İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

Kassam sokak çatışmalarına girerken bir BM yetkilisi “mutlak teröre” işaret etti

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
TT

İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı üçüncü ayına girerken İsrail ordusu, ulaşılmak istenen hedeflere ulaşmak, Hamas Hareketi’nin kalan liderlerini öldürüp hareketin gücünü kırmak ve rehine dosyasını kapatmak için kara operasyonlarının yeni yılın başlangıcına kadar en az bir aya ihtiyacı olduğunu öngörüyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyi ve güneyinde sert bir mücadeleyle karşı karşıya olması ve insan ve teçhizat kayıpları vermesi, siyasi liderliğinin belirlediği hedeflere ulaşmaktan hala uzak olduğunun bir göstergesi.

İsrail Ordu Radyosu dün, Hamas’a baskı yapmak ve kaçırılan kişilerin iadesi konusunda yeni bir anlaşmaya varmak amacıyla Gazze Şeridi’nin kuzey ve güneyindeki kara operasyonlarının bir ay daha devam edebileceğini bildirdi.

İsrail’in tahminlerinden bir gün önce ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki yetkililerin, İsrail’in Hamas liderlerini ve yeteneklerini hedef almadan önce kara operasyonunun önümüzdeki Ocak ayına kadar devam etmesini bekledikleri sızmıştı.

İsrail ordusu, bu hafta üçüncü aşamanın başında kara operasyonlarını Gazze Şeridi’nin güneyine doğru genişletti, ancak en az kuzeydeki kadar şiddetli bir direnişle karşılaştı.

İsrail Ordu Sözcüsü’ne göre salı gecesi ve çarşamba günü boyunca Gazze Şeridi’nde Hamas üyeleriyle şiddetli çatışmalar yaşanırken, Hava Kuvvetleri, Hamas’ın askeri altyapısını hedef alan 250’den fazla hedefe saldırı düzenledi ve bu saldırılarda Hamas ve İslami Cihad üyeleri öldürüldü.

5yj67
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği bombalı saldırıda yaralanan Filistinliler, Han Yunus’taki bir hastanede (AP)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Haklar Yüksek Komiseri Volker Türk, Cenevre’de düzenlediği bir basın toplantısında, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin ‘gittikçe kötüleşen mutlak bir terör’ içinde yaşadığını söyledi. Bu tür ‘trajik insani koşullarda’ meydana gelen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi ‘çirkin suçların’ yaşanma riskinin arttığına dikkat çekti. Türk “Hamas ve diğer silahlı Filistinli grupların İsrail’e gerçekleştirdiği korkunç saldırılardan iki ay sonra Gazze’deki siviller hala kesintisiz bir biçimde İsrail bombardımanına ve toplu cezalandırmaya maruz kalıyor” dedi.

Öte yandan İsrail ordusu dün, 50’nci Tabur’un 460’ıncı Tugayı’na bağlı güçlerin askeri operasyonlardan birinde Gazze Şeridi’nin kuzeyinde şimdiye kadar ele geçirilen en büyük mühimmat ve silah stoklarından birini bulduklarını açıkladı.

Stokta yüzlerce roket ve çeşitli tiplerde RPG fırlatıcıları, düzinelerce tanksavar füzesi ve patlayıcı cihaz, uzun menzilli güdümlü füzeler, el bombaları ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyordu.

İsrail güçleri kuzeydeki Cibaliye kampını kuşatsa da henüz içeride ilerleme kaydedemezken Hamas’ın kalesi olması nedeniyle kuzeyde en şiddetli çatışmalardan birinin yaşanması bekleniyor.

Yüz yüze savaş

Buna paralel olarak İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin ikinci büyük kenti olan güneydeki Han Yunus’ta kara operasyonunu genişletmeye devam ediyor.

İsrail ordusu, askerlerinin Han Yunus’ta doğrudan çatışmaya girdiğini ve bu çatışmaların savaşın başlangıcından bu yana sahadaki en şiddetli çatışmalardan biri olduğunu bildirdi.

