Putin yalnızlıktan kurtulurken Zelenskiy yalnızlaşmaya başlıyor

Mevcut uluslararası bağlamın kendisi için daha uygun olduğunu düşünen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan ve BAE'yi ziyaret etti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP
TT

Putin yalnızlıktan kurtulurken Zelenskiy yalnızlaşmaya başlıyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz temmuz ayında Güney Afrika'nın ev sahipliğinde düzenlenen BRICS Zirvesi’ne katılmama kararı aldı. Putin, Ukrayna'da savaş suçu işlediği gerekçesiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından takip edildiğini göz önünde bulundurarak, ev sahibi ülkeyi tehlikeye atmamak için bu kararı verdi. Gözlemciler, Rusya’nın, Batı'nın hâkim olduğu bölgesel ve çok taraflı örgütlere alternatif olarak kurulan BRICS grubunun kurucu ülkelerinden biri olması ve eylül ayında Hindistan'da düzenlenen G20 Zirvesi’ni kaçırması nedeniyle Batı'nın meseleyi Putin’in yaşadığı izolasyonun bir kanıtı olarak gördüğünü kaydetti. Ancak Rusya Devlet Başkanı'nın 2023 yılı boyunca gerçekleştireceği pek çok seyahat, Batı ekseninin uzun süredir kendisine dayatmaya çalıştığı yalnızlaştırma politikasına meydan okuduğunu gösteriyor.

Hiçbir Batılı ülkenin Putin'i kabul etmeyeceği kesin olmakla birlikte, son iki yılda Rusya Devlet Başkanı’na birçok başkanlık sarayının kapıları açıldı. Moskova yönetiminden yapılan açıklamaya göre Putin, ilişkileri güçlendirmek, İsrail ile Hamas arasındaki savaş ve Rusya'nın da katıldığı OPEC+ ittifakı çerçevesinde petrol üretiminin azaltılması gibi bölgesel konuları görüşmek üzere dün (çarşamba) Ekim 2019'dan bu yana ilk kez Abu Dabi ve Riyad'ı ziyaret etti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile bir araya gelen Putin, Riyad ile ilişkilerin “benzeri görülmemiş bir düzeye” ulaştığını kaydetti. Rus televizyonunda yayınlanan açıklamalarında, iki ülkenin iyi ve istikrarlı ilişkilere sahip olduğunu söyleyen Putin, “Dostane ilişkilerimizin gelişmesini hiçbir şey engelleyemez. Şu anda hepimiz için bölgede olup bitenlerle ilgili bilgi ve değerlendirme alışverişinde bulunmak çok önemli” ifadelerini kullandı. Putin'in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldiği Abu Dabi'de, Rusya Devlet Başkanlığı Basın Ofisi iki ülke arasındaki iş birliğinin ‘artmakta’ olduğunu belirtti.

Müttefiklere ziyaret

Putin, içinde bulunduğumuz yıl boyunca UCM Roma Tüzüğü'nü imzalamayan birçok müttefik ülkeye seyahat etti. Zira bu ülkelerin hükümetlerinin Putin’i UCM'ye teslim etme zorunluluğu yok.

Geçtiğimiz ekim ayında Putin, Uluslararası Yeni İpek Yolu Ulaştırma ve Lojistik İş Forumu oturum aralarında Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüştü. Bundan birkaç gün önce ise hakkında uluslararası tutuklama kararının çıkarılmasından bu yana ilk yurtdışı gezisinde Moskova'nın müttefiki Kırgızistan'ı ziyaret etmişti. Putin, ekim ayı başında organizatörlere ‘sorun yaratmamak’ için uluslararası toplantılardan kaçındığını açıklamıştı.

Gözlemciler, Putin'in Körfez ülkelerine yaptığı son ziyaretin, ABD ve Avrupa'nın kendisini uluslararası düzeyde yalnızlaştırma çabalarına rağmen, ülkesi dışına seyahat etme konusunda daha cesur hale geldiğini gösterdiğini söylüyor.

