İsrail-Filistin olaylarına dünyadan tepkiler

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın abluka altındaki Gazze Şeridi'nden İsrail'e dün başlattığı saldırının ardından Türkiye ve bazı ülkeler, itidal çağrısı yaparken Batı ülkeleri, İsrail'e destek veren açıklamalarda bulundu

Gazze'nin batısındaki El-Cela Caddesi'nde, içinde bazı hukuk büroları ve ofislerin de yer aldığı 14 katlı "Vatan" apartmanı da bombalandı (AA)
Gazze'nin batısındaki El-Cela Caddesi'nde, içinde bazı hukuk büroları ve ofislerin de yer aldığı 14 katlı "Vatan" apartmanı da bombalandı (AA)
TT

İsrail-Filistin olaylarına dünyadan tepkiler

Gazze'nin batısındaki El-Cela Caddesi'nde, içinde bazı hukuk büroları ve ofislerin de yer aldığı 14 katlı "Vatan" apartmanı da bombalandı (AA)
Gazze'nin batısındaki El-Cela Caddesi'nde, içinde bazı hukuk büroları ve ofislerin de yer aldığı 14 katlı "Vatan" apartmanı da bombalandı (AA)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile telefonda görüştü.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, mevkidaşı Blinken ile telefon görüşmesinde İsrail-Filistin'de yaşanan gelişmeleri ele aldı.

İsrail-Filistin'deki olaylarla ilgili itidal çağrısı

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının X hesabından İsrail ve Filistin'e gerilimi düşürmeleri çağrısı yapılarak, "İsrail-Filistin çatışma bölgesinde sivillere yönelik şiddeti kınıyoruz. Hem İsrail'de hem de Gazze Şeridi'nde çok sayıda sivilin trajik şekilde hayatını kaybetmesinden dolayı taziyelerimizi iletiyoruz. Durumun acilen düşürülmesi çağrısında bulunuyoruz." ifadeleri kullanıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsrail'deki saldırılar sonrası gelişmeleri büyük üzüntü ve kaygıyla izlediklerini belirterek, ilgili tarafları sağduyulu davranmaya çağırdı.

KKTC Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Tatar, Kıbrıs Türk halkının, her türlü terör eylemine karşı olduğunu vurgulayarak, özellikle sivilleri hedef alan silahlı saldırıların tasvip edilmesinin mümkün olmadığını bildirdi.

Yıllardır bölgenin kanayan yarası İsrail-Filistin meselesinin, Kıbrıs'ta 1974'te Mutlu Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, ana vatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte her zaman bölgesel ve küresel sorunların diyalog yoluyla çözülmesini desteklediklerine dikkati çekti.

Bölgedeki güçlü devlet Türkiye'nin çatışma sürecinin barış yoluyla çözümüne katkı sağlayabileceğini belirten Tatar, ilgili tarafların, savaşların kazananının olmadığı gerçeğiyle hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.

Tatar, "Çatışmalarda sivil can kayıpları yaşanıyor. Bir an önce bunun önüne geçilmesi ve sorunun müzakere yoluyla çözümlenmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Güney Afrika Cumhuriyeti Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Yaşanan yeni çatışmalar, Filistin topraklarının yasa dışı işgalinin devam etmesin ve yerleşim yerlerinin genişletilmesinden, Mescid-i Aksa'ya ve Hristiyan kutsal mekanlarına saygısızlıktan ve Filistin halkına yönelik devam eden baskıdan kaynaklandı." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, Güney Afrika'nın, "uluslararası kabul görmüş 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan, İsrail ile barış içinde yan yana var olan Filistin devletinin kurulması amacında" olduğu vurgulandı.

Uluslararası toplumun bölgede barışın sağlanması için sorumluluk alıp harekete geçmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, "Şiddet, cinayet, hapis, zorla yer değiştirmeler, yasa dışı yerleşim yerlerinin kurulması ve Gazze'de devam eden kuşatma, çatışmanın çözümüne yardımcı olmuyor." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Filistin sınırlarının belirlenmesi, Kudüs'ün statüsü, siyasi tutukluların serbest bırakılması gibi öncelikli konuların çözümüne önem verilmesi gerektiği kaydedilerek, İsrail'in artan gerilim, şiddet ve istikrarsızlıktan kazançlı çıkamayacağı belirtildi.

Sudan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "işgal altındaki Filistin'de yaşanan tehlikeli gelişmelerin" endişeyle takip edildiği bildirildi.