İsrail ordusu, birçok Hamas liderinin savaşın başlarında Kuzey Gazze’yi terk edip Han Yunus’ta saklandığına ve çok sayıda esirin de orada olduğuna inanıyor.

Askeri istihbaratın, 7 Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana kayıp kabul edilen bir kişinin rehineler arasında olduğu sonucuna varmasının ardından, halen Gazze’de olduğuna inanılan esir sayısı 137’den 138’e çıktı.

Hamas geçen hafta yedi gün süren insani ara sırasında 110 kişiyi serbest bırakmıştı.

dwv
İsrail istihbaratı tarafından Gazze tünellerindeki Hamas üyelerinin yayınlanan bir fotoğrafı

Esirlere ulaşmak, İsrail’in Hamas yetkililerine suikast düzenlemek gibi zafer imajı oluşturduğuna inandığı görevlerden biri.

Salı akşamı İsrail ordusu ve Şin-Bet, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki tünellerinde üst düzey Hamas liderlerinin olduğu fotoğrafları yayınladı.

Fotoğrafta Hamas, Kuzey Gazze Tugayı’nın üst düzey liderleri dar bir odada yemek masası etrafında otururken görülüyor. İsrail ordusu, Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur, yardımcısı Vail Receb ve diğerleri de dahil olmak üzere kuzeyli liderlerin çoğunu öldürdüğünü duyurdu.

İsrail, savaşın yalnızca nokta atışı saldırılara dayalı başka bir aşamasına başlamadan önce aynı şeyi güneyde tekrarlamaya çalışıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim saldırısına benzer bir saldırıyı gerçekleştirmesini engelleme hedefine yıl sonuna kadar ulaşma ihtimalinin düşük olduğunu ve çatışmalar yeni bir aşamaya geçtikten sonra güçlerin uzun soluklu bir operasyonun parçası olarak bu hedefe ulaşma çabasına devam edeceğini söyledi.

İsrailli bir yetkili CNN’e yaptığı açıklamada, çatışmalarda beklenen değişiklikten bahsederek “Önümüzdeki haftalarda çok yoğun bir operasyona gireceğiz ve ardından muhtemelen düşük yoğunluklu bir duruma geçeceğiz” dedi.

Salı akşamı Başbakan Binyamin Netanyahu, çatışmaların yakın bir gelecekte sona erdirilmesi yönünde ABD’nin olası baskısına işaret etti.

Netanyahu, “Dünyadaki savaşın bir an önce sona ermesi için baskı yapan dostlarımıza” ifadesini kullanarak “Savaşı bitirmemizin ve bunu hızlı bir şekilde yapmamızın tek yolu Hamas’ı ortadan kaldırmak için ezici güç kullanmaktır” dedi.

dfgbtyj
İsrail'in çarşamba günü güney Gazze Şeridi'ndeki Refah'a düzenlediği saldırının ardından yaralı bir adama yardım ediliyor (AFP)

Ancak Kassam Tugayları herhangi bir geri çekilme emaresi göstermiyor. Dün savaşçılarının daha fazla İsrailli subay ve askeri öldürdüğünü, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde tank ve araçları imha ettiklerini ve evlerde ve askeri bölgelerde siper alan grupları hedef aldıklarını duyurdu.

Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin çevresindeki İsrail’e ait bölgeleri ve çok sayıda askeri bölgeyi füzelerle bombaladığını duyurdu.

İsrail askerleri öldürülüyor

Kassam’ın Eş-Şucaiyye’deki çatışmalara ilişkin yayınladığı yeni videolarda, ev ev-sokak sokak çatışmalar yaşandığı ve Kassam savaşçılarının sokaklarda ve yıkılmış evlerde ortaya çıkıp İsrail tanklarını hedef alarak birini tamamen ateşe verdiği görülüyor.

Öte yandan İsrail ordusu dün üç askerin öldüğünü duyurdu. Böylece 24 saat içinde ölen asker sayısı 10’a yükseldi. İsrail medyasına göre 7 Ekim’den bu yana isimlerinin yayınlanmasına izin verilen İsrail ordusunda ölenlerin sayısı, 83’ü Gazze Şeridi’ne kara saldırısı başlamasından bu yana olmak üzere 411’e ulaştı.

