Netanyahu ve Galant saldırılara devam etmekte ısrarcı

Bir grubu daha teslim eden Kassam Tugayları, 3 kişinin öldürüldüğünü duyurdu

Gazze Şeridi'nde ateşkes devam ediyor. Ancak savaş, Han Yunus'ta dün çekilen bu fotoğrafın da gösterdiği üzere geniş çapta yıkıma neden oldu (Reuters)
Gazze Şeridi'nde ateşkes devam ediyor. Ancak savaş, Han Yunus'ta dün çekilen bu fotoğrafın da gösterdiği üzere geniş çapta yıkıma neden oldu (Reuters)
TT

Netanyahu ve Galant saldırılara devam etmekte ısrarcı

Gazze Şeridi'nde ateşkes devam ediyor. Ancak savaş, Han Yunus'ta dün çekilen bu fotoğrafın da gösterdiği üzere geniş çapta yıkıma neden oldu (Reuters)
Gazze Şeridi'nde ateşkes devam ediyor. Ancak savaş, Han Yunus'ta dün çekilen bu fotoğrafın da gösterdiği üzere geniş çapta yıkıma neden oldu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, rehine takası tamamlanır tamamlanmaz İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki harekata devam edeceğini açıkladı. ABD, Katar ve Mısır'ın, nihai bir ateşkes ve kapsamlı bir esir takas anlaşmasını içeren anlaşmaya yönelik çabaları hakkındaki haberlere verdiği yanıtta Netanyahu ‘bu sorunun çözüldüğünü’ vurguladı.

Netanyahu, söz aldığı görüntülerde, savaşın başlangıcından bu yana üç hedef belirlediğini belirtti: Hamas'ın ortadan kaldırılması, kaçırılan tüm İsraillilerin Gazze’den geri getirilmesi ve Gazze'nin bir daha İsrail için bir tehdit oluşturmamasının sağlanması. Bu üç hedefin hala mevcut olduğunu söyledi.

Aynı zamanda, “Geçtiğimiz hafta çok büyük bir başarı elde ettik. Kaçırılan onlarca kişi geri döndü. Bir hafta öncesinde bu gerçeküstü görünen bir gelişmeydi. Ancak biz bunu başardık. Son günlerde ise şöyle bir soru duyuyorum: Kaçırılanların geri gönderilmesine ilişkin mevcut aşama tamamlandıktan sonra İsrail savaşa geri dönecek mi? Cevabım kesinlikle evet. Sonuna kadar mücadeleye dönmeyeceğiz diye bir şey yok. Bu benim politikamdır, tüm kabinenin de desteklediği bir politikadır. Tüm hükümet, askerler ve halk bu politikanın arkasındadır. Biz de tam olarak bunu yapacağız” vurgusunda bulundu.

afderg
İsrail askerleri bugün ateşkes sırasında Gazze Şeridi sınırında (EPA)

Netanyahu'nun bu tutumu, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant'ın açıklamalarıyla uyuştu. Galant, “Çok yakında düşman mağlup edilinceye kadar Gazze genelinde kara harekâtına devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu ve Gallant'ın açıklamaları, dün altıncı gününe giren ‘insani ara’nın uzatılması için Katar, ABD, Mısır, İsrail ve Hamas'ın katılım sağladığı aktif görüşmelerin yapıldığı bir dönemde kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post’tan aktardığı habere göre Katar'da yapılan görüşmelerde Gazze'deki ateşkesin daha uzun süre uzatılması ve yeni bir takas anlaşması yapılması ihtimali ele alındı. MOSSAD Başkanı David Barnea ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns bu kapsamda Katarlı arabulucularla görüştü. Gelecekteki anlaşmalarda hangi isimlerin serbest bırakılabileceği konusunda beş kategoride esir rehineler üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu beş kategori ise şöyle: Orduda hizmet yaşı geçkin erkekler, kadın askerler, yedek erkekler, düzenli hizmette olan erkekler ve yakalanmadan önce öldürülen veya esaret sırasında ölen İsraillilerin cesetleri.

scdfrg
26 Kasım'da Hamas tarafından serbest bırakılan bir İsrailli, ailesiyle Tel Aviv'deki bir sağlık merkezinde buluştu (Sheba Tıp Merkezi - AP)

Bu kategorilere giren esir sayısının 100’ü aştığını belirten Washington Post, İsrail ve Hamas takas anlaşmalarıyla ilgilendiklerini doğruladı.

