Burkina Faso: Hava operasyonu sonucu onlarca terörist etkisiz hale getirildi

Burkina Faso yönetimi teröristlerin büyük bir saldırıya hazırlandıklarını ve sivil bir gıda kamyonunun kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladı

14 Ekim 2022 tarihinde, Burkina Faso'daki son darbenin lideri İbrahim Traore’ye bağlı güçler Vagadugu’dayken (AP)
14 Ekim 2022 tarihinde, Burkina Faso'daki son darbenin lideri İbrahim Traore’ye bağlı güçler Vagadugu’dayken (AP)
TT

Burkina Faso: Hava operasyonu sonucu onlarca terörist etkisiz hale getirildi

14 Ekim 2022 tarihinde, Burkina Faso'daki son darbenin lideri İbrahim Traore’ye bağlı güçler Vagadugu’dayken (AP)
14 Ekim 2022 tarihinde, Burkina Faso'daki son darbenin lideri İbrahim Traore’ye bağlı güçler Vagadugu’dayken (AP)

Burkina Faso ordusu, pazar günü (19 Kasım’da) ülkenin çeşitli cephelerinde gerçekleştirdiği askeri operasyonlarda onlarca teröristi etkisiz hale getirdiğini, teröristlerin çoğunun, Sahel’in en tehlikeli bölgesi olan ve El Kaide ve DEAŞ ile bağlantılı grupların aktif olduğu Nijer ve Mali sınırlarına yakınında tespit edildiğini açıkladı.

Burkina Faso’daki resmi haber ajansı da dahil olmak üzere yerel basın ajansları, ordu içindeki askeri kaynaklardan, söz konusu askeri operasyon sayesinde, Nijer’den Burkina Faso topraklarına giren terörist grupların planladığı büyük çaplı bir terör saldırısının engellendiğini aktardı.

Resmi haber ajansı, birçok komşu ülkeyi içeren Sahel bölgesini değil, Burkina Faso’nun kuzeydoğusunda bulunan Sahel Valiliğinikastederek, ‘Silahlı terör örgütleri cuma gününden bu yana Sahel bölgesindeki muharip güçlere ve bölge sakinlerine yönelik kanlı bir saldırı planlıyordu’ ifadelerine yer verdi. Ajansa göre, silahlı kuvvetler teröristlerin hareketlerini hava yoluyla izlemeye başladı ve cumartesi sabahı, Kotoko’nun kuzeyine (Sahel Valiliği’nde) ikmal yapmak üzere yola çıktıkları sırada onları durdurarak etkisiz hale getirdi.

Öte yandan ordu, motosikletlerle hareket eden yaklaşık 40 teröristi de tespit etti. Bu teröristler aynı ildeki Nasumbu bölgesine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Kiribuli’deki bir gruba katılmak için bekliyordu.

Cumartesiyi pazara bağlayan gece üçüncü bir terörist grup, Nijer, Burkina Faso ve Mali arasındaki üçlü sınır bölgesinden diğer terörist gruplara katılmak üzere küçük bir kamyon ile Burkina Faso topraklarına girdi. Askeri kaynaklar, ‘geçtiğimiz saatlerde Sahel bölgesinde hareket eden tüm bu terör gruplarının etkisiz hale getirildiğini, operasyonların devam ettiğini’ belirtti.

Öte yandan Burkina Faso ordusu, gıda malzemesi taşıyan sivil bir kamyonu ele geçirmeye çalışan terör grubuna hava saldırısı düzenlediğini, onlarca teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Yerel medyaya konuşan askeri bir kaynak “Gıda yüklü bir kamyonun şoförü cumartesi akşamı güvenlik talimatlarını göz ardı ederek ülkenin doğusundaki Mani yakınlarındaki bir bölgeye tek başına gitti” diye anlattı. Aynı kaynak “Güvenlik yetkililerine haber verilmesinin ardından Hava Kuvvetlerine ait bir uçak, kamyonu aramak için harekete geçti ve kamyon, Pazar sabahı Mani kentinin 15 kilometre uzağında tamamı etkisiz hale getirilen bir grup teröristin elinde bulundu” ifadelerini de yer verdi.

