Türkiye derhal ateşkes yapılmasını ve yardımların Gazze'ye girmesine izin verilmesini talep ediyor

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ( Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ( Reuters)
TT

Türkiye derhal ateşkes yapılmasını ve yardımların Gazze'ye girmesine izin verilmesini talep ediyor

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ( Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ( Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Gazze Şeridi’ndeki durumu ve İsrail'in ikinci ayına giren gerilimini ele aldı.

Fidan ve Blinken, Ankara'daki Dışişleri Bakanlığı Genel Merkezi'nde 2 saat 40 dakika süren görüşme gerçekleştirdi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısına ilişkin ABD'nin tutumu nedeniyle Blinken'in Türkiye ziyareti protesto edildi.

Görüşmelerin ardından iki bakan basın toplantısı düzenlemezken, Blinken görüşmelerin ardından Ankara'dan ayrılarak hemen havalimanına gitti.

Kalıcı barış ve rehineler

Blinken, yola çıkmadan önce Ankara Esenboğa Havalimanı'nda yaptığı açıklamalarda, Gazze'den sivillerin çıkarılması konusunda farklı bölge ülkelerini ziyaret ettiğini, önemli adımlar attıklarını, görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve ülkelerde her birinin etkilerini kullanarak çatışmanın bölgeye yayılmaması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Blinken, kritik noktalardan birinin de "rehineler konusunda ilerleme kaydedilmesi" olduğunu belirterek, "Bu bizim yoğun olarak odaklandığımız bir konu. Ancak aynı zamanda çatışmalara ara verilmesinin bu öneriyi ilerletmeye de yardımcı olabileceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.

FEGRTHYP90
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ( Reuters)

ABD’li bakan, adil ve kalıcı barışa ulaşmanın koşullarını yaratmak için bölge ülkeleriyle önemli toplantılar yaptık ve anlaşmaya varmak için çabaladıklarını dile getirerek, çatışmanın bölgedeki diğer yayılmamasını başarı olarak nitelendirdi.

ABD’nin Gazze halkına insani yardım konusunda büyük çaba sarfettiğini belirten Blinken, “ABD'nin liderliğinin yerini hiçbir şey tutamaz. Diğer ülkeler de bize bakıyor, biz de işbirliği yapıyoruz, ayrıntılar üzerinde her gün çalışıyoruz ve insani yardım alanında çok önemli çabalar gösteriyoruz” dedi.

Ateşkes

Türk kaynaklar, görüşmelerin İsrail'in sivilleri, okulları, hastaneleri ve ibadet yerlerini hedef alan acımasız saldırılarını artırması ışığında Gazze’deki durumla ilgili olduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, görüşmelerde Fidan’ın derhal kalıcı ateşkes ilan edilmesi, İsrail'in sivilleri ve altyapıyı hedef alan, Gazze Şeridi'nin tamamen izolasyonuna, elektrik, su ve iletişimin kesilmesine neden olan saldırılarına son verilmesi çağrısında bulunduğunu aktardı.

Kaynaklar, Fidan’ın, İsrail'in toplu cezalandırma politikasına maruz kalan kuşatma altındaki Gazze halkına insani yardımların ulaştırılmasının gerekliliği çağrısını da değindi.

Ayrıca, Fidan'ın Blinken ile yaptığı görüşmede Türkiye'nin Gazze'de İsrail ile Hamas arasında savaşın başlamasının ardından açıkladığı ve detayları henüz açıklanmayan Gazze'deki ateşkesin garantörleri sistemi önerisini sunduğu kaydedildi.

Kaynaklar, Türkiye Dışişleri Bakanı'nın bölgede 1967 sınırları içinde iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı barışın tesis edilmesinin gerekliliğini vurguladığını söyledi.

Gergin atmosfer

İsrail ziyaretiyle başlayan Ortadoğu gezisinin ardından dün gece yarısı Ankara'ya gelen Blinken, Ürdün'ün başkenti Amman'da da Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Ürdün'den mevkidaşlarıyla temaslarda bulundu.

Blinken ayrıca sürpriz bir ziyaret için Batı Şeria'ya giderek Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'la görüştü, ayrıca Irak ve Kıbrıs'ı da ziyaret etti.

SDFGRT
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ( Reuters)

Türkiye, Ankara'ya gelişinin arifesinde Cumartesi günü, İsrail tarafının ateşkes taleplerine yanıt vermemesi, sivillere yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İsrail Büyükelçisi Şakir Özkar Torunlar'ı istişare için çağırdığını duyurdu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Türkiye'nin kararını "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hamas'ın yanında yer alma yönünde attığı yeni bir adım" olarak nitelendirdi.

