İsrail basınına göre Gazze Şeridi'nde hala 146'sı İsrailli 161 esir bulunuyor

İsrail basını, abluka altında tutulan Gazze Şeridi'ndeki Filistinli grupların elinde hala 146'sı İsrailli toplam 161 esir bulunduğunu yazdı

İsrail ile Hamas arasında yapılan esir takası mutabakatı kapsamında serbest bırakılan İsrailli esirler, helikopterle başkent Tel Aviv yakınlarındaki Sheba Tel-Hashomer Hastanesi'ne ulaştı (AA)
İsrail ile Hamas arasında yapılan esir takası mutabakatı kapsamında serbest bırakılan İsrailli esirler, helikopterle başkent Tel Aviv yakınlarındaki Sheba Tel-Hashomer Hastanesi'ne ulaştı (AA)
TT

İsrail basınına göre Gazze Şeridi'nde hala 146'sı İsrailli 161 esir bulunuyor

İsrail ile Hamas arasında yapılan esir takası mutabakatı kapsamında serbest bırakılan İsrailli esirler, helikopterle başkent Tel Aviv yakınlarındaki Sheba Tel-Hashomer Hastanesi'ne ulaştı (AA)
İsrail ile Hamas arasında yapılan esir takası mutabakatı kapsamında serbest bırakılan İsrailli esirler, helikopterle başkent Tel Aviv yakınlarındaki Sheba Tel-Hashomer Hastanesi'ne ulaştı (AA)

İsrail'de yayın yapan Maariv gazetesi, İsrail Başbakanlık Basın Ofisine dayandırdığı haberinde, "insani ara" süresince 66'sı İsrailli 86 esirin serbest bırakıldığını aktardı.

Haberde, Gazze Şeridi'nde hala 146'sı İsrailli 15'i yabancı ülke vatandaşı 161 esirin bulunduğu ifade edildi.

Esirlerin 126'sının erkek, 35'inin kadın olduğu kaydedildi.



Trump, Venezuela'da Nobel Barış Ödüllü Machado'yu neden desteklemedi?

Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)
Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'da Nobel Barış Ödüllü Machado'yu neden desteklemedi?

Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)
Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun yerine geçmesi için Marina Corina Machado'yu desteklememesi şaşkınlık yarattı.

ABD'nin kara operasyonuyla Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasının ardından Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez, ülkenin geçici lideri oldu.

Meclis'te dün düzenlenen yemin töreninde yaptığı açıklamada Rodriguez, "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" dedi.

58 yaşındaki Machado ise Fox News'e verdiği röportajda ABD'nin askeri müdahalesini "Sadece Venezuela halkı ve geleceğimiz için değil, bence insanlık, özgürlük ve insan onuru için de büyük bir adım" diye niteledi.

Diğer yandan Beyaz Saray, Ekim 2025'te kendisine verilen Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a adayan Machado'yu desteklemek yerine 2017'den bu yana Venezuela Devlet Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Rodriguez'i seçti.

New York Times'ın analizinde, Donald Trump'ın cumartesi günü Venezuela'ya operasyon talimatı vermeden önce Machado'yu desteklememe kararı aldığı aktarılıyor. ABD Başkanı, harekatın ardından yaptığı açıklamada Machado'nun Venezuela'da "destek ve saygı görmediğini" savunmuştu.

Habere göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio da dahil üst düzey yetkililer, Trump'ı Machado'nun ekibini desteklememeye ikna etti.

xsdfrgt
Machado, ekimden bu yana Trump'la görüşmediğini söylemişti (Reuters)

Cumhuriyetçi lidere böyle bir hamlenin ülkeyi daha da istikrarsızlaştırabileceğine dair bir CIA raporu sunulduğu da aktarılıyor.

Wall Street Journal'ın da haberleştirdiği raporda, Machado'nun yeterli destek alamayarak ülkeyi yönetmekte zorluk çekeceği savunuluyor. Bunun yerine Maduro yönetiminden yetkililerin geçiş hükümeti için "en uygun" adaylar olarak gösterildiği ifade ediliyor.

New York'ta sürgünde yaşayan Venezuelalı eski milletvekili Freddy Guevara, NYT'ye Beyaz Saray'ın "devrim değil reform peşinde olduğunu" söylüyor. Machado'nun ekibinden Guevara, Venezuela'daki muhalefeti güçlendirmek için ülke içinde yeniden örgütleneceklerini belirtiyor.