Rusya Dış Politika ve Savunma Konseyi Başkanı Fyodor Lukyanov, “Putin'in Körfez'in iki büyük gücüne yaptığı ziyaret, Rusya'nın uluslararası izolasyondan çıkmakta olduğunun açık bir işaretidir. Bu, Rusya'nın Ortadoğu'daki nüfuzunu savunma hedefini güçlendiriyor ve ABD'nin geleneksel müttefikleri olan BAE ve Suudi Arabistan'ın dış politikalarında dengeyi sağlamaya istekli olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Bu bağlamda Georgetown Üniversitesi Doğu Avrupa, Rusya ve Avrasya Araştırmaları Merkezi Direktörü Angela Stent, “Putin, Batılı ülkelerden izole edilmiş olsa da savaşın başlangıcından bu yana Çin'den ve küresel Güney'deki bazı ülkelerden izole olmadığı açık” dedi.

Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Danışmanı Elena Suponina, Bloomberg’e yaptığı açıklamada, “Putin kendine daha çok güvendiğini hissediyor. Uzun zamandır bu kadar dış ziyaret yoğunluğunu görmemiştik” dedi. Suponina, Putin'in Riyad ve Abu Dabi ziyaretindeki hedefinin aynı olduğunu; OPEC, Ortadoğu çatışması ve Rusya'nın BRICS'teki liderliği ile ilgili konuları tartışmak amacıyla bu ziyaretleri gerçekleştirdiğini belirtti.

2022-2023 yılları arasında Rusya ile Ortadoğu ülkeleri arasındaki iletişimin yoğunluğu arttı. İtalyan Uluslararası Siyasi Araştırmalar Enstitüsü'ne (ISPI) göre, Rusya ile bölge arasındaki ticaret, özellikle Türkiye, BAE ve İran ile olmak üzere son iki yılda önemli bir artışa tanık oldu.

ISPI, Moskova'nın Ortadoğu'da hâlâ önemli bir uluslararası oyuncu olarak görüldüğünü ve Ukrayna'nın iyiliği için hiç kimsenin Moskova'yla ilişkilerini kesmeyeceğini bildirdi. Birçok ülkede Rusya'nın eylemleri, elitler ve kamuoyu düzeyinde gayri resmi destek ve anlayış buluyor. Aynı zamanda Kiev'e yönelik Ortadoğu girişimleri (örneğin, Suudi Arabistan'ın Ukrayna Devlet Başkanı’nı 2023'teki Arap Birliği zirvesine davet etmesi) Moskova tarafından bir dengeleme eyleminin parçası olarak görülüyor.

Gözlemciler, Putin'in şu anda uluslararası bağlamın kendisi için daha uygun olduğuna inandığını söylüyor. Ukrayna'nın uzun zamandır beklenen karşı taarruzu, Rus savunması karşısında başarısız oldu. Batı'nın şimdiye kadar Kiev'e sağladığı koşulsuz destek ise Kremlin'in umduğu gibi siyasi bölünmeler nedeniyle zayıflama işaretleri vermeye başladı.

Rusya'da petrol gelirleri toparlandı, Kremlin karşıtı sesler sistematik olarak susturuldu. Putin'in mart ayında yeniden seçim kampanyasını başlatmaya hazırlandığı artık şüphe götürmeyen bir konu.

Zelenskiy'nin yalnızlığı

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Şubat 2022'den bu yana bir buçuk yılı aşkın bir süredir yakaladığı eşi benzeri görülmemiş ivmeye rağmen, uluslararası sahnede zorluklarla karşılaşıyor. Ukrayna Devlet Başkanı'na verilen uluslararası destek, sadece mali ve askeri boyutlarla sınırlı kalmadı. Zelenskiy, Birleşmiş Milletler (BM) salonlarından Dünya Ekonomik Forumu'na, G20 ve G7 zirvelerinden Cannes ve Venedik gibi sanat festivallerine ve hatta Altın Küre'ye kadar tüm uluslararası forumlarda özel bir ilgiyle karşılandı. Konuşmaları önemli isimlerle yarışan Zelenskiy, katıldığı programlarda kahraman gibi karşılandı. Ancak son aylarda, ulusal bir kahraman ve küresel bir direniş sembolü haline gelen genç adamın yıldızı söndü ve kendisini destekleyen Batılı liderlerin gördüğü gerçeklikten soyutlanmış gibi göründü. Geçtiğimiz temmuz ayında Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenen NATO Zirvesi sırasında çekilen bu fotoğraf, Ukrayna Devlet Başkanı'nın içinde bulunduğu durumun bir yansıması olabilir. Nitekim Zelenskiy asık bir suratla tek başına duruyorken, etrafındaki diğer dünya liderleri birbirleriyle mutlu bir şekilde konuşuyorlar, hatta el sıkışıyorlardı.