Blinken'in Ankara’ya gelişinden önce Fidan, Gazze'deki durumu görüşmek üzere Mısırlı mevkidaşı Samih Şükri ve Ürdünlü mevkidaşı Eymen es Safadi ile iki telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Fidan ile Blinken arasındaki görüşmelerin gergin bir ortamda geçmesi, ABD’li bakanın gergin görünmesi, Türk bakanın da görüşmeler başlamadan önce tokalaşırken ona sarılmaktan kaçınması, Türk medyasının bu sahneye odaklanmasını sağladı.

Görüşmeler sırasında Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Blinken'in ziyaretini protesto etmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı binası yakınında gösteri düzenleyerek, “Katil Blinken, Türkiye’den defol” sloganları attı.

Blinken'in gelişinin ardından Ankara'da karşılanması konusu da sosyal medya platformlarında çok konuşuldu. Blinken, Türkiye Dışişleri Bakanı'nın veya yardımcılarından biri tarafından karşılanmadı.

Blinken’ı ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake, Dışişleri Bakanlığı ABD’den Sorumlu İkili Siyasi İşler Genel Müdürü Büyükelçi Yaprak Balkan ve  Ankara Vali Yardımcısı Namık Kemal Nazlı tarafından karşılandı.

CSDFVR
Blinken'in Ankara ziyareti sırasında Türk göstericiler "Ebu Ubeyde"nin fotoğrafını taşıyor ( AFP)

Göstericiler, Blinken'in Türkiye ziyaretini protesto etmek amacıyla ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önünde toplandı. Bazı göstericiler ise başkent Ankara'nın Blinken yolu üzerindeki köprülerden birine Hamas hareketinin silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları sözcüsü "Ebu Ubeyde"nin büyük bir resmini astı.

Önceki gün ise yüzlerce protestocu Gazze'ye destek amacıyla Adana'daki ABD güçlerinin bulunduğu İncirlik Hava Üssü'nün önünde toplandı.



Pestisit sorununa ucuz ve çevreci çözüm: Raf ömrünü de uzatıyor

Araştırmacılar yeni kaplamayla gıda kalitesi korunurken, meyvelerin daha uzun süre bozulmadan saklanabildiğini söylüyor (Sachi Wickramasinghe / British Columbia Üniversitesi)
Araştırmacılar yeni kaplamayla gıda kalitesi korunurken, meyvelerin daha uzun süre bozulmadan saklanabildiğini söylüyor (Sachi Wickramasinghe / British Columbia Üniversitesi)
TT

Pestisit sorununa ucuz ve çevreci çözüm: Raf ömrünü de uzatıyor

Araştırmacılar yeni kaplamayla gıda kalitesi korunurken, meyvelerin daha uzun süre bozulmadan saklanabildiğini söylüyor (Sachi Wickramasinghe / British Columbia Üniversitesi)
Araştırmacılar yeni kaplamayla gıda kalitesi korunurken, meyvelerin daha uzun süre bozulmadan saklanabildiğini söylüyor (Sachi Wickramasinghe / British Columbia Üniversitesi)

Bilim insanları meyvelerdeki pestisit kalıntılarını temizleyen ve gıdanın raf ömrünü uzatan bir temizlik ürünü geliştirdi.

Tarımda kullanılan pestisitler, yarattığı sağlık riskleri nedeniyle endişeye yol açıyor. Meyve-sebzeler yıkandıktan sonra bile genellikle pestisit kalıntısı taşıyor.

Diğer yandan da meyve-sebzelerin çabuk bozulması ciddi oranda gıdanın çöpe gitmesine yol açıyor. Dünya genelinde üretilen gıdaların yaklaşık üçte birinin hiç tüketilmeden atıldığı tahmin ediliyor.

Kanada'daki British Columbia Üniversitesi'nden araştırmacılar, doğada çözünebilen bir meyve yıkama ürünü geliştirerek bu iki soruna birden el attı.

Bilim insanları yeni karışımı, mısır ve patates gibi ürünlerden elde edilen nişasta bazlı parçacıkları kullanarak geliştirdi. Bu parçacıkları demir ve çayda yaygın bulunan tannik asitle birleştirdiler.

Bu maddelerin birleşimi yapışkan, süngerimsi yapılar oluşturarak pestisit moleküllerine bağlanıyor ve onları meyve yüzeyinden çekiyor.