Yerel medyada belirtilen geçici bilançoya göre, Mani yakınlarındaki bombardımanda öldürülen teröristlerin sayısı onlu rakamları aştı. Bir yiyecek kamyonunun yanı sıra çok sayıda silah, lojistik ekipman ve motosiklete de el konuldu. Burkina Faso Hükümet Sözcüsü Rimtalba Ouedraogo, hükümetin terörizme karşı yürüttüğü savaşın ‘önümüzdeki aylarda azalacağını’ söyledi. Ordunun birçok cephede elde ettiği başarılara dikkat çekti. Burkina Faso ordusu daha önce Mali ile ortak operasyon kapsamında ülkenin kuzeyindeki 100’e yakın teröristi etkisiz hale getirmeyi başardığını açıklamıştı.

Mali gibi Burkina Faso da artan şiddet olgusu ile karşı karşıya kalıyor aynı zamanda iki ülke de Kasım ayı başlarında Boucle du Mouhoun bölgesinde yüzlerce teröristin saldırılarına maruz kaldı.



Dünya ısındıkça bazı ağaçların hava kalitesini düşürdüğü ortaya çıktı

Pekin'de bulunan yüksek izopren seviyeleri, mevcut ağaç türlerine atfedilebilir (Xianjun He)
Pekin'de bulunan yüksek izopren seviyeleri, mevcut ağaç türlerine atfedilebilir (Xianjun He)
TT

Dünya ısındıkça bazı ağaçların hava kalitesini düşürdüğü ortaya çıktı

Pekin'de bulunan yüksek izopren seviyeleri, mevcut ağaç türlerine atfedilebilir (Xianjun He)
Pekin'de bulunan yüksek izopren seviyeleri, mevcut ağaç türlerine atfedilebilir (Xianjun He)

Şehirlerdeki yeşil alanların tasarlanma biçimini değiştirebilecek yeni bir araştırmaya göre bazı ağaçlar, kentsel ozon kirliliğini artırabilecek ve zehirli olabilecek buharlar yayıyor.

Şehirlerdeki yeşil örtü gaz halindeki kirleticileri emebilir ve kentsel mahalleleri serinletebilirken, bazı ağaçlar aynı zamanda yer seviyesinde ozon kirliliğine katkıda bulunabilecek, zehirli olabilecek uçucu bileşikler de yayıyor.

Çin'deki Jinan Üniversitesi'nden araştırmacılar, bu uçucu bileşiklerin çözücülerde, boyalarda, temizlik ürünlerinde ve yakıt buharlarında bulunanlara benzer olduğunu söylüyor.

Bilim insanları, küresel iklim ısındıkça, ağaçlardan kaynaklanan bu göz ardı edilen emisyonların önemini anlamanın daha da gerekli hale geldiğini belirtiyor.

Son çalışmada araştırmacılar, Pekin'deki meteoroloji kulesinde yerden 102 metre yükseklikte bulunan bir platforma ve kulenin tabanındaki laboratuvara doğrudan emisyon izleme sistemleri kurdu.

Bilim insanları, atmosferdeki kimyasal sinyalleri saniyede birkaç kez izleyerek şehrin kimyasal "nefesini" gerçek zamanlı olarak kaydetti.

Araştırmacılar, özellikle uçucu organik bileşik (VOC) emisyonlarının miktarını ölçerek bunların ağaçlar, trafik, kimyasal ürünler, yemek pişirme ve ev içi faaliyetler gibi hangi kaynaklardan geldiğini belirledi.

Doğal kauçukta bulunan izopren kimyasalının, tespit edilen temel reaktif bileşiklerden biri olduğu ve çoğunun ağaçlardan kaynaklandığı bulundu.

Sıcak havanın da şehirlerdeki VOC emisyonlarını artırdığı görüldü.

Bilim insanları, 20'yle 35 santigrat derece arasında, kentlerdeki ağaçlar tarafından yayılan uçucu bileşiklerin kimyasal reaktivitesinin 7 ila 8 kat arttığını buldu.

Çalışma, Pekin'deki izopren emisyonlarının gözlemlenen şehirler arasında en yüksek olduğunu ve ılıman iklimli ormanlarda bulunan seviyelere yaklaştığını ortaya koydu.

Araştırmacılar, bunun esas olarak Pekin'de dikilen ağaç türlerinden kaynaklandığını söylüyor.

scdfgthyj
Pekin'deki meteoroloji kulesinin 102 metre yüksekliğindeki platformuna kurulan doğrudan emisyon ölçüm sistemi (Xianjun He)

Pekin'deki yerel ağaçların büyük bir bölümünün, salkım söğüt (Salix babylonica) ve Çin beyaz kavağı (Populus tomentosa) dahil izopren yayıcı olarak bilindiği belirtiliyor.

