İran istihbaratı Ronaldo ve Ali Dayi'nin görüşmesini engelledi

Persepolis kulübü başkanı, görevden alınmakla tehdit edildi

İran istihbaratı, Persepolis kulübünün Cristiano Ronaldo ve Ali Dayi için ortak bir parti ve öğle yemeği düzenlemesini engelledi (Independent Arabia)
İran istihbaratı, Persepolis kulübünün Cristiano Ronaldo ve Ali Dayi için ortak bir parti ve öğle yemeği düzenlemesini engelledi (Independent Arabia)
TT

İran istihbaratı Ronaldo ve Ali Dayi'nin görüşmesini engelledi

İran istihbaratı, Persepolis kulübünün Cristiano Ronaldo ve Ali Dayi için ortak bir parti ve öğle yemeği düzenlemesini engelledi (Independent Arabia)
İran istihbaratı, Persepolis kulübünün Cristiano Ronaldo ve Ali Dayi için ortak bir parti ve öğle yemeği düzenlemesini engelledi (Independent Arabia)

Emir Hüseyin Mir İsmaili 

İran Persepolis kulübündeki bir kaynak geçen cumartesi günü Independent Farsça'ya verdiği demeçte, İran İstihbarat Bakanlığı'ndaki güvenlik görevlilerinin Suudi kulübü Al Nassr'ın oyuncusu Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo ile İran futbol efsanesi Ali Dayi arasında gerçekleşecek bir görüşmeyi engellediğini söyledi.

Dayi, geçen pazartesi günü Suudi ekibinin Tahran'a gelmesinin ardından, onları Asya Şampiyonlar Ligi'nde bir araya getiren maça çıkmıştı.

Kaynaklar, istihbaratın İran kulübü Persepolis'in Ronaldo ve Dayi için ortak bir tören ve öğle yemeği düzenlemesini engellediğini doğruladı.

Dayi, Ronaldo'dan sonra FIFA tarihindeki ikinci golcü. 16 Eylül 2022'de İran'daki rejime karşı çıkan halk protestoları sırasında Dayi, hükümeti defalarca eleştirdi.

Ayrıca İran güvenlik güçleri tarafından tutuklanan gençleri destekledi. Bu da güvenliğin eski uluslararası oyuncuyu herhangi bir spor faaliyetinden men etme ve antrenmanda çalışmasını engelleme kararı vermesine neden oldu.

Al Nassr Kulübü oyuncularının Tahran'a gelişi sırasında Persepolis CEO'su Rıza Derviş, eski dostu Dayi ile birlikte havalimanında Ronaldo'yu karşılamaya çalıştı.

Daha sonra Suudi ekibinin kaldığı otelde bir resepsiyon ve öğle yemeği düzenlenecekti, ancak İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi hükümeti İstihbarat Bakanlığı yetkilileri bu toplantıyı veya öğle yemeğini engelledi.

Persepolis kulübünün çalışanlarından biri Independent Persian gazetesine verdiği demeçte şunları ifade etti:

Güvenlik güçleri geçen pazartesi Rıza Derviş'i aradı ve Dayi'yi Ronaldo'yu karşılamaya davet ettiği için azarladı. Tören ve öğle yemeği düzenlenirse onu görevinden almakla tehdit etti. Al Nassr'ın gelişinden bir gün önce, kulüpteki meslektaşlarımız Ronaldo'yu karşılama programının haberini Persepolis kulübünün web sitesinde yayınlamıştı. Ancak istihbarat yetkilileri onlarla iletişime geçtikten sonra haberleri silmek zorunda kaldılar. Özellikle İran futboluyla ilgili tüm olaylara doğrudan müdahale ettikleri için kimse onlara karşı çıkamazdı.

Bu bağlamda Independent Farsça gazetesi geçen haziran ayında Reisi hükümetindeki istihbarat yetkililerinin, İran futbolunun ve Persepolis kulübünün yıldızlarından biri olan Kerim Bakıri'nin antrenman kadrosuna devam etmesi için bir şart koyduğunu bildirdi.

