Gazze halkı internet erişimini nasıl sağlıyor?

Gazze’de iletişim için radyo ve toplu şarj istasyonlarından, cep telefonlarını uzaktan çalıştıran uluslararası eSIM’lere kadar çeşitli yollara başvuruluyor

İllüstrasyon: Ewan White
İllüstrasyon: Ewan White
TT

Gazze halkı internet erişimini nasıl sağlıyor?

İllüstrasyon: Ewan White
İllüstrasyon: Ewan White

Salim er-Reyyis

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeydoğusundaki Beyt Hanun ilçesinin doğusundaki sınır bölgelerini füzelerle hedef alması sonucunda 27 Ekim'de Gazze Şeridi'nin mobil ağ ve internet ile bağlantısı kesildi. Bu kesinti, iki milyondan fazla Gazzeliyi hem birbirleriyle hem de yurtdışındakilerle temas kurmaya en çok ihtiyaç duydukları bir dönemde iletişim ağlarından mahrum bıraktı.

İsrail ordusu, 7 Ekim'den birkaç gün sonra Gazze’nin orta kesimlerinde yer alan Rimal mahallesindeki büyük yerleşim bölgelerini vurdu. Bombardımanda Gazze Şehri'ndeki Filistin Telekomünikasyon Şirketi Paltel’in binası hedef alındı. Bombardıman sonucunda internet ve mobil ağ bağlantısına olanak tanıyan baz istasyonları hasar gördü ve geniş bölgelerde iletişim ağları kesintiye uğradı.

Gazze’de yaşayan Ekrem Acur (32), şehirdeki diğer yakınları ve akrabalarıyla internet üzerinden iletişim kuruyor. Patlama sesi duyduklarında, birbirlerini kontrol ediyorlar. Nerenin vurulduğunu, patlamanın akrabalarının ya da arkadaşlarının yakınlarında meydana gelip gelmediğini öğrenmek için yerel haber gruplarından gelen haberleri takip ediyorlar.

Radyoya dönüş

Şarku’l Avsat’ın Majalla’dan aktardığı habere göre Ekrem Acur, “İnternet kesildiği anda sanki sağır ve kör oluyorum. Neler olduğunu bilmiyorum, göremiyorum, kimseyle iletişim kuramıyorum” ifadelerini kullanıyor. Acur’un ve onun gibi yüzlerce Gazzeli, adeta 50 küsur yıl öncesine, internetin ve mobil ağların ortaya çıkışından ve belki de elektriğin yaygın olarak kullanılmaya başlamasından önceki yıllara geri dönüyor.

swdefrgt
Filistin Kızılayı’nın cep telefonu şarj istasyonlarından birinde tek elektrik prizine bağlı telefonlarını şarj etmeye çalışan Gazzeliler (DPA)

Bu yüzden Acur, neler olup bittiğini öğrenmenin tek yolu haline geldiği için pille çalışan küçük, eski bir radyo edinmek gibi alternatif yollar aramak zorunda kaldı. Acur, radyo sinyali zayıf ve karışık olsa da tamamen izole olmaktan ve hiçbir haber alamamaktan daha iyi olduğunu söylüyor. Kesintilerin uzun sürebileceğini düşünen Acur, evinin yakınlarındaki bir marketten çok sayıda pil satın aldı. İsrail ordusunun Gazze’nin kuzey sakinlerini Gazze Şeridi'nin güneyine gitmeleri yönündeki tehditkar uyarılarını duyana kadar bu durumu sürdüren Acur, ailesi ve çocuklarının can güvenliği için arkadaşlarıyla birlikte Deyr el-Beleh’e kaçmaya karar verdi.

Gazzeli Acur (32): İnternet kesildiği an, sanki sağır ve kör olmuş gibi hissediyorum. Neler olduğunu bilmiyorum, göremiyorum, kimseyle iletişim kuramıyorum.

