Putin yalnızlıktan kurtulurken Zelenskiy yalnızlaşmaya başlıyor

Mevcut uluslararası bağlamın kendisi için daha uygun olduğunu düşünen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan ve BAE'yi ziyaret etti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP
TT

Putin yalnızlıktan kurtulurken Zelenskiy yalnızlaşmaya başlıyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, başkent Riyad'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. / Fotoğraf: AFP

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz temmuz ayında Güney Afrika'nın ev sahipliğinde düzenlenen BRICS Zirvesi’ne katılmama kararı aldı. Putin, Ukrayna'da savaş suçu işlediği gerekçesiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından takip edildiğini göz önünde bulundurarak, ev sahibi ülkeyi tehlikeye atmamak için bu kararı verdi. Gözlemciler, Rusya’nın, Batı'nın hâkim olduğu bölgesel ve çok taraflı örgütlere alternatif olarak kurulan BRICS grubunun kurucu ülkelerinden biri olması ve eylül ayında Hindistan'da düzenlenen G20 Zirvesi’ni kaçırması nedeniyle Batı'nın meseleyi Putin’in yaşadığı izolasyonun bir kanıtı olarak gördüğünü kaydetti. Ancak Rusya Devlet Başkanı'nın 2023 yılı boyunca gerçekleştireceği pek çok seyahat, Batı ekseninin uzun süredir kendisine dayatmaya çalıştığı yalnızlaştırma politikasına meydan okuduğunu gösteriyor.

Hiçbir Batılı ülkenin Putin'i kabul etmeyeceği kesin olmakla birlikte, son iki yılda Rusya Devlet Başkanı’na birçok başkanlık sarayının kapıları açıldı. Moskova yönetiminden yapılan açıklamaya göre Putin, ilişkileri güçlendirmek, İsrail ile Hamas arasındaki savaş ve Rusya'nın da katıldığı OPEC+ ittifakı çerçevesinde petrol üretiminin azaltılması gibi bölgesel konuları görüşmek üzere dün (çarşamba) Ekim 2019'dan bu yana ilk kez Abu Dabi ve Riyad'ı ziyaret etti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile bir araya gelen Putin, Riyad ile ilişkilerin “benzeri görülmemiş bir düzeye” ulaştığını kaydetti. Rus televizyonunda yayınlanan açıklamalarında, iki ülkenin iyi ve istikrarlı ilişkilere sahip olduğunu söyleyen Putin, “Dostane ilişkilerimizin gelişmesini hiçbir şey engelleyemez. Şu anda hepimiz için bölgede olup bitenlerle ilgili bilgi ve değerlendirme alışverişinde bulunmak çok önemli” ifadelerini kullandı. Putin'in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldiği Abu Dabi'de, Rusya Devlet Başkanlığı Basın Ofisi iki ülke arasındaki iş birliğinin ‘artmakta’ olduğunu belirtti.

Müttefiklere ziyaret

Putin, içinde bulunduğumuz yıl boyunca UCM Roma Tüzüğü'nü imzalamayan birçok müttefik ülkeye seyahat etti. Zira bu ülkelerin hükümetlerinin Putin’i UCM'ye teslim etme zorunluluğu yok.

Geçtiğimiz ekim ayında Putin, Uluslararası Yeni İpek Yolu Ulaştırma ve Lojistik İş Forumu oturum aralarında Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüştü. Bundan birkaç gün önce ise hakkında uluslararası tutuklama kararının çıkarılmasından bu yana ilk yurtdışı gezisinde Moskova'nın müttefiki Kırgızistan'ı ziyaret etmişti. Putin, ekim ayı başında organizatörlere ‘sorun yaratmamak’ için uluslararası toplantılardan kaçındığını açıklamıştı.

Gözlemciler, Putin'in Körfez ülkelerine yaptığı son ziyaretin, ABD ve Avrupa'nın kendisini uluslararası düzeyde yalnızlaştırma çabalarına rağmen, ülkesi dışına seyahat etme konusunda daha cesur hale geldiğini gösterdiğini söylüyor.