Bilim insanları, "Bu bulgu, Kuzey Çin'deki diğer şehirler için de geçerli olabilir. Nitekim onlarca yıldır yoğun biçimde söğüt ve kavak dikilen Harbin ve Çangçun'daki ortalama emisyon potansiyelinin Pekin'e benzer, hatta daha yüksek olduğu tahmin ediliyor" diye yazdı.

Araştırmacılar, Asya ve Okyanusya'daki birçok diğer şehrin de ağaç emisyonlarından kaynaklanan benzer hava kalitesi baskılarıyla karşı karşıya kalabileceğini söylüyor.

Çalışmanın yazarlarından Thomas Karl, "Avrupa şehirlerinde, izopren salan ağaç türlerinin sayısının önemli ölçüde daha az olduğunu görüyoruz. Yerel ağaç türleri genellikle ozon oluşturan ancak izoprenden daha az miktarda salınan monoterpenler yayar" dedi.

Ancak bilim insanları, bulguların kentsel yeşillendirmenin azaltılması veya olgun ağaçların kaldırılması anlamına gelmediği konusunda uyarıda bulunuyor.

Bunun yerine, uçucu bileşik emisyon potansiyeli daha düşük ağaçların seçilmesini öneriyorlar.

Araştırmacılar, Pekin'deki toplam ağaç popülasyonunun 10'da birini oluşturan yüksek VOC salımlı ağaçların, düşük emisyonlu türlerle değiştirilmesi halinde izopren emisyonlarının en az yüzde 29 azaltılabileceğini söylüyor.

Bilim insanları, "Bulgularımız, ısınan iklime karşı koymak için yeşillendirme programlarında seçici kentsel planlamanın kritik önemini vurguluyor" diye yazdı.

Independent Türkçe


Suriye ve İsrail’den gerilimi düşürmeye yönelik hamleler

Şeybani ile ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın arasında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Paris’te (SANA)
Şeybani ile ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın arasında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Paris’te (SANA)
TT

Suriye ve İsrail’den gerilimi düşürmeye yönelik hamleler

Şeybani ile ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın arasında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Paris’te (SANA)
Şeybani ile ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın arasında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Paris’te (SANA)

İsrailli ve Suriyeli üst düzey yetkililer, iki ülke arasındaki gerilimi düşürmek amacıyla bugün (Pazar) bir araya geldi. ABD merkezli Axios haber sitesine konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi iki kaynağa göre görüşme, İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü hedef alan son saldırısının ardından gerçekleşti. Kaynaklar, toplantının nerede yapıldığını belirtmedi.

Görüşmede Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın Başkanı Roman Gofman bir araya geldi. Toplantı, İsrail’in Suriye’deki bir hava üssüne düzenlediği ve iki ülke arasındaki gerilimin ciddi biçimde tırmanmasına yol açan saldırıdan günler sonra gerçekleşti.

İsrail Başbakanlık Ofisi konuya ilişkin yorum yapmazken, Şeybani’nin sözcüsü de yorum talebine hemen yanıt vermedi.

Bu çerçevede i24NEWS kanalına konuşan konuya yakın bir kaynak, İsrail ile Suriye arasında gerilimi azaltmak amacıyla üst düzey bir toplantı gerçekleştirildiğini belirterek görüşmeleri “iyi” olarak nitelendirdi.

fvghyj
Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından İdlib’in doğusundaki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’nde (AP)

Şeybani de İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü bombalamasından günler sonra bugün yayımlanan bir Reuters röportajında, Şam’ın önceliğinin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu vurguladı. Şeybani, bu yönde güven tesis edecek adımlar atılmasının gerekli olduğunu söyledi.

Suriye Dışişleri Bakanı, Şam’ın İsrail ile güvenlik anlaşmasına ilişkin müzakerelerin yakın zamanda yeniden başlamasını beklediğini belirtti. Söz konusu anlaşmanın İsrail’in Suriye topraklarından çekilmesini sağlamasını umduklarını ifade eden Şeybani, İsrail’e “tarihî bir fırsatı değerlendirme” çağrısında bulundu ve diplomasi kapısının açık olduğunu vurguladı.

