İsrailli bir bakan daha Gazze’deki Filistinlilerin “başka ülkelere yerleştirilmesini” istedi

İsrail’den abula altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinlilerin vatanlarından çıkarılarak başka ülkelere yerleştirilmesine yönelik çağrılar devam ediyor

Filistinliler Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine doğru yerlerinden edildi (AFP)
Filistinliler Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine doğru yerlerinden edildi (AFP)
TT

İsrailli bir bakan daha Gazze’deki Filistinlilerin “başka ülkelere yerleştirilmesini” istedi

Filistinliler Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine doğru yerlerinden edildi (AFP)
Filistinliler Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine doğru yerlerinden edildi (AFP)

İsrail İstihbarat Bakanı Gila Gamliel, uluslararası toplumun abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinlilerin başka ülkelere "gönüllü yerleştirilmesini" desteklemesi gerektiğini savundu.

Aynı zamanda Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud'un milletvekili olan Gamliel, Jerusalem Post gazetesi için bir makale kaleme aldı.

Gazze'nin "uzun zamandır çözümü olmayan bir sorun olarak düşünüldüğünü" savunan Gamliel, İsrail'in bu konuda sınıra duvarlar inşa etme dahil birçok yolu denediğini ancak bunların hepsinin başarısızlıkla sonuçlandığını ileri sürdü.

Gazze'deki Filistinlilerin başka ülkelere "gönüllü yerleştirilmesi" fikrine işaret eden Gamliel, "yeni bir şey denemeleri gerektiğini" belirterek, uluslararası topluma bu konuda “yardım” çağrısında bulundu.

İsrailli bakan, İsrail'in saldırıları sonrası Gazze'ye yönelik seçeneklerden birinin "Filistinlilerin insani nedenlerle Gazze Şeridi'nin dışına gönüllü olarak yeniden yerleştirilmelerini teşvik etme" olduğunu savundu.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansını (UNRWA) da hedef alan Gamliel, "Uluslararası toplum, Gazze'yi yeniden inşa etmek için başarısız olan UNRWA'ya para akıtmak yerine, yeniden yerleşim masraflarına yardımcı olabilir, Gazze halkının yeni ev sahibi ülkelerde yeni hayatlar kurmasına yardımcı olabilir." ifadelerini kullandı.

Gamliel, Gazze'dekilerin "gönüllü başka ülkelere yerleşmesinin" hem Filistinlilerin hem de İsraillilerin faydasına olacağını iddia etti.

Bakanlık koltuğunda Gamliel'in oturduğu İstihbarat Bakanlığının, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerden bir kısmının Mısır'ın büyük bölümü çöl olan Sina Yarımadası'na nakledilmesini öngören bir savaş önerisi hazırladığı ortaya çıkmıştı.

İstihbarat Bakanlığının 13 Ekim tarihli onaylı belgesinde, Gazze'deki sivillerin Mısır'a zorla göç ettirilmesinin "olumlu ve uzun vadeli stratejik sonuçlar doğuracağı" öne sürülmüştü.

İsrailli bakanlardan benzer açıklamalar gelmişti

Gazze'deki Filistinlilerin vatanlarından sürülüp başka ülkelere "gönüllü göç" seçeneği, İsrailli bakanlar tarafından sık sık dile getiriliyor.

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, "Gazzelilerin gönüllü olarak göç etmesi ve dünya ülkelerinin onları kabul etmesinin, Yahudilerin ve Arapların acılarını bitirecek insani çözüm olduğunu" ileri sürmüştü.

Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin başka ülkelere sürgün edilmesi çağrılarına destek vermişti.

Aşırı sağ görüşleriyle öne çıkan ve Gazze'ye nükleer bomba atılmasının "seçeneklerden biri" açıklamasıyla gündeme gelen Miras Bakanı Amihai Eliyahu da katıldığı bir programda, "(Gazze'deki Filistinliler) İrlanda'ya ya da çöllere de gidebilirler, Gazze'deki 'canavarlar' kendileri çözüm bulmalı." ifadelerini kullanmıştı.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.