Rusya Dış Politika ve Savunma Konseyi Başkanı Fyodor Lukyanov, “Putin'in Körfez'in iki büyük gücüne yaptığı ziyaret, Rusya'nın uluslararası izolasyondan çıkmakta olduğunun açık bir işaretidir. Bu, Rusya'nın Ortadoğu'daki nüfuzunu savunma hedefini güçlendiriyor ve ABD'nin geleneksel müttefikleri olan BAE ve Suudi Arabistan'ın dış politikalarında dengeyi sağlamaya istekli olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Bu bağlamda Georgetown Üniversitesi Doğu Avrupa, Rusya ve Avrasya Araştırmaları Merkezi Direktörü Angela Stent, “Putin, Batılı ülkelerden izole edilmiş olsa da savaşın başlangıcından bu yana Çin'den ve küresel Güney'deki bazı ülkelerden izole olmadığı açık” dedi.

Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Danışmanı Elena Suponina, Bloomberg’e yaptığı açıklamada, “Putin kendine daha çok güvendiğini hissediyor. Uzun zamandır bu kadar dış ziyaret yoğunluğunu görmemiştik” dedi. Suponina, Putin'in Riyad ve Abu Dabi ziyaretindeki hedefinin aynı olduğunu; OPEC, Ortadoğu çatışması ve Rusya'nın BRICS'teki liderliği ile ilgili konuları tartışmak amacıyla bu ziyaretleri gerçekleştirdiğini belirtti.

2022-2023 yılları arasında Rusya ile Ortadoğu ülkeleri arasındaki iletişimin yoğunluğu arttı. İtalyan Uluslararası Siyasi Araştırmalar Enstitüsü'ne (ISPI) göre, Rusya ile bölge arasındaki ticaret, özellikle Türkiye, BAE ve İran ile olmak üzere son iki yılda önemli bir artışa tanık oldu.

ISPI, Moskova'nın Ortadoğu'da hâlâ önemli bir uluslararası oyuncu olarak görüldüğünü ve Ukrayna'nın iyiliği için hiç kimsenin Moskova'yla ilişkilerini kesmeyeceğini bildirdi. Birçok ülkede Rusya'nın eylemleri, elitler ve kamuoyu düzeyinde gayri resmi destek ve anlayış buluyor. Aynı zamanda Kiev'e yönelik Ortadoğu girişimleri (örneğin, Suudi Arabistan'ın Ukrayna Devlet Başkanı’nı 2023'teki Arap Birliği zirvesine davet etmesi) Moskova tarafından bir dengeleme eyleminin parçası olarak görülüyor.

Gözlemciler, Putin'in şu anda uluslararası bağlamın kendisi için daha uygun olduğuna inandığını söylüyor. Ukrayna'nın uzun zamandır beklenen karşı taarruzu, Rus savunması karşısında başarısız oldu. Batı'nın şimdiye kadar Kiev'e sağladığı koşulsuz destek ise Kremlin'in umduğu gibi siyasi bölünmeler nedeniyle zayıflama işaretleri vermeye başladı.

Rusya'da petrol gelirleri toparlandı, Kremlin karşıtı sesler sistematik olarak susturuldu. Putin'in mart ayında yeniden seçim kampanyasını başlatmaya hazırlandığı artık şüphe götürmeyen bir konu.

Zelenskiy'nin yalnızlığı

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Şubat 2022'den bu yana bir buçuk yılı aşkın bir süredir yakaladığı eşi benzeri görülmemiş ivmeye rağmen, uluslararası sahnede zorluklarla karşılaşıyor. Ukrayna Devlet Başkanı'na verilen uluslararası destek, sadece mali ve askeri boyutlarla sınırlı kalmadı. Zelenskiy, Birleşmiş Milletler (BM) salonlarından Dünya Ekonomik Forumu'na, G20 ve G7 zirvelerinden Cannes ve Venedik gibi sanat festivallerine ve hatta Altın Küre'ye kadar tüm uluslararası forumlarda özel bir ilgiyle karşılandı. Konuşmaları önemli isimlerle yarışan Zelenskiy, katıldığı programlarda kahraman gibi karşılandı. Ancak son aylarda, ulusal bir kahraman ve küresel bir direniş sembolü haline gelen genç adamın yıldızı söndü ve kendisini destekleyen Batılı liderlerin gördüğü gerçeklikten soyutlanmış gibi göründü. Geçtiğimiz temmuz ayında Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenen NATO Zirvesi sırasında çekilen bu fotoğraf, Ukrayna Devlet Başkanı'nın içinde bulunduğu durumun bir yansıması olabilir. Nitekim Zelenskiy asık bir suratla tek başına duruyorken, etrafındaki diğer dünya liderleri birbirleriyle mutlu bir şekilde konuşuyorlar, hatta el sıkışıyorlardı.