Bu konunun uluslararası meşru kararlara uygun çözülmesi ve Filistin halkının kendi kaderlerini tayin etme ve bağımsız devlet kurma yetkisine sahip olmaları gerektiği vurgulanan açıklamada, iki devletli çözüm konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmemesi de dahil olmak üzere Filistin meselesine uluslararası ilginin azalmasının, bölgede şiddetin ve gerilimin sürmesine yol açtığına işaret edildi.

Açıklamada, dün yaşananların bu meseleye çözüm bulunamamasının, bölgeyi büyük bedeller ödenerek yeni bir istikrarsızlık dönemine sürükleyeceğini doğruladığına işaret edilerek, "Sudan, Filistin halkının bağımsız devlet kurma meşru haklarına verdiği desteği yineliyor. Masum sivillerin korunması çağrısında bulunuyor." ifadeleri kullanıldı.

Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Filistin ile İsrail arasında tırmanan şiddetin son derece rahatsız edici olduğunu belirterek, daha fazla kan dökülmemesi ve can kaybı yaşanmaması için taraflara itidal çağrısında bulundu.

Afrika Birliği (AfB), İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi'nde ve işgal altında tutulan Batı Şeria'daki saldırılar sonrası giderek tırmanan gerilimin sonlandırılması ve taraflara müzakere çağrısı yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Filistin ile İsrail arasında gerilimin ve şiddetin artmasından "derin endişe duyulduğu" belirtilerek, "Tüm ilgili tarafları sükunet ve itidalle hareket etmeye, sivillerin korunması için çatışmalara derhal son vererek durumu daha kötüye götürmekten kaçınmaya çağırıyoruz." ifadesi kullanıldı.

Libya ve Fas, uluslararası topluma İsrail'in ihlallerine son verilmesi ve kanlı çatışmanın durdurulması çağrısında bulundu.

Libya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Filistinlilere eziyetler, Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlaller ve Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına karşılık Filistin direnişinin tepkisinin sonuçlarından İsrail'in sorumlu olduğu" belirtildi.

Açıklamada, uluslararası topluma İsrail'in ihlallerine son verilmesi ve kanlı çatışmanın durdurulması çağrısı yapıldı.

Fas Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da Gazze Şeridi'nde kötüye giden durumla ilgili derin endişe duyulduğu ve hangi taraf olursa olsun sivillerin hedef alınmasının kınandığı kaydedildi.

Açıklamada, daha önce de siyasi çıkmazın bölgedeki barış üzerindeki etkileri ve bunun neticesinde gerilimin artabileceği konusunda uluslararası topluma uyarıda bulunulduğu hatırlatıldı.

İsrail'e destek açıklamaları

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, X platformunda, üzerine İsrail bayrağı yansıtılmış Başbakanlık binasının fotoğrafıyla paylaşım yaptı.

Tajani, "Az önce ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Almanya, Fransa, İngiltere ile AB'den diğer mevkidaşlarımla görüştüm. Hükümet olarak, Orta Doğu'daki durumu endişeyle takip ediyoruz ve müttefiklerimizle yakın temas halindeyiz. Çatışmanın tırmanmasını önlemek için çalışıyoruz. İsrail'in var olma hakkı var." ifadelerini kullandı.

Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Bugün İsrailli, Filistinli, Mısırlı ve Ürdünlü mevkidaşlarımla görüştüm. Hiçbir şey terörü meşrulaştıramaz." ifadelerini kullandı.

Japonya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "bir dizi roketin fırlatılması ve Gazze Şeridi'nden İsrail topraklarına sızılmasının" şiddetle kınandığı belirtilerek, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileğinde bulunuldu.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, "Avustralya, bu dönemde dostumuz İsrail'in yanındadır. Hamas'ın İsrail'e ve sivillere yönelik ayrım gözetmeyen ve iğrenç saldırılarını kınıyoruz. İsrail'in kendini savunma hakkını tanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Singapur Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Singapur, Gazze'den İsrail'e gerçekleştirilen ve çok sayıda masum sivilin ölümüne ve yaralanmasına yol açan roket ve terör saldırılarını şiddetle kınamaktadır." ifadelerine yer verilerek, şiddete son verilmesi çağrısı yapıldı.

Latin Amerika ülkelerinden İsrail-Filistin'deki gelişmelere tepkiler

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, X'den yaptığı paylaşımda, İsrail'in Filistin'e yönelik işgalinin son bulmasını istedi.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, X hesabındaki paylaşımında İsrailli sivillere yapılan saldırılar karşısında "şok" olduğunu bildirerek, terörün her türlüsünü reddettiklerinin altını bir kez daha çizmek istediklerini belirtti.

