Yunan hükümetine göre Britanya'yla yaşanan heykel krizinin arkasında Türkiye var

Sunak hükümetinin Türkiye yanlısı bir tutum izlediği iddia edildi

Heykellerin sergilendiği British Museum'u geçen yıl 4,1 milyon kişi ziyaret etti (Reuters)
Heykellerin sergilendiği British Museum'u geçen yıl 4,1 milyon kişi ziyaret etti (Reuters)
TT

Yunan hükümetine göre Britanya'yla yaşanan heykel krizinin arkasında Türkiye var

Heykellerin sergilendiği British Museum'u geçen yıl 4,1 milyon kişi ziyaret etti (Reuters)
Heykellerin sergilendiği British Museum'u geçen yıl 4,1 milyon kişi ziyaret etti (Reuters)

Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak'ın Londra'da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'le yapacağı görüşmeyi son anda iptal etmesinin yankıları sürüyor.

Sunak'ın ekibi görüşmenin iptal edilmesine ilişkin, Miçotakis'in Londra ziyareti sırasında 1800'lerin başında Atina'dan kaçırılan Parthenon Heykelleri'nin iadesi konusunu gündeme getirmeyeceğine dair Yunan hükümetinden güvence aldıklarını açıklamıştı.

Ancak tarihi heykeller Miçotakis'in Birleşik Krallık ziyaretinin bir numaralı gündem maddesine dönüşmüş ve Yunanistan lideri pazar günü BBC'ye yaptığı açıklamada heykellerin Atina'ya dönmesini istediklerini ifade etmişti.

Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından Kathimerini'ye göre Atina yönetimi, görüşmenin heykellerin iadesi konusunun açılmasından dolayı değil, siyasi ve diplomatik gerekçelerle iptal edildiğini düşünüyor.

Yunan hükümeti, yaklaşan seçimler öncesinde rakibinden neredeyse 20 puan fark yemesinin Sunak'ın "uygunsuz" davranışının altında yatan nedenlerden biri olduğunu düşünüyor.

Atina yönetimine göre Sunak, heykellerin geri dönüşüne karşı olan Britanyalılar arasında popülerliğini artırmak için böyle bir yol seçti. Son anketlerde Parthenon Heykelleri'nin iadesine karşı çıkanların oranı yüzde 40 olarak ölçülmüştü.

Yunanistan hükümetine göre Rishi Sunak'ın Miçotakis'le görüşmesini iptal etme nedenlerinden bir diğeri de Birleşik Krallık'la Türkiye arasında gözlemlenen yakınlaşma.

Gazeteye konuşan hükümet kaynakları, Sunak yönetimindeki Britanya'da oluşan güçlü Türkiye yanlısı tavrın görmezden gelinemeyeceğini söyledi. 

Ayrıca Londra'nın İspanya'yla birlikte Eurofighter savaş uçaklarını üreten konsorsiyuma Türkiye'nin de katılması için çaba harcadığına dikkat çekildi.

Anlaşma yapıldığı iddiası yalanlandı

Yunanistan, Londra'da Sunak'ın ekibinden sızdırılan görüşme öncesinde heykellerin gündeme gelmeyeceği yönünde bir anlaşma yapıldığı iddiasını da yalanladı.

Hükümet kaynakları, "Bu iddia doğru değil, olamaz da" ifadelerini kullanırken, Yunanistan Başbakanı'nın ne zaman Britanya'ya gitse konuyu gündeme taşıdığını belirtti.

Britanya medyasında Miçotakis'in Sunak'tan önce İşçi Partisi lideri Keir Starmer'la görüşerek konuyu gündeme getirdiği ve bu durumun Londra hükümetini kızdırdığı iddia edilmişti.

Yunanistan hükümeti bu iddiayı da reddederek, Starmer'la görüşmenin başbakanlık ofisi tarafından organize edildiğini belirtti.

The Independent yazarı John Rentoul konuyla ilgili yazısında, Sunak hükümetinin bir yabancı lidere karşı çıkarak seçmen tabanını etkileyeceğini düşünmesinin yanlış olduğuna dikkat çekti.

Rentoul yazısında, "Bir yabancı liderle görüşmeyi reddetmek yerine, onu ağırlayıp söyleyeceklerinizi yüzüne söylerseniz daha güçlü görünürsünüz" ifadelerini kullandı.

British Museum'da sergilenen heykeller, Elgin Mermerleri ismiyle de anılıyor (Reuters)
British Museum'da sergilenen heykeller, Elgin Mermerleri ismiyle de anılıyor (Reuters)

Parthenon Heykelleri tartışması

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Londra ziyareti öncesinde bir kiralama anlaşmasıyla Parthenon Heykelleri'nin Atina'ya gönderilmesine ilişkin görüşmeler yürütülüyordu.

British Museum müdürü George Osborne'la Yunan yetkililer arasında yapılan görüşmelerde, heykellerin uzun süreli kiralama yöntemiyle Yunanistan'a gönderilmesi, karşılığında Atina'daki müze depolarında yer alan hiç sergilenmemiş tarihi eserlerin British Museum'da sergilenmesi müzakere ediliyordu.

Ancak Birleşik Krallık'ta 1963'te yürürlüğe giren "elden çıkarma yasası" müzelerdeki eserlerin ait oldukları ülkelere dönüşününün önünde yasal engel oluşturmuştu.