Şeybani, “İran-İsrail savaşının ardından müzakereler dondu. Bu konuyu tamamlayabilmek için müzakerelerin yakın zamanda yeniden başlamasını umuyoruz” dedi.


Filistin seçimlerinin sürprizleri: Abbas'a karşı Dahlan - Hamas Cephesi

Batı Şeria'da daha önce yapılan seçimlerde oy kullanan Filistinli bir genç (AFP)
Batı Şeria'da daha önce yapılan seçimlerde oy kullanan Filistinli bir genç (AFP)
TT

Filistin seçimlerinin sürprizleri: Abbas'a karşı Dahlan - Hamas Cephesi

Batı Şeria'da daha önce yapılan seçimlerde oy kullanan Filistinli bir genç (AFP)
Batı Şeria'da daha önce yapılan seçimlerde oy kullanan Filistinli bir genç (AFP)

Halil Musa

Eski Fetih Hareketi (El Fetih) yöneticisi Nasır el-Kudva, yaklaşan seçimlere katılmak üzere ‘geniş kapsamlı bir ulusal seçim listesi’ oluşturulması yönünde istişarelerin yürütüldüğünü kabul etmekle birlikte, bu girişimlerin listede yer alacak nihai katılımcılar kesinleşmeksizin halen devam ettiğini vurguladı.

Söz konusu liste, Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin, Muhammed Dahlan liderliğindeki Demokratik Reform Akımı'nın ve Nasır el-Kudva liderliğindeki Ulusal Demokratik Forum'un katılımıyla Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın politikalarına ‘tepkili olan kesimleri’ bir araya getirirken, diğer siyasi yelpazelerin katılımına da kapıyı açık bırakıyor.

“Hamas Hareketi geçtiğimiz pazartesi günü, Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye'nin Kahire'de Muhammed Dahlan liderliğindeki Fetih Hareketi bünyesindeki Demokratik Ulusal Akım heyetiyle bir araya geldiğini açıkladı. Açıklamada, Gazze'deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına dair yol haritasının kabul edilmesiyle sonuçlanan müzakerelerdeki gelişmelerin ele alındığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Nasır el-Kudva,  yaptığı açıklamada, seçim listesine katılmaları konusunda Mervan el-Bergusi akımından, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nden ve Demokratik Cephe'den yanıt beklediklerini söylese de bunun ‘siyasi bir ittifak değil, bir seçim listesi’ olduğunun altını çizdi.

Bu listenin hedefinin ‘Filistin siyasi sistemini değiştirmek’ olduğunu açıkça belirten Kudva, listenin oluşturulması çabalarının Fetih Hareketi içindeki uzlaşı arayışlarının çıkmaza girmesinin ardından geldiğine dikkati çekti.

Listenin ‘herkesin katılımıyla geniş kapsamlı, herhangi bir kota olmaksızın, ulusal şahsiyetleri barındıran ve herkesin katılımına kapıyı açık tutan’ bir yapıda olacağını vurguladı.

Kudva, geniş tabanlı bu listenin kurulmasının, önümüzdeki 28 Kasım'da yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesine veya iptal edilmesine yol açabileceği ihtimalini de dışlamadı.

Hamas Hareketi ise geçtiğimiz pazartesi günü, Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye'nin Kahire'de Muhammed Dahlan liderliğindeki Fetih Hareketi bünyesindeki Demokratik Ulusal Akım heyetiyle bir araya geldiğini ve Gazze'deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik yol haritasının onaylanmasıyla sonuçlanan müzakerelerdeki gelişmelerin ele alındığını bildirmişti.

cdfvghyju
Gözlemciler, Kahire'de birleşik ulusal bir liste oluşturulmasına ilişkin konuşmaları ‘yalnızca bir deneme balonu’ olarak değerlendiriyor (Hamas Hareketi)

Hamas Hareketi’ne göre her iki taraf, Filistin iç düzenini ortaklık ve demokrasi temelleri üzerinde yeniden tanzim etme, ulusal kararlardaki tek adam/tekelleşme durumunu sona erdirme ve mevcut sınamalarla yüzleşip ulusal davayı ileriye taşımak adına kapsamlı bir ulusal strateji oluşturma yollarını ele aldı.

