‘Fırında yakılan çocuk, midesi yarılan hamile kadın’… Haaretz: Uydurulan hikayeler 7 Ekim’deki gerçek katliamı gölgeliyor

Fırında yakılan çocuk ve midesinin yarılan hamile kadın: Haaretz'in haberinde Hamas’ın saldırısına ilişkin yalanlar ortaya çıkarıldı

Kfar Aza yerleşim yeri üyeleri, 26 Kasım'da kadın ve çocukların Hamas'ın esaretinden serbest bırakılmasını izliyor (DPA)
Kfar Aza yerleşim yeri üyeleri, 26 Kasım'da kadın ve çocukların Hamas'ın esaretinden serbest bırakılmasını izliyor (DPA)
TT

‘Fırında yakılan çocuk, midesi yarılan hamile kadın’… Haaretz: Uydurulan hikayeler 7 Ekim’deki gerçek katliamı gölgeliyor

Kfar Aza yerleşim yeri üyeleri, 26 Kasım'da kadın ve çocukların Hamas'ın esaretinden serbest bırakılmasını izliyor (DPA)
Kfar Aza yerleşim yeri üyeleri, 26 Kasım'da kadın ve çocukların Hamas'ın esaretinden serbest bırakılmasını izliyor (DPA)

Haaretz gazetesi, yayınladığı haberinde, İsrail'in, Hamas üyelerinin ve diğer grupların 7 Ekim'de Gazze Şeridi'ni çevreleyen askeri kışlalara ve Yahudi kasabalarına gerçekleştirdiği saldırılar hakkındaki çoğu söylemini yalanladı. Gazete, 7 Ekim'deki saldırıda Yahudi sivillere ve İsrail'de yaşayan Araplara karşı işlenen birçok suça dikkati çeken Haaretz gazetesi, aralarında Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisi ve eşinin yanı sıra çok sayıda bakanlık ve hükümet dairesinin bulunduğu üst düzey askeri ve siyasi yetkililerin ve sivil toplum aktivistlerinin katılımıyla kapsamlı bir şekilde abartılı hikayelerin uydurulduğunu belirtti. Haber İsrailli yetkililerin uydurduğu hikayelerin 7 Ekim saldırısında hayatını kaybeden sivillerin gerçek anlatılarına da gölge düşürdüğüne dikkati çekti.

Nir Hasson ve Liza Rozovski tarafından hazırlanan haberde şu ifadelere yer verildi:

“Politikacılar, İsrail ordusundaki subaylar, acil durumlara müdahale oluşumu ZAKA'dan gönüllüler ve sosyal medya aktivistleri, 7 Ekim'den bu yana Hamas üyelerinin işlediği korkunç hikayelerden bahsediyor. Büyük olasılıkla, kapsamlı kanıtlara dayanan gerçek ifadelerden bahsediyoruz. Ancak İsrail ve dünya kamuoyunda yanlış hikayeler ve anlatılar da yayılıyor. Olayların bu şekilde abartılması, katliamı inkar edenler için bahane olacaktır.”

İkili aynı zamanda, “Hamas ve İslami Cihad üyeleri ve İsrail'e giren Gazzeliler, insanlığa karşı suç işlediler. Çoğu silahsız sivil olmak üzere 20’si çocuk yaklaşık bin 200 kişiyi vahşice öldürdüler. Aralarında yaşlılar, çocuklar ve kadınların da aralarında bulunduğu yaklaşık 240 sivil ve askeri kaçırdılar. Bunların hepsi tartışmaya açık olmayan konulardır. Ancak birçok taraf, o gün yaşananlarla ilgili asılsız bilgiler yayınladı” vurgusunda bulundu.