Her zamanki gibi yeşil askeri kıyafetler giyen Zelenskiy, nereye gittiğinden emin değildi. Fotoğraf tüm gerçekliği yansıtmasa da durumun ne hale geldiğinin bir sembolü olabilir. X platformunda fotoğrafa yorum yapan takipçilerden biri “(Zelenskiy) Destekçilerinin arasında ama bir sonraki adımından emin değil gibi görünüyor” ifadesini kullandı.

ABD, Kiev'in en büyük destekçisi olmasına ve Ukrayna’ya 76 milyar dolardan fazla yardım sağlamasına rağmen, Ukrayna ordusu bu yılın yaz aylarında karşı taarruzda başarısız oldu. Ukrayna, Rusya'ya karşı savaş alanında ilerleme kaydedemediği için hayal kırıklığına uğrayan ABD askeri liderliği düzeyinde perde arkasında gerilimler yaşanıyor. Ancak en büyük gerilim, Kasım 2024'te yapılması planlanan ABD başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçilerin, görünürde sonu olmayan bir savaşa desteğin kesilmesi sloganını yükseltmeleri nedeniyle siyasi liderlikte yaşanıyor.

ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların liderine göre Zelenskiy, salı günü, ABD Senatosu üyeleriyle yapacağı ve Rusya'nın askeri saldırısı karşısında ülkesine askeri desteğin devam etmesi yönünde çağrıda bulunması gereken bir oturuma video konferans aracılığıyla planlanan katılımını aniden iptal etti.

ABD Temsilciler Meclisi, geçtiğimiz ekim ayında Ukrayna'yı, İsrail, Ukrayna ve ABD'deki iç sorunları içeren bir acil durum finansman tasarısının dışında tuttu. Aynı ay Time dergisine verdiği röportajda Zelenskiy, uluslararası toplumda Ukrayna ve Ortadoğu'daki savaşlara yönelik artan yorgunluğun ortasında, Putin'in güçlerine karşı mücadeleye verilen desteği sürdürmek için zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Amerikan dergisi Newsweek’e göre, Zelenskiy'nin yakın çevresinden insanlar, Batı'nın savaş alanında ilerleme sağlanamamasından ve Ukrayna'daki yolsuzluğun durdurulamamasından duyduğu hayal kırıklığından söz ediyordu. Söz konusu isimler ayrıca, Zelenskiy’nin, Kiev'in halen üstünlük sağlayabileceğine olan inancından dolayı artan yalnızlığına dikkat çekti. Dergi, eski bir Ukraynalı askerin şu sözlerini aktardı:

“Zelenskiy'nin gerçeği kabul etmesinin, inkâr etmeyi bırakıp buna göre hareket etmesinin zamanı geldi.”

Eski bir İngiliz diplomat ise Batı'nın Ukrayna'ya verdiği halk desteğinin azaldığını inkâr ederken, “savaş zamanındaki dalgalanmaların normal olduğunu” söyledi.

İç memnuniyetsizlik

Zelenskiy'nin yalnızlığı ülke içerisinde de genişliyor gibi görünüyor. Son birkaç haftadır, Ukrayna Devlet Başkanı’nı, karşı taarruzu yanlış yönetmek, yolsuzluğu ortadan kaldırmakta başarısız olmak, mart ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerinden kaçınmak ve uluslararası siyasi iyi niyeti kaybetmekle suçlayan muhaliflerden gelen eleştiriler arttı.