Karada çatışmalar yoğunlaşırken İsrail uçakları Gazze Şeridi’nde geniş alanları bombalamaya devam etti ve Gazze Şeridi’nin kuzeyi, merkezi ve güneyindeki saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti.

İsrail uçakları Gazze şehri, Cibaliye Kampı, Beyt Lahiye, Han Yunus, El-Megazi Kampı ve diğer bölgeleri bombaladı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’nın tahminlerine göre Filistinli ölü sayısı 16 bin civarındayken yaralı sayısı 40 bine ulaştı. Bu verilere enkaz altında kaybolan insan sayısı dahil değil.



Yeni hukukun üstünlüğü raporu: Yalnızca bir AB üyesi ilerleme gösteriyor

Pazartesi yayımlanan raporda AB de eleştirildi (Reuters)
Pazartesi yayımlanan raporda AB de eleştirildi (Reuters)
TT

Yeni hukukun üstünlüğü raporu: Yalnızca bir AB üyesi ilerleme gösteriyor

Pazartesi yayımlanan raporda AB de eleştirildi (Reuters)
Pazartesi yayımlanan raporda AB de eleştirildi (Reuters)

Avrupa Sivil Özgürlükler Birliği yeni yayımladığı raporda Avrupa Birliği (AB) üyelerinden 5'i, hukukun üstünlüğünü "kasten ve sürekli" yok etmekle suçlandı. 6 ülkede de standartların gerilediği bildirildi. 

22 ülkedeki 40 sivil toplum örgütünden alınan verilere dayandırılan raporda Bulgaristan, Hırvatistan, İtalya, Macaristan ve Slovakya yönetimlerinin hukukun üstünlüğüne bilerek zarar verdiği iddia edildi. 

Özellikle Slovakya'ya dikkat çekilirken Moskova yanlısı hükümetin hukukun üstünlüğüne dair tüm başlıklarda ülkeyi gerilettiği ileri sürüldü. 

Robert Fico yönetiminin sivil toplumun denetim ve denge görevi, medya özgürlüğü, yolsuzlukla mücadele ve adalet üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. 

12 Nisan'da genel seçime gidecek Macaristan'da da 16 yıllık Viktor Orbán iktidarının gerilemede "başlı başına bir kategori" oluşturduğu ifade edildi. 

Budapeşte yönetiminin hiçbir olumlu değişim emaresi göstermediği ve yeni kanunların standartları daha da gerilettiği dile getirildi. 

Hukukun üstünlüğüne dair bazı alanlarda 6 ülkenin gerilemeye girdiği belirtilirken bunların Almanya, Belçika, Danimarka, İsveç, Fransa ve Malta olduğu açıklandı. 

844 sayfalık raporda Çekya, Estonya, İrlanda, İspanya, Hollanda, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovenya, Yunanistan'ın hukuk devleti nitelikleri açısından ne uzadığı ne de kısaldığı öne sürüldü. 

Letonya'nınsa bu konuda olumlu yönde adım atan tek devlet olduğu bildirildi. 

Avrupa Sivil Özgürlükler Birliği, AB'nin hukukun üstünlüğünü korumak ve teşvik etmek için yeterli mekanizmalara sahip olmadığını vurguladı. 

Avrupa Komisyonu'nun 2025'te hazırladığı hukukun üstünlüğü raporundaki önerilerin yüzde 93'ünün bir önceki yıllarda da dile getirildiği aktarıldı. 

Independent Türkçe, Guardian, Balkan Insight


İsrail'in kayaklı askerleri Lübnan'a girdi

İsrail'in kayaklı askerleri Lübnan'a girdi
TT

İsrail'in kayaklı askerleri Lübnan'a girdi

İsrail'in kayaklı askerleri Lübnan'a girdi

Pazar sabahı erken saatlerde İsrail birlikleri, Suriye'de kısa süre önce ele geçirdikleri topraklardan güney Lübnan'a kayakla geçti.

Bu, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Dağcı Birliği tarafından gerçekleştirilen bu türdeki ilk sınır ötesi operasyon oldu.

