Gazze halkı internet erişimini nasıl sağlıyor?

Gazze’de iletişim için radyo ve toplu şarj istasyonlarından, cep telefonlarını uzaktan çalıştıran uluslararası eSIM’lere kadar çeşitli yollara başvuruluyor

İllüstrasyon: Ewan White
İllüstrasyon: Ewan White
TT

Gazze halkı internet erişimini nasıl sağlıyor?

İllüstrasyon: Ewan White
İllüstrasyon: Ewan White

Salim er-Reyyis

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeydoğusundaki Beyt Hanun ilçesinin doğusundaki sınır bölgelerini füzelerle hedef alması sonucunda 27 Ekim'de Gazze Şeridi'nin mobil ağ ve internet ile bağlantısı kesildi. Bu kesinti, iki milyondan fazla Gazzeliyi hem birbirleriyle hem de yurtdışındakilerle temas kurmaya en çok ihtiyaç duydukları bir dönemde iletişim ağlarından mahrum bıraktı.

İsrail ordusu, 7 Ekim'den birkaç gün sonra Gazze’nin orta kesimlerinde yer alan Rimal mahallesindeki büyük yerleşim bölgelerini vurdu. Bombardımanda Gazze Şehri'ndeki Filistin Telekomünikasyon Şirketi Paltel’in binası hedef alındı. Bombardıman sonucunda internet ve mobil ağ bağlantısına olanak tanıyan baz istasyonları hasar gördü ve geniş bölgelerde iletişim ağları kesintiye uğradı.

Gazze’de yaşayan Ekrem Acur (32), şehirdeki diğer yakınları ve akrabalarıyla internet üzerinden iletişim kuruyor. Patlama sesi duyduklarında, birbirlerini kontrol ediyorlar. Nerenin vurulduğunu, patlamanın akrabalarının ya da arkadaşlarının yakınlarında meydana gelip gelmediğini öğrenmek için yerel haber gruplarından gelen haberleri takip ediyorlar.

Radyoya dönüş

Şarku’l Avsat’ın Majalla’dan aktardığı habere göre Ekrem Acur, “İnternet kesildiği anda sanki sağır ve kör oluyorum. Neler olduğunu bilmiyorum, göremiyorum, kimseyle iletişim kuramıyorum” ifadelerini kullanıyor. Acur’un ve onun gibi yüzlerce Gazzeli, adeta 50 küsur yıl öncesine, internetin ve mobil ağların ortaya çıkışından ve belki de elektriğin yaygın olarak kullanılmaya başlamasından önceki yıllara geri dönüyor.

swdefrgt
Filistin Kızılayı’nın cep telefonu şarj istasyonlarından birinde tek elektrik prizine bağlı telefonlarını şarj etmeye çalışan Gazzeliler (DPA)

Bu yüzden Acur, neler olup bittiğini öğrenmenin tek yolu haline geldiği için pille çalışan küçük, eski bir radyo edinmek gibi alternatif yollar aramak zorunda kaldı. Acur, radyo sinyali zayıf ve karışık olsa da tamamen izole olmaktan ve hiçbir haber alamamaktan daha iyi olduğunu söylüyor. Kesintilerin uzun sürebileceğini düşünen Acur, evinin yakınlarındaki bir marketten çok sayıda pil satın aldı. İsrail ordusunun Gazze’nin kuzey sakinlerini Gazze Şeridi'nin güneyine gitmeleri yönündeki tehditkar uyarılarını duyana kadar bu durumu sürdüren Acur, ailesi ve çocuklarının can güvenliği için arkadaşlarıyla birlikte Deyr el-Beleh’e kaçmaya karar verdi.

Gazzeli Acur (32): İnternet kesildiği an, sanki sağır ve kör olmuş gibi hissediyorum. Neler olduğunu bilmiyorum, göremiyorum, kimseyle iletişim kuramıyorum.

Acur, yerinden edilip güneye gittikten sonra tekrar internete erişebildi. Ancak bu kez elektrik kesintileri ve jeneratörün de günde 3 saatten az çalışması nedeniyle kısıtlı zaman aralıklarında insanların kendileri ve aileleri için günlük kişisel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla özel mülk olan bir kuyudan su çıkarmak için çalışmaya başladılar. Bu durum, iletişimin ve internetin kesildiği 27 Ekim gününe kadar devam etti. O gün Gazze’nin tamamı bir kez daha dünyadan izole edildi.

Depolama ve stoklama

İsrail, son yıllarda Gazze’ye karşı çok sayıda savaş başlatmıştı ve bu ilk değildi. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un doğusundaki evinde yaşayan evli ve beş çocuklu Mahmud Kudeyh (47), son yıllarda yaklaşık 2 bin litre mazot satın alıp depoladı. Savaşın ne zaman patlak vereceğinin kestirilemediğini söyleyen Kudeyh, depoladığı yakıtla elektrik jeneratörünü çalıştırıp su ve internet temin edebileceğini düşünmüştü, ancak stokladığı yakıtın kendisine hiçbir faydası olmayacağını bilmiyordu.