İran futbolunun efsanelerinden bir diğeri olan Ali Kerimi'yi desteklemek için paylaştığı Instagram gönderilerinden birini silen Bakıri, şu anki teknik direktör Yahya Gülmuhammedi'nin asistanı olduktan sonra Persepolis kulübünün kadrosundan ihraç edildi.

Ronaldo geçen salı günü Al Nassr'ın İran kulübü Persepolis'in ev sahibine karşı kazandığı zaferden sonra X platformundaki hesabından şu paylaşımda bulundu:

Taraftarlara ve tüm İranlılara özel teşekkürler, ne sıcak ve harika bir karşılama.

Suudi ekibinin Tahran'daki varlığı sırasında, içinde bir dizi El Nassr oyuncusu bulunan otel asansörü yoğunluk nedeniyle askıya alındı.

Ronaldo'ya halı hediye etme sırasında Perpolis Kulübü CEO'sunun kızının bulunmasının yanı sıra, televizyon yayınında görüntünün bozuk olması ve Azadi stadyumunun çimlerinin kötü durumu olaya neden oldu.

İran polislerin kadınlara hakaret etmesi de dikkatleri çeken başka bir olaydı.

El Nassr oyuncuları, güvensizlik nedeniyle Azadi Stadyumu'nda antrenman yapmamaları, internetin engellemesi nedeniyle mağduriyet yaşamaları ve Persepolis CEO'sunun kızının Ronaldo'ya Filistin meselesi ve dünya gündemindeki diğer konular hakkında soru sorduğu iddialarını reddetti.

Son toplantı, Devrim Muhafızları'nın bir üyesi olan Futbol Federasyonu'nun şu anki başkanı Mehdi Tac da dahil olmak üzere İran futbolunu askeri ve güvenlik liderleri kontrol ettiği için İran'daki yetkililerin en basit idari görevlerini yerine getirmedeki bariz zayıflığını ve yetersizliğini ortaya koydu.

İran'daki futbol yetkilileri, FIFA tarafından gözaltına alınan kulüplerin ve Futbol Federasyonu fonlarından hala 28 milyon doları serbest bırakamıyor.

Ayrıca harap olan Azadi Stadyumu'nun yeniden inşası için asgari bütçeyi sağlayamıyorlar. Ülkedeki popüler futbol yıldızlarının görevlerini yerine getirmelerini engelliyorlar.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Beyaz Saray, Trump’ın FIFA Barış Ödülü’nü almasını savundu: Bu ödülü ondan daha fazla hak eden kimse yok

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Beyaz Saray, Trump’ın FIFA Barış Ödülü’nü almasını savundu: Bu ödülü ondan daha fazla hak eden kimse yok

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) tarafından verilen Barış Ödülü’nü almasına yönelik eleştirilere karşılık verdi ve ABD Başkanı’nın bu ödüle en layık kişi olduğunu vurguladı.

FIFA, Trump’a bu ödülü, aralık ayında yapılan Dünya Kupası kura çekimi sırasında verdi. FIFA, söz konusu ödülü, Trump’ın ‘dünyanın farklı bölgelerinde barış ve birliği teşvik etme çabalarından ötürü’ verdiğini belirtti.

Ancak bu karar, özellikle Dünya Kupası’nın başlamasından önce geniş çaplı eleştirilerle karşılaştı. İnsan hakları grupları, Trump'a verilen ödülü sert bir şekilde eleştirirken, Norveç Futbol Federasyonu ödülün geri alınmasını ve iptal edilmesini talep etti. Avustralyalı futbolcu Jackson Irvine, bu ödülün ‘FIFA’nın insan hakları politikasına bir hakaret’ olduğunu söyledi.

Ayrıca bazı hak örgütleri, FIFA’nın ABD’yi, Trump yönetiminin sporcular, taraftarlar ve işçileri etkileyen insan hakları ihlalleri konusunda daha fazla baskı yapmaya çağırması gerektiğini savundu. Trump yönetiminin kitlesel geri gönderme politikaları ve göçmenlik üzerindeki sıkı sınırlamalarına dikkat çekildi.