Hamas hareketinin Lübnan temsilcisi Usame Hamdan, “Ateşkesin iki düzeyde uzatılması olasılığı var. Mümkün olan en fazla sayıda mahkumun serbest bırakılmasını içeren insani düzey ve savaşın ve Gazze Şeridi'ndeki kuşatmanın nasıl sonlandırılacağına ilişkin siyasi düzey” açıklamalarında bulundu. İsrailli bir siyasi yetkili ise bunun Hamas'ın davranışına bağlı olduğunu belirtti.

Ancak iki tarafın da meselelerin ilerleyebileceğine olan inancı arasında büyük bir fark var.

sd
27 Kasım'da Hamas tarafından serbest bırakıldıktan sonra Schneider Çocuk Tıp Merkezi'nde oynayan üç yaşındaki ikizler (Schneider Tıp Merkezi - Reuters)

Hamas, şu an tutuklu İsrail askerlerine teklif ettiği tek bedel olan, ‘hepsine karşılık hepsi’ ilkesiyle İsrail hapishanelerini boşaltmak ve savaşı durdurmak istiyor. Ancak İsrail ise Hamas'a hapishaneleri aklamak gibi büyük bir zafer vererek savaşı bitirmek istemiyor. İsrailliler, savaşı şimdi bitirmeye niyetli değil. Üst düzey bir İsrailli yetkili, herkesi kapsayan bir anlaşma önerisinin bulunmadığını, Hamas savaşın sona ermesini istese de bunun olmayacağını belirtti.

Böyle bir durumda önümüzdeki birkaç gün içinde mümkün olan tek yol, ‘her 3 Filistinli karşılığında 1 İsrailli; kaçırılan her 10 kişi karşılığında bir günlük ateşkes’ ilkesi temelinde, aynı kategorideki Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında daha fazla kadın ve çocuğu serbest bırakmasından geçiyor.

Hamas hareketine yakın bir kaynak, hareketin Gazze'deki ateşkesi dört gün daha uzatmaya, Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında İsrailli tutukluları serbest bırakmaya devam etmeye hazır olduğunu söyledi.

İsrail, Filistinli gruplar tarafından 83 kadın ve 10 çocuğun esir alındığına inanıyor.

dfrg
İsrail’in saldırıları neticesinde geniş çaplı yıkımların yaşandığı Han Yunus (Reuters)

Pazartesi günü İsrail hükümeti, Hamas'ın önümüzdeki günlerde 20 İsrailli rehineyi daha geri vermesi halinde serbest bırakılması üzerine düşünülebilecek 50 kadın mahkumun ismini onayladı.

Hamas, ateşkesin ilk dört gününde toplam 30 İsrailli çocuğu ve 20 İsrailli kadını serbest bırakmıştı. Salı ve Çarşamba günleri ise 10’ar kişiyi serbest bıraktı.

Dün akşama kadar, İsrail'in 1948 bölgelerinden 15 çocuk ve 15 kadını serbest bırakması karşılığında Kassam Tugayları’nın ise 10 İsrailliyi Kızılhaç'a teslim etmesi beklendi.

İsrailliler serbest bırakılmadan önce Hamas, Rus vatandaşlığına sahip olan ve takas anlaşmasının dışında kalan 2 rehineyi daha serbest bıraktı. Hamas, Rusya Devlet Başkanı'nın çabalarına yanıt olarak, Rusya vatandaşı olan bu iki esiri serbest bıraktığını, bunların Rusya Dışişleri Bakanlığı temsilcilerine teslim edilmesi kapsamında Kızılhaç'a teslim edildiğini söyledi.