Maduro yönetimiyle herhangi bir teması reddetmesi Machado'nun siyasi stratejisinin temelini oluşturuyor. Ancak analizde, bu yaklaşım nedeniyle siyasetçinin iktidara gelmesini sağlayacak daha geniş bir koalisyon kurma kapasitesinin zayıfladığına işaret ediliyor.

Rodriguez, Trump'la geçen yıl görüşmeye başlamış

Financial Times'ın haberindeyse "kurnaz bir siyasetçi" diye nitelenen Rodriguez'in, abisi Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez aracılığıyla geçen yıl Trump yönetimiyle Maduro'nun yerine geçmek için görüştüğü yazılıyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla konuşan kaynaklar, o dönem yönetimden çekilmeyi kabul etmesi karşılığında Maduro'nun yabancı bir ülkeye gönderilmesi seçeneğinin masada olduğunu söylüyor.

Analizde, Delcy Rodriguez'in Trump'ın selefi Joe Biden'la da iyi ilişkiler geliştirdiğine işaret ediliyor.

Biden, Amerikan petrol devi Chevron'a ülkede faaliyet göstermesi için ayrıcalık tanıyan kararı 2024'te imzalamıştı. Bu süreçte Chevron'la yapılan görüşmelerde Rodriguez'in arabuluculuk rolü oynadığı ifade ediliyor.

Kaynaklardan biri şöyle konuşuyor:

ABD durumu değerlendirdi; teknik, siyasi ve bölgesel açıdan bu işi başarabilecek tek grubun Delcy Rodriguez ve ekibi olduğu sonucuna vardı.

Independent Türkçe, New York Times, Financial Times, Wall Street Journal


İsrail, Batı Şeria'daki Filistinlilerin telefon hizmetlerini 4G'ye yükseltmeyi kabul etti

Batı Şeria'daki Tulkarm kenti yakınlarındaki Nur Şems mülteci kampında askeri operasyon sırasında çekilmiş binaların fotoğrafı (EPA)
Batı Şeria'daki Tulkarm kenti yakınlarındaki Nur Şems mülteci kampında askeri operasyon sırasında çekilmiş binaların fotoğrafı (EPA)
TT

İsrail, Batı Şeria'daki Filistinlilerin telefon hizmetlerini 4G'ye yükseltmeyi kabul etti

Batı Şeria'daki Tulkarm kenti yakınlarındaki Nur Şems mülteci kampında askeri operasyon sırasında çekilmiş binaların fotoğrafı (EPA)
Batı Şeria'daki Tulkarm kenti yakınlarındaki Nur Şems mülteci kampında askeri operasyon sırasında çekilmiş binaların fotoğrafı (EPA)

İsrail İletişim Bakanlığı bugün, İsrail'in Batı Şeria'daki Filistinliler için cep telefonu hizmetlerini 4G'ye yükseltmeyi kabul ettiğini açıkladı.

Bakanlık, iki Filistinli cep telefonu hizmet şirketi Jawwal ve Arid ile İsveçli mobil ağ altyapı şirketi Ericsson'un pazar günü İsrail tarafından onaylanan idari anlaşmalar imzaladığını belirtti.

Filistinli mobil iletişim sağlayıcıları, 2018 yılında işgal altındaki Batı Şeria'da 3G tabanlı yüksek hızlı veri hizmetlerini başlatarak, yerel 3G ağlarının işletilmesine yönelik uzun süredir devam eden yasağın ardından İsrail ile arasındaki teknolojik uçurumu kapatmaya yardımcı oldu.

Bakanlık, onayın 2022 yılında İsrail ile Filistin Yönetimi arasında dördüncü ve beşinci nesil teknolojilerin kullanımına izin vermeyi amaçlayan bir anlaşma çerçevesinde verildiğini belirtti. İsrail medyası, anlaşmanın Gazze'deki savaş nedeniyle ertelendiğini ve 4G'ye geçişin altı aya kadar sürebileceğini bildirdi.

Filistinli telekomünikasyon sağlayıcıları, çok daha hızlı 5G frekanslarında çalışan İsrailli cep telefonu şirketleriyle rekabet ediyor.

İsrail, eski ikinci ve üçüncü nesil teknolojilerin kullanımını aşamalı olarak sonlandırmayı hedefliyor ve halka dördüncü ve beşinci nesil teknolojileri destekleyen cihazlara geçmelerini tavsiye ediyor.

Ancak Gazze Şeridi'nde yalnızca ikinci nesil ağlar kullanılabilir durumda.