Araştırmacılar yıkama ürününü, üç yaygın pestisitle kaplanmış elmalar üzerinde test etti.

Bulguları hakemli dergi ACS Nano'da 12 Nisan Pazar günü yayımlanan çalışmaya göre elmaların üzerindeki pestisitlerin yüzde 86 ila yüzde 94'ü temizlendi.

Bilim insanlarına göre musluk suyu, kabartma tozu veya sade nişasta genellikle kalıntıların yarısından daha azını ortadan kaldırıyor.

İşlemin sonraki aşamasında elmalar karışıma batırılarak etrafında yenilebilen ve doğada çözünebilen bir tabaka oluşturuldu.

Nefes alan bir bariyer işlevi gören bu tabaka, oksidasyonu yavaşlatıyor ve su kaybını azaltıyor.

Bu kaplamanın uygulandığı dilimlenmiş elmalar, buzdolabında iki gün boyunca çok daha yavaş karardı ve daha az su kaybetti.

Kaplama ayrıca üzümlerin oda sıcaklığında 15 gün boyunca formunu korumasını sağlarken, işlem görmeyen üzümler kısa sürede pörsüdü.

Makalenin kıdemli yazarı Dr. Tianxi Yang "Amacımız hem gıda güvenliğini hem de kalitesini iyileştiren basit, güvenli ve uygun fiyatlı bir yıkama yöntemi geliştirmekti" diyerek ekliyor:

İnsanlar taze ürün yemekle üzerindeki maddelerle ilgili endişelenmek arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı.

Bilim insanları kaplamanın, meyve üzerinde zararlı bakterilerin gelişmesini sınırladığını da gözlemledi. Ayrıca karışım, gıdanın demir oranını artırıyor ancak bu, günlük tavsiye edilen miktarın çok küçük bir kısmı. 

Dr. Yang, "Güvenlik ve raf ömrünün yanı sıra formülümüz, demir ve fenolik bileşikler gibi ek sağlık yararları sunan mikro besin maddeleri kullanıyor" diye açıklıyor:

Riski azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda besin değerini de artırabiliyor.

Araştırmacılar malzemelerin ucuz olması ve suyla karıştırılması nedeniyle yeni yöntemin endüstriyel ölçekte rahatlıkla kullanılmasını umuyor.

Sonraki aşamalarda ürünün ev versiyonunun da üretilebileceğini düşünüyorlar. Ancak bunun öncesinde daha fazla test yapılması gerektiğinin altını çiziyorlar.

Dr. Yang, "İnsanların eve getirdikleri ürünlere güven duymalarını, bunların daha güvenli olduğunu, daha uzun süre dayandığını ve daha az atık ürettiğini bilmelerini sağlamayı umuyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, Phys.org, ACS Nano, World Resources Institute


CNN'in veri analisti: Trump, Papa'yı kıskanıyor olabilir

Trump'ın Truth Social hesabında paylaşılan ve daha sonra silinen, Trump'ı İsa Mesih olarak gösteren bu görüntü, birçok Amerikalı Hıristiyan tarafından "dine küfür" olarak kınandı (Mandel NGAN/AFP)
Trump'ın Truth Social hesabında paylaşılan ve daha sonra silinen, Trump'ı İsa Mesih olarak gösteren bu görüntü, birçok Amerikalı Hıristiyan tarafından "dine küfür" olarak kınandı (Mandel NGAN/AFP)
TT

CNN'in veri analisti: Trump, Papa'yı kıskanıyor olabilir

Trump'ın Truth Social hesabında paylaşılan ve daha sonra silinen, Trump'ı İsa Mesih olarak gösteren bu görüntü, birçok Amerikalı Hıristiyan tarafından "dine küfür" olarak kınandı (Mandel NGAN/AFP)
Trump'ın Truth Social hesabında paylaşılan ve daha sonra silinen, Trump'ı İsa Mesih olarak gösteren bu görüntü, birçok Amerikalı Hıristiyan tarafından "dine küfür" olarak kınandı (Mandel NGAN/AFP)

CNN'in kadrolu anket uzmanı, Katolik Kilisesi lideriyle husumeti süren ABD Başkanı Donald Trump'ın Papa XIV. Leo'nun hızla yükselen onay oranını "kıskandığını" öne sürdü.

Pazartesi günü CNN'in News Central programında baş veri analisti Harry Enten, marta ait anket verilerini sunarak Trump'ın Amerikan halkı arasında Papa'dan neredeyse 50 puan daha az popüler olduğunu gösterdi.

