Trump'ın oğlu Trump Jr. New York'ta süren "emlak dolandırıcılığı davası"nda ifade verdi

AA
AA
TT

Trump'ın oğlu Trump Jr. New York'ta süren "emlak dolandırıcılığı davası"nda ifade verdi

AA
AA

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın büyük oğlu Donald Trump Jr. haklarındaki "emlak sektöründe yıllarca çok sayıda kişi ve kurumu dolandırdıkları" suçlamasıyla ilgili New York'ta devam eden davanın duruşmasında ifade verdi.

Trump Jr, Manhattan'daki eyalet Yüksek Mahkemesinde dün görülen duruşmaya kardeşi Eric Trump ile geldi.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde sanık sandalyesine oturan Trump Jr., New York Başsavcı Yardımcısı Colleen Faherty’nin sorularını cevapladı.

Trump Jr, davanın temelini oluşturan muhasebe raporları hakkındaki sorulara, şirketin muhasebe işleri konusunda kendisinin fazla bilgisi olmadığını söyleyerek, "Bu hususları muhasebecilerimize bırakıyorum. Onların fikir ve değerlendirmelerine güvenip karar veriyorum." şeklinde yanıt verdi.

Babası Donald Trump'ın başkan olup Beyaz Saray'a geçmesinin ardından Trump Organizasyonu'nda sahip olduğu rolleri ve sorumlulukları hakkında soruları cevaplayan Trump Jr, Faherty'nin "Başsavcının bu davadaki şikayeti hakkında bilginiz var mı?" sorusuna "Belirsiz bir şekilde, evet." diye cevap verdi.

Trump Jr. ifade vermeye devam edecek

Donald Trump Jr’nin ifadesinin alınmasına bugün yerel saatle 10.00'da başlayacak duruşmada devam edilecek. Ardından kardeşi Eric Trump sanık sandalyesine oturacak. Eski Başkan Trump’ın 6 Kasım Pazartesi günü, kızı Ivanka Trump’ın da 8 Kasım’da ifade vermesi bekleniyor.

Öte yandan, Trump'ın kızı Ivanka'nın söz konusu 250 milyon dolarlık hukuki davada ifade vermemek için Yargıç Arthur Engoron’un talimatını temyize götürdüğü belirtildi.

Ivanka’nın avukatının, Trump Jr’nin dün ifade verdiği saatlerde, müvekkilinin 2017’den beri New York’ta yaşamadığını, dolayısıyla davada sanık olarak yargılanmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle Yargıç Enguron'un kararının gözden geçirilmesi için New York temyiz mahkemesine başvurduğu kaydedildi.

Söz konusu temyiz bildiriminin, haftaya ifade vermek için mahkemeye çıkması planlanan Ivanka Trump'ın durumunu nasıl etkileyeceği ise bilinmiyor.

Davanın aralık ortasına kadar sürmesi bekleniyor

Aralık ortasına kadar sürmesi beklenen söz konusu yargılama sonucunda Yargıç Engoron, Trump şirketlerine ne kadar para cezası verileceği, New York eyaletinde iş yapma ehliyetlerinin iptal edilip edilmeyeceği gibi konular üzerinde karara varacak.

Davanın cezai değil hukuki bir dolandırıcılık davası olması nedeniyle yargılama sonucunda herhangi birinin hapis cezası alması öngörülmüyor.

2 Ekim’den bu yana New York mahkemesinde devam eden davanın aralık ortasına kadar sürmesi bekleniyor.

Daha önce hakkında "cinsel taciz" ve "vergi dolandırıcılığı" suçlamalarıyla açılan davaların duruşmalarının birçoğuna katılmayan eski ABD Başkanı Trump'ın, bu davanın duruşmalarına, ifade verme zorunluluğu bulunmamasına rağmen defalarca katılması "sürpriz bir gelişme" olarak medyanın yoğun ilgisine neden olmuştu.

Hakkında açılan davaları "siyasi" olduğu gerekçesiyle eleştiren Trump, çocuklarının ifadeye çağırılmasıyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yargıç için “Engoron, çocuklarımı rahat bırak. Sen hukuk mesleğinin yüz karasısın!" şeklinde ifadeler kullanmıştı.

