Lübnan: Ateşkesin uzatılmasının hemen ardından güneydeki bir kasabaya top mermisi düştühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4695476-l%C3%BCbnan-ate%C5%9Fkesin-uzat%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n-hemen-ard%C4%B1ndan-g%C3%BCneydeki-bir-kasabaya-top-mermisi
Lübnan: Ateşkesin uzatılmasının hemen ardından güneydeki bir kasabaya top mermisi düştü
BM barış güçleri Lübnan-İsrail sınırının Lübnan tarafında yıkılmış bir evin yanında devriye geziyor (AP)
İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin uzatılmasından saatler sonra Lübnan'ın güneyindeki bir sınır kasabası yakınlarına top mermisinin düştüğü bildirildi.
Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın aktardığına göre, İsrail tarafından atılan top mermisinin er Rahib bölgesindeki Ayta eş Şaab kasabasının eteklerine düştüğü bildirildi.
Hamas Hareketi’nin 7 Ekim’de Gazze Şeridi’ni çevreleyen yerleşim yerlerine yönelik saldırısının ardından İsrail'in kara harekatına başlamasıyla birlikte Lübnan sınırında tansiyon her geçen gün artıyor.
CNN: Çin, nükleer silah altyapısını gizlice genişletiyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258143-cnn-%C3%A7in-n%C3%BCkleer-silah-altyap%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1-gizlice-geni%C5%9Fletiyor
CNN: Çin, nükleer silah altyapısını gizlice genişletiyor
Nükleer başlık stoku bakımından Çin, ABD ve Rusya'nın ardından üçüncü sırada (Reuters)
Çin yönetimi, ülkedeki nükleer silah altyapısını gizlice genişletiyor.
CNN'in incelediği uydu görüntülerine göre Siçuan bölgesindeki inşaat çalışmaları, Çin'in en önemli nükleer silah tesislerini desteklemek için çalışmaların hızlandırıldığını gösteriyor.
Tongjiang Nehri kıyılarına inşa edilen devasa kubbenin, radyasyon takip cihazlarına ve patlamaya dayanıklı kapılara sahip beton ve çelik bir yapıyla çevrildiği aktarılıyor.
Yaklaşık 3 bin 345 metrekarelik yapıdan dışarı uzanan boru sisteminin, yüksek bir havalandırma bacasına sahip bir binaya doğru uzandığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre kubbe ve etrafındaki binalar, uranyum ve plütonyum gibi yüksek radyoaktivite sahip maddelerin depolanması için tasarlanmış.
Analizde, altyapı geliştirme çalışmalarının CIA'in 1971'de keşfettiği nükleer silah üretim tesisi alanında gerçekleştirildiği belirtiliyor.
"906 numaralı tesis" diye bilinen bölgenin, yakın zamanda yenilenen yollarla Zitong ilçesi ve çevresindeki en az üç nükleer silah üssüne bağlandığı ifade ediliyor.
Amerikan istihbaratı, Pekin yönetiminin yeni nesil nükleer savaş başlıklarını test ettiğini de öne sürüyor. Bazı uzmanlar da Siçuan'daki geniş çaplı altyapı çalışmalarının yeni bir nükleer silah teknolojisinin geliştirildiğine işaret ettiğini savunuyor.
Ancak Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jiang Bin, iddiaların "gerçekleri çarpıtma ve Çin'i karalama" amacıyla ortaya atıldığını ileri sürüyor:
Çin'in kendini savunmak için nükleer strateji izlediği ve çatışmalarda nükleer silahları ilk kullanan taraf olmamaya yönelik bir politika uyguladığı herkesçe biliniyor. Çin, nükleer silaha sahip olmayan ülkelere ve nükleer silahlardan arındırılmış bölgelere karşı nükleer silah kullanmayacağını veya kullanma tehdidinde bulunmayacağını taahhüt etmektedir.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın silah kontrolü ve uluslararası güvenlikten sorumlu Müsteşarı Thomas Dinanno da şubatta Cenevre'de düzenlenen Silahsızlanma Konferansı'nda Çin'in nükleer test yaptığını öne sürmüştü.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien ise "Bu, ABD'nin nükleer üstünlük kurmak ve nükleer silahsızlanma sorumluluğundan kaçınmak için yürüttüğü siyasi manipülasyonun parçasıdır" diyerek iddiaları reddetmişti.
