Filistin yanlısı binlerce protestocu bir şey anlatmak için iki dakika sessiz kaldı

Polis, Londra'daki Filistin yanlısı göstericilerin sayısını 300 bin olarak açıklarken, organizatörler 500 binden fazla kişinin katıldığını iddia etti

Protestocular cumartesi günü Londra'nın güneyindeki ABD Büyükelçiliği civarında yapılan iki dakikalık saygı duruşu sırasında gözyaşlarını zor tuttu (Tom Watling )
Protestocular cumartesi günü Londra'nın güneyindeki ABD Büyükelçiliği civarında yapılan iki dakikalık saygı duruşu sırasında gözyaşlarını zor tuttu (Tom Watling )
TT

Filistin yanlısı binlerce protestocu bir şey anlatmak için iki dakika sessiz kaldı

Protestocular cumartesi günü Londra'nın güneyindeki ABD Büyükelçiliği civarında yapılan iki dakikalık saygı duruşu sırasında gözyaşlarını zor tuttu (Tom Watling )
Protestocular cumartesi günü Londra'nın güneyindeki ABD Büyükelçiliği civarında yapılan iki dakikalık saygı duruşu sırasında gözyaşlarını zor tuttu (Tom Watling )

Tom Watling 

Filistin yanlısı yüz binlerce protestocu cumartesi günü saat 15'ten hemen sonra ABD Büyükelçiliği'nden Vauxhall Köprüsü'nü geçerek Buckingham Sarayı'na kadar toplanırken bir sessizlik çöktü.

Göstericilerden Anma Günü'nü (I. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden Birleşik Krallık askerlerinin anıldığı gün -ed.n.) Gazze'de son 5 hafta içinde ölen ve çoğu çocuk olan binlerce kişiyi anmak için kullanmaları istendiğinde slogan kakafonisi durdu.

Filistin'in Birleşik Krallık Büyükelçisi Hüsam Zumlot, yürüyüşün "ancak silahlar sustuğunda barışa ulaşılabileceğini hatırlattığını" toplananlara söyledi.

"Bugün savaşta hayatını kaybedenleri anıyoruz ve bugün hâlâ düşmekte olanları hatırlıyoruz" dedi.

Binlerce protestocu yürüyüş boyunca işaret fişeği dumanları arasında yürüdü (Reuters)
Binlerce protestocu yürüyüş boyunca işaret fişeği dumanları arasında yürüdü (Reuters)

Ardından protestocular iki dakikalık bir sessizliğe büründü.

Bu, protestocuların en sert eleştirmenlerinden birine, gösterinin gerçekleşmemesi için elinden geleni yapan birine cevap vermek için planlanmıştı.

Gazze'deki şiddete karşı her hafta cumartesi günü düzenlenen protestoları "nefret yürüyüşleri" diye tanımlayan içişleri bakanına bir yanıt olarak tasarlanmıştı.

Ancak gösterinin organizatörü Ben Jamal'ın The Independent'a söylediği gibi: 

Nefret dolu kişilerin kim olduğunu biliyoruz. Suella Braverman'ın kim olduğunu biliyoruz.

Hyde Park Corner'da toplanan protestocular öğleden hemen sonra yola çıktı (Tom Watling)
Hyde Park Corner'da toplanan protestocular öğleden hemen sonra yola çıktı (Tom Watling)

Öğle saatlerinde Park Lane'in altındaki Hilton otelinin civarında toplanan yürüyüşçüler, Filistin bayrağının renkleri olan kırmızı, beyaz ve yeşil işaret fişeklerinden oluşan bir bulutun içinden geçerek yola çıktı.

Göstericilerin yürüdüğü sokaklarda aynı renklerde giyinmiş küçük çocuklar sıralanmıştı. Birçoğu ebeveynleriyle el ele diğer protestocularla birlikte yürürken bazıları da sloganlara öncülük etti.

Bir çıkıntının üzerine çıkmış 4 küçük erkek çocuk, ellerinde "İsrail İşgaline Son" yazılı pankartlarla fotoğraflandı.