Beyaz Saray ise bu eleştiriler karşısında, Trump’ın ‘güç yoluyla barış’ ilkesine dayalı dış politikasının, bir yıldan kısa bir süre içinde sekiz savaşı sona erdirdiğini belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü yaptığı açıklamada, “Dünyada FIFA tarafından verilen ilk barış ödülünü almaya en layık kişi Başkan Trump’tır. Bunun aksi yönünde düşünenler, açıkça Trump nefreti sendromundan mustariplerdir” ifadelerini kullandı.

ABD, 2026 Dünya Kupası’na, Kanada ve Meksika ile birlikte ev sahipliği yapacak. Turnuva, 11 Haziran ile 19 Temmuz arasında düzenlenecek. Ancak, turnuva kura çekiminden yalnızca bir ay sonra ABD, Venezuela’ya askeri bir saldırı başlattı ve 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte İran’a hava saldırıları düzenlemeye başladı.

Uluslararası anlaşmazlıkları çözme konusundaki başarılarını sıkça dile getiren Trump, defalarca Nobel Barış Ödülü’nü almayı hak ettiğini ifade etti.


İsrail, 7 Ekim saldırısını planlamakla suçlanan bir Hamas istihbarat liderinin öldürüldüğünü açıkladı

İsrail ordusu tarafından yayınlanan İyad Ahmed Abdurrahman Şembri’nin fotoğrafı
İsrail ordusu tarafından yayınlanan İyad Ahmed Abdurrahman Şembri’nin fotoğrafı
TT

İsrail, 7 Ekim saldırısını planlamakla suçlanan bir Hamas istihbarat liderinin öldürüldüğünü açıkladı

İsrail ordusu tarafından yayınlanan İyad Ahmed Abdurrahman Şembri’nin fotoğrafı
İsrail ordusu tarafından yayınlanan İyad Ahmed Abdurrahman Şembri’nin fotoğrafı

İsrail ordusu ve İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) tarafından bugün yapılan açıklamada, Hamas’a ait askeri istihbarat biriminin operasyonlar şefi İyad Ahmed Abdurrahman Şembri’nin, dün Gazze Şeridi’nin kuzeyinde gerçekleştirilen hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Ynet internet sitesinden aktardığına göre, ordu ve Şin-Bet, ortak açıklamalarında Şembri’nin 7 Ekim saldırısının planlanmasında aktif rol oynadığını belirtti.

Açıklamada, son yıllarda Şembri’nin Gazze Şeridi’ndeki tüm durumun operasyonel değerlendirmelerinden sorumlu olduğu ve ‘İsrail güçlerine karşı saldırı planlarını yönlendiren ve uygulayan istihbarat bilgilerini toplamakta merkezi bir figür’ olduğu vurgulandı. Ayrıca Şembri’nin, İsrail ordusuna karşı büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.

Açıklamada, operasyonun Gazze Şeridi’nin kuzeyinde gerçekleştirildiği ve Güney Komutanlığı’na bağlı birliklerin halen bölgede konuşlandığı, ayrıca ‘ani tehditleri’ ortadan kaldırma operasyonlarının devam ettiği belirtildi.


Kral Charles, Trump’a şakayla karışık şöyle dedi: “İngilizler olmasaydı, Fransızca konuşuyor olurdunuz”

Kral 3. Charles, Washington D.C.’deki Beyaz Saray’da Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla onuruna düzenlenen yemekte ABD Başkanı Donald Trump ile sohbet ediyor. (DPA)
Kral 3. Charles, Washington D.C.’deki Beyaz Saray’da Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla onuruna düzenlenen yemekte ABD Başkanı Donald Trump ile sohbet ediyor. (DPA)
TT

Kral Charles, Trump’a şakayla karışık şöyle dedi: “İngilizler olmasaydı, Fransızca konuşuyor olurdunuz”

Kral 3. Charles, Washington D.C.’deki Beyaz Saray’da Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla onuruna düzenlenen yemekte ABD Başkanı Donald Trump ile sohbet ediyor. (DPA)
Kral 3. Charles, Washington D.C.’deki Beyaz Saray’da Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla onuruna düzenlenen yemekte ABD Başkanı Donald Trump ile sohbet ediyor. (DPA)

Kral 3. Charles, önceki açıklamalarına karşılık olarak ABD Başkanı Donald Trump’ın ifadelerine mizahi bir şekilde yanıt verdi. Beyaz Saray’da dün akşam düzenlenen yemekte konuşan Kral Charles, “Eğer İngilizler olmasaydı, Amerikalılar Fransızca konuşuyor olurdu” şeklinde espri yaptı.