Her zamanki gibi yeşil askeri kıyafetler giyen Zelenskiy, nereye gittiğinden emin değildi. Fotoğraf tüm gerçekliği yansıtmasa da durumun ne hale geldiğinin bir sembolü olabilir. X platformunda fotoğrafa yorum yapan takipçilerden biri “(Zelenskiy) Destekçilerinin arasında ama bir sonraki adımından emin değil gibi görünüyor” ifadesini kullandı.

ABD, Kiev'in en büyük destekçisi olmasına ve Ukrayna’ya 76 milyar dolardan fazla yardım sağlamasına rağmen, Ukrayna ordusu bu yılın yaz aylarında karşı taarruzda başarısız oldu. Ukrayna, Rusya'ya karşı savaş alanında ilerleme kaydedemediği için hayal kırıklığına uğrayan ABD askeri liderliği düzeyinde perde arkasında gerilimler yaşanıyor. Ancak en büyük gerilim, Kasım 2024'te yapılması planlanan ABD başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçilerin, görünürde sonu olmayan bir savaşa desteğin kesilmesi sloganını yükseltmeleri nedeniyle siyasi liderlikte yaşanıyor.

ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların liderine göre Zelenskiy, salı günü, ABD Senatosu üyeleriyle yapacağı ve Rusya'nın askeri saldırısı karşısında ülkesine askeri desteğin devam etmesi yönünde çağrıda bulunması gereken bir oturuma video konferans aracılığıyla planlanan katılımını aniden iptal etti.

ABD Temsilciler Meclisi, geçtiğimiz ekim ayında Ukrayna'yı, İsrail, Ukrayna ve ABD'deki iç sorunları içeren bir acil durum finansman tasarısının dışında tuttu. Aynı ay Time dergisine verdiği röportajda Zelenskiy, uluslararası toplumda Ukrayna ve Ortadoğu'daki savaşlara yönelik artan yorgunluğun ortasında, Putin'in güçlerine karşı mücadeleye verilen desteği sürdürmek için zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Amerikan dergisi Newsweek’e göre, Zelenskiy'nin yakın çevresinden insanlar, Batı'nın savaş alanında ilerleme sağlanamamasından ve Ukrayna'daki yolsuzluğun durdurulamamasından duyduğu hayal kırıklığından söz ediyordu. Söz konusu isimler ayrıca, Zelenskiy’nin, Kiev'in halen üstünlük sağlayabileceğine olan inancından dolayı artan yalnızlığına dikkat çekti. Dergi, eski bir Ukraynalı askerin şu sözlerini aktardı:

“Zelenskiy'nin gerçeği kabul etmesinin, inkâr etmeyi bırakıp buna göre hareket etmesinin zamanı geldi.”

Eski bir İngiliz diplomat ise Batı'nın Ukrayna'ya verdiği halk desteğinin azaldığını inkâr ederken, “savaş zamanındaki dalgalanmaların normal olduğunu” söyledi.

İç memnuniyetsizlik

Zelenskiy'nin yalnızlığı ülke içerisinde de genişliyor gibi görünüyor. Son birkaç haftadır, Ukrayna Devlet Başkanı’nı, karşı taarruzu yanlış yönetmek, yolsuzluğu ortadan kaldırmakta başarısız olmak, mart ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerinden kaçınmak ve uluslararası siyasi iyi niyeti kaybetmekle suçlayan muhaliflerden gelen eleştiriler arttı.

İngiliz gazetesi The Daily Telegraph'ın haberine göre, Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, İsviçre'deki 20 Minutes adlı internet sitesine verdiği röportajda, “Zelenskiy'i giderek daha izole ve otoriter bulduğunu” söyleyerek Ukrayna Devlet Başkanı’na adeta saldırı başlattı.

Klitschko, Zelenskiy'nin popülaritesinin azaldığını ve “hatalarının bedelini sonunda güç kaybederek ödeyeceğini” ifade etti. 2014'ten bu yana Kiev Belediye Başkanı olarak görev yapan eski dünya ağır sıklet boks şampiyonu, Zelenskiy'nin siyasi rakibi. Ancak yorumları, 21 ay süren savaş ve başarısız karşı saldırının ardından Devlet Başkanı’na yönelik artan memnuniyetsizliği yansıtıyor.

