Blinken, Gazze’de hastaneye yönelik saldırıda hayatını kaybedenler için Abbas’a başsağlığı diledihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4612786-blinken-gazze%E2%80%99de-hastaneye-y%C3%B6nelik-sald%C4%B1r%C4%B1da-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybedenler-i%C3%A7in-abbas%E2%80%99
Blinken, Gazze’de hastaneye yönelik saldırıda hayatını kaybedenler için Abbas’a başsağlığı diledi
Dün hedef alınan Gazze’deki el-Ehli Baptist Hastanesi’nin bahçesi (EPA)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı telefonla arayarak, Gazze’deki hastaneye yönelik saldırıda hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi ve Filistinlilerin ‘meşru emellerine’ verdikleri desteği vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, bölgesel tur kapsamında Amman’ı ziyaret eden Blinken’in, dün gece geç saatlerde Abbas’ı, Gazze’deki el-Ehli Baptist Hastanesi’nde hayatını kaybeden siviller için taziyelerini iletmek üzere aradığını söyledi.
Beyaz Saray tarafından dün geç saatlerde yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın Gazze’deki hastaneyi hedef alan saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini ilettiğini duyurdu.
Trump’ın savaştan çıkış stratejisi olup olmadığına dair sorularhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5246907-trump%E2%80%99%C4%B1n-sava%C5%9Ftan-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F-stratejisi-olup-olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-dair-sorular
Trump’ın savaştan çıkış stratejisi olup olmadığına dair sorular
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Maryland’deki Andrews Hava Kuvvetleri Üssü’ne varışının ardından basın mensuplarını selamlıyor. (AFP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in dün yaptığı ve “Bu savaşı biz başlatmadık ancak biz bitireceğiz” ifadesini kullandığı açıklamalar, kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Analistler, söz konusu açıklamaları, Başkan Donald Trump yönetiminin ABD ulusal güvenliğine yönelik gerçek bir tehdit bulunmadığı halde başlattığı savaşı gerekçelendirme çabası olarak değerlendirdi. Uzmanlar, İran’ın yaklaşık altı Körfez ülkesinin yanı sıra Irak ve Ürdün’deki ABD varlıkları ile askeri hedefleri hedef almasının ardından çatışmaların birden fazla cepheye yayılma riskine dikkat çekti.
Hegseth dün Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile düzenlediği basın toplantısında, İran’ı 47 yıldır ABD’ye karşı savaş yürütmekle suçladı. Hegseth, Beyrut patlamaları, ABD gemilerine yönelik füze saldırıları, büyükelçiliklere yönelik suikastlar ile Irak ve Afganistan’daki bombalı saldırıları hatırlatarak, bu eylemlerin İran’a bağlı Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve Kudüs Gücü tarafından finanse edildiğini öne sürdü. Hegseth, ABD’nin İran’daki üç hedefinin ‘füze tehditlerinin ortadan kaldırılması, donanmanın imhası ve nükleer silah kullanılmaksızın nükleer altyapının yok edilmesi’ olduğunu söyledi. İran’ın geniş füze kapasitesi, büyük insansız hava aracı (İHA) envanteri ve yer altındaki nükleer altyapısının ABD güçleri, müttefikleri ve küresel deniz ticaret hatları açısından ‘katlanılamaz bir tehdit’ oluşturduğunu savundu.
Hegseth, çatışmanın uzun süreli olmayacağını, bir ‘ulus inşası’ ya da demokrasi tesisine yönelik bir sürece girilmeyeceğini belirterek, İran’a yönelik saldırıların Irak’takine benzemediğini ve ‘sonsuz’ olmadığını ifade etti. Caine ise görevin ‘kendilerini korumak ve savunmak, bölgesel ortaklarla birlikte İran’ın sınırları ötesinde nüfuzunu genişletmesini engellemek’ olduğunu söyledi. Caine, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) verilen askeri hedeflerin gerçekleştirilmesinin zaman alacağını ve ilave kayıplar yaşanması ihtimalini de kabul etti.
Hegseth ve Caine’in açıklamaları, cumartesi günü başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonlarından bu yana Pentagon’dan yapılan ilk kamuoyu açıklamaları oldu. Hegseth, savaşın rejim değişikliğini hedeflemediğini vurgularken, rejimin fiilen değişmiş olabileceğini ve dünyanın daha iyi bir noktada bulunduğunu ileri sürdü. Caine ise daha fazla kayıp yaşanabileceği olasılığını yineledi.