Esed'den Maduro'ya: Rusya ve Çin'in müttefiklerini terk etmesi Afrika'da endişeleri artırıyor

Rusya ve Çin, hızlı bir ABD askeri operasyonu ile Maduro ve eşinin tutuklanmasını kınamakla yetindi ve somut bir adım atmadan serbest bırakılmasını talep etti (Reuters)
Rusya ve Çin, hızlı bir ABD askeri operasyonu ile Maduro ve eşinin tutuklanmasını kınamakla yetindi ve somut bir adım atmadan serbest bırakılmasını talep etti (Reuters)
TT

Esed'den Maduro'ya: Rusya ve Çin'in müttefiklerini terk etmesi Afrika'da endişeleri artırıyor

Rusya ve Çin, hızlı bir ABD askeri operasyonu ile Maduro ve eşinin tutuklanmasını kınamakla yetindi ve somut bir adım atmadan serbest bırakılmasını talep etti (Reuters)
Rusya ve Çin, hızlı bir ABD askeri operasyonu ile Maduro ve eşinin tutuklanmasını kınamakla yetindi ve somut bir adım atmadan serbest bırakılmasını talep etti (Reuters)

Sagir el-Haydari

Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun tutuklanmasının ardından, özellikle Moskova'nın yaklaşık bir yıl önce bir diğer müttefiki olan eski Suriye devlet başkanı Beşşar Esed'i de terk etmesi sebebiyle, Mali, Nijer, Burkina Faso, Rusya ve Çin'e yakın diğer Afrika ülkelerini endişe kapladı.

Rusya ve Çin, hızlı bir ABD askeri operasyonu ile Maduro ve eşinin tutuklanmasını kınamakla yetindi ve somut bir adım atmadan serbest bırakılmasını talep etti. Bu durum, son yıllarda Moskova ve Pekin ile ittifaklar kuran Afrika ülkeleri arasında endişeleri artırdı.

Meşru endişeler

Birçok faktör bu endişeleri güçlendiriyor. Örneğin, Mali'de Albay Assimi Goita rejimi, Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin (CNIM) örgütü tarafından başkent Bamako'ya uygulanan kuşatmanın üçüncü ayına girmesiyle varoluşsal bir tehditle karşı karşıya. Kuşatmanın uzaması Moskova'nın tutumu ve müttefikini kurtarmak için müdahale edip etmeyeceği konusunda soruları gündeme getiriyor.

Afrika meseleleri konusunda uzman siyasi analist Sultan Alban, “Bu Afrika endişeleri üç nedenden dolayı meşru. Birincisi, Rusya'nın benzer durumlardaki davranışı, desteğinin sınırsız olmadığını doğruluyor. Suriye'ye yoğun bir şekilde müdahil oldu, ancak Esed'in iktidarda kalması Rusya'nın nüfuzu için bir yüke dönüşünce, onun güvenli bir şekilde ülkeden ayrılmasına katkıda bulundu. İkincisi, Mali, Nijer ve Burkina Faso'da, Batı ve BM'nin çekilmesi, bu ülkelerin rejimlerini Moskova'ya daha bağımlı hale getirdi; Moskova ise Ukrayna ile savaş nedeniyle kısıtlı kaynaklara sahip ve bu çatışma kaynaklarını önemli ölçüde tüketmiş durumda. Bu durum, Moskova'yı önümüzdeki dönemde Sahel bölgesinde askeri ve güvenlik açıdan daha az müdahil olmaya itebilir” dedi.

dcfgthy
Rusya, savaş kapasitelerini ve kuvvetlerini pekiştirmek için Afrika ülkelerine yüzlerce Wagner paralı askerini gönderdi (Reuters)

Alban kendisi ile özel röportajda sözlerine şöyle devam etti: “Üçüncüsü, Çin, politikaları gereği, dikkat çekici bir pragmatizmle hareket ediyor. Yeni güç ve otoritelere uyum sağlayabiliyor ve onun için önemli olan, belirli bir kişinin iktidarının devam etmesi değil, yatırımlarını korumak. Güçlü ve meşru kurumlara alternatif olarak Rus ve Çin şemsiyesine güvenen Afrika rejimleri, zayıf tekliflere bel bağlıyorlar.”

Sınırlı destek

Yakın zamana kadar Mali, Burkina Faso, Ekvator Ginesi ve Nijer gibi Afrika ülkeleri Batılı güçlerin müttefikleriydi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre ancak son yıllarda, onları Moskova ve Pekin ile ittifak kurmaya ve İran ile de kanallar açmaya yönlendiren siyasi dönüşümler ve askeri darbeler yaşadılar.

