ABD'de başkan aday adayı olan Türk asıllı Cenk Uygur: Bu, Filistinlilere karşı soykırımdır

"Enkaz altında bulabilmek için çocuğunuzun adını bacaklarının üzerine yazdığınızı hayal edin"

Cenk Uygur (AA)
Cenk Uygur (AA)
TT

ABD'de başkan aday adayı olan Türk asıllı Cenk Uygur: Bu, Filistinlilere karşı soykırımdır

Cenk Uygur (AA)
Cenk Uygur (AA)

ABD'de, 2024 Başkanlık yarışında Demokrat Parti'den aday adayı olan Türk kökenli Amerikan vatandaşı Cenk Uygur, İsrail'in Gazze'deki Filistinlileri, ayırt etmeden bombalamasını sert bir dille eleştirdi.

"Genç Türkler" programıyla tanınan Uygur, İngiliz Talk Show programcısı Piers Morgan'ın İsrail-Hamas çatışması üzerine sorularını cevapladı.

"Hamas'ın yaptığının iğrenç olduğunu düşünüyorum. İsrailli masum siviller için ağlıyorum. Ama sizi Filistinliler için ağlarken görüyor muyum?" diyen Uygur, İsrail'in Filistin topraklarında uyguladığı işgalin "acımasızlığına" dikkati çekti.

Uygur konuşmasında, "Filistinliler dışında dünyadaki herkesin kendini savunabileceğini, kendi devletine ve egemenliğine sahip olabileceğini söylüyoruz. Buradaki fikir ise onların vahşi olduğu ve Müslümanların çok şiddet yanlısı olduklarıdır. Bu yüzden 56 acımasız, iğrenç yıl boyunca işgal altında tutulmaları gerekiyor." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Antisemitizm suçlamasına sığınanları "bağnaz" davranmakla suçladı

Cenk Uygur, İsrail'in Gazze'de kullandığı orantısız gücü eleştiren herkesin Antisemitizmle suçlanmasına itiraz etti.

Uygur, "Artık Müslümanlara ve Filistinlilere yönelik bağnazlıktan bıktım. Ve İsrail'in sağcı hükümetinin her çirkin, gaddar eylemini haber yapmak ve bu antisemitizmdir demek yerine, buna karşı sesinizi yükseltmenizi istiyorum." dedi.

Zaman zaman ses tonunu yükselten Uyur, "Enkaz altında bulabilmek için çocuğunuzun adını bacaklarının üzerine yazdığınızı hayal edin." diyerek, İsrail'in attığı bombaların yol açtığı trajediyi vurguladı.

Soykırım vurgusu

İsrail'in, Hamas'la mücadelesinde sivillerin ölümünü umursamadığını ifade eden Cenk Uygur, ABD'nin Usame Bin Ladin'e, özel kuvvetlerle yaptığı operasyonu örnek gösterirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu'nun uygulamasını "tiksindirici" bulduğunu belirtti.

Uygur, "Bu, toplu bir cezadır. Bu, Filistinlilere karşı soykırımdır ve dünyanın sesini yükseltmesi gerekir." diye ekledi.

2024 seçimlerinde başkan adayı olduğunu hatırlatan Uygur, ABD hükümetinin İsrail ve Ukrayna için istediği "105 milyar doları onaylamadığını" söyledi.

Cenk Uygur, "Açgözlü Amerikalı politikacılara verilen bu paranın çoğu daha sonra savunma müteahhitlerine gidiyor." dedi.

Uygur sözlerini şöyle tamamladı:

Birlikte büyüdüğüm arkadaşlarımın çoğu Yahudi. Bu onlar için iyi değil. Bu hiç kimse için iyi değil. Lütfen kalbinizin içine bakın ve olabileceğinizi bildiğim ahlaklı insanlar olun.

Cenk Uygur kimdir?

1970 yılında İstanbul'da doğan Uygur, 8 yaşında ailesiyle ABD'ye göç etti. 2002'de kurduğu Genç Türkler adlı programıyla Uygur, farklı formatlarda uzun yıllar milyonlarca ABD'liye hitap etti.

Programında ağırlıkla siyasi meseleler hakkında yorumlar yapan Uygur, kısa bir süre MSNBC'de de sunuculuk yaptı.

Uygur, 2019'da Temsilciler Meclisi üyesi olmak için California'dan yarıştı ancak ön seçimleri kazanamadığı için aday olamadı.

Uygur, 12 Ekim'de yaptığı açıklamada, birçok konuda Cumhuriyetçi Parti'den aday olan Donald Trump'ın gerisinde kaldığını öne sürdüğü ABD Başkanı Joe Biden'a meydan okuyarak 2024 başkanlık seçimlerinde Demokratlar için yarışacağını kaydetmişti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.