Trump hakkındaki dolandırıcılık davası

New York Başsavcı Letitia James, Trump'ın, üç çocuğunun ve şirketinin servetini 3,6 milyar dolar fazla gösterdiğini öne sürdüğü iddianamede, yargıçtan, Trump ve çocuklarının New York'ta bir daha şirket kurmamasını, 5 yıl boyunca ticari gayrimenkul satın almalarını yasaklamasını ve 250 milyon dolar para cezasına çarptırılmasını talep ediyor.

"Emlak sektöründe yıllarca çok sayıda kişi ve kurumu dolandırdığı" suçlamasıyla açılan davada Yargıç Arthur Engoron, eski Başkan ve "Trump Organization" adlı şirketinin anlaşmalarda ve finansman sağlama evrakında, varlıklarına aşırı değer biçerek ve net servetini abartarak bankaları, sigortacıları ve iş dünyasından kişileri dolandırdığına ilişkin suçlamaların mahkemede görülmesine hükmetmişti.

Engoron, 35 sayfalık kararında, Trump ile şirketinin ve yöneticilerinin, yıllık finansal durumları hakkında sürekli yalan söyleyerek uygun şartlarda kredi ve düşük sigorta primi elde ettiklerini belirtmişti.

Trump'ın avukatları da Engoron’un Trump ve diğer sanıkların dolandırıcılıktan sorumlu olduğu hakkındaki kararına yönelik New York temyiz mahkemesine başvurmuştu.

Başvuruda, Yargıç Engoron'un karar verirken "hukuki ve/veya gerçek hatalar yapıp yapmadığının, takdir yetkisini kötüye kullandığının ve/veya yetkisini aşarak hareket edip etmediğinin" değerlendirilmesi talep edilmişti.



İsrail ordusu, Gazze'ye giden yardım gemilerini kuşattı

İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)
İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'ye giden yardım gemilerini kuşattı

İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)
İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukasını kırmak ve oraya yardım ulaştırmak amacıyla bu ayın başlarında yola çıkan Sumud Filosu organizatörleri bugün İsrail Donanması'nın gemilerini uluslararası sularda kuşattığını ve bir kısmıyla iletişimin kesildiğini duyurdu.

Filonun organizatörleri tarafından gece yapılan açıklamada, “İsrail askeri gemileri, uluslararası sularda filoyu yasadışı biçimde kuşattı ve kaçırma ile şiddet kullanmaya dair tehditler savurdu” denildi. Açıklamada ayrıca "11 gemiyle iletişimin kesildiği" belirtildi.

Dün İsrail Ordu Radyosu, bir İsrail kaynağına dayandırdığı haberde İsrail'in kendi kıyılarından uzakta Gazze’ye doğru yol alan yardım gemilerini kontrol altına almaya başladığını bildirmişti. Haberde kaç gemiye müdahale edildiği ve gemilerin müdahale sırasındaki konumları belirtmedi.

Filo, son haftalarda Fransa'nın Marsilya, İspanya'nın Barselona ve İtalya'nın Sirakuza şehirlerinden hareket eden 50'den fazla gemiden oluşuyor. Filonun organizasyonuna ait internet sitesindeki canlı takip verilerine göre gemiler şu an Yunanistan'ın Girit Adası'nın batısında bulunuyor.

Filonun sosyal medya platformu X hesabından yapılan paylaşımda "Askeri botlar gemilerimizi durdurarak kendilerini 'İsrail'e ait' olarak tanıttı” denildi. Filonun organizatörleri, gemilerde bulunan kişilerin lazer ışınları ve yarı otomatik taarruz silahlarıyla hedef alındığını ve aktivistlere gemilerin ön tarafında toplanmaları ile dört ayak üstüne çömelmeleri emrinin verildiğini de belirtti.

İsrail Donanması, 2025 yılı sonunda İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg dahil olmak üzere aralarında siyasetçiler ve aktivistlerden oluşan yaklaşık 50 teknelik ilk filoya el koymuştu. Organizatörler ve Uluslararası Af Örgütü bunu yasadışı olarak nitelendirmişti.