Ateşkesin altıncı günü devam ederken İsrail’in ateşkese yönelik ihlalleri ise sürdü. Tıbbi kaynaklar, Gazze’nin kuzeyindeki asayiş bölgesi yakınlarında İsrail’in kurşunlarıyla öldürülen 2 gencin cenazelerinin çıkarıldığını duyurdu.

Gazze'nin güneybatısındaki Tel el-Hava mahallesinde yıkılan evlerine dönmeye çalışan vatandaşlara gerçek mermilerle ateş açan işgal güçleri, Gazze şehrinin batı bölgelerinde, bilhassa en-Nasr, Şeyh Rıdvan ve Şeyh Aclin mahallelerinde vatandaşlara ateş açtı.

İşgal botları, Han Yunus'un batısındaki bölgelerde, eş-Şati Kampı'nda, Şeyh Rıdvan'da, Gazze kıyısının bitişiği ve karşı kesimdeki vatandaşların evlerine saldırdı. Ancak yaralanma bildirilmedi.

Kassam Tugayları, İsrail’in daha önce Gazze Şeridi'ne düzenlediği bombalı saldırıda 3 İsrailli esirin hayatını kaybettiğini duyurdu. Kassam, yayınladığı kısa askeri raporda, İsrail'in daha önce Gazze Şeridi'ni bombalaması neticesinde 3 esir Shiri Silverman Bebas, Kfir Bebas ve Ariel Bebas’ın hayatını kaybettiğini bildirdi. 

İsrail ordusu ise verdiği yanıtta, Hamas’ın Shiri Bibas ve iki çocuğu, 10 aylık Kfir ve 4 yaşındaki Ariel'in artık hayatta olmadığı yönündeki iddialarını incelediğini bildirdi.



İsrail’den yeni hamle... Smotrich, ‘Filistinlilerin göçünü teşvik etme’ sözü verdi

Ağır iş makineleri, Batı Şeria’daki El Halil yakınlarında Filistinlilere ait bir binayı yıkıyor. (Reuters)
Ağır iş makineleri, Batı Şeria’daki El Halil yakınlarında Filistinlilere ait bir binayı yıkıyor. (Reuters)
TT

İsrail’den yeni hamle... Smotrich, ‘Filistinlilerin göçünü teşvik etme’ sözü verdi

Ağır iş makineleri, Batı Şeria’daki El Halil yakınlarında Filistinlilere ait bir binayı yıkıyor. (Reuters)
Ağır iş makineleri, Batı Şeria’daki El Halil yakınlarında Filistinlilere ait bir binayı yıkıyor. (Reuters)

İsrail medyasında bugün yer alan habere göre, İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nden ‘Filistinlilerin göçünü teşvik etmeyi’ planladığını açıkladı.

Smotrich, dün akşam kendi partisi olan Dini Siyonizm Partisi tarafından düzenlenen etkinlikte, “Bir Arap terör devleti kurma fikrini ortadan kaldıracağız” ifadesini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Smotrich, “Nihayet Oslo anlaşmalarını hem resmi hem de fiilen iptal edeceğiz. Egemenliğe doğru ilerlerken Gazze Şeridi ve Batı Şeria’dan göçü teşvik edeceğiz” dedi.

Smotrich ayrıca, “Başka uzun vadeli bir çözüm yok” vurgusunda da bulundu.

İsrail güvenlik kabinesi, geçen haftadan itibaren Batı Şeria üzerindeki kontrolü sıkılaştırmayı hedefleyen bir dizi önlemi onayladı. Bu önlemler, aşırı sağcı bakanlar tarafından destekleniyor ve Oslo anlaşmaları çerçevesinde Filistin Yönetimi’nin yetki sahibi olduğu bölgeleri de kapsıyor.

85 ülkenin Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki misyonları dün bu adımları kınadı. Eleştirmenler, alınan önlemleri Filistin topraklarının fiili ilhakı olarak nitelendiriyor.