Acur, yerinden edilip güneye gittikten sonra tekrar internete erişebildi. Ancak bu kez elektrik kesintileri ve jeneratörün de günde 3 saatten az çalışması nedeniyle kısıtlı zaman aralıklarında insanların kendileri ve aileleri için günlük kişisel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla özel mülk olan bir kuyudan su çıkarmak için çalışmaya başladılar. Bu durum, iletişimin ve internetin kesildiği 27 Ekim gününe kadar devam etti. O gün Gazze’nin tamamı bir kez daha dünyadan izole edildi.

Depolama ve stoklama

İsrail, son yıllarda Gazze’ye karşı çok sayıda savaş başlatmıştı ve bu ilk değildi. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un doğusundaki evinde yaşayan evli ve beş çocuklu Mahmud Kudeyh (47), son yıllarda yaklaşık 2 bin litre mazot satın alıp depoladı. Savaşın ne zaman patlak vereceğinin kestirilemediğini söyleyen Kudeyh, depoladığı yakıtla elektrik jeneratörünü çalıştırıp su ve internet temin edebileceğini düşünmüştü, ancak stokladığı yakıtın kendisine hiçbir faydası olmayacağını bilmiyordu.

Bombardımanların yoğunlaşması ve İsrail tanklarının ve askeri araçlarının Han Yunus'un doğusuna saldırması üzerine ailesiyle birlikte şehrin batı bölgesine kaçmak zorunda kaldı. Bu yüzden kendisi için son derece önemli olan bu yakıt rezervinden yararlanamadı. Ölüm ve yıkım korkusuyla evlerini bırakıp kaçan diğer vatandaşlar gibi o da evini ve yakıt stokunu geride bıraktı.

Evli ve beş çocuk babası Gazzeli Kudeyh (47): Yiyecek ve su bulmazken internetin hiçbir faydası yok. İnternet karnımızı doyurup, susuzluğumuzu gidermez. Bazıları alternatif yollar arıyor, ama ben radyodan ya da başkalarında duyduğum haberlerle yetiniyorum. Eve dönmek için savaşın bitmesini bekliyorum.

Kudeyh şu an ailesiyle birlikte Han Yunus'ta Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı bir okula sığınmış durumda. Kendisinin ve ailesinin yiyecek ve su gibi temel ihtiyaçlarını zar zor karşılayabiliyor. Haftalardır internete bağlanamayan Kudeyh, “Yiyecek ve su bulmazken internetin hiçbir faydası yok. İnternet karnımızı doyurup, susuzluğumuzu gidermez. Bazıları alternatif yollar arıyor, ama ben radyodan ya da başkalarında duyduğum haberlerle yetiniyorum. Eve dönmek için savaşın bitmesini bekliyorum” ifadelerini kullandı.

eSIM’ler ve İsrail simleri

Gazze'de internet bağlantısının zayıflaması, elektriğin kesilmesi ve yakıtın bitmesi nedeniyle gazeteciler yurt dışındaki medya kuruluşlarıyla iletişimde birçok sorunla karşı karşıya kaldılar. Resim, video ve haber metinlerini zorlukla gönderiyorlardı. Fakat çoğu gazeteci, İsrail'in tehditleri ve bölge sakinlerinin güneye gitmesi yönündeki uyarıları altında bu sorunların çözüleceğine inanıyordu.

Gazze’deki gazeteciler ve basın mensuplarının çoğu Gazze’nin merkezinde ve güneyindeki hastanelerde gazetecilere özel kurulan çadırlara sığındılar. Ancak, indirme kotası sınırlı olan mevcut bazı İnternet hatlarından materyal indirmesi gereken kişi sayısındaki fazlalığın yarattığı büyük baskı nedeniyle işleri hiç de kolay değildi. Yabancı bir haber ajansında çalışan foto muhabiri Semir Ahmed, Han Yunus'ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’ndeki gazeteci çadırına sığınan gazetecilerden biriydi. Ahmed, internette çalışmanın ve kullanmanın zor olduğunu, ancak birkaç günlük gecikmelere ve sorunlara rağmen internete görüntü yükleyebildiğini söyledi.