İngiliz gazetesi The Daily Telegraph'ın haberine göre, Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, İsviçre'deki 20 Minutes adlı internet sitesine verdiği röportajda, “Zelenskiy'i giderek daha izole ve otoriter bulduğunu” söyleyerek Ukrayna Devlet Başkanı’na adeta saldırı başlattı.

Klitschko, Zelenskiy'nin popülaritesinin azaldığını ve “hatalarının bedelini sonunda güç kaybederek ödeyeceğini” ifade etti. 2014'ten bu yana Kiev Belediye Başkanı olarak görev yapan eski dünya ağır sıklet boks şampiyonu, Zelenskiy'nin siyasi rakibi. Ancak yorumları, 21 ay süren savaş ve başarısız karşı saldırının ardından Devlet Başkanı’na yönelik artan memnuniyetsizliği yansıtıyor.

Zelenskiy'nin eski danışmanı Oleksiy Arestoviç, geçtiğimiz ay, savaşın sona erdirilmesi konusunda Kremlin ile konuşma zamanının geldiğini söyledi. Zelenskiy ise Moskova ile asla müzakere yapmama sözü vermişti.

Klitschko, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Valeriy Zaluzhny ile savaşın çıkmaza girdiği konusunda hemfikir olduğunu söyledi. Zaluzny'nin İngiliz dergisi The Economist'e verdiği röportajdaki yorumları, üst düzey subaylarına savaşmaya kararlı olmalarını ve siyasetten uzak durmalarını tavsiye eden Zelenskiy'yi kızdırdı.

*Independent Arabia'da yer alan bu makalenin çevirisi Şarku'l Avsat'a aittir.



Ukrayna, Birleşik Krallık'ta drone fabrikası açtı

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
TT

Ukrayna, Birleşik Krallık'ta drone fabrikası açtı

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)

Ukrayna'nın ilk drone üretim fabrikası çarşamba günü Suffolk'ta faaliyete geçti ve bu da Britanya'nın savunma sanayisine ivme kazandırdı.

Ukraynalı firma Ukrspecsystems, Mildenhall ve Elmsett'teki tesislerine 200 milyon sterlin (yaklaşık 12 milyar TL) yatırım yaptı. Sözkonusu yerlerde ve Birleşik Krallık'ın (BK) daha geniş tedarik zincirinde 500'e kadar iş yaratması bekleniyor.

Savunma Tedarikinden Sorumlu Devlet Bakanı Luke Pollard şunları söyledi:

Ukrspecsystems'in yeni fabrikası, BK'nin desteğine duyulan güvenin bir göstergesi ve uluslarımızın savunma sanayileri arasındaki derinleşen işbirliğinin altını çiziyor. Bu yatırım, İngiltere'nin doğusunda 500'e kadar yeni iş yaratacak, savunmayı büyümenin motoru haline getirecek ve Ukrayna'nın Putin'in saldırganlığına karşı kendini savunmasına yardımcı olacak.

BK daha önce Ukrayna'daki Ukrspecystems fabrikalarından 80'den fazla SHARK ve Mini-SHARK drone'u sipariş etmiş ve fabrikanın açılışını iki ülke arasındaki 100 Yıllık Ortaklığın "açık bir göstergesi" diye nitelemişti.

2014'te kurulan firma, Britanya Savunma Bakanlığı'na göre Şubat 2022'den bu yana Vladimir Putin'in savaş makinesine yaklaşık 3 milyar dolar zarar veren çeşitli drone'lar üretiyor.

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni çarşamba günü yaptığı açıklamada, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi.

Sosyal medyada, "Ukrayna, sürekli füze saldırıları, altyapı yıkımı ve üretim tesislerine yönelik tehditler arasında bir savaş veriyor. Dolayısıyla BK'de üretimin başlatılmasının derin bir stratejik mantığı var" ifadelerini kullandı.
 

sdvfbgh
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin eski komutanı Zalujni, 2014'te kurulan üretici Ukrspecsystems'in drone'larının cephede etkinliğini kanıtladığını söyledi (Valeri Zalujni/X)

Bu, odak noktasının Ukrayna’dan kayması anlamına gelmiyor. Bu, ortak yeteneklerimizin genişletilmesi ve üretimin sürekliliğini garanti eden ikinci bir savunma hattının oluşturulması.