Çin, kaynakları yalanlamıştı
Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yayın organı Global Times'ta 27 Şubat'ta çıkan başyazıda da ABD'li yetkililerin ve CNN dahil Amerikan medyasının iddiaları reddedilmiş, "koordineli bir siyasi kampanya" olarak nitelenmişti.
Yazıda, 5 binden fazla nükleer savaş başlığına sahip ABD'nin elindeki silahları artırmaya çalıştığı belirtilerek, "ABD, küresel nükleer güvenlik için en büyük gizli tehlike haline gelmiştir" denmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, Çin lideri Şi Cinping'le Pekin'de yapacağı görüşmeyi İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti. CNN'in analizine göre Pekin yönetimi, İran savaşının da etkisiyle nükleer silahlanma faaliyetlerini artırabilir.
ABD'deki Middlebury College üniversitesinden Jeffrey Lewis şu değerlendirmeleri yapıyor:
Çin tarafı yaşananlara baktığında silahsızlanmanın ya da güçsüz kalmanın mantıklı olduğunu düşünmüyor. Trump yönetiminin İran'da yaptıklarının sonuçlarından biri, Çinlileri sindirmek ya da korkutmak olmayacak; aksine, onları daha fazla nükleer silah üretmeye itecek.
Pakistan'la 5 maddelik anlaşma
Diğer yandan Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, salı günü Çinli mevkidaşı Vang Yi'yle görüşmüş, toplantının ardından 5 maddelik ortak girişim metni yayımlanmıştı.
İran savaşında düşmanlıkların derhal sonlandırılması, en kısa sürede barış görüşmelerine başlanması, sivillerin korunması, seyrüsefer rotalarının güvenliğinin sağlanması ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın gözetilmesi istenmişti.
Global Times'ın bugünkü analizinde, ortak bildiri hakkında şu ifadeler kullanılıyor:
5 maddelik girişim, orman kanunları ve askeri maceracılığın ötesinde, kurallara ve diyaloğa dayanan rasyonel bir seçeneğin ve barışa giden uygulanabilir bir yolun olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Independent Türkçe, CNN, Global Times
Epstein dosyaları, Adalet Bakanı Bondi'yi işinden ediyormuşhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258138-epstein-dosyalar%C4%B1-adalet-bakan%C4%B1-bondiyi-i%C5%9Finden-ediyormu%C5%9F
Epstein dosyaları, Adalet Bakanı Bondi'yi işinden ediyormuş
Fotoğraf: Reuters
Yeni haberlere göre ABD Başkanı Donald Trump, Epstein dosyalarıyla ilgili tutumu nedeniyle gelen tepkiler üzerine Adalet Bakanı Pam Bondi'yi görevden almayı değerlendirmiş.
The New York Times'a (NYT) konuşan kaynaklara göre, başkan son günlerde Bondi'nin yerine Çevre Koruma Ajansı yöneticisi Lee Zeldin'i getirmeyi kapalı kapılar ardında düşünmüş.
The Independent, haberlerle ilgili yorum almak için Beyaz Saray ve Bondi'nin ofisiyle iletişime geçti.
Trump, çarşamba günü doğum hakkı vatandaşlık yasalarıyla ilgili sözlü savunmaları dinlemek üzere Yüksek Mahkeme duruşmasında kendisine eşlik eden Adalet Bakanı'na olan güvenini kamuoyuna ifade etti.
Başkan, NYT'ye yaptığı açıklamada, "Adalet Bakanı Pam Bondi harika biri ve iyi bir iş çıkarıyor" derken, bir kaynak CNN'e ikilinin "her zamanki gibi işlerine devam ettiğini" söyledi.
Bu spekülasyonlar, Bondi'nin Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi tarafından çağrıldıktan sonra bu ay ifade vermesi beklenirken ortaya çıktı. 14 Nisan'da, 2019'da hapishane hücresinde ölen hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein hakkındaki Adalet Bakanlığı soruşturmasıyla ilgili ifade vermesi bekleniyor.
CNN'in haberine göre, Bondi'nin yerine başkasını atamak gibi planlar ilk olarak ocak ayında gündeme geldi ancak daha sonra konu haber gündeminden biraz uzaklaştıktan sonra (yerine Minnesota'daki karışıklık ve ardından İran'daki çatışma geldi) bu planlar rafa kaldırıldı.
O dönemde Zeldin'in adı, Adalet Bakanı görevine gelecek belirli bir aday olarak anılmamıştı. Çevre Koruma Ajansı'nın başkanı daha önce avukat olarak çalışmış ve New York'un 1. Kongre Bölgesi'ni temsil etmişti. Ayrıca 2022'de eyalet valiliği için yarışmış ve Kathy Hochul'a kaybetmişti.