xascdfveg
İsrail, hava saldırılarıyla Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki tüm altyapıyı yok etti, 7 Kasım 2023 (EPA)

27 Ekim akşamına kadar, mevcut imkanlarla çalışmalarına devam eden Ahmed, görüntüleri internete yüklerken gönderim işlemi aniden kesildi. Bunun internet kaynaklı bir sorun olduğunu düşündüklerini söyleyen Ahmed, “Arızayı gidermeye çalıştıktan sonra gazeteci arkadaşlardan biri Gazze Şeridi’nde faaliyet gösteren Filistin merkezli cep telefonu operatörleri Jawwal ve Ooredoo'da iletişimin kesilmiş olabileceğini söyledi” dedi.

Meslektaşları bunun genel bir sorun olduğundan emindi. Birkaç dakika içinde uydudan yayın yapan haber kanallarından birinden, İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyini hedef alan bombardımanları sonucunda Gazze'deki iletişim ve internet ağlarında bir arıza meydana geldiğini öğrendiler. Gazeteciler, savaşla ve sahada savaştan etkilenenlerle ilgili olayları ve gerçekleri ortaya koyan materyalleri ve haberleri göndermek için alternatif yollar aramaya başladılar.

Semir, bir meslektaşı aracılığıyla 4G bağlantılı bir İsrail SIM kartı elde etmeyi başardıysa da dosyaları aktarmak amacıyla sinyal alımını güçlendirmek için yüksek bir yere çıkmaya ihtiyacı vardı. Gazze’de tüm bağlantıların kesildiği günün akşamı daha iyi bir internet erişimi için Nasır Tıp Kompleksi'nin binalarından birinde bir yangın merdivenine tırmanmak zorunda kalan Ahmed, “Neredeyse 24 saat internetsiz, dünyadan kopmuş halde kaldık. Artık alternatif bir yol bulamayacağımızı düşünüyorduk” ifadelerini kullandı.

Gazze’de yabancı bir haber ajansı için çalışan gazeteci Semir Ahmed: İnternette çalışmanın ve kullanmanın zordu. Ancak birkaç günlük gecikmeye ve sorunlara rağmen internete görüntü yükleyebildim.

Yabancı ülkelerdeki pek çok genç, başta gazeteciler olmak üzere Gazze sakinlerin dünya ile iletişim kurmalarını sağlayacak alternatif yollar aramaya başladılar. Mobil cihaza gönderilen bir ‘QR’ kodun okutulmasıyla cihaza tanımlanan, uydulara bağlanan ve ‘eSIM’ olarak bilinen uluslararası kullanımlı elektronik SIM kartları devreye girdi. Böylece kapsama alanı Gazze Şeridi'nin tamamına özellikle de sınıra yakın güney kesimine kadar ulaşabilen ve gerek İsrail gerek Mısır alt yapısı olsun mevcut en güçlü hücresel ağa bağlanabildiler.

Herkes internete bunun tek yol olan İsrail alt yapısına sahip SIM kartlarıyla bağlanabiliyordu. Onlarca Filistinli ve Arap ülkelerinden gençlerin eSIM alıp kendilerine göndermek için gönüllü olduklarını söyleyen Ahmed, bu gençleri şahsen tanımadıklarını, onların sadece Gazze’dekileri ve Filistin davasını destekleyen gençler olduklarını vurguladı. Ahmed, bu gençlerin savaşın gidişatını kesintisiz olarak raporlamaları için gazetecilerin çalışmalarına devam etmelerini sağlamakla ilgilendiklerini de sözlerine ekledi.

szxcsc
Han Yunus’ta yakınlarıyla haberleşebilmek için telefonlarıyla internet üzerinden arama yapmaya çalışan Gazzeliler, 29 Ekim 2023 (Getty)

Her ne kadar Gazzeliler için internet üzerinden iletişim kurabilecekleri en iyi çözüm eSIM olsa da tüm akıllı telefonlar yenilikçi bir hizmet olan eSIM’i desteklemiyor. eSIM, yalnızca iPhone ve Samsung markalarının yeni model telefonları tarafından destekleniyor. Bu yüzden Semir ve diğer gazeteciler, fiyatları bin 400 doları aşan, eSIM destekleyen yeni model telefonlar almak zorunda kaldılar. Ahmed, bombardımanlar devam ederken bazı cep telefonu mağazalarıyla iletişim kurabildi. Ancak diğerleri, bu özellikte cep telefonlarının çok fazla olmaması ya da bunları satın alacak miktara sahip olmamaları nedeniyle bu telefonları edinemediler.

