FBI, ABD'de Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili "çok sayıda soruşturma" yürüttüklerini belirtti

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Christopher Wray, ülke içinde, "Orta Doğu'da yaşanan savaşla" ilgili çok sayıda soruşturma başlattığını söyledi

(AA)
(AA)
TT

FBI, ABD'de Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili "çok sayıda soruşturma" yürüttüklerini belirtti

(AA)
(AA)

Wray, Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komitesinde yaptığı konuşmada, "Terör tehdidinin zaten yüksek olduğu bir yılda, Orta Doğu'da devam eden savaş, ABD'de Amerikalılara yönelik saldırı tehdidini bambaşka bir boyuta taşıdı." dedi.

FBI Direktörü, bununla birlikte başlattıkları "çok sayıda soruşturma" neticesinde terör örgütlerinin, ABD'de henüz saldırı düzenleyecek bir boyutta olmadığını ancak iletişim araçlarıyla yaptıkları çağrılardan etkilenen ABD'deki kişilerin saldırı ihtimalinden "kaygılandıklarını" ifade etti.

Wray, şunları kaydetti:

Bu eylem çağrıları göz önüne alındığında en acil kaygımız bireylerin veya küçük grupların Orta Doğu'daki olaylardan sapkın ilhamlar alarak burada kendi ülkelerine saldırılar düzenlemeleridir. Bu, yabancı bir terör örgütünden ilham alan, ülkede yetişen şiddet yanlısı aşırılık yanlılarını, Yahudi Amerikalıları veya Müslüman Amerikalılar gibi diğer inanç topluluklarını hedef alan ülke içi şiddet yanlısı aşırılık yanlılarını da içeriyor.

Wray, konuşmasında, ABD'de son zamanlarda bu doğrultuda yaşanan, "Houston'da bir zanlının, Yahudileri öldürmekle ilgili paylaşımlar yapması ve Chicago'da bir Amerikalının, 6 yaşındaki Müslüman çocuğu öldürmesi" gibi olaylardan örnekler verdi.

FBI Direktörü, Hamas'ın denizaşırı bağlantılarını mercek altına aldıklarını ve ABD'de olası bir saldırı ihtimalini "göz ardı etmediklerini" dile getirdi.

Açıklamanın, FBI'ya ek yetki veren yasanın sonlandırılmasına yakın gelmesi dikkati çekti

FBI Direktörü Wray'in konuşmasının, kurumunu, yurt dışındaki yabancıların (ABD vatandaşlarıyla görüşmeler dahil) kullandığı her türlü iletişim araçlarıyla yaptığı görüşmeleri takip etmekle yetkilendiren Yabancı İstihbarat Gözetleme Yasası'nın (FISA) ilgili maddesinin aralık ayında geçerliliğini yitirmesi öncesine denk gelmesi dikkati çekti.

Wray, komite üyelerini ikna etmek için, "Orta Doğu'da hızla gelişen durumla birlikte, yurt dışındaki yabancı bir terör örgütünün niyetini değiştirip, beklenmedik bir şekilde arka bahçemize bir saldırı düzenlemeyi planlayan bir ajanı buraya yönlendirdiğini hayal edin." şeklinde ifadelere yer vererek FISA yetkilerinin devam etmesinin önemine işaret etti.

Aralık ayında son bulacak yetkinin, FBI tarafından kullanılma şekli daha önce ABD Kongresinin her iki kanadı tarafından eleştirilmişti.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.