Hamas Siyasi Büro üyesi Husam Bedran, hareketin seçimlere ‘mümkün olan en geniş ulusal koalisyon çatısı altında’ katılacağını vurgulayarak, seçimlerin ‘ulusal kararlardaki yirmi yıldır süregelen tekelleşme durumunu sona erdirmek için tarihi bir fırsat’ olduğuna işaret etti.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Kurulu üyesi Ahmed Mecdelani ise bu listenin ortak paydasının ‘Fetih Hareketi’nin ve Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Filistin siyasi sistemi üzerindeki hegemonyasını sona erdirmek’ olduğunu söyledi.

Mecdelani'ye göre güç dengelerini değiştirmek amacıyla gerek siyasi gerekse mali destekleriyle bölgesel tarafların himayesinde Filistin siyasi sistemini yeniden dizayn etmeye yönelik bölgesel bir karar bulunuyor. Mecdelani ayrıca listenin oluşturulmasının, Filistin siyasi sistemini önümüzdeki bölgesel gelişmelere ve değişkenlere uyumlu olacak şekilde yeniden şekillendirmeye yönelik bölgesel rolden bağımsız olmadığını sözlerine ekledi.

Sözlerini şöyle sürdüren Mecdelani, “Dahlan meşruiyet kazanmak istiyor. Hamas ise siyasi bir partiye dönüşmek üzere silahını teslim etme konusunda Washington ile uzlaştıktan sonra siyasi sisteme dahil olmayı hedefliyor” ifadelerini kullandı.

Seçimlerin ertelenme ihtimaline ilişkin olarak Mecdelani, seçim sürecinden kaçmanın ulusal duruşu güçlendirmeyeceğini, aksine krizini daha da derinleştirebileceğini vurguladı. Genişletilmiş listenin karşısında durmanın, ancak Filistin ulusal hareketi içindeki ulusal demokratik akımın imkanlarını güçlendirmek, farklı toplumsal kesimlere daha fazla açılmak ve Filistin halkının cezalandırıcı oy verme eğilimini hesaba katmakla mümkün olacağını belirtti.

Mecdelani'ye göre Gazze Şeridi'ndeki Filistinli seçmen 7 Ekim 2023'ten bu yana yaşananlar nedeniyle Hamas'ı, Batı Şeria'daki seçmen ise kendisi ile Filistin Yönetimi arasındaki ayrımı netleştirememesi sebebiyle Fetih Hareketini cezalandıracak.

Mecdelani son olarak, Hamas ile Demokratik Reform Akımı arasındaki ittifakın, Hamas’ın Gazze'deki kaybını telafi edeceğini ve buna karşılık olarak Dahlan'ın Batı Şeria'daki yokluğunu dengeleyeceğini sözlerine ekledi.

Ancak FKÖ Yürütme Kurulu'nun Demokratik Cephe üyesi Remzi Rabah, Demokratik Cephe'ye genişletilmiş listeye katılması yönünde bir teklif sunulduğunu yalanladı. Rabah, “Kahire’de ve Ramallah'ta tüm gruplar arasında yürütülen görüşmeler ve diyaloglar var” dedi. Yaşananların istişarelerden ibaret olduğunu, Fetih Hareketi’nin bile ulusal bir liste oluşturmak istediğini ifade ettiğini vurguladı.

Kahire'de birleşik ulusal bir liste oluşturulmasına dair söylemleri ‘sadece birer deneme balonu’ olarak nitelendiren Rabah, yaklaşan seçimlerin herkesin katılımıyla gerçekleşmesini, ortak bir şekilde yönetilmesi üzerinde uzlaşılmasını ve seçilecek kurumlarda daha sonra kurulacak koalisyonlar için uygun bir iklim ve zemin inşa edilmesini talep etti.

Rabah ayrıca, ulusal projemizi ve ulusal kurumlarımızı korumak, Filistin topraklarını savunmak, Filistin halkının ve kurumlarının birliğini sağlamak adına ortak bir siyasi yönelim üzerinde uzlaşıya varma çağrısında bulundu.

Öte yandan Tekaddum (İlerleme) Politikaları Merkezi Müdürü Muhammed Meşarika, Filistin Yönetimi'nin mevcut duruma ulusal çıkış yolları bulmaya yönelik ciddi bir katkı sunmaktan geri durmasının ve diğerlerini dışlamasının, bölgesel aktörleri bile alternatifler aramaya ittiğini değerlendirdi.

