ABD'de mahkeme, Kongre baskını davasında Trump'ın yargılanmasının önünü açtı

Trump, 4 Ekim 2023'te New York'ta sivil dolandırıcılık davasının üçüncü gününde medyaya konuşuyor (AFP)
Trump, 4 Ekim 2023'te New York'ta sivil dolandırıcılık davasının üçüncü gününde medyaya konuşuyor (AFP)
TT

ABD'de mahkeme, Kongre baskını davasında Trump'ın yargılanmasının önünü açtı

Trump, 4 Ekim 2023'te New York'ta sivil dolandırıcılık davasının üçüncü gününde medyaya konuşuyor (AFP)
Trump, 4 Ekim 2023'te New York'ta sivil dolandırıcılık davasının üçüncü gününde medyaya konuşuyor (AFP)

ABD'de mahkeme, 2020 başkanlık seçimi sonuçlarını kendi lehine değiştirme girişimi iddiasıyla yürütülen "6 Ocak Kongre baskını" davasında, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın yargılanmasının önünü açtı.

Temyiz mahkemesi, Kongre baskınıyla ilgili davada, Trump'ın "başkanlık dokunulmazlığı bulunduğu gerekçesiyle yargılamadan muaf olması" yönündeki başvurusunu reddetti.

Mahkeme başkanı hakim Tanya Chutkan'ın kararında, "Eski başkanlar cezai sorumlulukları konusunda özel koşullara sahip değildir. Sanık, görevdeyken işlediği her türlü suçtan dolayı federal soruşturma, iddianame, kovuşturma, mahkumiyet ve cezalandırmaya tabi tutulabilir." ifadeleri yer aldı.

Kararda ayrıca Trump'ın avukatlarının, eski başkanın ifade özgürlüğü haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiaları da yersiz bulunurken, "Sanık sadece yalan beyanda bulunduğu için değil, bir suç komplosunu ilerletmek ve seçim sürecini engellemek için bilerek yalan beyanda bulunduğu için yargılanıyor." ifadeleri kullanıldı.

Trump aleyhindeki davayı yürüten Özel Savcı Jack Smith'in ekibi ise anayasa ya da mahkeme içtihatlarında, eski bir başkanın Beyaz Saray'dayken işlediği suçlardan dolayı yargılanamayacağı tezini destekleyen hiçbir şey olmadığını belirtti.

Avukatları, temyiz başvurusunda, Trump'ın, seçim sonuçlarına itirazda bulunma ve seçimlere hile karıştırıldığını iddia etme hakkının anayasa kapsamındaki ifade özgürlüğü olduğunu savunmuş ve savcıları siyasi konuşmayı ve siyasi savunuculuğu suç haline getirmeye çalışmakla suçlamıştı.

Ayrıca Trump'ın avukatları, Mart 2024'te görülmesi planlanan "6 Ocak Kongre baskını" davasında, eski başkanın dokunulmazlığı bulunduğu gerekçesiyle yargılamadan muaf tutulması yönünde başvuru yapmıştı.

"6 Ocak Kongre baskını" davası

Eski Başkan Trump, 1 Ağustos'ta Washington DC Bölge Mahkemesine sunulan 45 sayfalık iddianamede, 2020 başkanlık seçimlerine müdahale etmekle suçlanmıştı.

2020 başkanlık seçimi sonuçlarını kendi lehine değiştirme girişimine ilişkin yürütülen "6 Ocak Kongre baskını" soruşturmaları kapsamında hazırlanan iddianamede Trump'a 4 suçlama yöneltilmişti.

Suçlamalar, "ABD'yi yanıltmak için komplo kurma", "resmi bir soruşturmayı engellemek için komplo kurma", "resmi bir soruşturmayı engellemeye teşebbüs" ve "seçmenlerin anayasal haklarını kullanmalarını engellemek için komplo kurma" iddialarını içeriyordu.

6 Ocak Kongre baskınında ne olmuştu?

ABD'de aşırı sağcı gruplar ve Trump destekçileri, 6 Ocak 2021'de, 3 Kasım 2020 seçiminin sonuçlarının onaylanması oturumunun yapıldığı Kongre binasını basmıştı.

Baskında 1'i polis 5 kişi hayatını kaybetmişti. Baskın nedeniyle halkı isyana teşvikten azil istemiyle yargılanan Trump, Şubat 2021'de Senatodaki oylamada aklanmıştı.

Temsilciler Meclisindeki Demokratlar, Cumhuriyetçilerin itirazına rağmen bir komite kurmuş ve olayı soruşturmaya başlamıştı.

Komite, Trump'ın "isyanı tetiklemek, isyana yardım etmek ve buna ortam hazırlamak", "resmi bir süreci engellemeye çalışmak", "ABD'nin düzenini bozmak için komplo kurma", "yanlış açıklama yapmak suretiyle komplo kurma" gibi suçları işlemiş olabileceği sonucuna varmıştı.



Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

ABD ordusu, geminin uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen rotalar boyunca seyrettiğini belirtti (ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü)
ABD ordusu, geminin uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen rotalar boyunca seyrettiğini belirtti (ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü)
TT

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

ABD ordusu, geminin uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen rotalar boyunca seyrettiğini belirtti (ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü)
ABD ordusu, geminin uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen rotalar boyunca seyrettiğini belirtti (ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçısı olduğundan şüphelenilen bir tekneye düzenlenen hava saldırısında iki kişinin öldüğünü duyurdu.

ABD Güney Komutanlığı, ABD'nin "Doğu Pasifik'te bilinen uyuşturucu kaçakçılığı rotaları boyunca seyahat eden ve uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunan" bir gemiye düzenlenen "ölümcül saldırısında" "iki uyuşturucu teröristinin öldürüldüğünü" açıkladı.

Son aylarda ABD Başkanı Donald Trump, sınır ötesi uyuşturucu kaçakçılığını durdurma çabalarını gerekçe göstererek Karayipler ve Doğu Pasifik'teki teknelere yönelik saldırı emirlerini defalarca verdi.

Eleştirmenler, uluslararası sularda gerçekleşen bu ölümcül saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini söylüyor. Resmi rakamlara göre, şu ana kadar bu saldırılarda 160'tan fazla kişi hayatını kaybetti.


ABD yaptırımları altındaki petrol tankeri abluka rağmen Hürmüz Boğazı'nı geçti

Hürmüz Boğazı'nda bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda bir gemi (Reuters)
TT

ABD yaptırımları altındaki petrol tankeri abluka rağmen Hürmüz Boğazı'nı geçti

Hürmüz Boğazı'nda bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda bir gemi (Reuters)

Denizcilik verileri, ABD yaptırımlarına tabi bir petrol tankerinin, ABD'nin bu hayati su yoluna uyguladığı ablukaya rağmen bugün Hürmüz Boğazı'nı geçtiğini gösterdi.

Londra Borsası Grubu, MarineTraffic ve Kpler'den alınan verilere göre Rich Stary petrol tankeri, ablukanın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçip Körfez'den ayrılan ilk gemi olacak.

Amerika Birleşik Devletleri, İran ile olan ilişkileri nedeniyle tankere ve sahibi Şanghay Xuanrun Shipping Co. Ltd.'ye yaptırımlar uyguladı. Reuters, şirketle yorum almak için iletişime geçilemediğini bildirdi.

Veriler, Rich Stary'nin yaklaşık 250 bin varil metanol taşıyan orta büyüklükte bir tanker olduğunu gösteriyor. Verilerde ayrıca tankerin Çin'e ait ve Çinli mürettebata sahip olduğu belirtiliyor.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, ABD yaptırımlarına tabi olan "Morligation" adlı petrol tankeri bugün boğaza girdi.

Kpler verilerine göre, küçük ve boş tanker gemisinin 16 Nisan'da Irak'ta akaryakıt yüklemesi bekleniyor. Daha önce MKA olarak bilinen bu gemi, hem Rus hem de İran petrolü taşımıştı.


ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
TT

ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)

ABD basını bu haftanın başlarında, İslamabad’da gerçekleşen müzakerelerde ABD’nin İran'dan 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyeceğini kabul etmesini istediğini bildirdi.

Haber sitesi Axios ve Wall Street Journal (WSJ) gazetesi dün bir ABD'li yetkiliye, bilgili bir kaynağa ve konuyu bilen kişilere dayandırdıkları haberlerde, Washington’ın Pakistan'da yapılan müzakereler sırasında Tahran'a bu öneriyi sunduğunu bildirdi.

Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bu talep ABD'nin tutumunda bir yumuşama anlamına geliyor. Çünkü ABD Başkanı Donald Trump daha önce İran'ın zaman sınırı belirlemeden uranyum zenginleştirmeyi bırakması konusunda ısrarcıydı.

Ancak İran daha kısa bir süre önerdi. Axios, Tahran'ın ‘tek basamaklı bir rakamdan oluşan’ bir süre, yani 10 yıldan az bir süre önerdiğini belirtirken, WSJ sadece birkaç yıl önerdiğini yazdı.

Raporlara göre İran, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerinin derinliklerinde depolandığı düşünülen yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasına yönelik talebini de reddetti.

Hafta sonu Pakistan'da ABD ile İran arasında yürütülen doğrudan müzakereler bir anlaşmaya varılamadan sona erdi.

ABD Başkanı Trump, temel anlaşmazlık noktasının ABD'nin İran'ın kesinlikle nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusundaki ısrarı olduğunu söyledi.

Trump dün gazetecilere, İranlıların bunu kabul etmediklerini, ancak daha sonra kabul edeceklerini düşündüğünü belirterek “Kabul etmezlerse, anlaşma olmaz” dedi.

İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını ve ABD'nin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu alacağını vurgulayan Trump, “İranlılar uranyum stoklarını ya kendileri teslim eder ya da biz alırız” şeklinde konuştu.