İsrail, haftalardır Lübnan'ın güneyindeki Tahran destekli Hizbullah güçleriyle çatışırken, ülkenin doğusundaki ve başkent Beyrut'taki önemli altyapı tesisleriyle sivil yapılara da hava saldırıları düzenliyor.

IDF'in açıklamasına göre, 810. "Dağlar" Bölgesel Tugayı'nın yedek Dağcı Birliği, "karmaşık dağlık arazide faaliyet gösterdi ve Suriye'deki Hermon'dan güney Lübnan'daki Dov Dağı bölgesine karda tırmanarak geçti; bölgeyi taradı, istihbarat topladı ve bölgedeki düşman terör altyapısını tespit etti".

Bu birlikler, Litani Nehri'ne doğru kuzeye ilerleyen, Lübnan'ın güneyinde bir düzineden fazla köyde faaliyet gösteren daha geniş İsrail güçlerine katılıyor.

vfd
26 Mart'ta Lübnan'ın güneyindeki Kfar Roummane köyünü hedef alan İsrail hava saldırısının ardından olay yerine gelen ilk yardım ekipleri (AFP)

IDF'in bölgedeki operasyonel hedefleri daha da netleştikçe, uzun süreli işgal endişeleri artıyor. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bölgenin tüm sakinlerinden arındırılacağını ve "temas hattı köylerindeki" evlerin "Gazze'deki Beyt Hanun ve Refah modeline uygun olarak" yıkılacağını duyurdu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu pazar günü yaptığı açıklamada, "Mevcut güvenlik tampon bölgesini daha da genişletme talimatını az önce verdim. [İsrail'in] kuzeyindeki durumu kökten değiştirmeye kararlıyız" dedi.

Lübnan, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hameney'in öldürülmesinin ardından Hizbullah'ın İsrail'e füze fırlatmasıyla ABD - İsrail'in Ortadoğu'da süregelen savaşına 2 Mart'ta dahil olmuştu.

O tarihten bu yana Lübnan’da 1200’den fazla kişi öldürüldü ve bir milyon kişi yerinden edildi; bu da ülke nüfusunun beşte birine denk geliyor.

Hafta sonu öldürülenler arasında üç gazeteci ve 10 kurtarma görevlisi de bulunuyor; böylece İsrail ateşiyle öldürülen sağlık çalışanlarının toplam sayısı 52'ye ulaştı.

Hermon Dağı, Suriye - Lübnan sınırında yer alıyor ancak eski başkan Beşar Esad'ın devrilmesinin hemen ardından Aralık 2024'te IDF tarafından ele geçirilmişti.

Bu, İsrail'in Suriye'de daha önce elde ettiği toprak kazanımlarını genişletmişti. Bunlar arasında 1967'de Golan Tepeleri'nin ele geçirilmesi de yer alıyor; İsrail hükümetinin 1981'de resmileştirdiği bu ilhakı sadece Birleşik Devletler tanıyor.

İsrail, Suriye'nin güneyinde en az 9 askeri üs bulunduruyor; bunlardan ikisi Hermon Dağı'nın Suriye tarafında yer alıyor ve bu üslerden topçu birlikleri 35 kilometre uzaklıktaki Şam'ı vurabiliyor. Ayrıca 1974'te kurulan ve BM gözetiminde olan bir tampon bölgede de 7 üs daha bulunuyor.

İsrail ordusu, buradaki varlığının, "düşman güçlerin" kullanabileceği silahları ele geçirmek için gerekli olduğunu iddia ediyor.

Independent Türkçe


Savaşın gölgesinde 2028 seçimleri: Vance–Rubio rekabetinde Trump kimi destekleyecek?

Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)
Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)
TT

Savaşın gölgesinde 2028 seçimleri: Vance–Rubio rekabetinde Trump kimi destekleyecek?

Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)
Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)

İran savaşı, ABD Başkanı Donald Trump’ın mirasını tehdit ederken, halef adayları arasında öne çıkan iki isim olan Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio üzerindeki siyasi bahisler de artıyor.

