Azerbaycan ve Ermenistan yönetiminden barış anlaşması yolunda ortak açıklama

Azerbaycan ve Ermenistan, barışa ulaşmak için fırsat oluştuğu konusunda hem fikir olduklarını duyurarak barış anlaşması imzalama niyetlerini teyit etti

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

Azerbaycan ve Ermenistan yönetiminden barış anlaşması yolunda ortak açıklama

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı ve Ermenistan Başbakanlığından yapılan ortak açıklamada, Bakü ve Erivan arasında yapılan görüşmeler sonucunda iki devlet arasında güvenin güçlendirilmesine yönelik önemli adımların atılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi.

Açıklamada, "Azerbaycan ve Ermenistan, bölgede uzun zamandır beklenen barışın sağlanması için tarihi bir fırsatın bulunduğu konusunda hemfikirdir. Her iki devlet de egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerine saygı temelinde ilişkileri düzenleme ve bir barış anlaşması imzalama niyetini teyit ediyor." ifadeleri kullanıldı.

Azerbaycan'ın iyi niyet göstergesi olarak 32 Ermeni askerini, Ermenistan'ın ise 2 Azerbaycan askerini serbest bırakma kararı aldığı bildirilen açıklamada ayrıca, Ermenistan'ın iyi niyet göstergesi olarak, Azerbaycan'ın Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (COP29) Taraflar Konferansı'nın 29. oturumuna ev sahipliği yapmak için gerçekleştirdiği başvuruyu desteklediğini ve kendi adaylığını geri çektiği kaydedildi.

Açıklamada, Bakü ve Erivan'ın Doğu Avrupa Grubu'nun diğer ülkelerinin de Azerbaycan'ın konferansa ev sahipliği yapma başvurusunu destekleyeceği yönündeki umudu vurgulandı.

Azerbaycan'ın da iyi niyet göstergesi olarak, Ermenistan'ın Doğu Avrupa Grubu "COP" Bürosu üyeliği adaylığını desteklediği ifade edilen açıklamada, "Azerbaycan ve Ermenistan, yakın gelecekte uygulanacak daha fazla güven artırıcı faaliyetlerin uygulanmasına ilişkin görüşmeleri sürdürecek ve uluslararası topluma bu çabaları destekleme çağrısında bulunacaktır. Bu, iki devlet arasındaki karşılıklı güvenin güçlendirilmesine yardımcı olacak ve tüm Güney Kafkasya bölgesi üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır." ifadelerine yer verildi.



Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
TT

Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran'a karşı ABD-İsrail askeri operasyonunu övdü ve bunun Tahran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflattığını söyledi, ancak NATO'nun operasyona bizatihi katılmayacağını vurguladı.

Brüksel'de Alman yayın kuruluşu ARD'ye konuşan Rutte, "ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde burada yaptığı şey son derece önemli çünkü İran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflatıyor" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "NATO'nun bu operasyona dahil olması veya bir parçası olması yönünde kesinlikle hiçbir plan yok; tek plan, müttefiklerin ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde yaptığı çalışmaları mümkün kılmak için bireysel olarak ellerinden gelenin en iyisini yapmalarıdır" şeklinde konuştu.


İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
TT

İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )

İsviçre yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasındaki diplomatik kanalın, 28 Şubat'ta Tahran'a karşı başlayan ABD-İsrail hava savaşından bu yana açık kaldığını belirtti.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı dün Reuters'e gönderdiği bir e-postada, hizmetin "her iki taraf için de mevcut olduğunu ve her iki yönde de işlediğini" belirtti. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsviçre, Washington ve Tahran'ın diplomatik ilişkilerini kestiği 1979 devriminden bu yana, İran'da ABD'nin diplomatik çıkarlarını temsil eden tarafsız bir "koruyucu güç" olarak hareket etmekle görevlendirilmiştir.

Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki tüm İsviçre büyükelçiliklerinin faaliyette olduğunu ve oradan yardım isteyen vatandaşlara destek sağladığını ifade etti.


Netanyahu: İran'ın nükleer programı birkaç ay içinde oturmuş olurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
TT

Netanyahu: İran'ın nükleer programı birkaç ay içinde oturmuş olurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İran'ın birkaç ay içinde saldırılara karşı bağışıklık kazanacak yeni nükleer tesisler inşa ettiğini ve bu nedenle acil saldırılar düzenlenmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Netanyahu Fox News'e yaptığı açıklamada, "Balistik füze programlarını ve atom bombası yapma programlarını aylar içinde güçlendirecek yeni tesisler, yeni yerler ve yeraltı sığınakları inşa etmeye başladılar" ifadelerini kullandı.

Netanyahu şöyle devam etti: "Şimdi hiçbir önlem alınmazsa, gelecekte hiçbir önlem alınması mümkün olmayacaktı."