Zelenskiy'nin eski danışmanı Oleksiy Arestoviç, geçtiğimiz ay, savaşın sona erdirilmesi konusunda Kremlin ile konuşma zamanının geldiğini söyledi. Zelenskiy ise Moskova ile asla müzakere yapmama sözü vermişti.

Klitschko, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Valeriy Zaluzhny ile savaşın çıkmaza girdiği konusunda hemfikir olduğunu söyledi. Zaluzny'nin İngiliz dergisi The Economist'e verdiği röportajdaki yorumları, üst düzey subaylarına savaşmaya kararlı olmalarını ve siyasetten uzak durmalarını tavsiye eden Zelenskiy'yi kızdırdı.

*Independent Arabia'da yer alan bu makalenin çevirisi Şarku'l Avsat'a aittir.



Evcil hayvanlar, yaşlıların sağlığına iyi geliyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Evcil hayvanlar, yaşlıların sağlığına iyi geliyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

ABD'de yapılan yeni ankete göre evcil hayvan sahibi olmak, yaşlı Amerikalıların sağlık ve refahını iyileştirebiliyor.

50 ila 93 yaşındaki yaklaşık 2 bin 700 yetişkinin yarısından fazlası, evcil hayvan sahibi olmanın günlük yaşamlarını iyileştirdiğini, yüzde 44'ü daha aktif olmalarını sağladığını ve yüzde 63'ü de stresi azalttığını belirtti. Stres, sağlık sorunlarını genellikle daha da kötüleştirebiliyor.

Evcil hayvan sahibi olmak aynı zamanda ruh sağlığını da iyileştirebiliyor. Katılımcıların yüzde 83'ü evcil hayvan sahibi olmanın onlara bir amaç duygusu verdiğini, yüzde 63'ü sevildiklerini hissettirdiğini ve yüzde 35'i fiziksel veya duygusal semptomlarla başa çıkmalarına yardımcı olduğunu söyledi.

Yüzde 70 kadar büyük bir oranda katılımcı ise başkalarıyla daha fazla bağlantı kurduklarını belirtti. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre bu, hastalıkları geciktirmeye ve yaşam süresini uzatmaya katkı sunabilecek faydalı bir faktör.

Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde profesör ve köpek sahibi olan Dr. Preeti Malani yaptığı açıklamada, sonuçların "hayvanların yaşlı yetişkinlerin yaşamlarında önemli rol oynayabileceğini ve sağlıklı yaşlanmaya katkıda bulunabilecek birçok fayda sağlayabileceğini açıkça gösterdiğini" belirtti.

Evcil hayvanlar yaşama anlam katıyor
Malani ve araştırmacılar, anket sonuçlarını, okulun 2018'de 50 ila 80 yaşındaki 2 bin 51 yetişkinle yaptığı başka bir ulusal anketle karşılaştırdı.

Evcil hayvan sahibi yaşlı yetişkin yüzdesinde önemli bir değişiklik olmamasına rağmen, evcil hayvan beslemenin onlara bir amaç verdiğini söyleyen yetişkinlerin yüzdesinin 10 puan arttığını buldular.

Ancak evcil hayvanlarının fiziksel veya zihinsel semptomlarla başa çıkmalarına yardımcı olduğunu söyleyen yetişkinlerin yüzdesi 2018'deki yüzde 60'tan geçen yıl yüzde 34'e düştü.

Evcil hayvanlarının fiziksel bakımdan aktif olmalarına katkı sunduğunu bildirenlerde yüzde 20, evcil hayvanlarının stresi azaltmalarını sağladığını söyleyenlerde yüzde 16'lık düşüş görüldü.

İnsanın en iyi dostunun maliyeti
Amerikan Evcil Hayvan Ürünleri Derneği'ne göre ABD'de 94 milyon hanede en az bir evcil hayvan var ancak anket, maliyetler nedeniyle evcil hayvan sahibi olmamayı tercih edenlerin sayısının arttığını gösterdi.

Evcil hayvan bakmama nedeni olarak maliyeti gösterenlerin yüzdesi 2018'de yüzde 21'den 2025'te yüzde 33'e yükseldi.

Evcil hayvan bakımı için zamanlarının olmadığını veya sağlık durumlarının buna izin vermediğini söyleyenlerin yüzdesi de sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 4 arttı.

Anket ayrıca, evcil hayvan bakımının maliyetlerinin, 50 yaş üstü evcil hayvan sahiplerinin yüzde 30'undan fazlasının bütçesini zorladığını ortaya koydu.