Her iki isim de geniş çapta Trump sonrası başkanlık yarışında öne çıkan adaylar olarak görülüyor ve savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde ön plana çıkarılmış durumda. Cumhuriyetçi Parti ise şimdiden Trump sonrası dönemi planlamaya başladı. Vance, ABD’nin savaşa katılımına karşı  temkinli bir tutum sergilerken, Rubio Trump ile yakın bir pozisyonda, askeri harekâtın açık bir savunucusu olarak öne çıkıyor.

Trump, her iki ismin de İran’ı nükleer ve füze programlarını tasfiye etmeye ve Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişinin güvenliğini sağlamaya ikna etme çabalarına katıldığını ifade etti. Yaklaşan 2028 başkanlık seçimleri öncesinde Trump, özel görüşmelerde müttefiklerine ve danışmanlarına “J.D. mi, yoksa Marco mu?” sorusunu yöneltti.

2028 için hazırlık

Analistler ve Cumhuriyetçi yetkililere göre, beşinci haftasına giren Amerikan askeri operasyonlarının seyri, her iki adayın 2028 şanslarını belirleyebilir. Savaşın hızlı bir şekilde sona ermesi, “krizlerde sabit bir el” olarak görülen ve aynı zamanda Ulusal Güvenlik Danışmanı görevini yürüten Rubio’nun konumunu güçlendirebilir. Öte yandan çatışmanın uzaması, Vance’a Trump tabanında savaş karşıtı eğilimleri temsil etme alanı sağlayabilir.

vcdvdf
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 9 Ekim 2025’te Washington, D.C.’daki Oval Office’te Başkan Yardımcısı J. D. Vance’e bir şey fısıldıyor (AP)

Trump’ın kendi konumu da test altında. Reuters/Ipsos tarafından geçen hafta yapılan bir ankete göre yakıt fiyatlarının artışı ve İran savaşına geniş çaplı muhalefet nedeniyle Trump’ın onayı son günlerde %36’ya gerileyerek Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana en düşük seviyeye ulaştı.

Bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın tercih ettiği üst düzey yardımcıları dikkatle izliyor. Bazıları, Trump’ın Rubio’ya eğilim gösterdiğine dair işaretler gözlemliyor, ancak Trump’ın fikrini hızla değiştirebileceği de kabul ediliyor. Beyaz Saray ise, Trump’ın tercih sinyalleri verdiği iddialarını reddediyor. Sözcü Stephen Chung, “Vance ve Rubio hakkındaki medya spekülasyonları bu yönetimi Amerikan halkı için savaşma görevinden alıkoyamaz” dedi.

Rakiplerden olası mirasçılara

41 yaşındaki Vance, eski bir Deniz Piyadesi mensubu olarak Irak’ta görev yaptı ve uzun süredir ABD’nin dış savaşlara müdahalesine karşı çıktı. İran konusundaki kamuoyuna yönelik açıklamaları sınırlı ve ölçülü oldu. Trump ise aralarındaki “felsefi farklılıklar”a dikkat çekti.

Vance, siyasi kariyerinin başında kendisini “Trump karşıtı” olarak tanımlamıştı. 2023’te Wall Street Journal’da yayımlanan bir makalesinde, Trump’ın ilk dönemindeki en iyi dış politikasının savaş başlatmamak olduğunu savunmuştu. Beyaz Saray ise Başkan ile Başkan Yardımcısı arasındaki olası çatışmayı minimize etmeye çalıştı. Vance, bu ayın başında Trump’ın yanında Oval Ofis’te durarak, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engelleme konusunda Başkan’ın politikasını desteklediğini belirtti.

ferfer
J. D. Vance’in İran’a yönelik askeri harekâtı eleştirme konusunda temkinli davrandığı görülüyor (Reuters)

Vance, Başkan’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner’in ilerleme kaydetmesi halinde müzakerelerde daha doğrudan bir rol üstlenebilir. Vance’in sözcüsü, “Başkan Trump liderliğinde Amerika’yı daha güvenli ve refah içinde kılmak için etkili bir ekibin parçası olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Beyaz Saray’daki üst düzey bir yetkili, Trump’ın yardımcılardaki ideolojik farklılıklara, sadık kaldıkları sürece tolerans gösterdiğini belirterek, Vance’in şüpheci tavrının Trump’a tabanının görüşlerini aktarmasına yardımcı olduğunu söyledi.