Güvenlik ve askeri anlaşmaların imzalanmasının ardından Rusya, bu Afrika ülkelerine, etkilerini eşi benzeri görülmemiş bir dereceye kadar genişletmeyi başaran silahlı örgütlere karşı savaş kapasitelerini ve kuvvetlerini pekiştirmek için yüzlerce Wagner paralı askerini, eğitmeni ve askeri danışmanı gönderdi.

Nijerli siyasi analist Muhammed Aval, “Yeni liderlerin Maduro, Esed ve hatta İran'dan ders alması gerektiğini” düşünüyor. “Zira İsrail geçen yıl haziran ayında İran’daki hedefleri vurmaya başladığında, Rusya ve Çin sessiz kaldı, sadece kınama açıklamaları yayınladı.”

dfgthyju
Son yıllarda, birçok Afrika ülkesi, onları Moskova ve Pekin ile ittifaklara iten siyasi dönüşümlere ve askeri darbelere tanık oldu (Reuters)

Aval, özel röportajda “Rusya ve Çin'in Sahel ülkelerine desteği son derece sınırlı olup, birkaç yüz paralı asker ve askeri teçhizattan ibaret. Bunlar, iç ayaklanmalar veya yerel rejimlere karşı askeri müdahaleler durumunda etkisiz kalacaktır” değerlendirmesinde bulundu. “Buna rağmen, Mali, Nijer ve Burkina Faso'daki rejimler bu uyarıları ve endişeleri görmezden gelmeye devam ediyor ve Batı'ya meydan okuyan egemen bir söylem benimsiyorlar. Bu nedenle, Karakas, Şam veya Tahran'dan ders aldıklarını düşünmüyorum” dedi.

Önce çıkarlar

Bu ülkelerin çoğu tarafından Maduro'nun tutuklanmasıyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı. Bu arada Mali, Burkina Faso ve Nijer artan güvenlik sorunlarıyla mücadele ediyor ve Rusya'nın bu krizlerin üstesinden gelmelerine ne ölçüde yardımcı olabileceği soruları gittikçe artıyor.

Sultan Alban, “Esed'in ayrılmasından bir yıl sonra Başkan Maduro'nun devrilmesi, Afrika ülkelerinde Moskova ve Putin'in korumasının önemi hakkında bir tartışmanın kapısını açıyor. Ancak bu tartışma, Rusya ve Çin'in sunabileceği şeylerin sınırlarına odaklanmalı, bu iki ülkenin Afrikalı ortaklarını bu kadar kolay terk etmeye hazır olduğu düşüncesine değil” dedi.

Alban, “Örneğin Suriye'de, Şam rejimi Rusya ve İran'ın sağladığı askeri, siyasi ve mali destek sayesinde 10 yıldan fazla ayakta kaldı. Ancak iç çürüme, yatırımın bizzat Rusya için artık kârlı olmadığı bir noktaya ulaştığında devrildi. Bu nedenle Moskova, nüfuzunun ve üslerinin devamlılığını sağlamak için Esed'in ayrılışını organize etti” diye belirtti.

Alban, “Maduro, Venezuela'da iç bir devrimle değil, askeri bir operasyonla devrildi. Maduro rejiminin ve aygıtının önemli bir kısmı sağlam kaldı. Bu, Rusya'nın kendisini yeniden konumlandırabileceği anlamına geliyor. Bu da Washington ile bir çatışmaya girmekten daha az maliyetli. Buradan, büyük güçlerin mantığını anlayabiliriz; çıkarları ve stratejik varlığı savunmak, faydaların devamlılığını sağlamak, kişileri savunmaktan daha önceliklidir” ifadelerini kullandı.

Alban son olarak; “Sahel bölgesinde Rusya, madencilik sözleşmeleri ve diğer imtiyazlar karşılığında paralı askerler ve rejimleri koruma gibi askeri destek sunuyor. Ancak bu ittifak, ideolojik olarak belirli bir Afrika liderine bağlı kalmayı zorunlu kılmıyor. Çin ise altyapıya yatırım yapmayı ve yatırımlarını korumak için istikrarlı bir ortam aramayı hedefliyor. Rusya'ya kıyasla askeri maceralar konusunda daha az istekli ve kendini belirli bir liderin kaderine bağlamıyor. Onun için önemli olan devletin sürekliliği ve ortağın sözleşmelerin sürekliliğine olan bağlılığını güvence altına almaktır” dedi.