Enten kendine özgü heyecanlı üslubuyla, "Biliyorsunuz, belki de Başkan Trump, Papa XIV. Leo'yu kıskanıyordur çünkü aradaki fark çok büyük. Çok büyük!" dedi .

Geçen ay yapılan NBC News anketine işaret eden Enten, Trump'ın -12 puanına kıyasla Papa'nın Amerikalılar arasında +34 puanlık net beğeni oranına sahip olduğunu belirtti.

Enten, "Yakın bile değil" dedi.

Papa Leo XIV, Başkan Trump'ı kesinlikle ezip geçiyor... Ve şunu da belirtmeliyim ki Papa Leo, NBC News anketlerindeki en popüler kişiydi. Başkanın Amerika’nın en popüler ismini hedef almasının son derece büyük bir hata olduğuna inanıyorum.

Bu sonuçlar, Trump'la Papa arasındaki gerilimin tırmandığı bir süreçte ve Trump'ın İran'ın "tüm medeniyetini" yok etme tehdidinin ardından geldi; Papa Leo bu tehdidi "kesinlikle kabul edilemez" diye nitelemişti.

Pazar gecesi geç saatlerde Truth Social'da yaptığı uzun paylaşımda Trump, Katolik lideri suç konusunda "ZAYIF" ve dış politikada "berbat" diye nitelemiş, "kendini toparlamasını" ve "Radikal Sol'a hizmet etmeyi bırakmasını" istemişti.

Ancak yapay zeka tarafından oluşturulduğu anlaşılan ve kendisini hastaları iyileştiren İsa Mesih olarak tasvir eden bir görsel de paylaşması, muhafazakar Hıristiyanların öfkesini üzerine çekmişti.

Trump daha sonra paylaşımı sildi ve bunun sadece kendisini "insanları iyileştiren bir doktor" olarak gösterdiğini düşündüğünü iddia etti.

Bazı haberlerde, ocak ayındaki gergin bir toplantı sırasında ABD yetkililerinin Vatikan'ı askeri güçle tehdit ettiği bile öne sürüldü.

Pazartesi günü programın kendine ayrılan kısmında Harry Enten, CNN'in yaptığı çıkış anketine göre Trump'ın Kasım 2024 başkanlık seçiminde Amerikalı Katolikler arasında Kamala Harris'i 20 puan farkla geride bıraktığını belirtti.

Ancak mart sonlarında yapılan Fox News anketi, aynı grupta onu -4 puan geride gösterdi.

Enten, "Başkan Trump, Kamala Harris'i gerçekten de ezmişti" dedi.

Ama [artık] dibe doğru düşüyor da düşüyor. Başkan Katolik seçmenlerde zorlanıyor. Ve uzman görüşüme göre, Papa'ya saldırmanın Katoliklerle arayı düzeltmenin yolu olduğundan pek emin değilim.

Papa Leo'nun İran savaşı hakkındaki görüşlerinin "Amerika'daki Katoliklerin genel eğilimini yansıttığını" da ekleyen Enten, Fox News anketine atıfta bulundu. Ankete göre Katoliklerin ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahalesine karşı oy oranı 10, Trump'ın İran'a yönelik tutumuna karşı oy oranıysa 20 puan daha yüksek.

Özetle Papa, Birleşik Devletler'deki Katoliklerin sembolü. Papa, Birleşik Devletler'de Trump'tan çok daha popüler...

[Trump] çok fazla zemin kaybediyor ve bu ona yardımcı olmayacak.

Independent Türkçe


Trump’ın akıl sağlığına ilişkin tartışmalar tekrar gündemde: Delinin teki

Trump, akıl sağlığının yerinde olmadığına dair eleştirileri defalarca reddetti (Reuters)
Trump, akıl sağlığının yerinde olmadığına dair eleştirileri defalarca reddetti (Reuters)
TT

Trump’ın akıl sağlığına ilişkin tartışmalar tekrar gündemde: Delinin teki

Trump, akıl sağlığının yerinde olmadığına dair eleştirileri defalarca reddetti (Reuters)
Trump, akıl sağlığının yerinde olmadığına dair eleştirileri defalarca reddetti (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemdeki çelişkili açıklamaları ve saldırgan yorumları, akıl sağlığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Trump'ın İran'la ateşkes müzakereleri başlamadan önce Tahran yönetimine savurduğu "Bu gece bir medeniyet yok olacak" tehdidi büyük tepki çekmişti.