İranlılar, protesto kurbanları için düzenlenen 40. gün anma töreninde liderlik karşıtı sloganlar attı

İran karşıtı protestocular, 17 Şubat 2026'da Cenevre'de ABD ve İran arasında başlayacak dolaylı nükleer görüşmeler öncesinde Birleşmiş Milletler ofisi önünde pankartlar ve resimler taşıdı (AFP)
İran karşıtı protestocular, 17 Şubat 2026'da Cenevre'de ABD ve İran arasında başlayacak dolaylı nükleer görüşmeler öncesinde Birleşmiş Milletler ofisi önünde pankartlar ve resimler taşıdı (AFP)
TT

İranlılar, protesto kurbanları için düzenlenen 40. gün anma töreninde liderlik karşıtı sloganlar attı

İran karşıtı protestocular, 17 Şubat 2026'da Cenevre'de ABD ve İran arasında başlayacak dolaylı nükleer görüşmeler öncesinde Birleşmiş Milletler ofisi önünde pankartlar ve resimler taşıdı (AFP)
İran karşıtı protestocular, 17 Şubat 2026'da Cenevre'de ABD ve İran arasında başlayacak dolaylı nükleer görüşmeler öncesinde Birleşmiş Milletler ofisi önünde pankartlar ve resimler taşıdı (AFP)

AFP’nin doğruladığı videolara göre İranlılar dün, binlerce kişinin ölümüne yol açan protestoların başlamasının 40. gününde hükümet karşıtı sloganlar attılar.

Tahran'daki yetkililer ayrıca, 8 ve 9 Ocak'taki protestoların zirve noktasında hayatını kaybeden "şehitler" için anma töreni düzenledi.

İranlı yetkililer, aralık ayı sonlarında başlayan karışıklıklar sırasında 3 binden fazla kişinin öldüğünü açıkladı. Ölenlerin çoğunun güvenlik güçleri mensupları ve yoldan geçenler olduğu, ayrıca ABD ve İsrail'den destek aldıkları iddia edilen "terörist eylemlerin" faillerinin de bulunduğu belirtildi.

Başlangıçta artan hayat pahalılığına karşı ortaya çıkan protestolar, rejimi, özellikle de Yüksek Lider Ali Hamaney'i hedef alan sloganlara dönüşüp büyümeden önce bir süre hafiflemişti. Ancak son günlerde, İranlıların geceleri evlerinden ve çatılarından sloganlar attığını gösteren videolar ortaya çıktı.

Bazı videolarda ise birkaç kurbanın ölümünün 40. gününü anmak için düzenlenen anma töreninde toplanan kalabalıkların hükümet karşıtı sloganlar atıldığı görülüyor.

vffdv
Tahran'da bir kadın, İran'daki önceki hükümet karşıtı protestolarda hayatını kaybedenlerin 40. yıldönümünde öldürülen bir kişinin fotoğrafını gösteriyor (AFP)

Görüntülerde, Abadan'da (güneybatı) insanların ellerinde çiçekler ve bir gencin resmini taşıyarak, "Hamaney'e ölüm" ve "Şah çok yaşasın" diye slogan attıkları görülüyor.

Aynı şehirden bir başka videoda ise silah seslerine benzeyen sesler duyduktan sonra panik içinde koşuşturan insanlar görülüyor; ancak seslerin gerçek mermi olup olmadığı net değil.

İnsan hakları örgütleri tarafından yayınlanan videolarda ayrıca, kuzeydoğudaki Meşhed ve merkezdeki Necefebad şehirlerinde düzenlenen anma törenlerinde, kalabalıkların yönetim karşıtı sloganlar attığı da görüldü.

Tahran'daki Büyük Camii'de yetkililer tarafından düzenlenen 40. gün anma töreninde, kalabalıklar İran bayrakları ve "şehitlerin" resimlerini taşıdı; büyük kompleksin her yerinde millî marşlar ile "Amerika'ya ölüm" ve "İsrail'e ölüm" sloganları yankılandı.

Yetkililer, protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizm içeren "ayaklanmalara" dönüştüğünü söylüyor ve şiddetten ABD ile İsrail'i sorumlu tuttuyor.

Törene, aralarında Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif ve Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin de bulunduğu üst düzey yetkililer katıldı.