FOTO: Sharon Aloni Cunio (34), üç yaşındaki ikiz kızları Ema ve Yuly, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'in güneyine düzenlediği saldırı sırasında 7 hafta rehin kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Reuters, bu fotoğrafa 27 Kasım 2023'te ulaştı (Reuters)
 Sharon Aloni Cunio (34), üç yaşındaki ikiz kızları Ema ve Yuly, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'in güneyine düzenlediği saldırı sırasında 7 hafta rehin kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Reuters, bu fotoğrafa 27 Kasım 2023'te ulaştı (Reuters)

“Kafaları kesilen çocuklar”

Haberde yalanlanan ifadeler arasında, kafası kesilen onlarca çocuğun cesedinin bulunduğu yönündeki iddialara da yer verildi. Haberde, “Bu açıklama, i24 News'in bir haberinde yer aldı. i24 News muhabiri, olay yerindeki askerlerden birinin kendisine 40'tan fazla çocuğun öldürüldüğünü, bazılarının kafasının kesik bulunduğunu anlattı. i24 News, vahşet hakkındaki ve ölü sayıları haberlerinin sadece cesetleri tahliye eden asker ve polis memurlarının ifadelerine dayandığını öğrendik” ifadeleri yer aldı. Savaşın başlamasından dört gün sonra, İsrail Ordu Sözcüsü’nün de eşliğiyle yabancı muhabirler bir gezi için toplanmış, benzer rakamlar ZAKA üyeleri tarafından da tekrarlanmıştı.

Haaretz’in haberi şöyle devam etti:

“Bu açıklamalar sosyal medyada alıntılandı. Bu yöndeki hikayeler, yakılan çocuk cesetlerini veya ipe asılan çocuk cesetlerini içerecek şekilde değiştirildi. Örneğin Dışişleri Bakanlığının resmi kanalı, İç Cephe Komutanlığı'ndan Albay Golan Bach'ın, evlerden birinde sekiz çocuğun yanmış cesetlerinin bulunduğuna dair ifadeleri yayınladı. Başbakanlık'ın X platformu üzerindeki hesabında çizime benzeyen resimler yayınlanarak ‘Bunlar Hamas canavarları tarafından öldürülen ve yakılan çocukların korkunç fotoğrafları. Başbakan Netanyahu, bu görüntüleri ABD Dışişleri Bakanı'na gösterdi’ ifadelerine yer verildi.”

Benzer açıklamalar İsrail ordusundaki bir subay tarafından da yayımlandı. Birkaç gün önce Shabbat Meydanı Muhabiri Yishai Cohen, Gazze Tümeni'nden Yarbay Yaron Buskila ile görüştü. Buskila, çocukların çamaşır ipine asılmasından bahsetti. Sağcı Joel Vaknan da bu ifadelerin benzerlerine X hesabında yer vermişti. Daha sonra bu yöndeki hikayenin asılsız olduğunu fark ettiğini söyleyen Cohen ise “Bir subay neden bu kadar korkunç bir hikaye uydursun?” diyerek iddiaları savunmaya çalıştı.

Hamaslı saldırganların 7 Ekim’deki katliam sırasında başta askerlerin cesetleri olmak üzere İsraillilere ait cesetlere kötü davrandığı, organ kesme vakalarının yaşandığı da öne sürülmüştü. Ancak Ulusal Sigorta Enstitüsü'nün 7 Ekim kurbanlarıyla ilgili verileri, ayrıca katliam bölgelerinden, yerleşim birimleri liderlerinden ve polisten toplanan bilgiler, saldırılarda bir çocuğun ailesi ile birlikteyken üzerlerine açılan ateş sonucu öldürüldüğünü teyit ediyor: Beeri yerleşim yerinde 10 aylık Mila Cohen, babası Ohad (43) ve büyük annesi Yona (73) ile birlikte öldürüldü.

FOTO: İsrail Rehineler ve Kayıp Aileler Forumu tarafından yayınlanan bu fotoğrafta, 25 Kasım'da Hamas tarafından serbest bırakılan 13 İsrailli arasında Beeri yerleşim yerinden Emily Hand (9) yer alıyor (AP)
İsrail Rehineler ve Kayıp Aileler Forumu tarafından yayınlanan bu fotoğrafta, 25 Kasım'da Hamas tarafından serbest bırakılan 13 İsrailli arasında Beeri yerleşim yerinden Emily Hand (9) yer alıyor (AP)

İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü'nün bildirdiğine göre aynı gün küçük Mila ile birlikte toplam 25 çocuk ayrı ayrı mekanlarda ailelerinin yanında hayatını kaybetti: Nir-Oz'da öldürülen Omer Siman Tov Kedem (4) ile ikiz ablaları Arbel ve Shahar (6), Negev Arara'dan füze fırlatılması sonucu ölen Yazen Zakaria Abu Jamaa ve Safir Koleji yakınlarında anne babası ve erkek kardeşiyle birlikte öldürülen Eitan Kaptisher (5). Bunların yanı sıra yaşları 12-15 arasında değişen 14 erkek çocuk da öldürüldü.