Malani, "Ancak evcil hayvan bakmaktan en fazla faydayı görebilecek kişilerin, evcil hayvan sahipliğiyle ilgili maliyet zorlukları yaşayan kişiler de olabileceğini" belirtti.

Independent Türkçe


Trump, İran'ı vurup vurmayacağını özel temsilcisi ve damadına soracak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump, İran'ı vurup vurmayacağını özel temsilcisi ve damadına soracak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırma kararını büyük ölçüde, özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'ın tavsiyeleri doğrultusunda vereceği bildirildi.

Geçen hafta Trump, perşembe günü Cenevre'de yapılacak ve son çare niteliğindeki nükleer anlaşma görüşmeleri öncesinde İran'a karşı hava saldırılarını ciddiyetle "değerlendirdiğini" söylemişti.

stemlerindeki düşük stok seviyesine ilişkin endişeleri nedeniyle Vance, İran'a yönelik saldırıların başarısına daha şüpheli yaklaşıyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, General Caine'in "Görevi başkomutana tarafsız bilgi sağlamayı gerektiren ve bunu mükemmel bir şekilde yapan, son derece saygın bir profesyonel" olduğunu ve görüşmelerde kişisel görüşlerini dile getirmediğini söyledi.

fdbf
Dünyanın en büyük savaş gemisi USS Gerald R. Ford uçak gemisi, Girit adasındaki Suda Körfezi'ne geldi (Reuters).

Bazı danışmanların saldırıların etkili olup olmayacağı konusunda şüphe duyması nedeniyle çeşitli seçenekler görüşülüyor. Diğer seçenekler arasında İran'ın tıbbi araştırma veya tedavi ve sivil enerji için sınırlı nükleer zenginleştirmeyi sürdürmesine izin vermek de yer alıyor.

Witkoff, Amerika'nın amacının sıfır zenginleştirme sağlamak olduğunu açıklasa da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi daha sonra CBS'e ülkenin zenginleştirmeden vazgeçmeye hazır olmadığını söyledi.

Pazar günü Fox News'a konuşan Witkoff, Trump'ın ABD'nin bölgedeki askeri yığılması karşısında İran'ın neden "teslim olmadığını" anlamakta zorlandığını söylemişti.

"'Hayal kırıklığına uğramış' kelimesini kullanmak istemiyorum... Çünkü [Trump] birçok alternatifi olduğunu anlıyor ancak neden teslim olmadıklarını merak ediyor... 'Teslim' kelimesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadıklarını merak ediyor" demişti.

Her iki taraf da görüşmelerin başarısız olması durumunda savaşa hazır oldukları mesajını verdi. Ayetullah Ali Hamaney, uçak gemilerinin konuşlandırılmasına onları batırmakla tehdit ederek karşılık verdi.

Independent Türkçe


İran'ın uyuyan hücrelerle ABD hedeflerine saldırı planladığı uyarısı

Trump'ın hedeflerinin belirsizliği, Tahran'ı 2020'de Kasım Süleymani suikastından sonra yaşananlara kıyasla yanıtının kapsamını genişletmeye itebilir (Reuters)
Trump'ın hedeflerinin belirsizliği, Tahran'ı 2020'de Kasım Süleymani suikastından sonra yaşananlara kıyasla yanıtının kapsamını genişletmeye itebilir (Reuters)
TT

İran'ın uyuyan hücrelerle ABD hedeflerine saldırı planladığı uyarısı

Trump'ın hedeflerinin belirsizliği, Tahran'ı 2020'de Kasım Süleymani suikastından sonra yaşananlara kıyasla yanıtının kapsamını genişletmeye itebilir (Reuters)
Trump'ın hedeflerinin belirsizliği, Tahran'ı 2020'de Kasım Süleymani suikastından sonra yaşananlara kıyasla yanıtının kapsamını genişletmeye itebilir (Reuters)

ABD’li ve Batılı yetkililer tarafından yapılan uyarılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı büyük çaplı askeri saldırılar başlatmaya karar vermesi halinde İran'ın, vekillerine Avrupa ve Ortadoğu'daki ABD hedeflerine misilleme saldırıları düzenlemeleri talimatını verebileceğine dair giderek endişe verici sinyaller veriyor.

