Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde dördüncü operasyonu başlatabilir

PKK saldırıları Ankara'nın 30 kilometre derinliğindeki güvenli bölgeyi tamamlama adımlarına hız vermesine neden oldu.

TBMM, ordunun Suriye ve Irak'ta sınır ötesi operasyon başlatma yetkisini iki yıl süreyle uzattı. (Independent Arabian)
TBMM, ordunun Suriye ve Irak'ta sınır ötesi operasyon başlatma yetkisini iki yıl süreyle uzattı. (Independent Arabian)
TT

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde dördüncü operasyonu başlatabilir

TBMM, ordunun Suriye ve Irak'ta sınır ötesi operasyon başlatma yetkisini iki yıl süreyle uzattı. (Independent Arabian)
TBMM, ordunun Suriye ve Irak'ta sınır ötesi operasyon başlatma yetkisini iki yıl süreyle uzattı. (Independent Arabian)

Mustafa Rüstem

Gazze’de savaş devam ederken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, PKK’nın Suriye ve Irak'taki hedeflerine ve karargahlarına yönelik hava harekatları sürüyor. Ankara Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik yeniden hava operasyonları gerçekleştiriyor. Askeri uzmanlara göre Ankara, uzun süredir terörist saldırıların gerçekleştiği, Kuzey Irak ve Suriye'den gelen sınır tehditleri durdurmaya yönelik bir savaş yürütüyor.

Diğer yandan Suriye Cezire Bölgesi ve Fırat Bölgesi halkının bir savaş çıkacağına dair endişeleri artıyor. Ankara'nın defalarca ima ettiği, bölge halkının ise endişe ettiği ve çıkması durumunda ‘yarım kalmaz’ olarak tanımladığı kara operasyonunun bu sefer YPG ile Türk ordusu arasındaki çatışma ile sınırlı kalmayacağı aksine, uluslararası tarafların müdahalesine kadar genişleyeceği tahmin ediliyor. Gözlemcilerin tahminlerine göre savaşın karmaşık bir operasyonel haritaya bağlı olması bu durumu açıklıyor.

TBMM, önceki gün ordunun Suriye ve Irak'ta sınır ötesi operasyon başlatma yetkisini iki yıl daha uzattı. Gözlemciler bunu Türkiye'nin kuzeyde başlattığı askeri operasyonun devamı olarak değerlendirdi. Bu yetki, daha önce yapılan üç kara operasyonundan sonra yeni bir yeşil ışığı temsil ediyor. Türkiye, Ağustos 2016'dan bu yana iki sınır bölgesi olan Halep kırsalındaki Azez ve Cerablus şehirlerinin kontrolünü ele geçirdi.

Ankara, Türkiye ve diğer Batılı ülkeler tarafından ‘terörist’ olarak sınıflandırılan PKK tehdidi nedeniyle Suriye topraklarına operasyonlar gerçekleştirdi. Türkiye Ocak 2018'de Suriye silahlı muhalefetinin askeri koluyla birlikte, Halep'in kuzey kırsalındaki nüfusunun çoğunluğu Kürt grupların yer aldığı Afrin şehrine Zeytin Dalı Operasyonu’nu gerçekleştirdi. Türkiye ayrıca YPG’yi sınırlarından uzaklaştırmak ve güvenli bölge oluşturmak amacıyla son kara harekâtı olan Barış Pınarı’nı başlatmıştı.

Savaş tehdidi

Askeri analistlere göre Türkiye bir güvenlik sorununa işaret ediyor ve SDG güçlerinin ve YPG’nin Münbiç ve diğer sınır bölgelerinden çıkarılmasının son derece önemli olduğunu vurguluyor. Hele ki 1 Ekim'de iki PKK’lı teröristin Ankara’daki İçişleri Bakanlığı'na düzenlediği saldırının ardından bu tutum güçlendi. Ankara daha sonra bu saldırıya Suriye sınırındaki 500 kilometrelik çok sayıda sahaya operasyonlar düzenleyerek karşılık verdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, güvenlik ve istihbarat bilgilerine göre iki teröristin Suriye topraklarından girdiğini açıkladı. SDG lideri Mazlum Abdi ise saldırıyı gerçekleştirenlerin kendi güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerden geçtikleri iddiasını yalanladı. Abdi, X (eski adıyla Twitter) platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin yeni bir askeri operasyon başlatmaya yönelik gerekçe aradığını öne sürdü.

