Azerbaycan ve Dağlık Karabağ'daki Ermeni ayrılıkçılar müzakereleri sürdürmeye hazır

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Erivan, Bakü ve Moskova arasında ateşkes ihlalleri izleniyor

Rus barış güçleri Dağlık Karabağ'da bulunan Hankendi yakınlarındaki Ermeni sakinlere yardım ediyor (AP)
Rus barış güçleri Dağlık Karabağ'da bulunan Hankendi yakınlarındaki Ermeni sakinlere yardım ediyor (AP)
TT

Azerbaycan ve Dağlık Karabağ'daki Ermeni ayrılıkçılar müzakereleri sürdürmeye hazır

Rus barış güçleri Dağlık Karabağ'da bulunan Hankendi yakınlarındaki Ermeni sakinlere yardım ediyor (AP)
Rus barış güçleri Dağlık Karabağ'da bulunan Hankendi yakınlarındaki Ermeni sakinlere yardım ediyor (AP)

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in dış politika danışmanı Hikmet Hacıyev, ülkesinin Karabağ'da silahlarını bırakan Ermeni savaşçılara af çıkarmayı planladığını, ancak oradaki bazı askeri birimlerin direnişi sürdüreceğini söyledi.

"Eski askerler ve savaşçılar için bir af öngörüyoruz" diyen Hacıyev, Dağlık Karabağ'daki Ermenilerin insani yardım talebinde bulunduğunu ve dün (22 Eylül) bölgeye üç sevkiyatın ulaştırılacağını belirtti.

Hacıyev, Azerbaycan'ın isteğinin Ermenilerin Dağlık Karabağ'a barışçıl bir şekilde yeniden entegrasyonu olduğunu söyledi.

Rus haber ajansları, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, Ermenilerin Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde kalabilmelerini umduğunu söylediğini aktardı.

Paşinyan, hükümet toplantısında Erivan'ın bölgeden gelenleri kabul edeceğini, ancak toplu yerleşimin ancak Karabağ Ermenilerinin orada kalmasının imkânsız hale gelmesi durumunda gerçekleşeceğini söyledi.

Mirzoyan ve Bayramov

Ermenistan ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ dosyası zemininde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi önünde karşı karşıya gelmiş, bu tartışmalı bölgedeki durumun kötüleşmesinden Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov sorumlu tutulmuştu.

Mirzoyan, "bu çatışmada iki taraf olmadığını, saldırgan ve mağdurun olduğunu" söyledi.

Bakü'nün, Dağlık Karabağ'daki 'etnik temizlik' sürecini tamamlamaya yönelik 'planlı' bir saldırı başlattığını söyleyen Mirzoyan, Bakü'yü "yoğun ve ayrım gözetmeyen bombardımanlar başlatmak ve misket bombaları kullanımı da dahil olmak üzere ağır toplara başvurmakla" suçladı.

Ayrıca Azerbaycanlı mevkidaşı Bayramov, Dağlık Karabağ'da ayrılıkçılara mühimmat sağlamak ve onları desteklemekle suçlanan Erivan'ın başlattığı 'yanlış bilgilendirme kampanyasını' kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'ni 'tarafsızlığa' çağırdı.

Ateşkes

Azerbaycan'ın başlattığı hızlı askeri operasyon karşısında Ermeni ayrılıkçıların teslim olmasının ardından, birtakım ihlallerin gözlemlenmesine rağmen 23 Eylül Cuma günü bölgede ateşkes devam ediyor.

Rusya 21 Eylül Perşembe günü Azerbaycan'ın sürpriz saldırısının ardından Ermeni ayrılıkçıların 'teslim olması' kapsamında ilan edilen ateşkesin ertesi günü Dağlık Karabağ'da beş ateşkes ihlali gözlemlediğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Düşmanlıkları durdurma anlaşmasının imzalanmasından bu yana Şuşa (iki ihlal) ve Mardkert (üç ihlal) bölgelerinde beş ateşkes ihlali gözlemlendi" ifadeleri yer aldı.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 21 Eylül Perşembe akşamı, 'münferit ihlallere' rağmen, çarşamba günü yürürlüğe giren ateşkese 'genel olarak' saygı gösterildiğini doğruladı.

Hankendili bir iş adamı olan Arutyun Gasparyan, "Biz evimizde oturup müzakerelerin sonucunu bekliyoruz. Bütün kent sakinleri evlerinde veya bahçelerinde oturup bekliyorlar" dedi.