Kral Charles ve Başkan Trump, yemekte yaptıkları konuşmalarda karşılıklı şakalar yaparken, Kral Charles, Trump’ın Avrupa müttefiklerini eleştiren daha önceki açıklamalarına atıfta bulundu. Trump, Avrupa ülkelerini, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana savunmada ABD’ye bağımlı olmakla suçlamıştı.

Kral Charles, “Son zamanlarda, Sayın Başkan, ‘Eğer ABD olmasaydı, Avrupa ülkeleri Almanca konuşuyor olacaktı’ dediniz. Cesaretimi toplayıp şunu söyleyebilirim: Eğer biz olmasaydık, Fransızca konuşuyor olurdunuz” dedi.

Kral Charles bu ifadeyle, Kuzey Amerika’da Birleşik Krallık ve Fransa arasındaki sömürgecilik mücadelesine ve Amerika’nın bağımsızlık ilanından 250 yıl önceki döneme göndermede bulundu.

Trump, geçtiğimiz ocak ayında Davos Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, “Eğer ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’na verdiği yardım olmasaydı, şimdi Almanca ve biraz da Japonca konuşuyor olurdunuz” demişti.

Kral Charles’ın açıklamaları dostane bir havayı yansıtıyordu. Trump’ın kendisi gibi, Londra ile Washington arasındaki ‘özel ilişkiyi’ öven Kral, İran’daki savaşla ilgili gerilimlere rağmen bu ilişkinin önemine dikkat çekti.

Buna ek olarak Kral Charles, Beyaz Saray’ın doğu kanadındaki değişiklikleri esprili bir şekilde gündeme getirdi. Eski emlak kralı Trump’ın, 400 milyon dolarlık bir maliyetle dev bir balo salonu inşa etmek amacıyla bu bölümü kaldırdığına işaret etti.

Kral Charles, “Üzgünüm ama şunu söylemeliyim ki, biz İngilizler 1814’te Beyaz Saray’ı yeniden geliştirmeye yönelik kendi girişimimizi yapmıştık” diyerek, İngiliz askerlerinin binayı ateşe verdiği o tarihi olaya atıfta bulundu.

Ayrıca, “Bu akşamki yemek, ‘Boston Çay Partisi’ olayına kıyasla büyük bir ilerleme gösteriyor” diyerek, 1773’te ağır vergilerle satılan İngiliz çaylarının denize döküldüğü ünlü olayı hatırlattı.

İngiliz kraliyet ailesinin büyük bir hayranı olan ve annesi İskoç olan Trump, şakalarıyla iç siyasi rakiplerini hedef aldı.

Trump, “Bugün Kongre’deki harika konuşması için Kral Charles’ı tebrik etmek isterim… O, Demokratları ayağa kaldırmayı başardı, ki bu benim hiç başaramadığım bir şey” dedi.

Kral Charles, ziyareti sırasında Trump’a özel bir hediye de sundu. Bu hediye, Trump’ın Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ı İran’a karşı yardım sağlamayı reddettiği için sert bir şekilde eleştirmesinin ardından geldi.

Kral Charles, Trump’a 1944 yılında İkinci Dünya Savaşı sırasında hizmete giren İngiliz denizaltısı HMS Trump’ın bir çanını hediye etti.

Kral Charles, katılımcıların alkışları arasında şu ifadeleri kullandı: “Bu çan, ortak tarihimizin ve parlak geleceğimizin bir simgesi olsun. Eğer bir gün bizimle iletişime geçmeniz gerekirse, lütfen çekinmeden bunu çalın!”