New York Times (NYT) gazetesi tarafından yayınlanan bir rapora göre istihbarat kurumları, radikal unsurlar arasındaki elektronik iletişimin dinlenmesini ifade eden ve olası saldırılar için bir planlama ve koordinasyon olduğunu gösteren ‘sohbet’ olarak bilinen faaliyetlerde artış olduğunu gözlemledi, ancak şimdiye kadar herhangi bir somut plan tespit edilmedi.

Hibrit tepkiler

Olası senaryolar arasında Yemen'deki Husilere Kızıldeniz'de Batılı ülkelerin gemilerini hedef almaya devam etmeleri talimatı verilmesi, Hizbullah’ın Avrupa'daki uyuyan hücrelerinin harekete geçirilmesi ve El Kaide veya ona bağlı örgütlerin ABD üslerine ve büyükelçiliklerine saldırı düzenlemesi yer alıyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre New York'taki Soufan Araştırma Merkezi (TSC) İcra Direktörü Colin P. Clarke, İran'ın, vekilleri aracılığıyla terörist saldırılar düzenleyerek ABD'nin askeri harekatının maliyetini artırabileceğini söyledi.

NYT’nin haberine göre Trump'ın hedeflerinin belirsizliği, ister askeri tesislere yönelik sınırlı saldırılar olsun, ister İran rejimini devirmeye yönelik daha geniş çaplı bir çaba olsun, Tahran'ı herhangi bir saldırıyı varoluşsal bir tehdit olarak görmeye itebilir ve bu da 2020 yılı başlarında Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani suikastından sonra yaşananlara kıyasla Tahran'ın yanıtının kapsamını genişletebilir.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Ortadoğu'da konuşlu 30 ila 40 bin ABD askerini korumak için bölgeye Patriot bataryaları ve diğer hava savunma sistemleri takviyesinde bulundu. Ancak güvenlik yetkilileri, olası saldırıların büyükelçilikler veya ekonomik çıkarlar gibi daha az korunan yerleri hedef alabileceğine inanıyor. Bununla birlikte üst düzey Batılı bir yetkili, İran'ın terörist operasyonlar veya dolaylı saldırılar da dahil olmak üzere karma tepkilere başvurabileceği konusunda uyardı. ABD, Avrupa ve Ortadoğu'daki istihbarat kurumlarının tehdit raporlarını sürekli olarak gözden geçirdiğini açıkladı.

Bölgesel savaş

ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı Demokrat Senatör Jack Reed, İran'a yönelik herhangi bir askeri saldırının daha geniş çaplı bir bölgesel savaşı tetikleyebileceği, Ortadoğu'da konuşlu ABD askerlerini tehlikeye atabileceği ve küresel piyasaları istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Reed, Başkan Trump'tan olası bir askeri harekatın hedeflerini netleştirmesi, risklerini ve maliyetlerini açıklaması ve net sonuca ulaşacak açık bir strateji sunmasını istedi.

Haberde, 2025 yılında Hamas'tan Hizbullah'a ve Husilere kadar İran'ın bazı bölgesel müttefiklerinin kapasitelerinde bir düşüş olduğu belirtilse de bu örgütlerin geri kalanı, özellikle Irak ve Yemen'de ABD'nin çıkarları için hala ciddi tehdit oluşturuyor.

Bu endişeler, El Kaide'nin Avrupa'da varlığını yeniden kazanmak için büyük bir saldırı düzenlemeye çalıştığına dair haberlerle örtüşüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) şubat ayında yaptığı bir değerlendirmede, El Kaide’nin yurtdışı eylemler düzenleme hedefinin ‘hala yüksek olduğu ve artıyor olabileceği’ belirtildi.

BMGK’nın raporuna göre İran'dan El Kaide'yi yönettiği düşünülen Seyful Adil, Irak, Suriye, Libya ve Avrupa'daki hücreleri yeniden faaliyete geçirme emri verdi. Bu da örgütün yurtdışında eylemlerde bulunma niyetinin uzun vadeli olduğunu gösteriyor.

NYT’nin haberi, İran'ın vekilleri aracılığıyla geleneksel olmayan yöntemlere başvurma olasılığının, Washington'ın sınırlı saldırılardan Ortadoğu'nun ötesine yayılabilecek daha geniş çaplı çatışmaya kadar çeşitli senaryolara hazırlandığı bir dönemde, ABD'nin askeri olarak gerilimi artırma kararını zorlaştırdığı sonucuna varıyor.