TBMM’nin verdiği yeni yetki ile birlikte kuzeyde savaş kıvılcımlarının alevlenme ihtimali artıyor. Belki de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talebi üzerine iki hafta önce Meclis'e gelen talimat, ‘sıfır saat’ kara savaşının yakında başlayacağına ve dördüncü operasyona girileceğine işaret ediyor. Bakanlar Kurulu'nun son oturumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan operasyonun ilk aşamasının sona erdiğini, örgütün genel merkezinin belirli yerleri ile gelir ve finansman kaynaklarının bulunduğu 194 hedefin imha edildiğini ve 162 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Türk araştırmacılar Türk ordusunun Suriye ve Irak'ta sınır ötesi operasyon başlatma yetkisinin iki yıl süreyle uzatılması kararının zaten beklendiğine dikkat çektiler. Türk ordusunun Suriye topraklarındaki operasyonlara katılmasına olanak tanıyan ilk yetki DEAŞ'e karşı uluslararası operasyonu desteklemek amacıyla 2013 yılında verilmişti. Parlamento, 2021 yılında ordunun görev süresinin iki yıl daha uzatılmasına karar verdi. Bu yıl da ordunun görev süresi meclis kararıyla iki yıl daha uzatıldı.

Independent Arabia'ya konuşan Türk siyasi analisti Firas Rıdvanoğlu, Türkiye'nin herhangi bir askeri harekat başlatma ihtimalini reddetti. Türk ordusunun sınır ötesinde görev süresinin uzatılmasının mutlaka savaş davullarının çalması anlamına gelmediğini söyleyen Rıdvanoğlu değerlendirmesinde şunları söyledi:

 “Ordunun herhangi bir acil durum karşısında hazırlıklı olması için görev süresinin uzatılması gerekir. Sonuçta Suriye topraklarında Türkiye var ve parlamentonun onayı dahilinde Türk ordusunun Suriye’deki görev süresinin uzatılması bu stratejinin bir parçası olacaktır. Dolayısıyla bu, PKK ve SDG'ye Türkiye'nin gerekirse her türlü askeri operasyona girmeye hazır olduğu mesajıdır.”

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre Türk araştırmacı Rıdvanoğlu'nun bakış açısına göre kara operasyonu pek olası olmasa da bunun ortaya çıkma ihtimali halen mevcut ve bu, bölgede meydana gelen bölgesel gelişmelerle bağlı.  Rıdvanoğlu, “Herhangi bir askeri operasyon Türkiye'nin hem Avrupalılarla hem de ABD'lilerle sorun yaşamasına neden olacaktır. Bu halihazırda kaçınılmaz. ABD'nin İsrail-Gazze savaşı ile meşgul olması nedeniyle, bazılarının inandığı gibi mevcut koşullar herhangi bir Türk askeri operasyonuna uygun değil. Çünkü ABD'nin bölgeye uçak gemisi göndermesi Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) bölgedeki pozisyonuna bir nevi destek anlamına geliyor.”

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Türk kuvvetlerine ait 30 zırhlı araç ile lojistik malzeme ve personel taşıyıcılarla dolu bir kamyondan oluşan askeri konvoyun İdlib'in batı kırsalındaki Hirbet el-Cevz geçiş noktasından girişini gözlemlediğini açıkladı. Bu takviye birlikleri, 5 Ekim'de El-Gab Ovası'ndaki gerilimi azaltma bölgesine ve batı İdlib kırsalına konuşlandırılan askeri noktalara yöneldi.

En güçlü olanın hayatta kalması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kürt silahlı gruplara yönelik operasyonlarında ‘en büyük sorun’ olarak tanımladığı şeyi gizlemedi. Bakanlar toplantısında yaptığı açıklamaya göre bu sorun, müttefik olarak tanımladığı ABD tarafından temsil ediliyor. Erdoğan bölgedeki ülkelerden askeri ve istihbarat unsurlarının, örgütün üyelerinden ve karargâhlarından uzak tutulması talebini vurguladı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Suriye'deki güçlerinin yakınında uçan Türkiye’ye ait silahlı insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Washington ilk kez NATO'daki müttefiki Türkiye'ye ait bir SİHA’yı düşürdü. Açıklamada, çatışmasızlık mekanizmalarının sahadaki işleyişinin iyileştirilmesi için sahadaki ilgili taraflarla birlikte çalışıldığı ifade edildi.  Pentagon, uçağın düşürülmesinin Ankara'nın bölgedeki askeri operasyonlarını etkilemeyeceğini kaydetti.

Türk siyasi alanında uzman isimler, bu gelişmeyi de göz önünde bulundurarak Washington'ın herhangi bir Türkiye operasyonu durumunda Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki Kürt bileşenini desteklemekten çekinmeyeceği görüşünde. Azerbaycan-Ermenistan savaşında Türkiye'nin tutumuyla uyumlu görünen Rusya'nın tutumu dalgalı bir seyir izlerken, diğer yandan Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Beyaz Saray ile Kremlin arasında artan bir rekabet söz konusu.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.