrika'nın İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin en güneyindeki Refah kentine yönelik saldırısının durdurulması talebine vereceği yanıtı açıklarken, aleyhinde karar vermesini bekliyor.

Güney Afrika geçtiğimiz hafta UAD'dan, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki tüm operasyonlarının ve özellikle de Refah'taki operasyonunun durdurulmasını istemişti. Askeri harekatın Gazze Şeridi'nde yaşamı imkânsız hale getireceğini, dolayısıyla 1948 Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal edeceğini belirtmişti.

Bu, Hamas’ın 7 Ekim'deki saldırısının ardından İsrail'in Hamas'a savaş ilan etmesinden bu yana Güney Afrika'nın mahkemeye sunduğu dördüncü talep oldu.

İsrail Kanal 12 televizyonuna göre ismini vermek istemeyen yetkililer, İsrail’in UAD'ın bugünkü oturumda Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı yürütülen savaşın durdurulmasına karar vereceğine inanmakla birlikte, Tel Aviv'in bu kararı destekleme niyetinde olmadığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel'den aktardığına göre UAD, Güney Afrika'nın talebi lehine karar verirse konu Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ne taşınacak ve İsrail burada ABD'nin veto etmesini bekliyor.

İsrail haber sitesi Ynet'in haberinde ise UAD’ın Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere insani yardımın arttırılması yönünde ilave kararlar verme ihtimalinin yüksek olduğu belirtildi.

Web sitesi, UAD'ın, Güney Afrika'nın çatışmaların durdurulması talebini reddetme ihtimalinin düşük olduğunu ve mahkemenin Güney Afrika'nın Gazze Şeridi'nde savaşın durdurulması yönündeki ilk talebini kabul etmesinin orta ila yüksek ihtimal arasında olduğunu belirtti.

İsrail hükümet sözcüsü, mahkemenin kararından önce yaptığı açıklamada, “İsrail'in vatandaşlarını korumasını ve Gazze Şeridi'nde Hamas'ın peşine düşmesini engelleyecek hiçbir güç yoktur” ifadesini kullandı.

UAD dün (Perşembe) yaptığı açıklamada Güney Afrika'nın İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Refah kentine yönelik saldırısının durdurulması talebine ilişkin kararını Cuma günü (bugün) açıklayacağını duyurdu.

Güney Afrika, geçen hafta yapılan duruşmalarda, Filistin halkının hayatta kalmasını sağlamak amacıyla UAD'dan İsrail'in Gazze Şeridi'ne ve özellikle de Refah'a yönelik saldırısının durdurulmasını talep etti.

Bu acil önlem talebi, Güney Afrika tarafından Lahey'deki mahkemeye sunulan ve İsrail'i soykırım yapmakla suçlayan daha büyük bir davanın parçası.


İran Soruşturma Komitesi: Reisi'nin helikopteri kayalıklara çarptıktan sonra alev aldı

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopter kazasının olduğu yerde kurtarma ekipleri (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopter kazasının olduğu yerde kurtarma ekipleri (Reuters)
TT

İran Soruşturma Komitesi: Reisi'nin helikopteri kayalıklara çarptıktan sonra alev aldı

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopter kazasının olduğu yerde kurtarma ekipleri (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopter kazasının olduğu yerde kurtarma ekipleri (Reuters)

İran'ın Tesnim Haber Ajansı, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopterinin düşmesini soruşturan komitenin ön raporuna dayanarak hazırladığı haberinde, uçağın rotasından çıkmadığını, kayalıklara çarptığı için alev aldığını belirtti.

Şarku’L Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’ndan aktardığına göre ön raporda uçağın enkazında herhangi bir mermi izine rastlanmadığı ve kontrol kulesinin uçuş ekibiyle yaptığı konuşmalarda şüpheli bir duruma rastlanmadığı ifade edildi.

Raporda, helikopter pilotunun Cumhurbaşkanı'nın konvoyunda bulunan diğer iki helikopterle temas kurduğu da kaydedildi.

Rapora göre"Engebeli arazi, yoğun sis ve soğuk hava nedeniyle sabah 5'e kadar devam eden arama çalışmaları, İran'a ait insansız hava araçlarıyla kaza yerinin tespit edilmesinin ardından kurtarma ekiplerinin bölgeye yönelmesiyle sona erdi."

Ön raporda, olayla ilgili belge ve delillerin büyük bir kısmının toplandığı, ancak ayrıntılı ve derinlemesine bir çalışma için daha fazla zamana ihtiyaç olduğu açıklandı.