Sürgündeki Myanmar İnsan Hakları Bakanı Myo Min: Rusya, cuntaya askeri destek sağlıyor

"Darbe yönetimine kendi halkını öldürmesi için savaş uçakları ve teknoloji tedarik ediyorlar"

Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)
Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)
TT

Sürgündeki Myanmar İnsan Hakları Bakanı Myo Min: Rusya, cuntaya askeri destek sağlıyor

Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)
Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)

Myanmar'ın sürgündeki İnsan Hakları Bakanı Ang Myo Min, Rusya'nın ülkedeki cuntayı desteklediğini öne sürdü. 

Myanmar'da askeri darbe karşıtlarının kurduğu Ulusal Birlik Hükümeti'nden Myo Min, İspanya'nın önde gelen gazetelerinden El Pais'e verdiği söyleşide, cuntanın Kremlin'in askeri desteğini aldığını iddia etti.

57 yaşındaki Myo Min, ülkedeki durumun Avrupa'yı da yakından ilgilendirdiğine işaret ederek, şunları söyledi: 

Myanmar meselesi, Avrupa Birliği'ni (AB) ve Avrupa ülkelerini ilgilendiriyor çünkü Myanmar ordusunun Moskova'yla güçlü bir ilişkisi var. Rusya sadece Ukrayna'yı işgal etmekle kalmıyor, Myanmar'daki askeri rejimi de destekliyor. Cuntaya kendi halkını öldürmesi için savaş uçakları ve teknoloji sağlıyor.

Ulusal Birlik Hükümeti'ndeki ilk gey bakan olan Myo Min, devrik lider Ang San Su Çi hakkında ağustosta çıkarılan kısmi affı da “siyasi propaganda” diye niteledi. 

İnsan Hakları Bakanı, "Eğer cunta samimi ve iyi niyetli olsaydı, onu en başta tutuklamazdı çünkü o bir suçlu değil. O demokratik bir lider ve halkın idolü, ülkedeki demokrasinin sembolü. Cezasının indirilmesi bir iyi niyet göstergesi değildir" dedi.

Darbe yönetimi, 33 yıl hapse mahkum ettiği devrik lider hakkındaki 19 suçun 5'inin affedildiğini, cezasının 22 yıla indirildiğini ve ev hapsine alındığını duyurmuştu. 

Ancak Myo Min, Nobel Barış Ödülü sahibi Su Çi'nin durumuyla ilgili hiçbir bilgi edinemediklerini ve nerede tutulduğunu bilmediklerini savundu. 

Myo Min, geçen hafta Brüksel'de AB ülkelerine seslenerek, cuntanın savaş uçakları için satın aldığı yakıtları üreten firmalara ambargo uygulanmasını istedi. 

ABD de ağustosta askeri darbe yönetiminin kullandığı bankaları yaptırım listesine almıştı. 

Cuntanın sivillere karşı savaş suçu işlediğini savunan Myo Min, ülkedeki durumun sadece Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'ni (ASEAN) değil tüm uluslararası kamuoyunu ilgilendirdiğini de söyledi.

Myanmar'da darbe

Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve siyasi gerilimin yükselmesinin ardından Genelkurmay Başkanı Min Ang Hlaing liderliğinde 1 Şubat 2021'de yönetime el koydu.

Ordu, Güneydoğu Asya ülkesinin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Ang San Su Çi başta olmak üzere pek çok yetkiliyi ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına alıp 1 yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan etti. 

Darbe yönetimi, 2023'te seçim yapılacağını açıklamasına rağmen temmuzda OHAL'i yeniden uzattı. 

Ulusal Birlik Hükümeti'nin rakamlarına göre darbeden bu yana yaklaşık 8 binden fazla kişi öldürüldü ve 60 bin kişi gözaltına alındı. 

Sürgünde yaşayan muhaliflerin kurduğu insan hakları örgütü Myanmar Siyasi Tutuklulara Yardım Kuruluşu'na göreyse ülkede darbeden bu yana 1900'den fazla kişi yaşamını yitirdi ve 10 binin üzerinde kişi gözaltına alındı. 

Myanmar askeri mahkemeleri, tutuklulardan ikisi çocuk 114 siyasi mahkum hakkında idam kararı vermişti.