O tarihten sonra 2024 başkanlık seçimine giden süreç de dahil başkanın yakın bir müttefiki olarak kaldı.
NYT'ye göre Trump, Bondi'nin Epstein dosyalarının yayımlanmasıyla ilgili kötü yönetiminin yanı sıra, net iletişim becerilerinin eksikliğinden de şikayetçi. Dosyaların yayımlanması yönetimi aylarca rahatsız etmiş ve tabanında tepkiye neden olmuştu.
Ayrıca başkan, Adalet Bakanlığı'nın siyasi düşmanlarına karşı yeterince agresif davranmamasından yakınıyor. Geçen yıl eylülde Trump, Bondi'ye doğrudan hitap ediyormuş gibi görünen bir Truth Social paylaşımı yapmıştı.
Başkan, daha sonra sildiği paylaşımında, "Pam: 30'dan fazla açıklama ve paylaşımı inceledim, [bunlar] esasen geçen seferkiyle aynı hikaye, sadece laf, hiçbir şey yapılmıyor. Hiçbir şey yapılmıyor" diye yazmıştı.
Peki ya Comey, Adam 'Sinsi' Schiff, Leticia??? Hepsi de ne biçim suçlu ama hiçbir şey yapılmayacak.
Independent Türkçe
Büyük riskler ve muazzam karmaşıklıklar... İran’ın uranyumunu güç kullanarak ele geçirmek ne anlama geliyor?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258071-b%C3%BCy%C3%BCk-riskler-ve-muazzam-karma%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1klar-i%CC%87ran%E2%80%99%C4%B1n-uranyumunu-g%C3%BC%C3%A7-kullanarak-ele
Büyük riskler ve muazzam karmaşıklıklar... İran’ın uranyumunu güç kullanarak ele geçirmek ne anlama geliyor?
İran’daki Natanz Nükleer Tesisi’ni gösteren bir uydu görüntüsü (AP)
İran’ın nükleer programı etrafındaki gerilimin artmasıyla birlikte, ABD’nin bu programın askeri bir yola evrilmesini engellemek için hangi seçeneklere sahip olduğu sorusu yeniden gündeme geliyor. Zenginleştirilmiş uranyum stokunun güvence altına alınması amacıyla güç kullanımı seçeneği tartışılırken, uzmanlar ve eski yetkililer böyle bir adımın son derece karmaşık; askeri, teknik ve çevresel açıdan yüksek riskler barındıran ve uygulanması uzun sürebilecek bir süreç olacağı uyarısında bulunuyor.
Şarku’l Avsat’ın Washington Post’tan aktardığına göre, söz konusu stokun güvenliğini sağlamak amacıyla ABD askerlerinin sahaya gönderilmesi, uzun süreli bir operasyon gerektirecek. Bu tür bir müdahalenin, savaş koşullarında sahadaki zorlukların yanı sıra radyasyon ve kimyasal riskler nedeniyle ciddi tehlikeler içerdiği belirtiliyor.
Potansiyel kararın arka planı
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik olası savaş için çeşitli gerekçeler sundu, ancak öncelikli hedefin Tahran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu sık sık vurguladı. Bununla birlikte, nükleer malzemelerin zorla ele geçirilmesi seçeneğine ne kadar hazır olduğu hâlâ net değil.
Özel eğitimli personelin çatışma bölgesine gönderilmesiyle ilişkili riskler göz önüne alındığında, alternatif bir seçenek olarak, bu malzemelerin askeri müdahale olmadan güvence altına alınmasını sağlayacak İran ile müzakere yoluyla bir anlaşmaya varılması öne çıkıyor.
Stok miktarı ve olası depolama yerleri
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) göre, İran yaklaşık 440,9 kilogram uranyum zenginleştirmiş durumda ve bu uranyumun yüzde 60’a kadar zenginleştirilmiş olması, teknik olarak nükleer silah üretimi için gereken yüzde 90 seviyesine oldukça yakın.
UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, geçen yıl AP’ye yaptığı açıklamada, bu stokun teorik olarak İran’a programını silahlandırmaya karar vermesi halinde 10 nükleer bomba üretme imkânı sağlayabileceğini belirtmiş, ancak bunun İran’ın halihazırda nükleer silaha sahip olduğu anlamına gelmediğini vurgulamıştı.