Tüm mürettebat ve gemilerdekiler, İsrail tarafından gözaltına alınarak sınır dışı edilmişti.

Hamas’ın kontrolündeki Gazze Şeridi, 2007 yılından bu yana İsrail ablukası altında.


Lübnan’da Cumhurbaşkanı Avn ile Meclis Başkanı Berri arasında müzakere tartışması

Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)
Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)
TT

Lübnan’da Cumhurbaşkanı Avn ile Meclis Başkanı Berri arasında müzakere tartışması

Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)
Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)

İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasında sözlü tartışmaya neden oldu. Avn, bu alandaki tüm adımlarını Berri ve Başbakan Nevvaf Selam ile koordineli biçimde attığını söylerken Berri, Avn’ın ‘söylediklerinin doğru olmadığını’ öne sürerek sert tepki gösterdi.

Avn, İsrail'in önce ateşkesi tam anlamıyla uygulaması, ardından müzakerelere geçilmesi gerektiğini gerektiğini belirterek müzakerelerle ilgili her adımının ‘Berri ve Selam ile koordineli ve istişareli biçimde’ atıldığını vurguladı. Berri ise hiç vakit kaybetmeden verdiği yanıtta, “Avn'ın söyledikleri gerçeği yansıtmıyor, tabi buna başka bir şey demiyorsak” ifadelerini kullandı. Berri, bu değerlendirmenin 2024 yılının kasım ayında varılan ateşkes anlaşması ve müzakereler konusu için de geçerli olduğunu da ekledi.

Sahadaki gelişmelere gelince İsrail, ateş gücüyle Lübnan topraklarında bir ‘kırmızı hat’ dayattı. Bu hat, haftalarca önce ilan edilen sarı hat bölgesine paralel uzanarak onlarca Lübnan köyünü tehdit ediyor. Söz konusu geniş coğrafi alan, sınırdan 25 kilometre derinliğe kadar uzanırken aralıksız devam eden hava saldırılarına ve bölgenin tahliye edilmesi için yapılan uyarılara maruz kalıyor.


Trump: Amerika Birleşik Devletleri, Almanya'daki asker sayısını azaltmayı değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Amerika Birleşik Devletleri, Almanya'daki asker sayısını azaltmayı değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada, Almanya’daki ABD askerî varlığının azaltılmasının değerlendirildiğini söyledi. Trump, bu kararın Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İran savaşı konusundaki anlaşmazlıkların gölgesinde ele alındığını belirtti.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden dün yaptığı paylaşımda, “ABD, Almanya’daki asker sayısını azaltma ihtimalini değerlendiriyor ve gözden geçiriyor. Karar kısa süre içinde verilecek” ifadelerini kullandı.

2024 yılında ABD’nin Almanya’da 35 binden fazla asker konuşlandırdığı Kongre Araştırma Servisi verilerine dayanarak belirtilirken, Alman basını bu sayının 50 bine daha yakın olabileceğini belirtiyor.

Trump, görevde olduğu önceki dönemlerde de NATO içindeki müttefiklere yönelik eleştirileri kapsamında, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerindeki ABD asker sayısını azaltma tehdidinde bulunmuştu.

Son gelişmelerde Washington’un, İran savaşına destek vermeyen veya Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği girişimlerine katkı sağlamayan müttefikleri cezalandırma eğiliminde olduğu iddia ediliyor. Hürmüz Boğazı bölgesi, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik önem taşıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, karar öncesinde Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün korunması konuları ele alındı.

Trump, Almanya Başbakanı Merz’i daha önce İran’ın nükleer silah edinimine ilişkin açıklamaları nedeniyle sert şekilde eleştirmiş ve “Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak Merz, çarşamba günü yaptığı açıklamada gerilimi küçümseyerek, ABD ile ilişkilerin güçlü olduğunu vurguladı. Berlin’de düzenlenen basın toplantısında, “Bana göre Başkan ile kişisel ilişkim eskisi gibi iyi” dedi.

Merz ayrıca, ABD-İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonuna başından beri şüpheyle yaklaştığını belirterek, Avrupa’nın bu gelişmelerin etkilerini ciddi şekilde hissettiğini ifade etti.