Zalujni, mühendislik uzmanlığı merkezinin Ukrayna'da kalacağını, üretiminse Britanya'nın savunma sanayisine entegre edileceğini söyledi.

Ukrayna'nın savunma sanayisi, Rusya'yla 4 yıllık savaş boyunca hızla büyüdü. Üretim kapasitesinin bu yıl 50 - 55 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve Ukrayna ordusunun ihtiyaçlarının yüzde 50'sinden fazlasını karşılıyor.

Kiev ayrıca 4 yıl sonra ilk kez malzeme ve hizmet ihracatına yeniden başlamaya hazırlanıyor.

xcvfbg
Ukrayna'nın üretim kapasitesinin bu yıl 50 - 55 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve Ukrayna ordusunun ihtiyaçlarının yüzde 50'sinden fazlasını karşılıyor (Valeri Zalujni / X)

Kiev Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkan Yardımcısı Davyd Aloian, geçen hafta ülkenin 2026'da birkaç milyar dolarlık mal ve hizmet ihraç edebileceğini ve bunun savaş öncesi ihracatın izin verdiğinden "önemli ölçüde daha yüksek" bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Ukrspecsystems'in internet sitesinde şirketin BK'de British Eagle Eye Innovations Ltd ve Digital Concepts Engineering Ltd'yle birlikte 1Force konsorsiyumunun bir parçası olarak çalıştığı belirtiliyor.

Independent Türkçe


Trump'ın baş ticaret sorumlusu son gümrük vergilerinin geçici olduğunu açıkladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump'ın baş ticaret sorumlusu son gümrük vergilerinin geçici olduğunu açıkladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın en üst düzey ticaret müzakerecisi, Yüksek Mahkeme'nin Trump'ın kapsamlı Kurtuluş Günü" tarifelerini iptal etmesinin ardından açıkladığı yüzde 10 ya da 15'lik gümrük vergisinin, Trump aksini iddia etse de Kongre adım atmadıkça yalnızca 150 gün yürürlükte kalabileceğini kabul etti.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, çarşamba günü Bloomberg News'a, Trump'ın geçen haftaki Yüksek Mahkeme kararının ardından tüm ithalatlara küresel olarak yüzde 10 vergi uygulama kararının, Trump'ın 1977 tarihli ve gümrük vergilerinden hiç bahsetmeyen bir yasa uyarınca keyfi olarak uygulamaya koymayı iddia ettiği, artık geçersiz kılınmış vergilerle "süreklilik" sağlamayı amaçlayan "geçici, 150 günlük bir yetki" olduğunu söyledi.

Trump'ın Amerikan ticaret yasasının az bilinen bir bölümü olan 122. Madde uyarınca uyguladığı bu gümrük vergileri, ancak Kongre'nin özel izniyle 150 günlük sürenin ötesinde yürürlükte kalabiliyor.

Ancak Trump, gümrük vergilerini uzatmak için yasama organının adım atmasına gerek olmadığını savunuyor.

Başkan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, 122. Madde de dahil kullandığı yetkilerin "zaman içinde kendini kanıtlamış ve onaylanmış" olduğunu iddia ederek, "Kongre'nin adımına gerek duyulmayacağını" belirtti.

Greer ayrıca, kamuoyu yoklamalarına göre Amerikalıların büyük çoğunluğu tarafından genel olarak beğenilmese de yönetimin "bu politikayı sürdürmek" için Trump'ın yasadışı vergi planını "alternatif araçlarla yeniden yapılandırmayı" planladığı uyarısını yaptı.

"Sadece uygulamanın yasal dayanağı değişecek" dedi.

