Blinken: İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes meyvelerini veriyor ve bunun devam etmesini umuyoruz

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken Tel Aviv'deki toplantıda el sıkışıyor (AP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken Tel Aviv'deki toplantıda el sıkışıyor (AP)
TT

Blinken: İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes meyvelerini veriyor ve bunun devam etmesini umuyoruz

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken Tel Aviv'deki toplantıda el sıkışıyor (AP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken Tel Aviv'deki toplantıda el sıkışıyor (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, İsrail ile Hamas arasındaki geçici ateşkesin meyvelerini verdiğini ve ABD'nin bunun devam etmesini umduğunu söyledi.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile yaptığı görüşmede Blinken, Washington’un, İsrail'in Hamas'ın bin 200 kişiyi öldürdüğünü ve 240 kişiyi kaçırdığını söylediği 7 Ekim saldırısı sırasında Gazze'ye alınan rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamaya odaklandığını ifade etti. Herzog ise 150 rehinenin Gazze’de kaldığını aktardı.

Blinken, “Geçtiğimiz hafta rehinelerin evlerine dönüşü ve ailelerine kavuşması konusunda çok olumlu bir gelişmeye tanık olduk. Bu bugün de devam etmeli. Bu ateşkes aynı zamanda Gazze'de acil ihtiyaç duyan masum sivillere ulaşan insani yardımın artırılmasını da mümkün kıldı” dedi.

ABD’li bakan, bu sürecin meyvelerini verdiğini bunun da devam edeceğini umduklarını söyledi.

Buna karşılık İsrail polisi, Blinken ve Herzog'un bu sabah Tel Aviv'de görüşmesi sırasında iki Filistinli saldırganın, Kudüs'ün girişlerinden birinde trafiğin yoğun olduğu saatlerde bir otobüs durağına ateş açarak en az 3 kişiyi öldürdüğünü, 8 kişiyi de yaraladığını açıkladı.

İsrail ve Hamas, müzakerecilerin kıyı şeridinde tutulan rehinelerin Filistinli mahkumlarla değişimine yönelik anlaşmalar üzerinde çalışmaya devam etmesine izin vermek amacıyla Gazze'deki altı günlük ateşkesi bir gün daha uzatma konusunda anlaştı.

7 Ekim saldırısına tepki olarak İsrail’in bölgeyi ağır bombardımana tutmasının ardından başlayan ateşkes, Gazze'de 7 hafta aradan sonra ilk kez sükunet sağladı.

İsrail'in misilleme amaçlı askeri saldırısı sonucunda yaklaşık 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan kıyı bölgesinin büyük bir kısmı çorak araziye dönüştü. Ateşkes sonrası ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze'ye girmesine de izin verildi.

Filistinli bir yetkili, 7 Ekim'den bu yana bölgeye üçüncü ziyaretini gerçekleştiren Blinken'in Batı Şeria'yı da ziyaret etmesini ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile de görüşmesinin beklendiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı'nın İsrail'in güney Gazze'ye yönelik saldırısını da görüşmesi bekleniyor. Üst düzey ABD’li yetkililer, ABD'nin İsrail'den Filistinli sivilleri korumak ve güneye yapılacak herhangi bir saldırıda altyapıya verilen zararı sınırlamak için daha dikkatli davranmasını istediğini söyledi.

İsrail, Gazze Şeridi'ni yöneten Hamas'ı ortadan kaldırma sözü verdi. Gazze'deki sağlık yetkilileri, İsrail'in küçük ve yoğun nüfuslu bölgeyi bombalamasının şu ana kadar 15 binden fazla insanı öldürdüğünü söylüyor.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.