Hollanda'nın önemli eserleri iade etmesiyle Birleşik Krallık üzerindeki baskı arttı

Sri Lanka, yağmalanan eserlerin iadesinin "tarihi adaletsizliği" onardığını söyledi

(Reuters)
(Reuters)
TT

Hollanda'nın önemli eserleri iade etmesiyle Birleşik Krallık üzerindeki baskı arttı

(Reuters)
(Reuters)

Hollanda'nın sömürge döneminde Sri Lanka'dan çalınan 6 değerli eseri geri vermesinin ardından British Museum'un tartışmalı hazinelerini iadesi için Birleşik Krallık'a baskılar arttı.

Sri Lanka'yı 17. yüzyılın başlarında sömürgeleştiren Hollanda, 250 yıl önce ülkenin son bağımsız monarşisi olan Kandy Krallığı'ndan yağmalanan eserleri iade etti. 

Sri Lanka, Britanya da dahil diğer ülkelerden "daha fazlasının geleceğini" öne sürdü.

Hollanda Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada, "Lewke'nin topu" diye bilinen altın, gümüş ve bronz kakmalı bir top, bir tören kılıcı ve iki silahın da aralarında bulunduğu sömürge dönemi hazinelerinin artık Sri Lanka'nın Colombo Ulusal Müzesi'nde sergilendiği belirtildi.

Hollanda Büyükelçiliği, söz konusu objeler hakkında "sömürge döneminde haksız bir şekilde Hollanda'ya getirilmiş, zorlama ya da yağma yoluyla elde edilmiştir" diye açıklama yapmıştı.

Büyükelçilik, "6 Sri Lanka eseri 200 yıldan uzun bir süredir yurtdışında kaldıktan sonra 5 ve 6 Aralık'ta Kolombo Ulusal Müzesi'nde düzenlenecek iki günlük etkinlikle Sri Lanka'ya fiziksel olarak iade edilecek" diye bildirdi. 

Buddhasasana Diyanet ve Kültür İşleri Bakanı Vidura Wickramanayake, Sri Lanka'nın eserlerin iadesi dolayısıyla Hollanda hükümeti ve vatandaşlarına minnettarlık duyduğunu söyledi.

Wickramanayake, yağmalanan hazineleri geri getirmek için Yunanistan ve Britanya gibi diğer ülkelerle de görüşmelere başladıklarını ifade etti.

Wickramanayake, "Gelecek başka eserler de var. Sadece Hollanda'dan değil, Büyük Britanya gibi diğer ülkelerden de. Bu yüzden görüşmelere çoktan başladık ve umarım çok yakında olumlu sonuç verir" dedi.

Eserlerin ülkelerine geri gönderilmesi, Sri Lanka hükümetinin talebi üzerine Hollanda'nın iade etmeyi kabulünden iki yıl sonra gerçekleşti.

Uluslararası kültürel işbirliğinden sorumlu Büyükelçi Dewi Van de Weerd, "Bu objeler önemli bir kültürel ve tarihi değeri temsil ediyor ve kendi halkı tarafından görülebilecekleri Sri Lanka'ya geri döndüler" dedi.

Bu eserlerin iadesi tarihi adaletsizliklerle ilgili olduğundan önemlidir.

Britanya aynı zamanda, halihazırda Londra'daki British Museum'da bulunan altın kaplama bir tanrıça Tara heykeli de dahil, Sri Lanka'dan yağmalanan en nadide eserlerden bazılarına da ev sahipliği yapıyor.

Son yıllarda British Museum, antik hazineleri elinde bulundurma hakkı konusunda sık sık eleştirilere maruz kalmış ve bazıları da müzenin koleksiyonundaki çok sayıda kalıntının aslında Britanya İmparatorluğu'nun sömürgeci altın yıllarında "yağmalandığını" iddia etmişti.

Bu konu, Elgin Mermerleri diye bilinen Parthenon Heykelleri'nin mülkiyeti hakkında Britanya ve Yunanistan arasında diplomatik anlaşmazlığa yol açmıştı.

Geçen ay Başbakan Rishi Sunak'ın, Yunan mevkidaşının heykellerin iadesi konusunu gündeme getirmeyi planladığını söylemesi üzerine Kiryakos Miçotakis'le yapacağı görüşmeyi beklenmedik bir şekilde iptal etmesinin ardından her iki tarafın da birbirini suçlamasıyla olay büyümüştü.