ABD ticaret müzakerecisinin Trump'ın gümrük vergisi yetkisinde bazı sınırlamalar olduğunu kabul etmesi, ülkenin muhafazakar çoğunluğa sahip yüksek mahkemesinin, Carter döneminden kalan yasanın kendisine herhangi bir gerekçeyle ithalat vergisi koyma yetkisi vermediği gerekçesiyle, Trump'ın 1977 Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nı kullanarak gümrük vergisi uygulayamayacağına hükmetmesinin üzerinden bir hafta geçmeden gerçekleşti.

Karar, Trump'ın tüm gümrük vergilerini değil, sadece 1970'lerde çıkan yasa kapsamında uygulananları etkiledi. Bu, nisanda "Kurtuluş Günü" diye adlandırdığı etkinlikte duyurduğu "karşılıklı" gümrük vergilerini ve özellikle Kanada, Çin ve Meksika'ya fentanil akışını durdurmak için uygulanan gümrük vergilerini de içeriyordu.

Trump, tek taraflı gümrük vergisi politikasının büyük bir kısmını iptal eden 6'ya 3'lük Yüksek Mahkeme kararına sert tepki göstererek, kararı "son derece üzücü" diye nitelendirmiş ve imza politikasını desteklemeyen mahkemedeki Cumhuriyetçi atamalarından "kesinlikle utandığını" belirtmişti.

Trump, "Aptallık ediyorlar ve RINO'larla radikal sol Demokratlara uşaklık yapıyorlar... Vatanseverlikten son derece uzaklar ve Anayasamıza ihanet ediyorlar" dedi ve kendisine karşı karar veren üç muhafazakar yargıcın (Baş Yargıç John Roberts ve onun atadığı iki yargıç, Yargıç Neil Gorsuch ve Yargıç Amy Coney Barrett) "Sadece İsim Olarak Cumhuriyetçi" (Republicans In Name Only) olduklarını belirten bir kısaltma kullandı.

Independent Türkçe


İsrail ziyaretini 10 milyar doları aşan anlaşmalarla tamamlayan Modi, onur madalyasına layık görüldü

Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
TT

İsrail ziyaretini 10 milyar doları aşan anlaşmalarla tamamlayan Modi, onur madalyasına layık görüldü

Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, iki gün süren İsrail ziyaretini, toplam değeri 10 milyar doları aşan ortak anlaşmalara imza atarak tamamladı. Ancak ziyaret sırasında kendisine İsrail Parlamentosu tarafından verildiği duyurulan ve “tarihi ve benzeri görülmemiş bir onur” olarak sunulan sözde “Knesset Nişanı”nın niteliği konusunda İsrail’de tartışmalar yaşandığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

İsrail ziyareti boyunca Modi ve Netanyahu arasındaki samimiyet, vedalaşma anında da gözlemlendi. Netanyahu, “İsrail halkı sözlerinle derinden etkilendi; tek bir kuru göz kalmadı. Yahudi-Hint kardeşliğini yeniden tesis ediyorsun. ABD ile birlikte en güçlü demokrasi ittifakını kuruyoruz” diye konuştu. Modi’nin bu sözler karşısında duygulandığı kaydedildi.

Bununla birlikte İsrail’in ziyarete verdiği önem yalnızca duygusal mesajlarla sınırlı kalmadı. İki hükümet arasında çeşitli alanlarda 16 mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmaların toplam değerinin 10 milyar dolar olduğu belirtildi.

vfdvdf
Narendra Modi, Binyamin Netanyahu ve eşinin hazır bulunduğu törende, İsrail Knesset ziyaretçi defterini imzaladı (AFP)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, söz konusu anlaşmaların “iki ülkenin güvenlik, ekonomi ve kültür alanlarında kazançlı çıkacağı stratejik bir ittifakı pekiştirdiğini” söyledi. Herzog, Modi’nin kendisine yaptığı resmi Hindistan davetini yakın zamanda yerine getirme sözü verdi.

Önemli bir iş birliği durağı

Ziyaret, Kudüs’teki King David Hotel’de gazetecilerle (soru alınmaksızın) gerçekleştirilen basın açıklamasıyla sona erdi. Netanyahu ve Modi, görüşmelerin içeriğini özetleyen açıklamalarda bulundu.