Moskova ateşkes ihlallerini takip ediyor (AP)
Moskova ateşkes ihlallerini takip ediyor (AP)

Görüşmelere devam ediliyor

Hem Azerbaycan hem de Dağlık Karabağ'daki Ermeni ayrılıkçılar, Bakü'nün tartışmalı bölgede başlattığı askeri operasyonda zaferini ilan etmesinin ertesi günü (21 Eylül Perşembe) başlayan müzakereleri sürdürmeye hazır olduklarını ifade etti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, başkent Bakü'nün 295 kilometre batısındaki Yevlah şehrinde yaklaşık iki saat süren görüşmeleri 'yapıcı' olarak nitelendirdi ve yeni bir toplantının 'en kısa sürede' yapılacağını belirtti.

Dağlık Karabağ'daki Ermeni ayrılıkçılar ise yaptıkları açıklamada, "İki taraf, mevcut tüm sorunların barışçıl bir ortamda tartışılması gerektiğini özellikle vurguladı ve toplantılara devam etmeye hazır olduklarını söyledi" ifadelerini kullandı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in dış politika danışmanı Hikmet Hacıyev, görüşmeler öncesinde Bakü'nün "Ermenilerin Karabağ'da barışçıl bir şekilde yeniden entegrasyonunu istediğini ve aynı zamanda Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki normalleşme sürecini desteklediğini" doğruladı.

Aç ve korkmuş insanlar

Dağlık Karabağ'daki İnsan Hakları Ombudsmanı Gegham Stepanyan21 Eylül Perşembe günü, bölgenin başkenti Hankendi'nin sokaklarının "aç ve korkmuş, yerinden edilmiş insanlarla dolu olduğunu" duyurdu. Bu, Ermeni çoğunluğun yaşadığı bölgenin 24 saat süren çatışmaların ardından Azerbaycan'a teslim olmasının ertesi günüydü.

Stepanyan, X platformu (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada, "İnsanlar çaresizce birbirlerini arıyor ve yakınları hakkında haber almak için telefon görüşmeleri yapıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycanlı mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Bakü'den Dağlık Karabağ'daki Ermenilerin "haklarını ve güvenliklerini" garanti altına almasını talep etti.

Aynı bağlamda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa'nın Karabağ sakinlerinin haklarına ve güvenliğine saygı gösterme çağrılarındaki kararlılığını doğrulayarak, "Fransa'nın sivil halka insani yardımı hiçbir engel olmadan ulaştırmak için çalışma kararlılığını" yineledi.

Dağlık Karabağ'daki Rus barış güçleri (AP)
Dağlık Karabağ'daki Rus barış güçleri (AP)

Kitlesel göç korkusu

Azerbaycan'ın askeri zaferi, 120 bin nüfuslu olduğu tahmin edilen bu yerleşim bölgesinden kitlesel göç korkusunu artırıyor.

Şu anda Ermenistan bölgeden toplu tahliye planlamadığını doğruladı.

Ancak 21 Eylül Perşembe günü Ermenistan Başbakanı bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada ülkesinin 40 bin mülteci aileyi kabul etmeye hazır olduğunu duyurdu ve bunun yerel nüfusa yönelik 'doğrudan bir tehdit' olmadığını vurguladı.

Nikol Paşinyan ayrıca, 2020'deki son savaştan bu yana Dağlık Karabağ'da bir tabur konuşlandıran Rusya'yı, söz konusu Ermeni çoğunluğunun bulunduğu bölgedeki barışı koruma misyonunda başarısız olmakla suçladı.

Barışı koruma taburunun 'başarısızlığı'

Paşinyan, "Dağlık Karabağ'daki barışı koruma taburunun başarısızlığını görmezden gelmemiz gerektiğini düşünmüyorum" dedi.

Ermenistan, 21 Eylül Perşembe günü BM İnsan Hakları Konseyi önünde Azerbaycan'ı, Bakü güçlerinin başlattığı askeri operasyonun ardından Dağlık Karabağ'da 'etnik temizlik' ve 'insanlığa karşı suç' işlemekle suçlamıştı.

Stepanyan çarşamba akşamı, Dağlık Karabağ'da kadınlar, çocuklar ve yaşlılar da dahil olmak üzere "10 binden fazla kişinin asıl ikamet yerlerinden tahliye edildiğini" söyledi.

Bu bölgede görev yapan Rus barış gücü, bu kişilerin yaklaşık 5 binine bakım hizmeti verdi.

Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'da başlattığı 24 saat süren ve çarşamba günü öğle saatlerinde sona eren askeri operasyonda en az 200 kişinin öldüğü, 400'den fazla kişinin de yaralandığı ifade edildi.

Azerbaycan 21 Eylül Perşembe günü Karabağ'daki saldırıda Rus barış gücünden altı askerin öldüğünü bildirdi.

Aliyev Putin'den özür diledi

Kremlin'den 21 Eylül Perşembe günü yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, askerlerin vurularak öldürülmesi nedeniyle Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin'den özür diledi.