Tesnim haber ajansına göre Kaani, “Göstericileri ve teröristleri destekleyenler suçludur ve sonuçlarına katlanacaklardır” dedi.

Dünkü tören, İran ve ABD arasında Cenevre'de yapılan ikinci tur müzakerelerle eş zamanlı gerçekleşti. Bu müzakereler, Washington'un ölümcül protestoların ardından Ortadoğu'ya bir uçak gemisi ve saldırı gurubu konuşlandırması ve Başkan Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât tehdidinde bulunmasının ardından artan gerilimler arasında gerçekleşti.


Hamas’ın silahsızlanması için son tarih... Baskı taktiği Gazze anlaşmasını zorlaştırıyor

Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları arasında oyun oynayan çocuklar (AFP)
Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları arasında oyun oynayan çocuklar (AFP)
TT

Hamas’ın silahsızlanması için son tarih... Baskı taktiği Gazze anlaşmasını zorlaştırıyor

Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları arasında oyun oynayan çocuklar (AFP)
Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları arasında oyun oynayan çocuklar (AFP)

İsrail basınına yansıyan sızıntılar, yarın (19 Şubat Perşembe) Washington’da Gazze Şeridi’ne ilişkin başlıkları ele almak üzere yapılması planlanan Barış Konseyi toplantısı öncesinde gündeme geldi. Söz konusu sızıntılarda, Hamas’ın silahsızlanması için 60 günlük süre tanınacağı, aksi halde ABD’nin ‘yeşil ışığıyla’ savaşın yeniden başlayabileceği ifade edildi.

Sızıntıların, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hamas’ın derhal ve tamamen silahsızlanması yönündeki açıklamalarıyla büyük ölçüde örtüştüğü belirtiliyor. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu adımı ABD ile İsrail’in, söz konusu dosyayı toplantı gündemine dayatmak amacıyla kullandığı ortak bir baskı aracı olarak değerlendirdi. Uzmanlar, bu baskının ‘Gazze anlaşmasının seyrini sekteye uğratabileceği’ uyarısında bulundu.

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana, Trump’ın sunduğu öneriye dayanan bir ateşkes anlaşması yürürlükte bulunuyor. Hamas’ın silahsızlandırılması, ABD’nin ocak ayı ortasında ikinci aşamasına geçildiğini duyurduğu planın temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu aşamanın, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nden kademeli çekilmesi ve bölgede istikrarın sağlanması için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasıyla eş zamanlı ilerlemesi öngörülüyordu.

İsrail tarafı ise Trump yönetiminin talebi doğrultusunda Hamas’a silah bırakması için 60 günlük süre tanınacağını, sürenin yarınki Barış Konseyi toplantısının ardından başlayabileceğini belirtiyor. İsrail hükümet sekreteri Yossi Fuchs’un pazartesi akşamı yaptığı açıklamaya dayandırılan ve The Times of Israel tarafından aktarılan haberde, Hamas’ın talebe yanıt vermemesi halinde savaşın yeniden başlatılacağı tehdidinde bulunulduğu kaydedildi.

Bu gelişme, Trump’ın pazar günü sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımdan sonra geldi. Trump mesajında, “Hamas silahsızlanma taahhüdüne tamamen ve derhal uymalıdır” ifadesini kullandı.

Son sızıntı, aralık ayında gündeme gelen benzer bir iddiayı da hatırlattı. Israel Hayom gazetesi, ABD ile İsrail’in, Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Florida’da gerçekleşen görüşmenin ardından Hamas’ın silahsızlandırılması için iki aylık bir takvim üzerinde uzlaştığını öne sürmüştü.