Netanyahu, “Ziyaret ve sonuçları birçok açıdan olağanüstüydü. Görüşme kısa ama verimli ve etkileyiciydi.” Tarafların “somut planlar” üzerinde çalıştığını belirten Netanyahu, ilerleyen dönemde Hindistan’da ortak bir hükümet toplantısı düzenleneceğini açıkladı.

Netanyahu, iki ülkenin geleceğinin inovasyona dayandığını vurgulayarak, İsrail ve Hindistan’ın “geçmişleriyle gurur duyduklarını ancak moderniteye inanan iki çağdaş ülke olarak geleceği birlikte yakalamaya kararlı olduklarını” söyledi.

scsd
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)

Modi ise ziyaretinin “iki ülke ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası” olduğunu belirtti. Hindistan ile İsrail arasındaki iş birliğinin güvenlik, tarım, su, kalkınma ve iş gücü alanlarında güçlendiğini ifade eden Modi, “İsrail ile karşılıklı fayda sağlayacak bir serbest ticaret anlaşmasını yakında sonuçlandıracağız” dedi.

Modi ayrıca savunma alanında geliştirme, üretim ve teknoloji transferi konularında ortaklığa gidileceğini söyledi ve iki ülkenin ilişkilerini “özel bir stratejik ortaklık” seviyesine yükselttiğini belirterek bunu “doğal ve vizyoner bir gelişme” olarak nitelendirdi.

Hindistan Başbakanı, Gazze konusunda temasların sürdüğünü de kaydederek, “Hindistan terörü en güçlü ifadelerle kınamıştır ve her türden teröre izin verilmemesi gerektiğine inanmaktadır” dedi. Modi, ABD Başkanı Donald Trump’ın planını da överek güçlü destek verdiğini ve bunun bölgede gerçek bir barışın önünü açabileceğini söyledi.

Askerî ittifakın taçlandırılması

Sağ eğilimli Israel Hayom gazetesi, ziyareti Hindistan ile İsrail arasında stratejik askerî ittifakın taçlandırılması olarak değerlendirdi. İsrail sağının önde gelen isimlerinden Albay Yoni Stepoun, ziyareti “uluslararası siyasette tarihi bir kırılma” şeklinde tanımladı. Stepoun, “Avrupa merkezli eski dünya sona erdi. Bugün ABD var ve biz ile Hindistan onun müttefikleriyiz. Uluslararası satranç tahtasında bir oyuncu haline geldik. Avrupa bizi kuşatırken bu ziyaret konumumuzu güçlendiriyor ve gücümüzü teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

Haaretz gazetesi ise Netanyahu’nun ziyaret sırasındaki coşkusuna dikkat çekti. Gazete, Netanyahu’nun Modi’ye sarıldığı anlarda son yıllarda görülmeyen bir sevinç sergilediğini yazdı ve “Başı gökyüzündeydi, ancak ayakları İsrail iç siyasetinin çamuruna saplanmıştı” yorumunu yaptı. Bu değerlendirme, hükümetin yargı sistemi ve yönetim yapısına ilişkin reform girişimleri nedeniyle muhalefetin Netanyahu ile Knesset Başkanı Amir Ohana’nın konuşmalarını boykot etmesine atıfla yapıldı.

Konu edilen nişan tartışması

Kanal 12’nin siyasi analisti Ben Caspit ise, Çarşamba günü Knesset Başkanı Amir Ohana tarafından Modi’ye takdim edilen ve “Knesset Nişanı” olarak adlandırılan ödülün niteliğine ilişkin tartışmalara dikkat çekti. Ohana, bunun İsrail Parlamentosu tarihindeki ilk ve en yüksek nişan olduğunu söylemişti.

Ancak Caspit, “Knesset’te nişan sistemi yoktur; bu tür bir nişanı kararlaştıran bir komite de bulunmamaktadır” diyerek açıklamaların şaşkınlık yarattığını belirtti.

Caspit’e göre Modi’ye verilen nişan “ilk bakışta göründüğü gibi saf altın değil, altın kaplama bronzdan yapılmıştı; yani değeri düşük ve devlet liderlerine layık olmayan bir nesneydi.”