Bunlardan üçünün ölümü Gazze sınırındaki katliamının yaşandığı bölgede gerçekleşmedi, aksine bir füzeden kaynaklandı. Şu ana dek farklı ailelerin çocuklarının bir araya toplanarak öldürüldüğü bir sahneye rastlanmadı. Dolayısıyla Netanyahu'nun ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmede ‘Hamas teröristlerinin onlarca çocuğu götürdüğü, kelepçelediği, yaktığı ve katlettiği’ şeklindeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı anlaşılıyor.

FOTO: Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Gazze Şeridi sınırı yakınındaki Beeri yerleşim yerini ziyaret etti (AFP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Gazze Şeridi sınırı yakınındaki Beeri yerleşim yerini ziyaret etti (AFP)

Sağlık görevlilerinin abartılı ifadeleri

Haaretz’in haberinde, ZAKA üyelerinin bazı yanlış açıklamalarda bulunduğu, içlerinden birinin başka bir korkunç sahneden bahsettiği belirtildi. Şahıs, Beeri yerleşim yerinde karnı deşilmiş bir kadın cesedi ve içerisindeki fetüsün bıçaklanmış halde bulunduğunu öne sürdü. Bu ifadeyi Haaretz ile yaptığı bir sohbette tekrarlayan şahıs, hatta bu sahneyi yerleşim yerinde gördüğünü, kadının sırtından vurulduğunu öne sürdü.

Söz konusu sağlık görevlisi, kadını evin yakınlarında bulduğunu, burada bir odada ise 6-7 yaşlarında vurulmuş bir çocuğun bulunduğunu öne sürdü. Haaretz'in haberi ise Beeri'de öldürülenler arasında 6-7 yaşlarında çocukların bulunmadığını, hamile kadının hikayesinin tamamen uydurma olduğunu açığa çıkarttı.

FOTO: Binyamin Netanyahu ve eşi Sara, Yahudi Hamursuz Bayramı kutlamalarına katıldı (AP)
Binyamin Netanyahu ve eşi Sara, Yahudi Hamursuz Bayramı kutlamalarına katıldı (AP)

Netanyahu’nun eşinin kurguları

Şarku’l Avsat’ın Haaretz’den aktardığına göre Netanyahu'nun eşi Sara, ABD Başkanı’nın eşi Jill Biden'a yazdığı mektupta, “Gazze Şeridi'ne kaçırılan kadınlardan biri dokuz aylık hamileydi, Hamas'ın esaretinde doğum yaptı” ifadelerine değindi. Sosyal medyada, söz konusu kadının Tayland vatandaşı Natthawaree Mulkan olduğu ortaya çıkarıldı.

Mulkan’ın yakınları, kendisinin hamile olduğu yönündeki iddiaları yalanladı. Aynı şekilde Mulkan da Cumartesi günü serbest bırakıldığında hamile olmadığını bildirdi. Ordunun ayrıca kaçırılan bir hamile kadın hakkında da henüz bir bilgisi bulunmazken güvenlik aygıtı ise bu hikayeyi asılsız bir söylenti olarak ele aldı. Başbakanlıktan ise herhangi bir yanıt gelmedi.

“Fırında bir bebek bulundu”

Birkaç hafta önce Yardımlaşma Birliği Başkanı Eli Beer, bir çocuğun fırında yakılarak öldürüldüğünü anlatmıştı. Beer, ABD’deki bir bağış konferansında bu yöndeki ayrıntıları anlatmıştı. Bu hikaye yayılarak bu ayın başında İngiliz gazetesi Daily Mail'de birden fazla çocuğun bu şekilde öldürüldüğü iddia edildi. Ancak bu hikaye de doğru değil. Katliamda doğrudan öldürülen tek bebek ise 10 aylık Mila Cohen'di. Polisin elinde bu yönde bir çocuk cesedi olduğuna dair herhangi bir kanıt ise bulunmuyor.

Son belirlenen isim listesine göre 7 Ekim saldırılarında 1’i bebek ve 25’i çocuk 1.194 kişi öldürüldü.