Çelişkili mesajlar
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün CNN’e yaptığı açıklamada, Amerikan ordusunun İran’a ‘ağır bir yenilgi yaşattığını’ söyledi, ancak ‘büyük dalganın’ henüz gelmediğini belirtti. Trump, “Onlara ağır bir yenilgi yaşatıyoruz. İşlerin iyi gittiğini düşünüyorum. Bu muazzam bir güç. Dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz ve onu kullanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Trump, İran’la olası bir çatışmanın nasıl sona ereceğine ilişkin çelişkili mesajlar verdi. ABD’nin ilk saldırıları sırasında İranlı liderlere ya teslim olmaları ya da kesin ölümle karşı karşıya kalmaları çağrısında bulundu. Truth Social platformunda yayımladığı bir videoda, ABD’nin hedeflerine ulaşıncaya kadar bombardımanı sürdüreceğini söyledi. New York Times’a verdiği demeçte ise İran’a yönelik saldırıların ‘4 ya da 5 hafta’ sürebileceğini ifade etti; oysa daha önce bunun birkaç gün içinde sona erebileceğini belirtmişti. Trump ayrıca İranlı generallere ya yetkiyi halka devretmeleri ya da Nicolas Maduro’nun devrilmesinin ardından yeni yönetimin ABD taleplerine uyum sağladığını söylediği Venezuela’ya benzer bir modeli benimsemeleri çağrısında bulundu.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dün Washington’da düzenlediği basın toplantısında konuşuyor. (AFP)
The Atlantic dergisine konuşan Trump, İranlı liderlerin görüşmek istediğini ve kendisinin de onlarla konuşacağını söyleyerek diplomasiye dönüş ihtimalini gündeme getirdi. Ancak İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani X platformunda yaptığı açıklamada, “ABD ile müzakere etmeyeceğiz” diyerek bu kapıyı kapattı. Bunun ardından Trump, İran liderlerinin önünde üç seçenek bulunduğunu söyledi ancak bu seçenekleri açıklamadı. Yalnızca, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından ülkeyi yönetebilecek üç muhtemel aday bulunduğunu belirtti. Daha sonraki açıklamalarında ise saldırının son derece başarılı olduğunu, düşünülen adayların çoğunun öldüğünü ve ikinci ile üçüncü adaylar dahil hepsinin hayatını kaybettiğini ifade etti.
Trump, pazar akşamı yayımladığı video mesajda, “Askeri operasyonlar tüm gücüyle sürüyor ve tüm hedeflerimize ulaşıncaya kadar devam edecek” dedi. Ancak bu hedeflerin ne olduğu hâlâ netlik kazanmadı. İlk saldırıları duyururken İran’ın nükleer ve füze programlarının oluşturduğu tehdide işaret eden Trump, aynı zamanda 1979’daki İran İslam Devrimi’nden bu yana süregelen çeşitli şikâyetleri de sıralamış ve İran halkını yönetimde ‘kontrolü ele almaya’ çağırmıştı. Şu ana kadar bu yönde bir ayaklanma işareti görülmedi.
ABD müdahalesinin gerekçeleri ve Washington’un İran’a ilişkin daha geniş hedefleri konusundaki çelişkili açıklamalar gölgesinde, analistler ABD’nin amaçlarını net biçimde tanımlaması gerektiğine işaret ediyor. Washington Post’ta yayımlanan makalesinde David Ignatius, savaşları başlatmanın çoğu zaman bitirmekten daha kolay olduğunu, özellikle de hedefin açık bir askerî amaç yerine rejim değişikliği olması durumunda bunun daha da zorlaştığını belirtti. Ignatius, bir başkanın savaş ilan ettiğinde onu başarıyla sonuçlandırmakla yükümlü hale geldiğini vurguladı. Thomas Friedman ise New York Times’taki yazısında İran’ın coğrafi bir bütünlük olarak parçalanması gibi öngörülmeyen risklere dikkat çekti. Friedman, savaşın ne zaman sona ereceğinin petrol piyasalarındaki gelişmeler, finansal piyasaların seyri ve Avrupa ekonomilerinin bundan nasıl etkileneceği gibi unsurlara bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti.