Aliyev 20 Eylül Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ayrılıkçıların silahlarını bırakmayı ve Bakü ile görüşme yapmayı kabul etmesini de içeren bir ateşkes anlaşması kapsamında ülkesinin bölge üzerindeki egemenliğini yeniden tesis ettiğini duyurdu.

Şiddetin yeniden alevlenmesinin tüm Kafkasya bölgesini istikrarsızlaştıracağından korkan Batı ve Karabağ meselesini Azerbaycan'ın iç meselesi olarak gören Rusya, salı günü çatışmaların derhal durdurulması çağrısında bulundu.

Azerbaycan makamları, Karabağ'da iki mayının patlaması sonucu 4 polis ve 2 sivilin öldürülmesinin ardından Salı günü 'terörle mücadele' operasyonu başlattı.

Azerbaycan bu 'terör' eylemlerinden Ermeni ayrılıkçıları sorumlu tutuyor.

Ayrılıkçıların yenilgisi, Paşinyan karşısında iç eleştirileri yeniden canlandırdı.

Göstericiler 20 Eylül Çarşamba günü Başbakanlık binası önünde toplandı ve polisle aralarında çatışmalar yaşandı.

Türkiye: Azerbaycan operasyonunda doğrudan rol oynamadık

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili 21 Eylül Perşembe günü yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yakın müttefiki Azerbaycan'ı desteklemek için orduyu eğitmek ve modernize etmek de dahil olmak üzere 'tüm araçları' kullandığını, ancak Dağlık Karabağ bölgesindeki Bakü askeri operasyonunda doğrudan bir rol oynamadığını söyledi.

NATO üyesi Türkiye, çarşamba günü, Bakü'nün 'toprak bütünlüğünü koruma adımlarına' açık destek verdiğini duyurdu.

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu sadece Azerbaycan ordusunun bir operasyonuydu. Türkiye doğrudan müdahale etmedi" dedi.

Yetkili, "Türkiye'nin Azerbaycan'la askeri eğitim ve ordu modernizasyonu alanındaki iş birliği uzun süredir devam ediyor. Azerbaycan ordusunun son operasyondaki başarısı ulaştığı seviyeyi açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Yetkili, Türk-Rus ortak izleme merkezinin halen faaliyette olduğunu ve ateşkesin ihlal edilmesi durumunda her türlü durumun rapor edildiğini de sözlerine ekledi.

Yetkili ayrıca, Azerbaycan'la dilsel, kültürel ve ekonomik bağları bulunan Türkiye'nin, Bakü ve Erivan'ın barışçıl ilişkiler kurma çabalarını desteklediğini sözlerine ekledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu sonrasında New York'taki gazetecilere Azerbaycan'ın Karabağ'da düzenlediği antiterör operasyonuna ilişkin olarak yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı:

Azerbaycan'ın operasyonu Ermenistan Devletiyle değil, Karabağ'daki çapulcu Ermeni takımıyla alakalı bir konu.

Erdoğan, "Bu son olay (Ermenistan Başbakanı) Paşinyan'la, Ermenistan Devletiyle de alakalı değildir. Bu bir yerde Karabağ'daki çapulcu Ermeni takımıyla alakalı bir konudur. Uyarılar yapıldı, ama bütün bu uyarılara rağmen bunlar kendilerine çekidüzen vermediler, Azerbaycan da adımını attı" ifadelerini kullandı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



İsrail, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla ilgili komutanı öldürdü

Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)
Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)
TT

İsrail, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla ilgili komutanı öldürdü

Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)
Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)

İran Devrim Muhafızları Donanması Komutanı Ali Rıza Tangsiri, dün Bender Abbas'ta İsrail'in düzenlediği bir saldırıda öldürüldü. Bu olay, sahada önemli bir dönüm noktası oldu. Bu olay, ABD Başkanı Donald Trump'ın çatışmanın "daha tehlikeli bir aşamaya" girdiğine dair uyarısının ardından, Hürmüz Boğazı'nın açılması için belirlediği süreyi 6 Nisan'a kadar uzattığını açıklamasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İsrail'in açıklamasını doğrulayarak Tangsiri'nin ölümünün "bölgeyi daha güvenli hale getirdiğini" belirtti. CENTCOM, İranlı yetkilinin gemilere yönelik operasyonlara liderlik ettiğini ve ticari gemilere ve petrol tankerlerine yönelik saldırılarla bağlantılı olduğunu ifade etti.

İsrail ayrıca, saldırıda İslam Devrim Muhafızları Ordusu deniz istihbarat başkanı Behnam Rızai'nin de öldürüldüğünü açıkladı. Ancak İran'dan henüz bir doğrulama veya yalanlama yapılmadı.

