Rusya: Sivastopol saldırısında Londra’nın tedarik ettiği Storm Shadow füzeleri kullanıldı

Zaharova, Ukrayna’nın İngiliz-Fransız uzun menzilli "Storm Shadow" adlı havadan karaya füzeleri kullanarak Sivastopol’deki Rus Karadeniz Donanması’na saldırdığını belirterek, “Bunlar Londra tarafından tedarik ediliyor” dedi

(AA)
(AA)
TT

Rusya: Sivastopol saldırısında Londra’nın tedarik ettiği Storm Shadow füzeleri kullanıldı

(AA)
(AA)

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, gündemdeki konulara ilişkin düzenlediği basın toplantısında “Batı’nın Ukrayna’ya yeni silah tedariki” ve “son günlerde Ukrayna’nın Kırım’a yönelik yeni füzeler kullandığına yönelik iddialar” ile ilgili soruları cevapladı.

ABD ve NATO müttefiklerinin Ukrayna’ya yeni silah tedariki kapsamında sınırlı sayıda Abrams tankları sevk ettiğini belirten Zaharova, bu tankların ABD ordusunun depolarında bulunan eski modifiyeli tanklar olduğunu dile getirdi.

Zaharova, Ukrayna’ya bu silahların tedarik edilmesinin belirli bir uzman çevresine göre Rusya ile Ukrayna güçlerinin temas bölgesindeki durumunu değiştirmeyeceğini aktardı.

Geçen hafta sonu Ukrayna’nın Kırım Yarımadası’na yönelik saldırıda kullanılan füzeler konusunda Zaharova, “Kırım Yarımadası’na ve doğrudan Karadeniz Donanması’nın Sivastopol’deki karargahına yapılan son füze saldırılarına gelince, bunun için İngiliz-Fransız 'Storm Shadow' havadan karaya füzeler kullanıldı. Bunlar Londra tarafından tedarik ediliyor. Kullanılan taşıyıcılar ise Ukrayna’nın bu amaçlar için dönüştürülmüş Mig-29 ve Su-24 ön cephe uçaklarıdır” açıklamasında bulundu.

“Fransa Cumhurbaşkanı Macron hayalperest”

Zaharova, Rusya'yı Azerbaycan'ın “suç ortağı” olarak nitelendiren ve Rusya'nın Ermenistan'ın toprak bütünlüğünü tehdit edebileceğini ima eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un açıklamasını, şöyle değerlendirdi:

Macron hayalperest. Ne söyleyebilirim? Bunu ancak çok zengin bir hayal gücüne sahip bir kişi tamamlayabilir. Neden bahsedildiği hiç de açık değil; belki Fransa Cumhurbaşkanı toprak bütünlüğü konusunda kimsenin bilmediği bir şeyler biliyordur? Görüşünü paylaşmasını isterim, ne demek istediğini anlamak isterim.

Zaharova, bu açıklamayla Erivanlı yetkililerin kendi eylemlerinin sorumluluğunu başkalarına yüklemeye çalışma girişimine kimin ittiğini gördüklerini vurgulayarak, “Görünüşe bakılırsa, aynı şekilde Erivan'ı da bazı adımlar atmaya teşvik ederek sorumluluğu Rusya'ya ya da başkasına devretmişler” dedi.

Fransız yetkililerin bu tekniklerini özellikle Afrika kıtası örneğinden çok iyi bildiklerini dile getiren Zaharova, şöyle devam etti:

Pek çok Afrika ülkesi, Paris'in orada aynı şekilde davrandığını, önce söz verdiğini, sonra yerine getirmediğini, önce Napolyon planlarını ilan ettiğini ve kritik bir anda kelimenin tam anlamıyla ortaklarını dışlayarak ve bu bölgelerdeki durumu kötüleştirerek hatta onları terk ettiğini söyledi. Bu kışkırtmadır, Fransız temsilcilerinin kışkırtıcı dilidir. Ermenistan-Azerbaycan normalleşme sürecine katılımları da bölgeye barışı geri getirme hedefiyle arabulucu pozisyonunda değil, yalnızca kendi siyasi çıkarları doğrultusunda hareket etmeleri ile de açıkça görülüyor.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.