Scholz, Almanya'ya mülteci akışını durdurmak istiyor

Almanya Başbakanı Olaf Scholz ( DPA)
Almanya Başbakanı Olaf Scholz ( DPA)
TT

Scholz, Almanya'ya mülteci akışını durdurmak istiyor

Almanya Başbakanı Olaf Scholz ( DPA)
Almanya Başbakanı Olaf Scholz ( DPA)

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Almanya'da artan mülteci akışını durdurmak için bir dizi önlem almayı planlıyor.

Scholz, Deutschland gazetesine verdiği röportajda, “Almanya'ya gitmek isteyen mültecilerin sayısı şuan oldukça fazla… Bu nedenle uzun süredir Avrupa'nın dış sınırlarının korunmasını destekliyoruz ve Avusturya ile ek sınır güvenliği önlemlerini sürdürüyoruz. İsviçre ve Çek Cumhuriyeti ile ortak kontroller konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı.

Alınan tedbirler arasında sığınma başvurusunun reddedilmesi halinde mültecinin ülkeyi terk etme zorunluluğunun da bulunduğuna dikkati çeken Scholz, Polonya hükümetinin vizelerin artık satılmamasını ve mültecilerin Almanya'ya ‘geçmemesini’ sağlaması gerektiğini vurgulayarak, "Bununla ilgilenmemiz gerekiyor. Bu nedenle Polonya ile sınırdaki kontrolleri sıkılaştırdık” dedi.

Almanya Başbakanı, bu önlemlerin bir araya getirilmesinin mülteci sayıları üzerinde bir etki yaratması gerektiğini kaydederek, "Bunun hızla fark edilmesini umuyoruz” şeklinde konuştu.

Almanya Şansölyesi, belediyelerdeki mültecilerin masraflarının finansmanı konusunda önümüzdeki Kasım ayında eyalet hükümet başkanlarıyla bir anlaşmaya varmaya çalıştığını doğrulayarak, federal düzeyde maliye bakanıyken, eyaletlere gerçek erişim sayılarına dayalı bir çözüm önerdiğini hatırlattı.



Belçika Başbakanı, Netanyahu'nun ülkesinde bulunması halinde tutuklanmayacağını açıkladı

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)
TT

Belçika Başbakanı, Netanyahu'nun ülkesinde bulunması halinde tutuklanmayacağını açıkladı

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Washington'da ABD Kongre Binası'nda gazetecilerle konuşuyor, 7 Şubat 2025 (Reuters)

Belçika Başbakanı Bart de Weever, ülkesinin İsrailli mevkidaşı Binyamin Netanyahu'yu Gazze savaşı nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılan yakalama emri nedeniyle tutuklama ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun dün Macaristan'a yaptığı ziyaretin ardından, tutuklama kararına rağmen Belçika başbakanı herhangi bir Avrupa ülkesinin farklı bir tutum takınmayacağını belirtti.

Muhafazakâr Belçika başbakanı şunları söyledi: “İnanıyorum ki hiçbir Avrupa ülkesi Netanyahu kendi topraklarında ise onu tutuklamayacaktır. Örneğin, Fransa bunu yapmaz. Bizim de yapacağımızı sanmıyorum.”

De Weever'in açıklamaları VRT'ye verdiği bir röportaj sırasında, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Gazze'de savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekle suçladığı Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarmasına rağmen, kendisine kırmızı halı seren Macaristan'a yaptığı ziyareti değerlendirirken geldi.

 Uluslararası Ceza Mahkemesi Genel Merkezi (Reuters)Uluslararası Ceza Mahkemesi Genel Merkezi (Reuters)

Ziyaretin ilk gününde, hükümeti milliyetçi Viktor Orbán tarafından yönetilen Macaristan, UCM'den çekilme kararı aldığını açıkladı.

De Weever Belçika'nın UCM'den çekilmeyeceğini belirterek, çok kutupluluğa ve kurallara dayalı bir uluslararası sisteme olan bağlılığını vurguladı.

Netanyahu'yu taşıyan bir uçağın Belçika'ya acil iniş yapıp yapamayacağı sorulan de Weever, önce bunun “çok düşük bir ihtimal” olduğunu söyledi, daha sonra da böyle bir durumda tutuklama yapılacağından şüphe duyduğunu belirtti.

Belçika'da Fransızca konuşan muhalefetteki Sosyalist Parti Başkanı Paul Manette, Başbakan'ın sözlerini eleştirdi.

Manette şunları söyledi: “Uluslararası bir tutuklama emri çıkarıldığında ve uluslararası adalet söz sahibi olduğunda, Belçika buna kesin bir şekilde yanıt vermelidir” ifadelerini kullandı. Manette, bunun ‘yasal ve ahlaki bir yükümlülük’ olduğunu kaydetti.

Belçikalı bir insan hakları örgütü de Weever'in sözlerini “kabul edilemez” olarak niteledi ve kendisini uluslararası hukuku “baltalamakla” suçladı.