Hyde Park Corner yakınlarındaki gösterilerin kenarında küçük bir kız çocuğu bebek arabasından şarkı söylemeye başladı: 

Nehirden denize, Filistin özgür olacak.

Göstericiler, gönüllülerden oluşan bir grup tarafından Grosvenor Place'den aşağıya götürülürken, sağlarında İrlanda Büyükelçiliği ve sollarında Buckingham Sarayı vardı.

Yüzlerce kişiden oluşan bir grup Yahudi Sosyalist de Grosvenor Place'in bir yan yolundan yürüyüşe katıldı.

Yürüyüşçüler Victoria istasyonuna doğru ilerlediklerinde, aralarında küçük bir erkek çocuğun da bulunduğu 9 Ortodoks Yahudi'den oluşan küçük bir grup onları desteklemek için toplanmıştı.

Victoria İstasyonu yakınlarında toplanan 9 Ortodoks Yahudi gösterilere destek verdi (Tom Watling)​​​​
Victoria İstasyonu yakınlarında toplanan 9 Ortodoks Yahudi gösterilere destek verdi (Tom Watling)​​​​

"Yahudilik tamam, Siyonizm asla" sloganları attılar ve kalabalıktan alkışlar koptu. 

Adının açıklanmasını istemeyen destekçilerden biri The Independent'a, "basitçe, ölümlerin durması gerektiğine" inandığını söyledi.

Anma Günü öncesinde ve öğle vakti yürüyüş başlamadan önceki saatlerde radikal sağcı karşıt göstericilerin ortaya çıkmasından duyulan endişe yürüyüşlere damgasını vurmuştu.

Radikal sağcı lider Tommy Robinson, cumartesi günü saat 11'deki Anma Günü saygı duruşunun ardından Çin Mahallesi'nde küçük bir isyana öncülük etmişti. Düzinelerce milliyetçi erkek de Westminster'da polisle çatışmıştı.

DAHA FAZLA OKU

Britanya Müslüman Birliği sözcüsü Mustafa al-Dabbagh, cumartesi günkü yürüyüşe giderken "bazı Müslüman topluluklar arasında epey fazla korku" olduğunu söyledi.

"İçişleri Bakanı'nın kendisine iyice bakması ve radikal sağı cesaretlendirmek için İslamofobik taktikler kullanarak gerilimi tırmandırmak yerine sokakları yönetmeye odaklanması gerekiyor" dedi.

Yürüyüşçüler saat 13.15 sularında Victoria istasyonunun köşesini döndüklerinde radikal sağcı milliyetçilerin ilk gruplarıyla Filistin yanlısı protestocular arasında ilk çatışmalar yaşandı.

Duke of York barının önünde duran bir düzine kadar erkekten oluşan bir grup yürüyüşçülere bağırmaya başladı.

Filistin yanlısı genç bir göstericiye Victoria istasyonu yakınındaki Duke of York barının dışında bağırılıyor (Tom Watling)
Filistin yanlısı genç bir göstericiye Victoria istasyonu yakınındaki Duke of York barının dışında bağırılıyor (Tom Watling)

Polis hızla etraflarını sardı ve bazı göstericiler alay ederek peşinden giderken gönüllüler onları yürüyüşe yeniden katılmaya ve radikal sağcı güruhla çatışmaya girmekten kaçınmaya çağırdı.

Öte yandan, birçoğu yarı sarhoş birası içen erkekler, polisin ihanetine uğradıklarına inandıkları için gözle görülür bir şekilde üzgün duruyordu.

Bir adam bir polis memuruna "Neden bizi engelliyorsunuz?" diye bağırdı. 

Sizin onları engellemeniz gerekirdi.

Daha sonra ikinci bir grup Vauxhall Köprüsü yolunun yarısında aniden ortaya çıktı.