Amerika, Ortadoğu'ya gemiler ve yaklaşık 2 bin 500 asker gönderdi

ABD Donanması askerleri ve uçakları, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde (Reuters)
ABD Donanması askerleri ve uçakları, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde (Reuters)
TT

Amerika, Ortadoğu'ya gemiler ve yaklaşık 2 bin 500 asker gönderdi

ABD Donanması askerleri ve uçakları, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde (Reuters)
ABD Donanması askerleri ve uçakları, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde (Reuters)

AFP’nin haberine göre, Amerikan medyası dün, ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a karşı başlattığı savaştan iki hafta sonra Ortadoğu'ya daha fazla deniz piyadesi ve gemi gönderdiğini bildirdi.

Wall Street Journal (WSJ), ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, Japonya merkezli USS Tripoli uçak gemisinin ve mürettebatının bölgeye doğru yola çıktığını bildirdi; New York Times (NYT) ise en az üç gemide bulunan yaklaşık 2 bin 500 deniz piyadesinin Ortadoğu'ya doğru ilerlediğini yazdı.

ABD savunma kaynakları, birkaç gün önce ABD ordusunun Ortadoğu'da "Merops" insansız hava aracı (İHA) karşıtı sistemini konuşlandırmak üzere olduğunu duyurmuştu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu sistem, Ukrayna hava sahasını savunmada etkili olduğunu kanıtlamış ve 1000'den fazla İran yapımı "Şahed" İHA’sını engellemişti.

Bu hamle, İran'ın 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail savaşından bu yana binlerce İHA fırlatmasının ardından bölgedeki ABD güçlerine yönelik saldırılarının artmasıyla eş zamanlı olarak geliyor.


İran, Hark Adası'na yapılan saldırının ardından bölgenin enerji altyapısına saldırmakla tehdit etti

İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (AFP)
İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (AFP)
TT

İran, Hark Adası'na yapılan saldırının ardından bölgenin enerji altyapısına saldırmakla tehdit etti

İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (AFP)
İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (AFP)

İran medyasında yer alan haberlere göre, İran silahlı kuvvetlerinin bugün yaptığı açıklamada, İran'daki petrol ve enerji altyapısına yönelik herhangi bir saldırının, bölgede Amerika Birleşik Devletleri ile iş birliği yapan petrol şirketlerine ait enerji altyapısına yönelik saldırılarla sonuçlanacağını duyurdu.

Bu uyarı, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın önemli bir petrol merkezi olan Hark Adası'ndaki askeri hedefleri imha ettiklerini açıklamasının ardından geldi. Ada, İran petrol sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 90'ı için bir ihracat terminali görevi görüyor.


İran savaşı ikinci haftasında karşılıklı saldırılar tırmanıyor

TT

İran savaşı ikinci haftasında karşılıklı saldırılar tırmanıyor

İran savaşı ikinci haftasında karşılıklı saldırılar tırmanıyor

İran, İsrail ve ABD liderleri, Ortadoğu’daki savaşın bugün (Cuma) ikinci haftasını tamamlarken meydan okuyan açıklamalar yaparak, çatışmaların devam edeceği mesajını verdi. Savaş yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açarken milyonlarca insanın günlük yaşamını altüst etti ve finans piyasalarında da dalgalanmalara neden oldu.

Dün (Perşembe) devlet televizyonunda bir spiker tarafından okunan ilk açıklamasında İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulacağını belirtti. İran Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen ve sertlik yanlısı çizgide olduğu ifade edilen Hamaney, “Hepinize şunu teyit ediyorum: Şehitlerimizin kanının intikamını almayı asla unutmayacağız” dedi. Hamaney’in açıklamayı neden bizzat yapmadığı ise netlik kazanmadı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarının başlamasından bu yana ilk basın toplantısını düzenledi. Netanyahu, soruları video bağlantısıyla yanıtladı; Hamaney’i öldürmeye yönelik örtülü bir tehditte bulundu ve saldırılar devam edeceğini belirtti.

Netanyahu, “Aldığımız önlemlerin ayrıntılarını açıklamayacağım. Rejimi devirmek için en uygun koşulları hazırlıyoruz. Ancak İran halkının rejimi devireceğini kesin olarak söyleyemem; çünkü rejimler içeriden yıkılır. Ama kesin olan şu ki biz buna yardımcı olabiliriz ve zaten yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.