Trump söz konusu dönemde Netanyahu ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Hamas ve silahsızlanma konusunu ele aldık. Silah bırakmaları için çok kısa bir süre verilecek, sürecin nasıl ilerleyeceğini göreceğiz” demişti. Netanyahu ise o tarihte Fox News kanalına verdiği mülakatta, Hamas’ın yaklaşık 20 bin silahlı unsurunun bulunduğunu ve bunların yaklaşık 60 bin Kalaşnikof tüfeği bulundurduğunu savunmuş, savaşın hedeflerinin -başta Hamas’ın tamamen ortadan kaldırılması olmak üzere- henüz tam anlamıyla gerçekleşmediğini belirtmişti.

frrftgtr
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında, yerinden edilmiş insanların çadırlarının yanından geçen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Muhammed el-Umde, söz konusu sızıntının ‘İsrail’in anlaşma sürecini yalnızca sekteye uğratmayı değil, tamamen başarısızlığa sürüklemeyi amaçlayan doktriniyle örtüştüğünü’ belirtti. El-Umde, özellikle bu yıl yapılacak seçimlerle bağlantılı çıkarlarının, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu müzakereleri uzatmaya, süreci yavaşlatacak engeller ve savaşa dönüşü meşrulaştıracak gerekçeler üretmeye ittiğini savundu.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal ise sızıntının birden fazla hedef taşıdığını ifade etti. Nazzal’a göre bunlar arasında beklenti çıtasını yükseltmek, ikinci aşama resmen sabitlenmeden önce ‘oyunun kurallarının’ değişebileceği mesajını vermek ve daha önce gündeme gelen kademeli silahsızlanma önerisinden farklı fikirler ortaya atarak Hamas üzerinde baskı kurmak yer alıyor.

Nazzal, bu gelişmeyi Washington yönetiminin Gazze anlaşmasını ilerletme konusundaki ciddiyetini test eden bir adım olarak nitelendirdi. Netanyahu hükümetinin ise süreci karmaşıklaştırmak ve Barış Konseyi’nde ortaya çıkabilecek muhtemel uzlaşıların önünü kesmek istediğini dile getirdi.

Son sızıntılar, bir hafta önce gündeme gelen farklı bir iddiayla çelişiyor. New York Times gazetesi, kaynaklara dayandırdığı haberinde Washington’un Hamas’a yönelik yeni bir teklif hazırladığını yazmıştı. Haberde, İsrail’i vurma kapasitesine sahip ağır silahların teslim edilmesini öngören teklifin, ilk aşamada Hamas’ın bazı hafif silahları elinde tutmasına izin verebileceği ve önerinin önümüzdeki haftalarda sunulmasının planlandığı belirtilmişti.

fygfy
Geçtiğimiz pazar günü Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yıkılmış binaların enkazı üzerine Ramazan süsleri asan Filistinliler (EPA)

Hamas ise silah konusunda tutumunu koruyor. Hareketin önde gelen isimlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha’da düzenlenen bir forumda silahların tamamen bırakılması çağrılarını reddetti. “Halkımız hâlâ işgal altında. Bu nedenle silahsızlanma çağrısı, halkımızı kolayca ortadan kaldırılabilecek bir kurban haline getirme girişimidir. İsrail ise uluslararası düzeyde her türlü silahla donatılmış durumda” diyen Meşal, Barış Konseyi’ne ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu.

Askeri uzman Muhammed el-Umde, tartışmaların kademeli silahsızlanma önerisi etrafında şekillenebileceğini ancak iki aylık sürenin Hamas ya da başka bir yapının silah bırakması için yeterli olmayacağını savundu. El-Umde, “Hareket zaten böyle bir adım atmayacak ve bu yolu kabul etmeyecektir” dedi.

El-Umde’ye göre Hamas gibi bir yapının silahsızlandırılması, taraflar arasında bir mutabakat sağlansa dahi en az bir yıl sürecek bir süreç gerektirir.

Nizar Nazzal da çelişkili sızıntıların ‘müzakere sürecinde kullanılan bir baskı kartı’ olabileceğini ifade etti. Nazzal’a göre 60 günlük süre iki olası senaryoya işaret ediyor: Hamas’ı kısmi tavizlere zorlayarak Gazze anlaşmasının yavaş da olsa sürmesini sağlamak ya da anlaşmayı uzun süreli olarak dondurmanın ve İsrail’e daha geniş çaplı ihlaller için alan açmanın zeminini hazırlamak.