Yaklaşık 20 adam yürüyüşün önünde yürüyenlerden birkaçının üzerine yürürken hissedilir bir panik vardı. İnsanlar bağırarak polislerden yardım istedi, polislerse daha gerideki yürüyüşçülerin ön sıralarını kontrol etmeye devam ediyordu.

Yürüyüşçüler ve karşı protestocular Vauxhall Köprüsü Yolu'nda karşı karşıya geldi (Tom Watling)
Yürüyüşçüler ve karşı protestocular Vauxhall Köprüsü Yolu'nda karşı karşıya geldi (Tom Watling)

Birkaç polis memuru ileri koştu ve yürüyüş radikal sağcı grubun ortaya çıktığı yan yola sadece birkaç metre kala aniden durduruldu.

Daha sonra düzinelerce polis memurunun Vauxhall Köprüsü'ne doğru koşmasıyla gözle görülür bir değişim yaşandı; burada 8 polis minibüsü başka bir barın önünde daha fazla milliyetçinin gelmesini engelliyordu.

Metropoliten Polis Teşkilatı'na göre bu haberin yazıldığı sırada 82 radikal sağcı protestocu gözaltına alındı.

Polis memurları Pimlico'daki Tachbrook Caddesi'nde "asayişin bozulmasını önlemek için" düzinelerce karşıt göstericiyi gözaltına aldı.

Vauxhall Köprüsü Yolu'nun ilerisinde, isminin açıklanmasını istemeyen yaşlı bir göstericinin üçüncü bir milliyetçi grupla gerilimi yatıştırdığı duyuldu.

Elinde kana bulanmış bir oyuncak bebek tutan bir kadın, siyasi bölünmüşlük içindeki Britanyalı politikacıların kendisini "hayal kırıklığına uğrattığını" söyledi (Tom Watling)​​​​
Elinde kana bulanmış bir oyuncak bebek tutan bir kadın, siyasi bölünmüşlük içindeki Britanyalı politikacıların kendisini "hayal kırıklığına uğrattığını" söyledi (Tom Watling)​​​​

The Independent'a şöyle konuştu: 

Ben sadece ortalığı sakinleştirmek için onlarla biraz şakalaşmaya çalışıyordum. Ben West Ham'ı destekliyorum, onlar Chelsea'yi. Bu konuda şakalaştık ve Anma Günü'nün önemi hakkında konuştuk.

Anma Günü'nün Filistin yanlısı yüz binlerce yürüyüşçü için önemli bir gün olduğu en başından beri açıkça ifade edilmişti.

Al-Dabbagh, "Anma ve Filistin yanlısı yürüyüşler el ele gidiyor" dedi. 

Aksini iddia etmek kesinlikle samimiyetsizliktir. Anma Günü'nde ateşkes çağrısında bulunuyoruz. Eğer insanlar bunu anlamıyorsa, bu büyük hayal kırıklığı yaratır.

Son 5 haftada Gazze'de öldürülen küçük çocukları gösteren resimler ABD elçiliğinin önündeki caddeyi kaplıyor (Tom Watling)
Son 5 haftada Gazze'de öldürülen küçük çocukları gösteren resimler ABD elçiliğinin önündeki caddeyi kaplıyor (Tom Watling)

Saat 11'de Marble Arch'ta Filistin atkısı ve yakasında kırmızı bir gelincik taşıyan yalnız bir adam sessizce durdu; diğerleriyse ilgisiz görünüyordu.

Ancak cumartesi günü ilerleyen saatlerde konuşmacılar ABD elçiliği civarında sahneye çıktığında, göstericiler iki dakikalık bir anma töreni düzenledi ve herkes dikkat kesildi.

Coşkulu ve çoğu zaman sağır edici sloganların atıldığı yürüyüş, saat 15'ten hemen sonra aniden sessizliğe büründü.

Battersea Park yakınlarından Vauxhall istasyonuna kadar 2 kilometreden fazla alanı kaplayan yüz binlerce kişi sessizdi.