Uydu kanallarının muhabirleriyle telekonferans teknolojisi aracılığıyla doğrudan iletişim kurmasını sağlayan şirketlerde çalışanların yaşadığı sorunlar daha da karmaşık. Mühendis İsmail Hammade, 17 yılı aşkın bir süredir Gaza Media Company'de yayın mühendisi olarak çalışıyor.

Ancak telekonferans teknolojisi teknik açıdan oldukça pahalı geliyor. Çünkü muhabirin haber stüdyosundan sorulan soruyu duyması 15-20 saniye kadar sürüyor. Buna ses dalgalarının iletilmesi ve sesin duyulabilmesi için gereken süre anlamına gelen ‘gecikme süresi’ deniyor.

Gazze'de bir medya şirketinde yayın mühendisi olarak çalışan İsmail Hammade: Pahalı ve İsrail ordusu sinyalin kaynağını takip edebildiği için tehlikeli olmasına rağmen Thuraya cihazlarını kullanmak zorunda kaldık.

Taşıdığı tüm risklere rağmen bir başka yöntem kullanmak zorunda kaldıklarını söyleyen Hammade, şöyle devam etti:

Mali açıdan pahalı ve İsrail ordusu sinyalin kaynağını takip edebildiği için tehlikeli olmasına rağmen uydu bağlantısı sağlayan Thuraya cihazlarını kullanmak zorunda kaldık. İsrail ordusu daha önceki yıllarda Hamas'ın iletişim için Thuraya'yı kullandığını iddia etmişti. Bu yüzden sinyalin kaynağını risk ve tehdit olarak değerlendirebilir ve böylece kullanıcıyı doğrulamadan sinyalin kaynağını bombalayabilir.

Geçtiğimiz yıllarda iletişim ağlarındaki gelişmelere ve teknik olarak güvenli yolların bulunmasına rağmen İsrail, Gazze Şeridi'nde hem halkı hem de medya çalışanlarını zor durumda bırakan krizlere neden oldu. Hammade, bu krizlerin gazetecileri ‘ilkel iletişim araçlarını kullanmaya ve hayatlarını tehlikeye atmaya zorladığını’ söyledi.

*Bu makale Şarku’l Avat tarafından Londra merkezli Al-Majalla dergisinden çevrildi.



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
TT

Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 2024’ün sonlarında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle bugün ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi yargıcı Ji Gwi-yeon, karar duruşmasında “İsyan suçundan Yoon’u ömür boyu hapis cezasına mahkûm ediyoruz” ifadesini kullandı.

Böylece eski muhafazakâr lider, savcılığın talep ettiği idam cezasından kurtulmuş oldu.

Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024 akşamı yaptığı sürpriz konuşmada sıkıyönetim ilan etmiş ve orduya Ulusal Meclis’e girme talimatı vermişti. Ancak askerler tarafından kuşatılan binaya yeterli sayıda milletvekili girmeyi başarmış, yapılan oylamada bu güç kullanımına karşı karar alınmış ve dönemin devlet başkanı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Sivil yönetim fiilen yalnızca altı saatliğine askıya alınsa da, söz konusu girişim ülkede derin ve uzun süreli bir siyasi krize yol açmıştı.

Gözaltında yargılanan Yoon, bu eylemleri nedeniyle nisan ayında görevden alınmıştı.

Mahkemenin, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’u da mahkûm etmesinin ardından, Yoon ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkında da kısa süre içinde karar vermesi bekleniyor.