Lula da Silva, taraflar arasındaki çatışmanın daha da tırmanmasının önlenmesi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine çağrıda bulundu.

Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez, X hesabında, "İsrail Devleti'ne karşı işlenen vahşi terör saldırısını güçlü şekilde kınadığımı ifade etmek istiyorum. Bu zor zamanda İsrail'e insani yardıma hazırız." değerlendirmesinde bulunduğu paylaşım yaptı.

Şili Dışişleri Bakanı Alverto Van Klaveren de X sosyal medya hesabında, İsrail'e yönelik "terör" saldırılarını büyük endişeyle takip ettiklerini belirterek, şiddetin durdurulmasını istedi.

Meksika Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da Hamas'ın saldırısı kınanarak İsrail halkına ve ailelere taziye dilekleri paylaşıldı.

Uruguay, Paraguay, Ekvador ve Peru'dan yapılan açıklamalarda da İsrail’e destek verilerek Hamas'ın eylemleri kınandı.

Bolivya Dışişleri Bakanlığının açıklamasında ise acilen barışa dönülmesinin önemine işaret edilerek, insan haklarının korunması çağrısında bulunuldu.

BM Güvenlik Konseyinin çatışmalar karşısında sessiz kalmasının üzüntüyle takip edildiği kaydedilen açıklamada, "BM ve uluslararası toplum, köklü çözümler bularak tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir." ifadesi kullanıldı.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İsrail ile Filistin arasındaki gerilime ilişkin, "İsrail işgalinin devam etmesi ve uluslararası meşru kararlara uyulmamasının bölgedeki istikrarsızlığın temel nedeni olduğu" değerlendirmesinde bulunarak, olaylardan İsrail'i sorumlu tuttu.

Türkiye, itidal çağrısında bulunmuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün düzenlenen AK Parti 4. Olağanüstü Büyük Kongresi'ndeki konuşmasında, İsrail ve Filistin taraflarına itidalli davranma ve gerilimi daha da tırmandıracak fevri adımlardan uzak durma çağrısı yapmıştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da İsrail ve Filistin'de yaşanan gelişmelere ilişkin sabah saatlerinden itibaren Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ve İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile telefon görüşmesi yapmıştı.

Dışişleri Bakanlığından gelişmelere ilişkin yapılan yazılı açıklamada, yaşanan şiddet ve gerilimin derin bir endişeyle karşılandığı bildirilirken "Bölgede sükunetin bir an önce yeniden tesis edilmesine büyük önem veriyor, sivil can kayıplarını şiddetle kınıyoruz." ifadesi kullanılmıştı.

Açıklamada, şiddet eylemlerinin ve buna bağlı tırmanmaların kimseye bir fayda sağlamayacağı vurgulanarak, taraflar itidalle hareket etmeye ve fevri adımlardan uzak durmaya çağrılmıştı.

Birçok ülke ve uluslararası örgüt de mesaj yayımlamıştı

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak saldırıya tepki göstererek İsrail'e destek mesajı yayımlamıştı.

Kanada, Yunanistan, Bulgaristan, Belçika, İspanya, İtalya, İsviçre, İrlanda, Hollanda, Hırvatistan, Avusturya, Çekya, Slovenya, Finlandiya, Polonya, Romanya, Litvanya, Malta, Letonya, Estonya, Ukrayna, Gürcistan ve Kosova yetkilileri de Hamas'a tepki göstererek, İsrail'e destek veren mesajlar yayımlamıştı.

Azerbaycan-İsrail Parlamentolararası İlişkiler Çalışma Grubu, İsrail'e yönelik saldırıları kınayarak, "Bu zor zamanda İsrail'le dayanışma içindeyiz." mesajını paylaşmıştı.

Rusya Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasında, Filistin ve İsrail tarafları ateşkese davet edilerek, gerekli itidallerin uygulanması, kalıcı ve kapsamlı barışın sağlanması için müzakere sürecinin başlatılması çağrısında bulunulmuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasında Filistin ile İsrail arasında devam eden saldırıların ve gerilimin korkunç tehlikelerinin olacağı konusunda uyarı yapılmıştı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de sivil kayıpların olmaması için her türlü tedbirin alınması ve şiddete son verilmesi çağrısında bulunarak, gerilimi azaltma çağrısı yapmıştı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Adrienne Watson da Hamas'ı kınayarak İsrail hükümetinin ve halkının yanında olduklarını bildirmişti.

Ne olmuştu?