İnsanlar sessizce gözyaşlarını silerken, Gazze'de son 5 haftada öldürülen sivillerin resimleri ekranlardan geçti. Ardından sessiz bir alkış koptu.

Independent Türkçe



"Türkiye, Suudi Arabistan ve İsrail, Trump’a İran saldırısını erteletti"

İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
TT

"Türkiye, Suudi Arabistan ve İsrail, Trump’a İran saldırısını erteletti"

İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)
İran'da ekonomik krize karşı başlayan gösteriler, öğrencilerin de katılımıyla hızla rejim karşıtı bir protestoya dönüştü (AP)

Türkiye, İsrail ve Körfez ülkelerinin devreye girmesiyle ABD'nin İran'a olası saldırıyı askıya aldığı aktarılıyor.

Guardian'ın diplomasi editörü Patrick Wintour, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Umman'ın "son dakikada lobicilik yaparak" ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a saldırıdan vazgeçirdiğini yazıyor.

Riyad yönetiminin, İran'a yönelik herhangi bir saldırı için ABD'ye hava sahasını kullanma izni vermediği vurgulanıyor.

ABD'yle görüşmeleri sürdüren Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan'ın Türkiye, İran ve Umman'daki meslektaşlarıyla perşembe günü telefonda görüştüğü belirtiliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dünkü açıklamasında İran'a askeri müdahaleye karşı çıktığı da hatırlatılıyor.

Fidan, "İran'ın uluslararası belli başlı aktörlerle sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak istikrarsız senaryolardan kaçınması, Türkiye'nin de menfaatine" demişti.

Analize göre, İran'a askeri müdahalenin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini olumsuz etkileme ihtimali Körfez ülkelerinde endişe yaratıyor.

Adının paylaşılmaması kaydıyla Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili Tahran yönetiminin bölgedeki ülkelerle iletişime geçerek Washington'ı saldırı planlarından caydırmalarını istediğini savunmuştu. Tahran yönetiminin "Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden Türkiye'ye kadar bölgedeki ülkelere, topraklarındaki ABD üslerini vurabileceği" uyarısı yaptığını söylemişti.

New York Times'ın (NYT) aktardığına göre, İran'a saldırı düzenlememesi için Trump'la iletişime geçen ülkeler arasında İsrail de yer alıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Trump'la çarşamba günü konuşarak İran'a saldırı planlarını ertelemesini istediğini söylüyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dünkü açıklamasında iki liderin telefonda görüştüğünü doğrularken konuşmaya dair detay paylaşmadı.

Leavitt, 800 protestocunun idamının durdurulduğunu bildirdi ancak İran bu kişilerin asılacağına dair herhangi bir açıklama yapmamıştı.

NYT'nin aktardığına göre İsrailli yetkililer protestoların bastırıldığını ve önemli ölçüde azaldığını düşünüyor. İsrail'in, İran'ın güçlü bir misilleme yapmasından endişe ettiği yorumları da paylaşılıyor. 

İsrailli medya kuruluşu Kanal 12 ise Tel Aviv yönetimindeki üst düzey yetkililerin İran'a yönelik yaklaşımda anlaşmazlık yaşadığını bildiriyor.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre hem ABD'li yetkililer hem de Washington'ın Ortadoğu'daki müttefikleri, İran'a düzenlenecek bir operasyonun yönetimi devirmeyebileceği uyarısını Trump'a iletmiş.

Trump'ın danışmanları, İran yönetiminin devrilmesi için ABD'nin Ortadoğu'da daha fazla askeri güce ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Ayrıca İran'a muhtemel saldırı durumunda gelebilecek misillemelere karşı bölgedeki ABD üslerinin korunmasının da zor olabileceği aktarılıyor.

Analizde, Trump'ın Ortadoğu’ya daha fazla asker sevk etmek için zaman kazanmaya çalıştığı değerlendiriliyor. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen Katarlı bir yetkili, geniş çaplı bir saldırı için ABD'nin 5 ila 7 güne ihtiyacı olacağını söylüyor.

İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemler, Tahran'ın diyalog çağrılarına rağmen dindirilemiyor.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre eylemlerde en az 2 bin 677 kişi hayatını kaybetti, 19 bin 97 kişi de gözaltına alındı.

Independent Türkçe, Guardian, Times of Israel, New York Times, Wall Street Journal


Trump, "2026'da seçime gerek yok" dedi

ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)
TT

Trump, "2026'da seçime gerek yok" dedi

ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Reuters'a yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin 2026'da "seçim yapılmaması gerektiğini" söyledi (Reuters)

Reuters'ın haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, görevdeyken elde ettiği başarılar nedeniyle ABD'nin bu yılın gelecek aylarındaki ara seçimlerin yapılmaması gerektiğini söyledi.

Haber kuruluşuna verdiği 30 dakikalık röportajda görevdeyken çok şey başardığını, söyleyen Trump "Düşününce, 2026'da seçim yapmamamız gerek" dedi.

Reuters'a göre Trump, yaklaşan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin ABD Temsilciler Meclisi veya Senatosu'ndaki kontrolünü kaybetme ihtimalinden duyduğu endişeyi de dile getirdi.

Trump, "Bu derin, psikolojik bir şey ama başkanlığı kazanan ara seçimleri kazanamıyor" dedi.

Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, perşembe günü Trump'ın açıklamalarını soran gazetecilere, Başkan'ın "şaka yaptığını" ve "esprili bir dille konuştuğunu" söyledi

Brookings'e göre tarihsel eğilimler, başkanın partisinin genellikle ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nde koltuk kaybettiğini gösteriyor. The New York Times'ın derlediği anketlere göre son anketler de Kongre için yarışan Demokratların, 2026 ara seçimlerinde halihazırda mütevazı bir avantaja sahip olduğuna işaret ediyor.

Trump bu endişelere rağmen Cumhuriyetçi parlamenterlere, "elde edecekleri epik ara seçim zaferiyle rekorlar kırmayı" beklediğini önceki haftalarda söylemişti.

Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Demokratların Trump'ın 2026 ara seçimlerine müdahale etmesine hazırlandığını kısa süre önce Associated Press'e söylemişti. Diğer yandan Beyaz Saray, bu tür açıklamaların "korku yaydığını" ifade etmişti.

Schumer bu hafta yaptığı açıklamada "Trump ne gerekiyorsa yapacak, onuru, güvenilirliği ve yasalara saygısı yok. Ancak biz buna hazırlıklıyız ve başaracağımıza inanıyoruz" demişti.

Schumer, Demokratların kasımda Senato'da çoğunluğu elde etme yolunun "şüphecilerin düşündüğünden çok daha geniş, üç ay öncesine ve kesinlikle bir yıl öncesine göre çok daha geniş" olmasını beklediğini de sözlerine eklemişti.

Aynı Reuters röportajında Trump, Danimarka'ya ait Grönland'ı alma girişimiyle ilgili halkın ve hatta bazı Cumhuriyetçilerin endişelerini de geçiştirdi.

Yayın kuruluşuna göre, Amerikalıların sadece yüzde 17'sinin bu bölgeyi alma girişimini desteklediğini ortaya koyan yakın zamanlı Reuters/Ipsos anketiyle ilgili soruya Trump, anketin "sahte" olduğunu söyleyerek cevap verdi.

Independent Türkçe


Venezuela muhalefet lideri Trump ile görüştü ve Nobel Barış Ödülü'nü "takdim etti"

Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)
Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)
TT

Venezuela muhalefet lideri Trump ile görüştü ve Nobel Barış Ödülü'nü "takdim etti"

Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)
Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Venezüella muhalefet lideri Maria Corina Machado ile ABD başkanının Güney Amerika ülkesinin siyasi geleceğini nasıl şekillendireceğini etkileyebilecek önemli toplantıda bir araya geldi.

Öğle yemeğinde gerçekleştirilen toplantı, ikili arasında ilk yüz yüze görüşme oldu.