Independent Türkçe



Britanya, İran'ın Suudi Arabistan'a yönelik devam eden saldırılarını kınadı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Aralık 2024'te Riyad'da gerçekleştirdikleri görüşme sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Aralık 2024'te Riyad'da gerçekleştirdikleri görüşme sırasında (SPA)
TT

Britanya, İran'ın Suudi Arabistan'a yönelik devam eden saldırılarını kınadı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Aralık 2024'te Riyad'da gerçekleştirdikleri görüşme sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Aralık 2024'te Riyad'da gerçekleştirdikleri görüşme sırasında (SPA)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın Suudi Arabistan topraklarını hedef alan devam eden saldırılarını kınadığını ve bunların güvenlik ve istikrar için tehlike oluşturduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığına göre görüşmede iki taraf, mevcut askeri gerilim ortamında bölgedeki güvenlik durumundaki gelişmeleri ve bunun bölgesel ve küresel güvenlik ile barış üzerindeki etkilerini, ayrıca uluslararası denizcilik güvenliği ve küresel ekonomi için oluşturduğu riskleri gözden geçirdi.

Öte yandan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Suudi Arabistan'a tam desteğini yineleyerek, Pakistan'ın Suudi Arabistan'ın güvenliğini ve egemenliğini tehdit eden tekrarlanan İran saldırılarına karşı her zaman onun yanında yer alacağını vurguladı.

SPA’ya göre görüşmede Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, son bölgesel gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgenin ve dünyanın güvenliği ve istikrarı üzerindeki etkilerini ve bu durumla ilgili yapılan çalışmaları ele aldılar.


Macron, İran'ı savaşı sona erdirmek için iyi niyetle müzakerelere katılmaya çağırdı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)
TT

Macron, İran'ı savaşı sona erdirmek için iyi niyetle müzakerelere katılmaya çağırdı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmenin ardından dün İran'ı Ortadoğu'daki devam eden savaşı "azaltmayı" amaçlayan müzakerelere "iyi niyetle katılmaya" çağırdı.

Macron, “X” platformunda yaptığı paylaşımda, “İran'ı, gerilimi azaltmaya yönelik bir yol açmak ve İran'ın nükleer ve balistik füze programları ile bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik faaliyetlerine ilişkin uluslararası toplumun beklentilerini karşılayacak bir çerçeve sağlamak amacıyla iyi niyetle müzakerelere katılmaya çağırdım” ifadelerini kullandı.

Macron, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile yaptığı görüşmelerde daha önce İsrail'i "Lübnan'daki çatışmanın daha da tırmanmasını önlemeye" ve iki ülke arasında "doğrudan görüşmeler" yapma "fırsatını değerlendirmeye" çağırmıştı.


İran’dan BM’ye: Düşman olmayan gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verildiğini bildirdi

NASA tarafından çekilen Hürmüz Boğazı'nın uydu görüntüsü (DPA)
NASA tarafından çekilen Hürmüz Boğazı'nın uydu görüntüsü (DPA)
TT

İran’dan BM’ye: Düşman olmayan gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verildiğini bildirdi

NASA tarafından çekilen Hürmüz Boğazı'nın uydu görüntüsü (DPA)
NASA tarafından çekilen Hürmüz Boğazı'nın uydu görüntüsü (DPA)

Reuters'ın dün gördüğü bir notta, İran'ın BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne, "düşman olmayan gemilerin" İranlı yetkililerle koordinasyon sağlamaları koşuluyla Hürmüz Boğazı'ndan geçebileceklerini bildirdiği gösterildi.

ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş, dünyanın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin boğazdan geçişini neredeyse durma noktasına getirerek petrol tedarikini aksattı.

İran Dışişleri Bakanlığı, bu notayı pazar günü BM Güvenlik Konseyi’ne ve BM Genel Sekreteri António Guterres’e gönderdi. Ardından mektup, dün, Londra merkezli ve uluslararası deniz seyrüseferinin emniyeti ve güvenliğini düzenlemekle ve kirliliği önlemekle sorumlu bir BM ajansı olan Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) 176 üye ülkesine dağıtıldı.

Mektupta, “İran'a karşı savaş faaliyetlerine katılmayan veya bunları desteklemeyen ve ilan edilen güvenlik ve emniyet kurallarına tam olarak uyan, diğer ülkelere ait veya bunlarla bağlantılı gemiler de dahil olmak üzere, düşmanca niyetleri olmayan gemilerin, İran'ın ilgili makamlarıyla koordinasyon içinde Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş yapmalarına izin verilir” denildi.

Mektupta ayrıca İran'ın, saldırganların ve destekçilerinin “Hürmüz Boğazı'nı kendisine karşı askeri operasyonlar düzenlemek için kullanmasını önlemek amacıyla gerekli ve orantılı tedbirleri aldığı” belirtildi. ABD veya İsrail'e ait gemiler, teçhizat ve diğer varlıkların “ayrıca saldırıya katılan diğer tarafların da” buradan geçiş yapma hakkının olmadığına işaret edildi.

Financial Times gazetesi, mektubun dün Uluslararası Denizcilik Örgütü üye ülkelerine dağıtıldığı haberini ilk yayınlayan yayın organı oldu.