Hamas'ın askeri kanadı Kassam Tugayları, dün sabah İsrail'e "Aksa Tufanı" isimli kapsamlı saldırı başlattığını açıklamıştı.

Gazze'den İsrail yönüne binlerce roket atılırken silahlı gruplar, bölgedeki yerleşim yerlerine girmişti. İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığını duyurmuştu.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye saldırılarında 256 kişinin hayatını kaybettiğini, 1788 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

İsrail basınında Hamas'ın silahlı kanadının başlattığı saldırılarda şu ana kadar 300 İsraillinin öldüğü, ülke genelindeki yaralı sayısının 1864'e yükseldiği duyurulmuştu.



İsrail Genelkurmay Başkanı: Tüm cephelerde ‘derhal ve güçlü bir şekilde’ savaşa dönmeye hazırız

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı: Tüm cephelerde ‘derhal ve güçlü bir şekilde’ savaşa dönmeye hazırız

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordunun ‘yüksek alarm durumunda olduğunu ve tüm cephelerde yeniden çatışmaya dönmeye hazır bulunduğunu’ söyledi. Açıklama, İran ve Lübnan’daki kırılgan ateşkes ortamı sürerken geldi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre Zamir, Bağımsızlık Günü münasebetiyle düzenlenen törende onurlandırılan 120 askere hitaben yaptığı konuşmada, “7 Ekim’de yaşanan yıkımdan bu yana, sürekli çatışma içinde askeri gücümüzü yeniden inşa ediyoruz” ifadesini kullandı.

Zamir, Gazze’de İsrail ordusunun Hamas karşısında ‘zafer kazandığını’ ve ‘kimseyi geride bırakmama’ ilkesini uyguladığını söyledi.

Lübnan’da ise kuzey bölgelerinin güvenliğini güçlendirmek amacıyla ‘yoğun çatışmaların’ sürdüğünü belirtti.

Ayrıca İran’la yaşanan gerilime de değinerek Haziran 2025’teki savaş ve 40 gün süren son çatışma dönemini hatırlattı. İsrail ordusunun yüksek hazırlık seviyesini koruduğunu ve tüm cephelerde ‘derhal ve güçlü şekilde’ yeniden savaşa girme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.

Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Washington’da yapılması planlanan görüşmeler öncesinde Lübnan’a çağrıda bulunarak, Hizbullah ile mücadelede iş birliği ve ortak çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Saar, Kudüs’te düzenlenen bir etkinlikte diplomatlara yaptığı konuşmada, yarın İsrail ile Lübnan arasında Washington’da doğrudan müzakerelerin yeniden başlayacağını söyledi.

Saar, Lübnan hükümetine çağrıda bulunarak ‘Lübnan topraklarında Hizbullah tarafından kurulan terör devletine karşı birlikte hareket edilmesi’ gerektiğini ifade etti. İş birliğinin daha çok Lübnan tarafından ihtiyaç duyulduğunu savunan Saar, bunun ‘ahlaki netlik ve risk almaya cesaret’ gerektirdiğini ancak bölge için barıştan başka gerçek bir alternatif bulunmadığını dile getirdi.

Bir ABD’li yetkili ise AFP’ye yaptığı açıklamada, ABD’nin yarın İsrail ile Lübnan arasında yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapacağını ve bu görüşmelerin anlaşmaya varılması sürecini ilerletmeyi hedeflediğini belirtti.

Bölgedeki çatışmaların ardından İsrail ile Lübnan arasında, perşembe gecesi ateşkes yürürlüğe girmişti.

Ancak Ortadoğu’daki savaşın genişlemesiyle birlikte Lübnan da çatışmalardan etkilenmiş, Hizbullah’ın İran’a destek amacıyla İsrail’e roket saldırıları düzenlediği belirtilmişti. Resmî verilere göre savaşta 2 bin 454 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi ise yerinden edildi.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Paris’te yaptığı açıklamada, ülkesinin insani krizle mücadele edebilmesi için 500 milyon euroya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Hizbullah ve destekçileri İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı olduklarını belirtirken, daha önce hükümetin örgütün silahsızlandırılması yönündeki kararını da reddetmişti.

Örgüt dün yayımladığı açıklamada, ateşkes ihlallerine karşılık olarak kuzey İsrail’i hedef aldığını duyurdu. Öte yandan bugün Lübnan’ın doğusundaki Batı Bekaa bölgesine düzenlenen bir hava saldırısında bir kişinin öldüğü bildirildi; İsrail ordusu ise saldırıyla bağlantısı olmadığını açıkladı.


Çin: Ortadoğu ‘kritik bir aşamadan’ geçiyor

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)
TT

Çin: Ortadoğu ‘kritik bir aşamadan’ geçiyor

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)

Çin bugün yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki durumun ‘kritik bir aşamadan’ geçtiği uyarısında bulundu. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a müzakereler için daha fazla zaman tanımak amacıyla ateşkesi uzatmasının ardından geldi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun düzenlediği basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, “Bölgedeki mevcut durum savaş ile barış arasında kritik bir aşamada bulunuyor. Öncelik, çatışmaların yeniden başlamasını önlemek için tüm çabaların gösterilmesidir” ifadelerini kullandı.

Trump, İran ile ateşkesin süresiz olarak uzatılacağını ve savaşın sona erdirilmesine yönelik daha fazla müzakereye imkân tanınacağını açıkladı. Ancak bugün itibarıyla, iki ay önce başlayan savaşta ABD’nin müttefiki olan İsrail’in ve İran’ın bu kararı kabul edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD’nin Pakistanlı arabulucuların talebini kabul ederek İran’a yönelik saldırıyı durdurduğunu belirtti. Trump, bu kararın ‘İran liderleri ve temsilcilerinin birleşik bir öneri üzerinde uzlaşmalarına ve müzakereleri bir şekilde sonuçlandırmalarına’ fırsat vermek amacıyla alındığını ifade etti. Öte yandan Pakistanlı yetkililerin, İslamabad’da savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptığı ve çatışmanın binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve küresel ekonomide ciddi sarsıntılara yol açtığı bildirildi.

Trump, tek taraflı bir ateşkes uzatması gibi görünen açıklamasına rağmen, ABD Donanması’nın İran’a yönelik deniz ticaretini engelleyen ablukayı sürdüreceğini de söyledi. Tahran yönetimi ise bu uygulamayı ‘savaş eylemi’ olarak değerlendiriyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın Tasnim Haber Ajansı, İran’ın ateşkesin uzatılmasını talep etmediğini bildirdi ve ABD’nin deniz ablukasını güç kullanarak kırma tehdidini yinelediğini aktardı. Öte yandan İranlı müzakere heyetinin başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın bir danışmanı, Trump’ın açıklamasının ‘bir aldatmaca olabileceğini’ ifade etti.


Askeri planlamacılar Londra'da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını görüşecek

İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)
TT

Askeri planlamacılar Londra'da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını görüşecek

İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)

İngiliz hükümeti, 30'dan fazla ülkeden askeri planlamacıların, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma görevini ilerletmek ve ayrıntılı planlar hazırlamak amacıyla bugün itibarıyla Londra'da iki gün sürecek görüşmelerde bulunacaklarını açıkladı. Geçtiğimiz hafta 10'dan fazla ülke, koşullar elverdiğinde Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini korumak için İngiltere ve Fransa liderliğindeki uluslararası göreve katılmaya hazır olduklarını teyit etmişti.

Söz konusu ülkeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiklerin yardımına ihtiyaç duymadığını söylemesinin ardından, Washington’a bir mesaj göndermek amacıyla Avrupa, Asya ve Ortadoğu’dan yaklaşık 50 ülkenin katılımıyla düzenlenen video konferans sonrasında taahhütlerini açıkladılar.

İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bugün başlayacak görüşmelerin geçtiğimiz hafta yapılan görüşmelerde kaydedilen ilerlemeye dayanacağını belirtti.

dsvdff
Dün Hürmüz Boğazı yakınlarında bir helikopterden İran gemisine uyarıda bulunan bir Amerikan askerinin videosundan alınan bir kare (CENTCOM)

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, yaptığı açıklamada “Bugün ve yarınki görev, diplomatik mutabakatı boğazdaki seyrüsefer özgürlüğünü korumak ve kalıcı bir ateşkesi desteklemek için ortak bir plana dönüştürmek” ifadelerini kullandı.

Healey, “Önümüzdeki iki gün içinde gerçek bir ilerleme kaydedilebileceğinden eminim” diye ekledi.

İngiltere, görüşmelerin, sürdürülebilir bir ateşkesin ardından uygun koşullar oluştuğunda Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya yönelik askeri planları güçlendireceğini belirtti.

Katılımcıların askeri yetenekleri, komuta ve kontrol düzenlemelerini ve bölgedeki kuvvetlerin nasıl konuşlandırılacağını tartışması bekleniyor.