Yerel saatle 14:40 civarında Beyaz Saray'dan ayrılan Machado, gazetecilere toplantının “harika” geçtiğini söyledi. Machado dün, Nobel Barış Ödülü madalyasını ABD başkanına takdim ettiğini duyurdu. Beyaz Saray'da Trump ile görüşmesinin ardından Kongre binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Nobel Barış Ödülü madalyasını ABD başkanına takdim ettim” dedi.

Buna yanıt olarak ABD başkanı, Truth Social platformunda şöyle yazdı: “Maria, yaptığım çalışmaların takdir edilmesi için kazandığı Nobel Barış Ödülü'nü bana takdim etti. Karşılıklı saygıyı yansıtan ne kadar harika bir jest. Teşekkürler Maria!” Ziyaret sürerken, Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın Machado ile tanışmayı dört gözle beklediğini, ancak Machado'nun şu anda ülkeyi kısa vadede yönetmek için gerekli desteğe sahip olmadığı yönündeki “gerçekçi” değerlendirmesine sadık kaldığını belirtti.

Aralık ayında deniz yoluyla cesur bir kaçışla Venezuela'dan ayrılan Machado, Trump'ın desteğini almak için Venezuela hükümeti üyeleriyle rekabet ediyor ve ülkenin gelecekteki yönetiminde rol almasını sağlamaya çalışıyor.

Demokratik Geçiş

Amerika Birleşik Devletleri'nin bu ay hızlı bir operasyonla uzun süredir ülkeyi yöneten Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu tutuklamasının ardından, ABD ve Latin Amerika genelindeki bir dizi muhalif figür, Venezuela diasporası üyesi ve politikacı, Venezuela'nın demokratik bir geçiş sürecine başlayacağı umudunu dile getirdi.

Toplantıdan önce yapılan brifingde Leavitt, “Başkanın bu toplantıyı sabırsızlıkla beklediğini ve Venezuela halkının çoğu için gerçekten güçlü ve cesur bir ses olan Bayan Machado ile iyi ve olumlu bir görüşme olmasını umduğunu biliyorum” dedi.

Leavitt, “Bu nedenle Başkan, ülkedeki gerçekler ve orada neler olup bittiği hakkında onunla konuşmayı sabırsızlıkla bekliyor” diye ekledi.

dfrgthy
Maria Corina Machado Beyaz Saray'a geldi (AP)

Trump, Venezuela ekonomisini yeniden inşa etmeye ve ABD'nin ülkenin petrolüne erişimini sağlamaya odaklandığını söylüyor.

3 Ocak operasyonunun ertesi günü, Machado'nun ülkeye dönüp yönetmek için gerekli desteğe sahip olduğundan şüphe duyduğunu ifade ederek gazetecilere şunları söyledi: “O, ülke içinde destek ve saygı görmüyor.”

Trump, Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delsa Rodríguez'i birkaç kez övdü ve çarşamba günü Reuters'a verdiği röportajda “onunla çalışmak çok iyi” ifadesini kullandı.

Beyaz Saray'da dün yapılan toplantıda görülülen bir diğer konu ise Trump'ın uzun süredir kazanmak istediği Nobel Barış Ödülü'nün geçen ay Machado'ya verilmesi oldu.

Machado, Maduro'yu görevden aldığı için ödülü ABD başkanına sunacağını belirtmişti, ancak Norveç Nobel Enstitüsü ödülün devredilemeyeceğini, paylaşılamayacağını veya iptal edilemeyeceğini açıkladı.

Trump ile görüşmesinden sonra Machado, ödülü başkana takdim edip etmediğini söylemeyi reddetti.

Şarku!l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre çarşamba günü röportajda Machado'nun kendisine ödülü takdim etmesini isteyip istemediği sorulduğunda Trump, “Hayır, öyle demedim. O Nobel Barış Ödülü'nü kazandı” dedi.

Trump, “O çok hoş bir kadın. Sanırım sadece temel konulardan bahsedeceğiz” ifadesini kullandı.