Tartışılan diğer önemli eserler arasında günümüz Nijerya'sına ait Benin Bronzları, en az 23 bin Çin eserinden oluşan bir koleksiyon, Mısır tarafından aranan Rosetta Taşı ve Paskalya Adası'na ait iki moai yer alıyor.

Independent Türkçe 



Borrell: İsrail Gazze'de soykırım yapıyor

Gazze'deki hayır kuruluşları tarafından dağıtılan yiyeceklerden paylarını almak için Beyt Lahiya'daki Filistinliler uzun kuyruklarda bekliyor (DPA)
Gazze'deki hayır kuruluşları tarafından dağıtılan yiyeceklerden paylarını almak için Beyt Lahiya'daki Filistinliler uzun kuyruklarda bekliyor (DPA)
TT

Borrell: İsrail Gazze'de soykırım yapıyor

Gazze'deki hayır kuruluşları tarafından dağıtılan yiyeceklerden paylarını almak için Beyt Lahiya'daki Filistinliler uzun kuyruklarda bekliyor (DPA)
Gazze'deki hayır kuruluşları tarafından dağıtılan yiyeceklerden paylarını almak için Beyt Lahiya'daki Filistinliler uzun kuyruklarda bekliyor (DPA)

Eski AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail hükümetini Gazze'de soykırım yapmakla ve "II. Dünya Savaşı'nın sonundan beri en büyük etnik temizlik operasyonunu yürütmekle" suçlayarak sert bir çıkış yaptı; tüm amacın harika bir turizm merkezi yaratmak olduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian'dan aktardığı habere göre Borrell, AB'nin İsrail'i etkilemek için elindeki tüm araçları kullanmamasını da eleştirerek, sadece pişmanlık duymanın yeterli olmadığını belirtti.

Borrell, dün İspanya'nın güneybatısında Kral Felipe'nin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin önünde Charles V Avrupa Ödülü'nü alırken, "İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas'ın saldırılarında yaşadığı dehşet, daha sonra Gazze'ye yaşattığı dehşeti haklı çıkaramaz" ifadelerini kullandı.

Josep Borrell, Avrupa Birliği'nin, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana gerçekleşen en büyük etnik temizlik eylemine verdiği tepkiyi de eleştirdi.

"Gazze'den milyonlarca ton moloz kaldırılıp Filistinliler ölünce veya göç edince, harika bir turizm merkezi yaratmak için II. Dünya Savaşı'ndan beri en büyük etnik temizlikle karşı karşıyayız" dedi.

Borrell Avrupa Charles V Ödülü'nü aldı (EPA)Borrell Avrupa Charles V Ödülü'nü aldı (EPA)

Geçtiğimiz şubat ayında ABD Başkanı Donald Trump, savaştan harap olmuş Gazze'deki yaklaşık iki milyon Filistinlinin başka yerlerdeki yeni evlere taşınmasını önermişti. Böylece ABD, Gazze Şeridi'ne asker gönderebilecek, kontrolü ele geçirebilecek ve bir "Ortadoğu Rivierası" inşa edebilecekti.

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilere, “Gerçekten yüksek kaliteli konutlar inşa ediyorsunuz, güzel bir kasaba gibi, yaşayabilecekleri ve ölmeyecekleri bir yer; çünkü Gazze, onların sonunda öleceklerinin garantisidir” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-DPA)ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-DPA)

Eski diplomat, İsrail'i tüm çatışma kurallarını ihlal etmekle ve Gazze'deki sivil halkı aç bırakarak “açlığı savaş silahı” olarak kullanmakla suçladı.

Borell, “Gazze'ye Hiroşima'da kullanılan bombanın üç katından fazla patlayıcı güç atıldı” dedi.

Şöyle devam etti “Aylardır Gazze'ye hiçbir şey girmiyor. Hiçbir şey: su yok, yiyecek yok, elektrik yok, yakıt yok, sağlık hizmetleri yok. (Binyamin) Netanyahu'nun bakanları bunu söyledi ve bunu yaptılar."

Ve ekledi: “Gazze'ye düşen bombaların yarısını biz gönderiyoruz. Eğer gerçekten çok sayıda insanın öldüğüne inanıyorsak, doğal tepki silah tedarikini azaltmak ve ortaklık anlaşmasını kullanarak uluslararası insani hukuka saygı gösterilmesini talep etmek olmalı, bunun yapılmadığından şikayet etmekle yetinmemeliyiz.”