İsrail ordusu, İran'ın batısındaki balistik füze fırlatma rampaları ve hava savunma sistemlerinin yanı sıra Tahran, İsfahan ve Parçin kompleksindeki askeri üretim tesislerini hedef alan 20'den fazla hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Tahran ise İsrail ve ABD üslerindeki hedeflere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini açıkladı; askeri sözcü Ebulfazl Şikarçi ise operasyonların devam edeceğini söyledi.

Pakistanlı bir kaynak, İsrail'in olası arabuluculuk fırsatlarını öngörerek İslamabad'ın talebi üzerine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Mohammad Bakır Kalibaf'ın isimlerini hedef listesinden geçici olarak çıkardığını bildirdi.


İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde çıkan çatışmalarda iki askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)
İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde çıkan çatışmalarda iki askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)
İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah ile sınırda devam eden çatışmalar sırasında iki askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu, ordunun 8 Mart'ta iki askerinin ölümünü açıklamasının ardından bölgede ölen İsrail askerlerinin sayısını dörde çıkardı.

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamasında, güçlerinin Hizbullah'la savaştığı güney Lübnan'da tampon bölge oluşturma çabalarının bir parçası olarak ilave birliklere ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Ordu sözcüsü Efi Defrin, televizyonda yayınlanan bir brifingde, "Lübnan cephesi ve kurmaya çalıştığımız ileri savunma bölgesi, ilave İsrail Savunma Kuvvetleri güçlerine ihtiyaç duyuyor" dedi ve ordunun işgal altındaki Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Suriye de dahil olmak üzere birden fazla cephede eş zamanlı olarak faaliyet gösterdiğini kaydetti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre "İsrail ordusunda daha fazla muharip askere ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışma, Lübnanlı militan grubun 2 Mart'ta Tahran'ı desteklemek amacıyla İsrail'e roket fırlatmasından bu yana, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın en ciddi sonucu haline geldi.

İsrail, Lübnan'da binden fazla kişinin ölümüne ve bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açan bir saldırıyla karşılık verdi.

İsrail, güvenli bir tampon bölge oluşturmak amacıyla Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde kalan bölgeyi işgal etme niyetini açıkladı


Ukrayna savaşı: Rus petrolünde kritik arz kesintisi yaşanıyor

Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)
Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)
TT

Ukrayna savaşı: Rus petrolünde kritik arz kesintisi yaşanıyor

Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)
Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)

Ukrayna saldırıları nedeniyle Rusya'nın petrol ihracat kapasitesi yüzde 40 azaldı.

Reuters'ın analizine göre Ukrayna ordusunun düzenlediği drone saldırıları ve "gölge filoya" ait olduğu öne sürülen tankerlere el konmasıyla Rusya'nın petrol ihracat kapasitesinin en az yüzde 40'ı durma noktasına geldi.

Haberde, bunun "dünyanın en büyük ikinci petrol ihracatçısı olan Rusya'nın modern tarihindeki en ciddi petrol arz kesintisi olduğu" savunuluyor.

Saldırılar nedeniyle yaşanan arz kesintisinin, İran savaşının etkisiyle petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aştığı bir dönemde Moskova'yı olumsuz etkilediği belirtiliyor.

Ülkenin başlıca gelir kaynakları arasında yer alan petrol üretimi, 2,6 trilyon dolarlık Rus ekonomisinin temelini oluşturuyor.

Ukrayna, bu ay Rusya'nın petrol ve yakıt ihracat altyapısına yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını yoğunlaştırdı. Kiev güçleri Karadeniz'deki Novorossisk ile Baltık Denizi'ndeki Primorsk ve Ust-Luga dahil Rusya'nın batı kesimindeki üç büyük petrol ihracat limanını vurdu.

Macaristan ve Slovakya için kritik önem taşıyan Drujba petrol boru hattına 27 Ocak'ta yapılan saldırı sonucu da sevkıyat sekteye uğramıştı. Kiev yönetimi, saldırının Moskova tarafından düzenlendiğini savunmuştu. Ukrayna ordusu da bu boru hattına geçen yıl ağustosta saldırı düzenlemişti.

Bunlara ek olarak Rusya'nın yaptırım altındaki petrolü taşımak için kullandığı "gölge filoya" ait olduğu öne sürülen tankerlere de el kondu.

Avrupa'daki el koymalar, Rusya'nın Murmansk limanından yapılan günlük 300 bin varillik Arktik petrol ihracatının aksamasına yol açtı.  

Diğer yandan Kremlin, Skovorodino-Mohe ve Atasu-Alashankou boru hatları üzerinden Çin'e tedariki sürdürüyor.

Ayrıca Rusya'nın Kozmino limanı üzerinden deniz yoluyla taşınan ESPO Blend ihracatı da devam ediyor.

Analize göre üç güzergahtan yapılan toplam petrol sevkiyatı günde yaklaşık 1,9 milyon varil seviyesinde.

Independent Türkçe, Reuters, Kyiv Post