Vance, Kasım’daki ara seçimler sonrasına kadar 2028 için aday olup olmayacağına karar vermeyi planlıyor. Conservative Political Action Conference (CPAC) katılımcıları arasında yapılan bir ankette, yaklaşık 1 bin 600 kişi arasından yüzde 53 oy alarak Cumhuriyetçi Parti’nin bir sonraki adayı olarak öne çıktı. Rubio ise yüzde 35 ile ikinci sırada yer aldı; geçen yıl sadece yüzde 3 oy almıştı.

54 yaşındaki Rubio, Vance aday olursa kendisinin başkanlığa aday olmayacağını belirtti ve kaynaklara göre Vance’in yanında bir başkan yardımcısı olarak yer almaktan memnuniyet duyacak. Ancak Vance’in herhangi bir zayıflığı, Rubio ve diğer Cumhuriyetçiler için cesaret verici olabilir. Stratejist Ron Bonjean, “Trump uzun hafızalıdır; Vance’in sadakat eksikliğini hatırlayabilir. MAGA tabanında Trump hâlâ popülerse, bu Vance için olumsuz olabilir” dedi.

dsgfr
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Perşembe günü White House’ta düzenlenen toplantıda Başkan Donald Trump ile birlikte (EPA)

Trump, Vance ve Rubio’nun birlikte aday olmasını önerdi; bunun olası rakipler için kazanmayı zorlaştıracağını düşündü. Rubio’nun 2016’daki başkanlık hedefleri Trump ile sert bir karşılaşma sonrası engellenmişti, ancak sonrasında ilişkileri düzeldi. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tommy Beigot, Rubio’nun Trump ekibiyle hem profesyonel hem de kişisel olarak mükemmel bir ilişkiye sahip olduğunu belirtti.

Rubio ve Beyaz Saray, bazı açıklamalarının muhafazakar Trump destekçilerini öfkelendirmesi sonrası durumu kontrol altına almak zorunda kaldı. Rubio, savaşta ABD’nin İsrail’in yönlendirmesiyle hareket ettiği izlenimi vermişti, ancak Trump sonrasında Rubio’nun askeri harekâta verdiği desteği övdü. Rubio’nun uzun süren bir savaşın siyasi geleceğini etkileyeceği konusunda endişelenip endişelenmediği sorulduğunda, “Buna tek bir saniye bile düşünmedim” yanıtını verdi.

Belirgin Farklılıklar

CPAC yöneticisi Matt Schlapp, İran’a karşı yürütülen kampanyanın ABD iç siyasetinde önemli sonuçlar doğuracağını belirterek, “Bu savaş hedeflerini başarıyla gerçekleştirirse, insanlar siyasi olarak ödüllendirilecektir. Aksi takdirde maliyeti yüksek olacaktır” dedi.

Anketler, İran politikasının ABD iç siyasetinde keskin bir kutuplaşma yarattığını ortaya koyuyor. Reuters/Ipsos verilerine göre Cumhuriyetçi tabanın yüzde 75’i askeri operasyonları desteklerken, Demokrat seçmenlerde destek oranı yalnızca yüzde 6’da kalıyor. Bağımsızlar ise yüzde 24 ile iki blok arasında sınırlı bir destek sergiliyor.

ugt
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart’ta Paris yakınlarında düzenlenen toplantı mekânına varırken (Reuters)

Geçen Perşembe televizyonda yayımlanan bir hükümet toplantısında, Rubio ve Vance’ın yaklaşım farkları öne çıktı. Rubio, Trump’ın İran’a yönelik saldırısını güçlü biçimde savunarak, Başkan’ın böylesi bir tehdidi görmezden gelemeyeceğini söyledi. Vance ise daha temkinli bir tutum sergileyerek, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engelleme seçeneklerine odaklandı. Askeri personele seslenirken, “Sizlerin yanındayız ve her adımda desteğimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.