Pazar günü İşçi Partisi lideri Keir Starmer ve Miçotakis'in ekipleri arasında yapılan görüşmeler, Starmer'ın da olası bir kiralama anlaşmasına yeşil ışık yakmasıyla son bulmuştu.

Miçotakis aynı gün BBC'ye verdiği röportajda, heykellerin British Museum'da tutulmasının "Mona Lisa'yı ikiye bölmeye" benzer bir "sanatsal barbarlık" olduğunu söylemişti.

Bu röportajdan bir gün sonra Rishi Sunak, Miçotakis'le görüşmesini iptal etti.

2 bin 500 yıllık geçmişi olduğu tahmin edilen Parthenon Heykelleri, İngiltere'nin Osmanlı Büyükelçisi Lord Elgin tarafından Atina'daki tapınaktan sökülerek, 1801-1804'te parça parça Londra'ya gönderilmiş, 1816'da da British Museum'a satılmıştı. 

Parthenon Tağınağı'ndan heykellerin sökülmesi o zaman dahi "vandallık" olarak tanımlanmıştı.

Atina heykellerin geri verilmesi için ilk resmi başvuruyu 1983'te yapmıştı.

Independent Türkçe



ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
TT

ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)

ABD basını bu haftanın başlarında, İslamabad’da gerçekleşen müzakerelerde ABD’nin İran'dan 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyeceğini kabul etmesini istediğini bildirdi.

Haber sitesi Axios ve Wall Street Journal (WSJ) gazetesi dün bir ABD'li yetkiliye, bilgili bir kaynağa ve konuyu bilen kişilere dayandırdıkları haberlerde, Washington’ın Pakistan'da yapılan müzakereler sırasında Tahran'a bu öneriyi sunduğunu bildirdi.

Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bu talep ABD'nin tutumunda bir yumuşama anlamına geliyor. Çünkü ABD Başkanı Donald Trump daha önce İran'ın zaman sınırı belirlemeden uranyum zenginleştirmeyi bırakması konusunda ısrarcıydı.

Ancak İran daha kısa bir süre önerdi. Axios, Tahran'ın ‘tek basamaklı bir rakamdan oluşan’ bir süre, yani 10 yıldan az bir süre önerdiğini belirtirken, WSJ sadece birkaç yıl önerdiğini yazdı.

Raporlara göre İran, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerinin derinliklerinde depolandığı düşünülen yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasına yönelik talebini de reddetti.

Hafta sonu Pakistan'da ABD ile İran arasında yürütülen doğrudan müzakereler bir anlaşmaya varılamadan sona erdi.

ABD Başkanı Trump, temel anlaşmazlık noktasının ABD'nin İran'ın kesinlikle nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusundaki ısrarı olduğunu söyledi.

Trump dün gazetecilere, İranlıların bunu kabul etmediklerini, ancak daha sonra kabul edeceklerini düşündüğünü belirterek “Kabul etmezlerse, anlaşma olmaz” dedi.

İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını ve ABD'nin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu alacağını vurgulayan Trump, “İranlılar uranyum stoklarını ya kendileri teslim eder ya da biz alırız” şeklinde konuştu.


İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu, dün, Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde yer alan en büyük şehirlerden biri olan Bint Cubeyl'e bir saldırı başlattı. Bu saldırı, bugün Lübnan ve İsrail'in ABD büyükelçilerini bir araya getirecek ‘Washington Toplantısı’nın arifesinde gerçekleşti. Bu sırada Tel Aviv, sahada yeni bir statüko oluşturmaya çalışıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'daki çatışmaların devam edeceğini ve bugün odak noktasının Bint Cubeyl'deki çatışmalar olduğunu söyleyerek “Artık beş bölgeden bahsetmiyoruz. Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın işgal tehdidini ortadan kaldırmak ve zırh delici roket tehdidini uzaklaştırmak için sağlam ve derin bir güvenlik kuşağı oluşturmaktan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Lübnan, bugünkü toplantının bir ateşkes anlaşmasıyla sonuçlanmasını ve böylece taraflar arasında Kıbrıs'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilebilecek müzakere sürecinin başlamasının önünü açmasını umuyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavad, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'dan ‘ateşkes talep etme’ konusunda ‘kesin talimatlar’ aldı.


Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
TT

Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu,dün akşam Holokost Anma Günü etkinliklerinin açılışında yaptığı konuşmada, ülkesinin müttefiki Washington’un desteğiyle İran rejimine tarihindeki "en güçlü darbeyi" vurduğunu söyledi.

Netanyahu, Kudüs'teki Yad Vashem Holokost anıtında düzenlenen ve televizyonda yayınlanan törende, "İran terörist rejimine tarihindeki en güçlü darbeyi vurduk," dedi. İran nükleer tesislerini Nazi toplama kamplarıyla karşılaştırarak, "Eğer harekete geçmeseydik, Natanz, Fordow ve İsfahan gibi isimler... Auschwitz, Treblinka, Majdanek ve Sobibor gibi sonsuza dek rezillikle anılacaktı" ifadesini kullandı.

İsrail, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen altı milyon Yahudiyi anmak için dün akşamından bugüne kadar Holokost Anma Günü'nü kutluyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İbrani takvimine göre her yıl nisan veya mayıs aylarında düzenlenen resmi törenler, Ortadoğu'daki düşmanlıkların başlamasından bir aydan fazla bir süre sonra, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki kırılgan ateşkes ortamında başladı.

Bu arada, İsrail, İran destekli militan grup Hizbullah ile Lübnan'daki savaşını sürdürüyor.