Bombardımanların yoğunlaşması ve İsrail tanklarının ve askeri araçlarının Han Yunus'un doğusuna saldırması üzerine ailesiyle birlikte şehrin batı bölgesine kaçmak zorunda kaldı. Bu yüzden kendisi için son derece önemli olan bu yakıt rezervinden yararlanamadı. Ölüm ve yıkım korkusuyla evlerini bırakıp kaçan diğer vatandaşlar gibi o da evini ve yakıt stokunu geride bıraktı.

Evli ve beş çocuk babası Gazzeli Kudeyh (47): Yiyecek ve su bulmazken internetin hiçbir faydası yok. İnternet karnımızı doyurup, susuzluğumuzu gidermez. Bazıları alternatif yollar arıyor, ama ben radyodan ya da başkalarında duyduğum haberlerle yetiniyorum. Eve dönmek için savaşın bitmesini bekliyorum.

Kudeyh şu an ailesiyle birlikte Han Yunus'ta Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı bir okula sığınmış durumda. Kendisinin ve ailesinin yiyecek ve su gibi temel ihtiyaçlarını zar zor karşılayabiliyor. Haftalardır internete bağlanamayan Kudeyh, “Yiyecek ve su bulmazken internetin hiçbir faydası yok. İnternet karnımızı doyurup, susuzluğumuzu gidermez. Bazıları alternatif yollar arıyor, ama ben radyodan ya da başkalarında duyduğum haberlerle yetiniyorum. Eve dönmek için savaşın bitmesini bekliyorum” ifadelerini kullandı.

eSIM’ler ve İsrail simleri

Gazze'de internet bağlantısının zayıflaması, elektriğin kesilmesi ve yakıtın bitmesi nedeniyle gazeteciler yurt dışındaki medya kuruluşlarıyla iletişimde birçok sorunla karşı karşıya kaldılar. Resim, video ve haber metinlerini zorlukla gönderiyorlardı. Fakat çoğu gazeteci, İsrail'in tehditleri ve bölge sakinlerinin güneye gitmesi yönündeki uyarıları altında bu sorunların çözüleceğine inanıyordu.

Gazze’deki gazeteciler ve basın mensuplarının çoğu Gazze’nin merkezinde ve güneyindeki hastanelerde gazetecilere özel kurulan çadırlara sığındılar. Ancak, indirme kotası sınırlı olan mevcut bazı İnternet hatlarından materyal indirmesi gereken kişi sayısındaki fazlalığın yarattığı büyük baskı nedeniyle işleri hiç de kolay değildi. Yabancı bir haber ajansında çalışan foto muhabiri Semir Ahmed, Han Yunus'ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’ndeki gazeteci çadırına sığınan gazetecilerden biriydi. Ahmed, internette çalışmanın ve kullanmanın zor olduğunu, ancak birkaç günlük gecikmelere ve sorunlara rağmen internete görüntü yükleyebildiğini söyledi.

xascdfveg
İsrail, hava saldırılarıyla Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki tüm altyapıyı yok etti, 7 Kasım 2023 (EPA)

27 Ekim akşamına kadar, mevcut imkanlarla çalışmalarına devam eden Ahmed, görüntüleri internete yüklerken gönderim işlemi aniden kesildi. Bunun internet kaynaklı bir sorun olduğunu düşündüklerini söyleyen Ahmed, “Arızayı gidermeye çalıştıktan sonra gazeteci arkadaşlardan biri Gazze Şeridi’nde faaliyet gösteren Filistin merkezli cep telefonu operatörleri Jawwal ve Ooredoo'da iletişimin kesilmiş olabileceğini söyledi” dedi.

Meslektaşları bunun genel bir sorun olduğundan emindi. Birkaç dakika içinde uydudan yayın yapan haber kanallarından birinden, İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyini hedef alan bombardımanları sonucunda Gazze'deki iletişim ve internet ağlarında bir arıza meydana geldiğini öğrendiler. Gazeteciler, savaşla ve sahada savaştan etkilenenlerle ilgili olayları ve gerçekleri ortaya koyan materyalleri ve haberleri göndermek için alternatif yollar aramaya başladılar.

Semir, bir meslektaşı aracılığıyla 4G bağlantılı bir İsrail SIM kartı elde etmeyi başardıysa da dosyaları aktarmak amacıyla sinyal alımını güçlendirmek için yüksek bir yere çıkmaya ihtiyacı vardı. Gazze’de tüm bağlantıların kesildiği günün akşamı daha iyi bir internet erişimi için Nasır Tıp Kompleksi'nin binalarından birinde bir yangın merdivenine tırmanmak zorunda kalan Ahmed, “Neredeyse 24 saat internetsiz, dünyadan kopmuş halde kaldık. Artık alternatif bir yol bulamayacağımızı düşünüyorduk” ifadelerini kullandı.

Gazze’de yabancı bir haber ajansı için çalışan gazeteci Semir Ahmed: İnternette çalışmanın ve kullanmanın zordu. Ancak birkaç günlük gecikmeye ve sorunlara rağmen internete görüntü yükleyebildim.

Yabancı ülkelerdeki pek çok genç, başta gazeteciler olmak üzere Gazze sakinlerin dünya ile iletişim kurmalarını sağlayacak alternatif yollar aramaya başladılar. Mobil cihaza gönderilen bir ‘QR’ kodun okutulmasıyla cihaza tanımlanan, uydulara bağlanan ve ‘eSIM’ olarak bilinen uluslararası kullanımlı elektronik SIM kartları devreye girdi. Böylece kapsama alanı Gazze Şeridi'nin tamamına özellikle de sınıra yakın güney kesimine kadar ulaşabilen ve gerek İsrail gerek Mısır alt yapısı olsun mevcut en güçlü hücresel ağa bağlanabildiler.

Herkes internete bunun tek yol olan İsrail alt yapısına sahip SIM kartlarıyla bağlanabiliyordu. Onlarca Filistinli ve Arap ülkelerinden gençlerin eSIM alıp kendilerine göndermek için gönüllü olduklarını söyleyen Ahmed, bu gençleri şahsen tanımadıklarını, onların sadece Gazze’dekileri ve Filistin davasını destekleyen gençler olduklarını vurguladı. Ahmed, bu gençlerin savaşın gidişatını kesintisiz olarak raporlamaları için gazetecilerin çalışmalarına devam etmelerini sağlamakla ilgilendiklerini de sözlerine ekledi.

szxcsc
Han Yunus’ta yakınlarıyla haberleşebilmek için telefonlarıyla internet üzerinden arama yapmaya çalışan Gazzeliler, 29 Ekim 2023 (Getty)

Her ne kadar Gazzeliler için internet üzerinden iletişim kurabilecekleri en iyi çözüm eSIM olsa da tüm akıllı telefonlar yenilikçi bir hizmet olan eSIM’i desteklemiyor. eSIM, yalnızca iPhone ve Samsung markalarının yeni model telefonları tarafından destekleniyor. Bu yüzden Semir ve diğer gazeteciler, fiyatları bin 400 doları aşan, eSIM destekleyen yeni model telefonlar almak zorunda kaldılar. Ahmed, bombardımanlar devam ederken bazı cep telefonu mağazalarıyla iletişim kurabildi. Ancak diğerleri, bu özellikte cep telefonlarının çok fazla olmaması ya da bunları satın alacak miktara sahip olmamaları nedeniyle bu telefonları edinemediler.

Uydu kanallarının muhabirleriyle telekonferans teknolojisi aracılığıyla doğrudan iletişim kurmasını sağlayan şirketlerde çalışanların yaşadığı sorunlar daha da karmaşık. Mühendis İsmail Hammade, 17 yılı aşkın bir süredir Gaza Media Company'de yayın mühendisi olarak çalışıyor.

Ancak telekonferans teknolojisi teknik açıdan oldukça pahalı geliyor. Çünkü muhabirin haber stüdyosundan sorulan soruyu duyması 15-20 saniye kadar sürüyor. Buna ses dalgalarının iletilmesi ve sesin duyulabilmesi için gereken süre anlamına gelen ‘gecikme süresi’ deniyor.

Gazze'de bir medya şirketinde yayın mühendisi olarak çalışan İsmail Hammade: Pahalı ve İsrail ordusu sinyalin kaynağını takip edebildiği için tehlikeli olmasına rağmen Thuraya cihazlarını kullanmak zorunda kaldık.

Taşıdığı tüm risklere rağmen bir başka yöntem kullanmak zorunda kaldıklarını söyleyen Hammade, şöyle devam etti:

Mali açıdan pahalı ve İsrail ordusu sinyalin kaynağını takip edebildiği için tehlikeli olmasına rağmen uydu bağlantısı sağlayan Thuraya cihazlarını kullanmak zorunda kaldık. İsrail ordusu daha önceki yıllarda Hamas'ın iletişim için Thuraya'yı kullandığını iddia etmişti. Bu yüzden sinyalin kaynağını risk ve tehdit olarak değerlendirebilir ve böylece kullanıcıyı doğrulamadan sinyalin kaynağını bombalayabilir.

Geçtiğimiz yıllarda iletişim ağlarındaki gelişmelere ve teknik olarak güvenli yolların bulunmasına rağmen İsrail, Gazze Şeridi'nde hem halkı hem de medya çalışanlarını zor durumda bırakan krizlere neden oldu. Hammade, bu krizlerin gazetecileri ‘ilkel iletişim araçlarını kullanmaya ve hayatlarını tehlikeye atmaya zorladığını’ söyledi.

*Bu makale Şarku’l Avat tarafından Londra merkezli Al-Majalla dergisinden çevrildi.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.