Meşarika'ya göre Washington, Hamas ile uzlaşmanın gerekliliği sonucuna vardı, onunla masaya oturdu, çözümler üretilmesine katkıda bulundu ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu köşeye sıkıştırdı. Meşarika ayrıca, bu gelişmelerin Gazze ve Hamas dosyasının ABD-İran müzakere masasından çıkarılmasına yol açtığını, bunun da en büyük başarı olduğunu ve Hamas'ın hanesine yazılacağını ifade etti.

Meşarika'ya göre Dahlan'ın oynadığı rol, Hamas ile Washington arasında bir çözüm üretilmesine ve Demokratik Akım'ın masada etkin ve karar alıcı bir aktöre dönüşmesine katkı sağladı.

Yine Meşarika'ya göre Fetih Hareketi'nin sekizinci kongresinin ardından Muhammed Dahlan liderliğindeki Demokratik Reform Akımı'nda Fetih ile uzlaşı arayışını sonlandırmayı, yalnızca harekete değil, tüm Filistin tablosuna ve siyasi sistemin geneline odaklanmayı içeren bir dönüşüm yaşandı. Meşarika, Demokratik Reform Akımı’nın Hamas'ın müttefikleri de dahil olmak üzere geniş Arap ve uluslararası ilişkileri sayesinde, genişletilmiş listeye liderlik etmenin tüm unsurlarına ve imkanlarına sahip olduğunu ifade etti.

Mervan el-Bargusi'nin genişletilmiş listedeki rolüne de değinen Meşarika, ulusal sembolizmi sebebiyle kendisine sunulan formülün ‘başkanlık seçimlerinde adaylığının desteklenmesi karşılığında onun bu listeyi desteklemesi’ olduğuna işaret etti. Meşarika ayrıca, Fetih Hareketi Merkez Komitesi'ndeki bazı tarafların dahi Demokratik Reform Akımı ile iletişim kanalları açtığını ve Merkez Komite çerçevesi dışında birleşik bir ulusal listeye dahil olmaya hazır olduklarını belirttiklerini sözlerine ekledi.

Seçimlerin zamanında yapılma ihtimaline ilişkin olarak Meşarika, bu ihtimalin yüzde 50'ye yüzde 50 olduğunu belirterek seçimlerin yapılabilmesinin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İsrail'i özellikle Gazze Şeridi'nde seçimlerin yapılmasına izin vermeye zorlamasını gerektirdiğini ifade etti.

Siyasi araştırmacı Cihad Harb ise, ‘Dahlan’ın Demokratik Reform Akımı ile Hamas Hareketi arasındaki zorunluluk ittifakı’ olarak nitelendirdiği birlikteliğin Hamas'a Gazze Şeridi içindeki üyeleri ve lider kadrosu için dokunulmazlık sağlayacağını ve -merkezi figürler olmasa dahi- siyasi sisteme dahil olmasına imkan tanıyacağını değerlendirdi. Harb, Dahlan'ın özellikle Trump yönetimi ve Gazze Barış Konseyi ile iletişim kurabilen, dolayısıyla harekete bu dokunulmazlığı sağlama kabiliyetine sahip kişi olduğunu ifade etti.

Harb'a göre genişletilmiş listenin oluşturulması Filistin Devlet Başkanı Abbas'ı rahatsız edecek. Çünkü Fetih Hareketi içindeki çözülmeyle birlikte tüm rakipleri onun karşısında birleşmiş durumda. Aynı zamanda, bu durumun seçimlerin önümüzdeki aylara ertelenmesine yol açabileceğine de işaret eden Harb, “Seçim tarihinin İsrail seçimlerinin yapılmasından bir ay sonrasına belirlenmesi, oylamanın gerçekleştirilmesine ilişkin nesnel koşulları gözetmedi. Çünkü o tarihte İsrail'de henüz istikrarlı bir hükümet bulunmayacak, dolayısıyla hiç kimse ona baskı uygulayamayacak” ifadelerini kullandı.

Harb sözlerini, seçimlerin yapılmasına dair kararnamenin Gazze Şeridi'nde oylamanın gerçekleştirilememesi sebebiyle Merkezi Seçim Komisyonu'nun teknik tavsiyesi doğrultusunda Filistin Devlet Başkanı'na seçimleri erteleme imkânı tanıdığını belirterek sonlandırdı.