Macron, Paris’in uzay kargo aracının geliştirilmesine destek vereceğini duyurdu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (EPA)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (EPA)
TT

Macron, Paris’in uzay kargo aracının geliştirilmesine destek vereceğini duyurdu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (EPA)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (EPA)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün Toulouse şehrinde yaptığı açıklamada, devletin uzay istasyonlarına mal taşıyabilecek bir uzay kargo aracının geliştirilmesine destek vereceğini duyurdu. Bu pazarın ‘gerek sivil gerek askeri ihtiyaçlar için büyük olabileceğini’ vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Fransa Cumhurbaşkanı, inovasyona yönelik ‘Fransa 2030’ yatırım planı için yeni gelişim alanlarını sunarken, uzay kargo aracı geliştirme yarışına katılmanın gerekli olduğunun altını çizdi. Ancak bunun, fırlatma rampalarında olduğu gibi özel girişimlerin önünü açarak ve daha riskli girişimlere izin vererek yapılacağını belirtti.

Fransa 2030’a tahsis edilen 54 milyar euronun 1,5 milyarı uzay teknolojilerine tahsis edildi. Bu fon, küçük platformlar ve yeniden kullanılabilir roketlerin fırlatılmasına yönelik sekiz projenin ve uydu grupları için diğer dört projenin kurulmasına olanak sağladı.

Avrupa Uzay Ajansı’nın 22 üye ülkesi kasım ayında, 2028 yılına kadar, ilk etapta yörüngede kargo taşıyabilecek ve astronotlarla birlikte Dünya’ya dönebilecek bir uzay kargo aracı geliştirme isteklerini göstererek, insansız kargo uçuşuna doğru ilk adımı atmaya karar verdi.

Macron, Avrupa Uzay Ajansı’nın bu yaklaşımı ve Fransa 2030’u destekleyeceğinin sözünü vererek, uzay yarışının gelecekteki endüstriyel ilerlemeyi belirleyeceğini vurguladı.

Uzay kargo aracının geliştirilmesinin desteklenmesinin Fransa 2030’un önümüzdeki yıllarda uzay alanındaki ana eksenlerinden biri olacağını belirten Macron “Zira bu alanda yarının şirketlerinin tamamının Amerikalı veya Çinli olduğu bir dünyayı kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.

Fransa tek başına Avrupa uzay endüstrisinin yarısını temsil ediyor.

Macron ayrıca “Olgunlaşan tohumlarımız olduğunu biliyorum” ifadeleriyle Fransız-Alman girişimi ‘The Exploration’a atıfta bulundu.

Bunun yanı sıra isim vermeden Almanya’yı kastederek, Avrupa’nın gerekli birliği pahasına ‘tarihi ortaklardan bazılarının rakip haline gelmesinden’ duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Berlin ise ileride Ariane 6’nın yerini alması beklenen küçük çaplı uzay fırlatma platformlarına yönelik projelerini yoğunlaştırıyor.

Macron “Fırlatma platformları ve uydu kümeleri alanında en iyi olmak ve mevcut projeleri pekiştirmek için büyük bir çaba sarf edeceğiz” diyerek Avrupalı ülkelere konuya yönelik ciddiyet gösterme çağrısında bulundu.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.