Ermenistan, Uluslararası Adalet Divanı’na Azerbaycan’ın Karabağ’dan çekilmesi yönünde karar çıkarması çağrısında bulundu

Azerbaycan sınırındaki Kızılhaç kayıt merkezindeki Ermeni halkı (EPA)
Azerbaycan sınırındaki Kızılhaç kayıt merkezindeki Ermeni halkı (EPA)
TT

Ermenistan, Uluslararası Adalet Divanı’na Azerbaycan’ın Karabağ’dan çekilmesi yönünde karar çıkarması çağrısında bulundu

Azerbaycan sınırındaki Kızılhaç kayıt merkezindeki Ermeni halkı (EPA)
Azerbaycan sınırındaki Kızılhaç kayıt merkezindeki Ermeni halkı (EPA)

Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) dün yaptığı açıklamada, Ermenistan’ın, Azerbaycan’ın tüm güçlerini Dağlık Karabağ’daki sivil tesislerden çekmesi ve Birleşmiş Milletler’in (BM) bölgeye erişimini kolaylaştırması yönünde bir karar çıkarmasını talep ettiğini duyurdu.

Reuters Haber Ajansı’na göre şubat ayında ICJ, Azerbaycan’a, Laçın Koridoru üzerinden tartışmalı bölgeye gidiş-dönüş hareket özgürlüğünü sağlaması yönünde bir karar almıştı. Bu, o zamanlar komşu Ermenistan ile devam eden hukuki anlaşmazlıklarla ilgili atılmış geçici bir adımdı.

 Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ise dün (Cuma) yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği yıldırım askeri operasyonunun ardından bölgeden kitlesel Ermeni göçünün yaşandığı bir dönemde, Bakü’nün bir BM heyetini Karabağ bölgesini “önümüzdeki günlerde” ziyaret etmeye davet ettiğini duyurdu.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, örgütün, üst düzey bir yardım yetkilisinin liderliğinde heyetin önümüzdeki hafta başında Karabağ’a gideceğini ve bunun yaklaşık 30 yıl sonra bir ilk olacağını söyledi.

Dujarric gazetecilere verdiği demeçte “Heyet orada durumu yerinde değerlendirmeye çalışacak ve hem kalanların hem de ayrılanların insani ihtiyaçlarını belirlemeye çalışacak” ifadelerini kullanarak, herkesi uluslararası hukuka saygı duymaya çağırdı. Dujarric “Odak noktasında insani konuların yanı sıra, koruma ile ilgili meseleler de olacak” dedi.

ABD ve diğerleri, olası insan hakları ihlalleri endişeleri nedeniyle, Bakü’ye uluslararası gözlemcilerin Karabağ’a girmesine izin vermesi çağrısında bulundu. Ermenistan, Azerbaycan’ı Karabağ’da etnik temizlik yapmakla suçlarken, Bakü bunu şiddetle reddediyor.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ziyaret, heyetin Azerbaycan’ın bölgede yürüttüğü mevcut insani faaliyetleri görmesine olanak tanıyacak (...) Ayrıca heyet üyelerine altyapının belirli bölümlerinin yeniden inşası, silahsızlanma ve yasadışı Ermeni silahlı kuvvetlerinin mühimmatına el konulması sürecinin yanı sıra, mayınların yarattığı tehlikeler de gösterilecek.”

Dün akşam Ermenistan Hükümet Sözcüsü Nazeli Bagdasaryan, toplam nüfusu 120 bin kişi olan Karabağ’dan 97 bin 700 kişinin sınırı geçtiğini açıkladı.



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.