ABD Başkanı'nın Papa XIV. Leo hakkında "suç ve nükleer silahlar konusunda zayıf" ve "dış politikada berbat" demesi ve kendini İsa gibi gösterdiği izlenimi uyandıran bir görseli sosyal medyada paylaşması da tartışma yarattı.

Cumhuriyetçi lider, paylaşımını silerken ABD Başkanı'na yakın tavrıyla bilinen İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Trump'ın sözlerini "kabul edilemez" diye niteledi.

Trump'ın ABD'li Papa XIV. Leo'ya eleştirisi, Katoliklerin ruhani liderinin 11 Nisan'da Washington ve Tahran arasında Pakistan'daki görüşmeler sürerken, Vatikan'daki Aziz Petrus Bazilikası'nda dünya barışı için düzenlediği dua etkinliğinde dünyada savaşların son bulması gerektiğini belirtmesinin ardından gelmişti.

Trump, seçim kampanyasında selefi Joe Biden'ın akıl sağlığının yerinde olmadığına dair eleştirileriyle gündeme gelmişti ancak son dönemde söyledikleri nedeniyle kendi ruhsal durumuyla ilgili tartışmalar da yeniden alevlendi.

Şubat 2026'da yapılan Reuters/Ipsos anketinde, Amerikalıların yüzde 61'inin Trump'ın yaşlandıkça daha dengesiz hale geldiğini düşündüğü ortaya konmuştu.

Katılımcıların sadece yüzde 45'i Trump'ın "zihinsel olarak zorluklarla başa çıkabilecek durumda" olduğunu söylemişti. Bu oran, 2023'teki ankette yüzde 54'tü.

Eylül 2025'te yapılan YouGov anketinde de Amerikalıların yaklaşık yarısı (yüzde 49) Trump'ın başkanlık görevi için çok yaşlı olduğunu savunmuştu. Şubat 2025'teki ankette bu oran yüzde 34'tü.

İlk döneminde kendisini "zihinsel olarak çok dengeli bir dahi" diye tanımlayan 79 yaşındaki Cumhuriyetçi lider, geçen hafta bir gazetecinin sorusu üzerine akıl sağlığının yerinde olmadığına dair eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını savunmuştu.

Eylül 2025'teki açıklamasında, Azerbaycan yerine Kamboçya diyerek "Kamboçya ve Ermenistan arasındaki savaşı bitirdiğini" öne süren Trump'ın akıl sağlığına ilişkin tartışmalar 2016'da ilk kez başkanlığa aday olduğundan beri ara ara gündeme taşınıyor.

​​​​​​Ancak ABD Başkanı, Trump'a "son derece hasta" diyen Senatör Chuck Schumer, "akıl sağlığını kaybetmiş" diyen Temsilciler Meclisi üyesi Hakeem Jeffries ve "delinin teki" diye hitap eden Ted Lieu gibi Demokratların yanı sıra Cumhuriyetçilerden de eleştiri alıyor.

Trump'a uzun süre destek verdikten sonra Cumhuriyetçi liderle arası bozulan Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene, X'teki açıklamasında, ABD Başkanı'nın "İran medeniyetini yok etme" tehdidine "Bu şeytani ve delice" diye tepki göstermişti.

Greene, daha sonra "25. Ek Madde!!!" paylaşımıyla Trump'ın görevden alınması gerektiğini savunmuştu.

ABD Anayasası'nın 25. Ek Maddesi, bir ABD başkanının görevini yerine getiremeyeceğine karar verilmesi durumunda, yerine başkan yardımcısının geçici olarak getirilmesini öngörüyor.

Radikal sağcı podcast sunucusu Candace Owens, ABD Başkanı'nı "soykırımcı bir deli" diye nitelerken, komplo teorisyeni Alex Jones da Trump'ın "saçma sapan konuştuğunu ve beynin pek iyi çalışmamaya başladığını" söylemişti.

Trump yanlılarıysa eleştirilere karşı çıkıyor. Muhafazakar medya kuruluşu Fox News'den yorumcu Liz Peek, "Trump ne yaptığını çok iyi biliyor" diyerek, İran'a karşı askeri ve diplomatik baskıyı sürdürmesi gerektiğini savundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle da New York Times'a gönderdiği e-postada Trump'ın akıl sağlığına ilişkin eleştirilerin asılsız olduğunu ileri sürerek, Trump'ın "zekasının keskin, enerjisinin eşsiz" olduğunu iddia etti.

Independent Türkçe, New York Times, Prospect Magazine, Le Monde