‘Sınırlı saldırılar’
Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton gibi uzmanlar, Trump’ın İran’ı işgal etmeden zayıflatmayı hedefleyen ‘sınırlı saldırılar’ stratejisine güvendiğini ve rejimi iç baskı altında tutarak zamanla çökmesini amaçladığını değerlendiriyor. Bolton, savaşın haftalardan aylara uzayabileceği uyarısında bulundu. Atlantic Council araştırmacısı Jonathan Panikoff ise saldırıların rejimi kısa sürede devirmemesi halinde ‘tırmanma sarmalı’ riski doğabileceğini belirtti. Panikoff, Trump’ın kara gücü kullanmadan rejimin çöküşüne oynadığını, bunun ise ‘hesaplanmamış bir kaosa’ yol açabileceğini ifade etti. ABD saldırılarının ‘Pandora’nın kutusunu’ plansız biçimde açtığını savunan Panikoff, Trump’ın İsrail’i fazla dinlediğini ve İran’ın kontrolsüz biçimde sert karşılık vermesi durumunda geri dönüşün mümkün olmayabileceğini kaydetti.
Erdoğan, İran ve Ortadoğu'daki kan dökülmesine son verilmesi çağrısında bulunduhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5246876-erdo%C4%9Fan-i%CC%87ran-ve-ortado%C4%9Fudaki-kan-d%C3%B6k%C3%BClmesine-son-verilmesi-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1nda-bulundu
Erdoğan, İran ve Ortadoğu'daki kan dökülmesine son verilmesi çağrısında bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Arşiv- Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD-İsrail'in Tahran'a yönelik saldırısının üçüncü gününde, İran ve bölgedeki kan dökülmesine son verilmesi çağrısında bulunarak, ateşkesin sağlanması için elinden gelen her şeyi yapacağına söz verdi.
Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üyelerinin katıldığı iftar yemeğinde, "Biz barıştan yanayız. Kan dökülmesini, gözyaşlarını durdurmak ve bölgemizin uzun zamandır özlediği kalıcı barışı nihayet elde etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Mübarek Ramazan ayında komşularımızla çatışma veya savaş istemiyoruz" diyerek, cumartesi gününden bu yana ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "yasa dışı" olarak nitelendirdi.
Erdoğan, "Ateşkes sağlanana ve bölgemize barış geri dönene kadar her düzeyde diplomatik temaslarımızı yoğunlaştıracağız" dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı, İran halkına başsağlığı dileklerini ileterek, acılarını paylaştığını vurguladı ve çatışma sonucunda masum sivillerin ve çocukların çektiği acıları görmekten derin üzüntü duyduğunu ifade etti.
-
Kıbrıs’taki İngiliz üssünü hedef alan İHA’lar Lübnan'dan fırlatıldıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5246859-k%C4%B1br%C4%B1s%E2%80%99taki-i%CC%87ngiliz-%C3%BCss%C3%BCn%C3%BC-hedef-alan-i%CC%87ha%E2%80%99lar-l%C3%BCbnandan-f%C4%B1rlat%C4%B1ld%C4%B1
Kıbrıs'taki Akrotiri'de bulunan ve dün gece İHA’ların saldırısına uğrayan İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri üssünden kalkış yapan bir uçak... 2 Mart 2026 (Reuters)
Kıbrıs’taki İngiliz üssünü hedef alan İHA’lar Lübnan'dan fırlatıldı
Kıbrıs'taki Akrotiri'de bulunan ve dün gece İHA’ların saldırısına uğrayan İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri üssünden kalkış yapan bir uçak... 2 Mart 2026 (Reuters)
Kıbrıs hükümetinden bir kaynak dün AFP'ye verdiği demeçte, Güney Kıbrıs'taki İngiliz askeri üssünü hedef alan İran yapımı insansız hava araçlarının (İHA) komşu Lübnan'dan, büyük olasılıkla Hizbullah tarafından fırlatıldığını söyledi.
Kaynak, biri havaalanına çarpan İHA’ların Lübnan'dan fırlatıldığının "teyit edildiğini" belirtti. Lübnan tarafının bunları fırlatıp fırlatmadığı sorulduğunda, "Büyük olasılıkla" diye yanıtladı.
Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre dün sirenlerin çalmasının ardından Kıbrıs'taki Akrotiri'deki İngiliz üssü tahliye edildi ve adanın güney kıyısındaki üsten yaklaşık 70 aracın ayrıldığı görüldü.
Üste, askeri personelin yanı sıra sivil personel de görev yapıyor. Bu olay, ABD-İsrail-İran çatışmasının bölgede yoğunlaştığı bir dönemde, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'in aynı üste bir İran İHA’sının düştüğünü açıklamasından saatler sonra gerçekleşti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة