İsrailli komutanlara "Gazze'yi tanımaları için" helikopterli tur

41 bin İsrailli silah ruhsatı başvurusu yaptı

İsrail Genelkurmay Başkanı Halavi'nin ülkenin güneyinde İsrailli askerlere yaptığı konuşmanın görüntüleri yayımlandı (IDF)
İsrail Genelkurmay Başkanı Halavi'nin ülkenin güneyinde İsrailli askerlere yaptığı konuşmanın görüntüleri yayımlandı (IDF)
TT

İsrailli komutanlara "Gazze'yi tanımaları için" helikopterli tur

İsrail Genelkurmay Başkanı Halavi'nin ülkenin güneyinde İsrailli askerlere yaptığı konuşmanın görüntüleri yayımlandı (IDF)
İsrail Genelkurmay Başkanı Halavi'nin ülkenin güneyinde İsrailli askerlere yaptığı konuşmanın görüntüleri yayımlandı (IDF)

İsrail Hava Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri'nde görevli üst düzey komutanlara bölgeye hakim olmaları için Gazze Şeridi üzerinde tur attırdı.

Olası bir kara harekatında görev alacak komutanların neredeyse hiçbirinin daha önce Gazze Şeridi'nde bulunmadığına dikkat çeken Times of Israel, saldırı helikopterleriyle yapılan turun İsrailli subayların bölgeye aşinalığını artırma amacı taşıdığını yazdı.

İsrail ordusu Gazze Şeridi'nin 2005'te tamamen terk ederek, bölgede Filistinlileri ablukaya alma stratejisi yürütmeye başlamıştı.

Öte yandan İsrail ordusundan yapılan açıklamada pazar günü boyunca Gazze'de 250'den fazla hedefin vurulduğu, bu hedeflerin önemli bölümünün kuzeyde olduğu belirtildi.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise İsrailli askerlere pazar günü yaptığı konuşmada yakında Gazze'ye gireceklerini söyledi.

Halevi, "Şimdi bizim sorumluluğumuz Gazze'ye girerek, Hamas'ın hazırlandığı, planlama yaptığı, eyleme geçtiği tüm yerlere gitmek. Onlara her yerde saldırın. Her komutana, her üyeye saldırın, altyapıyı yok edin. Tek kelimeyle; kazanın" ifadelerini kullandı.

İsrail ordusu 7 Ekim'de gerçekleşen Hamas saldırılarının ardından, Gazze'ye bombardıman başlatmış ve kara harekatının hazırlıklarına girişmişti.

İsrail'in kuzeyinde de gerilim artıyor

Gazze Şeridi'ne yönelik kara harekatının hazırlıklarını sürdüren İsrail ordusu, ülkenin kuzey sınırındaysa Lübnan merkezli Şii grup Hizbullah'la çatışıyor.

Dün Hizbullah'ın sınır hattındaki bir İsrail kasabası ve askeri pozisyonlara 6 güdümlü tanksavar füzesiyle düzenlediği saldırılarda bir asker ve bir sivil hayatını kaybetti.

İsrail medyası ülkenin kuzeyindeki kasabalara yönelik 9 roket saldırısı daha gerçekleştiğini ancak bu saldırılarda zarar gören kimse olmadığını bildirdi.

Kuzey sınırında yaşanan gerilimin, bölgede yaşanan krizi derinleştirmesinden ve çatışmaların daha geniş alanlara yayılmasına neden olmasından endişe ediliyor.

İsrail ordusu bölgedeki durumu kontrol altına almak için Lübnan sınırına 4 kilometreye kadar olan bölgelere sivillerin girişinin yasaklandığını duyurdu.

41 bin İsrailli silah ruhsatı başvurusu yaptı

İsrail Parlamentosu bünyesindeki Ulusal Güvenlik Komitesi, sivillerin silah ruhsatı almasını kolaylaştıran yeni düzenlemeyi onayladı.

Komitedeki görüşmelerde aktarılan verilere göre, çatışmaların başladığı 7 Ekim'den bu yana 41 bin İsrailli silah ruhsatı almak için başvuruda bulundu.

Adalet Bakanlığı, silah ruhsatlarına getirilen kolaylığın bir yıllık olmasını önerse de, Ulusal Güvenlik Komitesi yeni düzenlemenin kalıcı bir yasa olarak yürürlüğe girmesine karar verdi.

Yarın yürürlüğe girecek yeni düzenlemeye göre, en az bir yıl asker olarak görev yapan ya da iki yıl orduda başka bir görev üstlenen 21 yaş ve üstü erkekler ve bir yıl ulusal veya sivil hizmet vermiş kadınlar silah taşıma hakkına sahip olacak. 

Silah ruhsatı hakkı daha önce, askeri veya sivil hizmet görevinin tamamını yapmış kişiler için geçerliydi. 

Yeni düzenlemeyle birlikte polis ve kurtarma ekiplerinde gönüllü çalışan kişilere de silah edinme hakkı verildi.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.