İran’ın nükleer programının barışçıl olduğunu sürekli olarak ifade etmesine rağmen, UAEA ve Batılı ülkeler, Tahran’ın 2003 yılına kadar organize bir nükleer silah programına sahip olduğunu değerlendiriyor.
Bu uranyumun, ulaşılması zor yer altı tünellerinde depolandığı tahmin ediliyor. UAEA denetçileri, İsrail ve ABD’nin saldırıları sonrasında İran’ın hava savunma sistemleri ve nükleer programının zayıflaması nedeniyle, yarı zenginleştirilmiş uranyumun bulunduğu alanları Haziran 2025’ten bu yana doğrulayamıyor. Bu durum, depolama noktalarının kesin olarak belirlenmesini daha da güçleştiriyor.
Analistlerin, İran’ın İsfahan kentindeki İsfahan Nükleer Teknoloji Merkezi kompleksindeki bir tünele yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum taşıdığına inandıkları bir kamyonun görüntüsü (AP)
Grossi, yaklaşık 200 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun, İsfahan Nükleer Tesisi yakınlarındaki tünellerde depolanmış olabileceğini belirtti. Ek uranyum stoklarının Natanz Nükleer Tesisi’nde bulunduğu, daha küçük miktarların ise Fordo Nükleer Tesisi’nde yer alabileceği tahmin ediliyor.
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise 19 Mart’ta Temsilciler Meclisi’nde düzenlenen oturumda, Amerikan istihbarat topluluğunun bu stokların yerlerini tespit etmede ‘yüksek güvene’ sahip olduğunu ifade etti.
Radyasyon ve kimyasal riskler
Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum, dolduğunda yaklaşık 50 kilogram ağırlığında olan kaplarda ve uranyum hekzaflorür gazı formunda depolanıyor. Tahminlere göre, bu kaplardan 26 civarında bulunuyor; doluluk seviyelerine bağlı olarak sayı iki katına kadar çıkabilir.
Eski nükleer silah müfettişi ve Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü’nün kurucusu David Albright, bu kapların dayanıklı ve depolamaya uygun şekilde tasarlandığını belirtti. Ancak, hava saldırıları gibi durumlarda kaplara gelebilecek herhangi bir zarar, tehlikeli maddelerin sızmasına yol açabilir.
Kaplara nem girmesi halinde flor oluşabilir; bu element son derece toksik olup cilt, göz ve akciğerlerde ciddi hasara neden olabilir. Bu nedenle, söz konusu tünellere girecek ekiplerin özel tehlikeli madde koruma giysileri giymesi gerekecek.
Kuvvetler için saha riskleri
Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde ABD Kara Kuvvetleri Genel Sekreteri olan Christine E. Wormuth, İran’ın nükleer malzemelerinin kara kuvvetleriyle güvence altına alınmasının ‘son derece karmaşık ve yüksek riskli bir askeri operasyon’ olacağını belirtti.
Sol üst köşede görünen kamyonun, analistlerin tahminlerine göre İran’ın İsfahan Nükleer Teknoloji Merkezi kompleksindeki bir tünele yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum taşıdığı düşünülüyor. (AP)
Nükleer Tehdit Girişimi’nin Başkanı olarak konuşan Wormuth, potansiyel depolama alanlarının çokluğunun görevi daha da karmaşık hale getirdiğine dikkat çekerek, böyle bir operasyonun muhtemelen insan kayıplarına yol açabileceğini vurguladı.
Wormuth ayrıca, yalnızca İsfahan’daki tesis için gerçekleştirilecek operasyonun bile en az bin askerlik bir gücün sahaya sevk edilmesini gerektirebileceğini ifade etti.
Alternatif bir yol olarak müzakere
Buna karşın, Ulusal Nükleer Güvenlik Yönetimi bünyesinde Nükleer Malzeme Geri Alma Ofisi’nin eski yöneticisi Scott Rooker, en iyi çözümün ‘İran hükümetiyle anlaşma yaparak bu malzemelerin tamamının güvenli şekilde kaldırılması’ olduğunu savunuyor.
Rooker, bu yaklaşımı desteklemek için 1994 yılında ABD’nin Kazakistan ile iş birliği içinde Sovyetler Birliği topraklarından yaklaşık 600 kilogram nükleer silah uranyumunu gizli bir operasyon kapsamında taşıdığı Yakut Projesi’ni örnek gösteriyor. Bu malzemeler, Sovyet nükleer programının artıklarından oluşuyordu.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة