İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

Kassam sokak çatışmalarına girerken bir BM yetkilisi “mutlak teröre” işaret etti

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
TT

İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı üçüncü ayına girerken İsrail ordusu, ulaşılmak istenen hedeflere ulaşmak, Hamas Hareketi’nin kalan liderlerini öldürüp hareketin gücünü kırmak ve rehine dosyasını kapatmak için kara operasyonlarının yeni yılın başlangıcına kadar en az bir aya ihtiyacı olduğunu öngörüyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyi ve güneyinde sert bir mücadeleyle karşı karşıya olması ve insan ve teçhizat kayıpları vermesi, siyasi liderliğinin belirlediği hedeflere ulaşmaktan hala uzak olduğunun bir göstergesi.

İsrail Ordu Radyosu dün, Hamas’a baskı yapmak ve kaçırılan kişilerin iadesi konusunda yeni bir anlaşmaya varmak amacıyla Gazze Şeridi’nin kuzey ve güneyindeki kara operasyonlarının bir ay daha devam edebileceğini bildirdi.

İsrail’in tahminlerinden bir gün önce ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki yetkililerin, İsrail’in Hamas liderlerini ve yeteneklerini hedef almadan önce kara operasyonunun önümüzdeki Ocak ayına kadar devam etmesini bekledikleri sızmıştı.

İsrail ordusu, bu hafta üçüncü aşamanın başında kara operasyonlarını Gazze Şeridi’nin güneyine doğru genişletti, ancak en az kuzeydeki kadar şiddetli bir direnişle karşılaştı.

İsrail Ordu Sözcüsü’ne göre salı gecesi ve çarşamba günü boyunca Gazze Şeridi’nde Hamas üyeleriyle şiddetli çatışmalar yaşanırken, Hava Kuvvetleri, Hamas’ın askeri altyapısını hedef alan 250’den fazla hedefe saldırı düzenledi ve bu saldırılarda Hamas ve İslami Cihad üyeleri öldürüldü.

5yj67
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği bombalı saldırıda yaralanan Filistinliler, Han Yunus’taki bir hastanede (AP)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Haklar Yüksek Komiseri Volker Türk, Cenevre’de düzenlediği bir basın toplantısında, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin ‘gittikçe kötüleşen mutlak bir terör’ içinde yaşadığını söyledi. Bu tür ‘trajik insani koşullarda’ meydana gelen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi ‘çirkin suçların’ yaşanma riskinin arttığına dikkat çekti. Türk “Hamas ve diğer silahlı Filistinli grupların İsrail’e gerçekleştirdiği korkunç saldırılardan iki ay sonra Gazze’deki siviller hala kesintisiz bir biçimde İsrail bombardımanına ve toplu cezalandırmaya maruz kalıyor” dedi.

Öte yandan İsrail ordusu dün, 50’nci Tabur’un 460’ıncı Tugayı’na bağlı güçlerin askeri operasyonlardan birinde Gazze Şeridi’nin kuzeyinde şimdiye kadar ele geçirilen en büyük mühimmat ve silah stoklarından birini bulduklarını açıkladı.

Stokta yüzlerce roket ve çeşitli tiplerde RPG fırlatıcıları, düzinelerce tanksavar füzesi ve patlayıcı cihaz, uzun menzilli güdümlü füzeler, el bombaları ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyordu.

İsrail güçleri kuzeydeki Cibaliye kampını kuşatsa da henüz içeride ilerleme kaydedemezken Hamas’ın kalesi olması nedeniyle kuzeyde en şiddetli çatışmalardan birinin yaşanması bekleniyor.

Yüz yüze savaş

Buna paralel olarak İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin ikinci büyük kenti olan güneydeki Han Yunus’ta kara operasyonunu genişletmeye devam ediyor.

İsrail ordusu, askerlerinin Han Yunus’ta doğrudan çatışmaya girdiğini ve bu çatışmaların savaşın başlangıcından bu yana sahadaki en şiddetli çatışmalardan biri olduğunu bildirdi.

İsrail ordusu, birçok Hamas liderinin savaşın başlarında Kuzey Gazze’yi terk edip Han Yunus’ta saklandığına ve çok sayıda esirin de orada olduğuna inanıyor.

Askeri istihbaratın, 7 Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana kayıp kabul edilen bir kişinin rehineler arasında olduğu sonucuna varmasının ardından, halen Gazze’de olduğuna inanılan esir sayısı 137’den 138’e çıktı.

Hamas geçen hafta yedi gün süren insani ara sırasında 110 kişiyi serbest bırakmıştı.

dwv
İsrail istihbaratı tarafından Gazze tünellerindeki Hamas üyelerinin yayınlanan bir fotoğrafı

Esirlere ulaşmak, İsrail’in Hamas yetkililerine suikast düzenlemek gibi zafer imajı oluşturduğuna inandığı görevlerden biri.

Salı akşamı İsrail ordusu ve Şin-Bet, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki tünellerinde üst düzey Hamas liderlerinin olduğu fotoğrafları yayınladı.

Fotoğrafta Hamas, Kuzey Gazze Tugayı’nın üst düzey liderleri dar bir odada yemek masası etrafında otururken görülüyor. İsrail ordusu, Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur, yardımcısı Vail Receb ve diğerleri de dahil olmak üzere kuzeyli liderlerin çoğunu öldürdüğünü duyurdu.

İsrail, savaşın yalnızca nokta atışı saldırılara dayalı başka bir aşamasına başlamadan önce aynı şeyi güneyde tekrarlamaya çalışıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim saldırısına benzer bir saldırıyı gerçekleştirmesini engelleme hedefine yıl sonuna kadar ulaşma ihtimalinin düşük olduğunu ve çatışmalar yeni bir aşamaya geçtikten sonra güçlerin uzun soluklu bir operasyonun parçası olarak bu hedefe ulaşma çabasına devam edeceğini söyledi.

İsrailli bir yetkili CNN’e yaptığı açıklamada, çatışmalarda beklenen değişiklikten bahsederek “Önümüzdeki haftalarda çok yoğun bir operasyona gireceğiz ve ardından muhtemelen düşük yoğunluklu bir duruma geçeceğiz” dedi.

Salı akşamı Başbakan Binyamin Netanyahu, çatışmaların yakın bir gelecekte sona erdirilmesi yönünde ABD’nin olası baskısına işaret etti.

Netanyahu, “Dünyadaki savaşın bir an önce sona ermesi için baskı yapan dostlarımıza” ifadesini kullanarak “Savaşı bitirmemizin ve bunu hızlı bir şekilde yapmamızın tek yolu Hamas’ı ortadan kaldırmak için ezici güç kullanmaktır” dedi.

dfgbtyj
İsrail'in çarşamba günü güney Gazze Şeridi'ndeki Refah'a düzenlediği saldırının ardından yaralı bir adama yardım ediliyor (AFP)

Ancak Kassam Tugayları herhangi bir geri çekilme emaresi göstermiyor. Dün savaşçılarının daha fazla İsrailli subay ve askeri öldürdüğünü, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde tank ve araçları imha ettiklerini ve evlerde ve askeri bölgelerde siper alan grupları hedef aldıklarını duyurdu.

Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin çevresindeki İsrail’e ait bölgeleri ve çok sayıda askeri bölgeyi füzelerle bombaladığını duyurdu.

İsrail askerleri öldürülüyor

Kassam’ın Eş-Şucaiyye’deki çatışmalara ilişkin yayınladığı yeni videolarda, ev ev-sokak sokak çatışmalar yaşandığı ve Kassam savaşçılarının sokaklarda ve yıkılmış evlerde ortaya çıkıp İsrail tanklarını hedef alarak birini tamamen ateşe verdiği görülüyor.

Öte yandan İsrail ordusu dün üç askerin öldüğünü duyurdu. Böylece 24 saat içinde ölen asker sayısı 10’a yükseldi. İsrail medyasına göre 7 Ekim’den bu yana isimlerinin yayınlanmasına izin verilen İsrail ordusunda ölenlerin sayısı, 83’ü Gazze Şeridi’ne kara saldırısı başlamasından bu yana olmak üzere 411’e ulaştı.

Karada çatışmalar yoğunlaşırken İsrail uçakları Gazze Şeridi’nde geniş alanları bombalamaya devam etti ve Gazze Şeridi’nin kuzeyi, merkezi ve güneyindeki saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti.

İsrail uçakları Gazze şehri, Cibaliye Kampı, Beyt Lahiye, Han Yunus, El-Megazi Kampı ve diğer bölgeleri bombaladı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’nın tahminlerine göre Filistinli ölü sayısı 16 bin civarındayken yaralı sayısı 40 bine ulaştı. Bu verilere enkaz altında kaybolan insan sayısı dahil değil.



Çin “Üçüncü Cephe’yi” yeniden mi açıyor?

Çin yönetimi, özellikle Hint-Pasifik'teki jeopolitik risklere karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin yönetimi, özellikle Hint-Pasifik'teki jeopolitik risklere karşı hazırlanıyor (Reuters)
TT

Çin “Üçüncü Cephe’yi” yeniden mi açıyor?

Çin yönetimi, özellikle Hint-Pasifik'teki jeopolitik risklere karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin yönetimi, özellikle Hint-Pasifik'teki jeopolitik risklere karşı hazırlanıyor (Reuters)

Çin, Soğuk Savaş'ta uyguladığı "Üçüncü Cephe" stratejisini tekrar devreye sokuyor.

1964'te Mao Zedong'un başlattığı "Üçüncü Cephe" projesi, ABD ve Sovyetler Birliği'nden gelebilecek saldırılara karşı iç ve dağlık bölgelerde gizli sanayi ve savunma altyapısı kurulmasını hedefliyordu.

15 milyon kişinin çalıştığı dev proje, 1970'lerin sonundan itibaren ABD'yle ilişkilerin yumuşamasıyla rafa kaldırıldı. Bugün bu eski tesisler harabeye dönmüş durumda, çevrelerindeki yerleşimlerin büyük bölümü de boşalmış halde.

Ancak Guardian'ın analizine göre ABD-Çin ilişkilerinin yeniden gerilmesiyle Pekin yönetimi, iç bölgeleri tekrar stratejik bir "yedek sanayi ve savunma alanı" olarak konumlandırıyor.

Çin Komünist Partisi (ÇKP), Temmuz 2024'te "Çin'in stratejik hinterlandını geliştirme ve kilit sektörler için yedek planlar oluşturma" kararı almıştı.

Bu kapsamda, işgal tehdidine veya uluslararası pazarlardan izole olma riskine karşı dayanıklılığı artırmak için Çin'in uzak iç bölgelerindeki eyaletlerin kullanılması gerektiği vurgulanmıştı.

Analize göre 2024'teki bu kararlar, yeni bir "Üçüncü Cephe" stratejisinin devreye sokulduğunu gösteriyor.

Şi Cinping yönetiminin artan riskler karşısında savaş senaryolarına hazırlık yaptığına dikkat çekiliyor.

Çin tarihine odaklanan araştırmacı Covell Meyskens, Asya devinin eskiye kıyasla çok daha güçlü olduğunu vurgulayarak, ordusunun ABD güçleriyle savaşabilecek seviyede olduğunu hatırlatıyor.

ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi verilerine göre Şi'nin iktidara geldiği 2012'de Çin'in savunma harcamaları ABD'nin 6'da biri düzeyindeyken, 2024 itibarıyla bu oran üçte bire yükselerek 317,6 milyar dolara ulaştı.

Ayrıca Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'ne göre Çin'in silah ithalatı 2021-2025 döneminde önceki 5 yıla kıyasla en az yüzde 70 azaldı. Bu da ülkenin yerli üretim kapasitesindeki artışı gösteriyor.

Tarihçi Meyskens, bölgesel risklerin arttığına ve "Üçüncü Cephe" ideolojisinin yeniden canlandığına işaret ederek şunları söylüyor:

Kesinlikle yeniden düşmanca bir ortama dönülüyor. Bir tür soğuk savaşın içindeyiz.

Pekin ve Tokyo yönetimleri arasındaki gerginlikler de Tayvan meselesi nedeniyle son dönemde artıyor.

Japonya Savunma Bakanlığı, Kumamoto eyaletine Çin anakarasına ulaşabilecek iki uzun menzilli füze yerleştirildiğini bugün duyurdu.

Açıklamada bunun güvenlik ve savunma amacıyla yapılmış olduğu savunulsa da ÇKP'ye ait İngilizce yayın yapan Global Times'da bugün yayımlanan makalede Tokyo'nun hamlesi eleştirildi.

Analizde, Type 12 füzelerinin etkili bir saldırı kapasitesine sahip olduğu, Japonya'nın "barışçıl Anayasası'ndan uzaklaştığı" vurgulandı.

Independent Türkçe, Guardian, Global Times


NASA'nın şimdiden tarih yazan Artemis ekibinde kimler var?

Artemis 2 mürettebat üyeleri (soldan sağa) Jeremy Hansen, Christina Koch, Reid Wiseman ve Victor Glover, NASA'nın 1972'den beri Ay'a gönderdiği ilk kişiler (Chris O'Meara/AP)
Artemis 2 mürettebat üyeleri (soldan sağa) Jeremy Hansen, Christina Koch, Reid Wiseman ve Victor Glover, NASA'nın 1972'den beri Ay'a gönderdiği ilk kişiler (Chris O'Meara/AP)
TT

NASA'nın şimdiden tarih yazan Artemis ekibinde kimler var?

Artemis 2 mürettebat üyeleri (soldan sağa) Jeremy Hansen, Christina Koch, Reid Wiseman ve Victor Glover, NASA'nın 1972'den beri Ay'a gönderdiği ilk kişiler (Chris O'Meara/AP)
Artemis 2 mürettebat üyeleri (soldan sağa) Jeremy Hansen, Christina Koch, Reid Wiseman ve Victor Glover, NASA'nın 1972'den beri Ay'a gönderdiği ilk kişiler (Chris O'Meara/AP)

NASA, 50 yıldan uzun süren bir aranın ardından 4 astronotu Ay'a göndermeye hazırlanıyor ve geri sayım resmen başladı.

İnsanlığın 1972'den bu yana ilk kez uyduyu ziyaret edeceği Artemis 2 görevinin, çeşitli ertelemelerden sonra 1 Nisan Çarşamba günü EDT 18.24'te (TSİ 2 Nisan 01.24) Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatılması bekleniyor. 

NASA'nın bu sefer Ay'a göndereceği ekipse, Apollo programıyla bu yolculuğu yapan 24 astronottan epey farklı.

12'si Ay'da yürüyen bu grubun tamamı Amerikalı beyaz erkeklerden oluşuyordu. 

Artemis 2'nin 4 kişilik mürettebatında ise bir kadın, bir siyah ve bir Kanadalı var.

Bu ekip Ay'a iniş yapmayacak ve hatta yörüngesine bile çıkmayacak. Ancak gidiş-dönüş yolculuklarında Apollo astronotlarından binlerce kilometre daha derinlere giderek Ay'ın karanlık tarafının eşi benzeri görülmemiş manzaralarıyla karşılaşacaklar. 

İşte gelecekteki Ay inişlerinin önünü açması hedeflenen Artemis 2 görevindeki astronotlar:

Reid Wiseman

10 günlük görevin liderliğini üstlenecek 50 yaşındaki Reid Wiseman, iki kızını tek başına büyütmeyi hayatının en büyük ve en tatmin edici mücadelesi olarak görüyor.

Emekli bir ABD Deniz Kuvvetleri kaptanı olan Wiseman, 2009'da NASA'ya astronot olarak katıldı.

2014'te Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 5 aydan uzun süre kaldı ve 2020-2022 döneminde Astronot Ofisi'nin başkanlığını yaptı.

dsvfr
Artemis 2, NASA'nın Space Launch System (Uzay Fırlatma Sistemi) roketi ve Orion uzay aracının ilk insanlı görevi (NASA)

2020'de eşini kanser nedeniyle kaybeden Wiseman'ın kızları, babalarının yeniden uzaya gitmesi fikrine başlangıçta pek sıcak bakmamış.

Wiseman durumu "Bunu konuştuk ve ben de 'Bakın, şu anda Dünya'daki tüm insanlar arasında, Ay'ın etrafında uçabilecek konumda olan sadece 4 kişi var. Bu fırsata hayır diyemem' dedim" diye anlatıyor.

Ardından kızlarının desteğini alan Wiseman, en zor kısmın onlardan ayrılmak değil "onlara yüklediği stres" olduğunu söylüyor.

2023'te göreve seçilen astronot o zaman yaptığı açıklamada NASA'nın Ay'a neden gittiği sorusuna "Çünkü insanları Mars'ta görmek istiyoruz" diye yanıt vermişti.

NASA'nın astronotlara yanlarında taşıma izni verdiği kişisel eşyalar arasında Wiseman, görev sırasında düşüncelerini not edebilmek için küçük bir not defteri götürmeyi planlıyor.

Victor Glover

12 yıldır NASA astronotu olarak görev yapan Glover, Artemis 2'de pilot koltuğunda oturacak.

Eski bir ABD Deniz Kuvvetleri savaş pilotu ve test pilotu olan Glover, ABD uzay ajansının az sayıdaki siyah astronotundan biri.

Test uçuşu mühendisliği de dahil üç yüksek lisans derecesi bulunan astronot, aynı zamanda Ay'a giden ilk siyah kişi olacak.

Evli ve 4 çocuk babası olan 49 yaşındaki Glover, "NASA beni hazırlamak için ne kadar zaman ve emek harcıyorsa, ben de ailemi hazırlamak için aynı ölçüde çaba gösteriyorum" diyor.

Ayrıca görev süresince mürettebatın aileleriyle yakın temas kuracak bir astronotun Dünya'da görevlendirilmesinden memnun olduğunu söylüyor.

Göreve hazırlanırken 1960'lardaki görevlerin makalelerini inceleyen pilot, astronotları ve onların ailelerini düşünmeye başladığını belirtiyor.

Glover "Kendimizi keşfetmeye itmek, kimliğimizin özüdür" diyerek ekliyor:

İnsan olmanın bir parçası... Nerede olduğumuzu, neden burada bulunduğumuzu ve evrendeki yerimize dair büyük soruları anlamak için keşfe çıkıyoruz.

Glover yanına bir İncil, evlilik yüzükleri ve aile yadigarlarının yanı sıra Apollo 9 astronotu Rusty Schweickart tarafından derlenen ilham verici alıntılar koleksiyonunu almayı planlıyor.

Christina Koch

Görev uzmanı olarak Artemis 2'de yer alan Christina Koch, 2019'da Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 328 gün geçirerek tek seferde uzayda en uzun süre kalan kadın rekorunu kırdı.

Bu dönemde tamamen kadınlardan oluşan ilk uzay yürüyüşüne de katıldı.

47 yaşındaki mühendis ve fizikçi, 2013'te NASA'ya katılarak daha sonra Maryland'deki Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde Dünya gözlem uyduları üzerinde çalıştı.

Koch'un Ay'a gidecek ilk kadın olma yolculuğu bir fotoğrafla başlamış. Apollo 8 görevindeki Bill Anders'ın ünlü "Dünya'nın doğuşu" fotoğrafını odasına asmış ve deklanşöre otomatik bir kameranın değil, bir insanın bastığını öğrendiğinde astronot olmaya karar vermiş.

NASA tarafından çağrılmadan önce Koch, Güney Kutbu'ndaki bir araştırma istasyonunda bir yıl geçirdi.

Bilim insanı 2020'de yaptığı bir açıklamada "Beni küçük hissettiren, evrenin büyüklüğünü, evrendeki yerimi düşünmemi sağlayan şeyleri çok severim" demişti.

Koch geçmiş görevleri sayesinde ailesini ve arkadaşlarını duruma alıştırdığını söylüyor:

Şu ana kadar çevremdekilerden pek endişe duyan olmadı. Belki köpeğim hariç ama ona bunun sadece 10 gün süreceğini açıkladım. Geçen seferki kadar uzun sürmeyecek.

Ayrıca iletişim, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki kadar rahat olmayacağı için eşinin evde bir şeyi bulamadığında kendisini arayamayacağını söyleyerek espri yapıyor.

Koch uzaya giderken, yakın olduğu kişilerin elleriyle yazdığı notları alıyor.

Jeremy Hansen

İlk uzay yolculuğuna çıkmaya hazırlanan Jeremy Hansen, aynı zamanda böyle bir göreve seçilen ilk Kanadalı olmanın sorumluluğunu da taşıyor.

Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde görev yapmış eski bir savaş pilotu ve fizikçi olan Hansen, 2009'da Kanada Uzay Ajansı'na katıldı.

Daha önce hiç uzaya gitmese de NASA'nın Johnson Uzay Merkezi'nde yeni astronotların eğitiminde önemli bir rol oynadı.

Evli ve üç çocuğu olan fizikçi, uzaya duyduğu hayranlığının kökenini tıpkı Koch gibi Apollo 8'e borçlu. 
 

vd
Artemis görevindeki başka bir mürettebatın 2028'de Ay yüzeyine inmesi planlanıyor

Kanada'nın kırsal kesiminde büyüyen Hansen, Buzz Aldrin'in Ay yüzeyinde durduğu bir fotoğrafı gördükten sonra ağaç evini hayali bir uzay gemisine dönüştürmüş.

Görev uzmanı olarak ekibe katılan astronot, Apollo görevinde insanları Ay'a göndermenin ne kadar büyük bir çaba gerektirdiğini ancak şimdi anladığını söylüyor.

Hansen "Şimdi dışarı çıkıp Ay'a baktığımda, bana eskisinden biraz daha uzak geliyor" diyerek ekliyor:

Videolarını izlerken düşündüğümden çok daha zor olduğunu ayrıntılarıyla anlıyorum.

Kanadalı astronot, eşi ve çocuklarına hediye ettiği, Ay şeklindeki kolye uçlarının yanı sıra akçaağaç şurubu ve akçaağaç kurabiyelerini de uzaya götürecek.

Independent Türkçe, Science Alert, CNN, BBC, NASA


İran savaşı etkisi: Almanya’da radikal sağcılar Rusya’dan enerji tedariki istiyor

Almanya'nın Rusya'dan enerji tedarikini durdurma hamleleri ülkede tartışma yaratmaya devam ediyor (Reuters)
Almanya'nın Rusya'dan enerji tedarikini durdurma hamleleri ülkede tartışma yaratmaya devam ediyor (Reuters)
TT

İran savaşı etkisi: Almanya’da radikal sağcılar Rusya’dan enerji tedariki istiyor

Almanya'nın Rusya'dan enerji tedarikini durdurma hamleleri ülkede tartışma yaratmaya devam ediyor (Reuters)
Almanya'nın Rusya'dan enerji tedarikini durdurma hamleleri ülkede tartışma yaratmaya devam ediyor (Reuters)

Almanya'da radikal sağcılar, yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle Rusya'dan enerji tedarikinin artırılması gerektiğini savunuyor.

Almanya için Alternatif (AfD) partisi, bu ayki eyalet seçimlerinde önemli sonuçlar elde ettikten sonra, Rusya'dan ucuz enerji tedariki için uzun süredir devam eden çağrılarını yeniden gündeme getirdi.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı saldırılarıyla patlak veren savaşın başından bu yana Almanya'da benzin fiyatları yüzde 15'in üzerinde arttı.

AfD'nin yükselen akaryakıt fiyatları üzerinden kurduğu söylem, ülkenin otomotiv endüstrisinin merkezi olan Baden-Württemberg'deki seçmenler arasında büyük yankı buldu.

Radikal sağcı partinin eyaletteki başbakan adayı Markus Frohnmaier, seçim kampanyasında bu meseleye odaklandıklarını belirtiyor:

Almanya ekonomisinin şu anki durumu vahim. Almanya'nın enerji bağımsızlığı ve uygun fiyatlı elektrik için yeniden Rus doğalgazı ve petrolü ithal etmeye başlaması hayati önem taşıyor.

2022'de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından önce Moskova, Almanya'nın ham petrol ithalatının üçte birinden fazlasını ve doğalgaz ihtiyacının yarısından fazlasını karşılıyordu.

Ancak Kuzey Akım'a sabotaj düzenlenmesi ve Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları nedeniyle Berlin yönetimi Norveç, Hollanda ve Belçika'dan enerji tedarik ediyor.

Alman istatistik kurumunun verilerine göre, az miktarda sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) dolaylı ithalatı dışında Rus petrolü ve doğalgazı alınmıyor.

AfD uzmanı Johannes Hillje, "Bu argüman, soyut jeopolitik açıklamalara kıyasla insanların günlük yaşamlarıyla çok daha yakından bağlantılı" diyor.

Ancak Başbakan Friedrich Merz'in muhafazakar Hıristiyan Demokratlar (CDU) partisinden Parlamento Dışişleri Komisyonu üyesi Roderich Kiesewetter, AfD'nin bu çağrıları tekrar gündeme getirmesini eleştiriyor:  

AfD, Almanya'da kasıtlı olarak Rus söylemlerini yaygınlaştırıyor. Rusya'dan petrol ve doğalgaz ithalatının artması, Avrupa'nın güvenliği ve ortaklarımızın güveni açısından felaket olur.

Almanya'nın güneybatısındaki Baden-Württemberg eyaletinde 8 Mart'ta düzenlenen Meclis seçiminde, Yeşiller partili Cem Özdemir zafer kazanarak ilk Türk kökenli eyalet başbakanı olmuştu.

Diğer yandan AfD'nin oy oranını neredeyse ikiye katlayarak yüzde 18,8'e çıkarması dikkat çekmişti. Genelde doğu eyaletlerinde yüksek oy toplayan parti, bir batı eyaletinde şimdiye kadar aldığı en yüksek oy oranına ulaşmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, DW Türkçe