Rusya, Ukrayna'dan ilhak ettiği dört bölgede başkanlık seçimi yapacak

Putin, Pasifik Okyanusu’nu gözlemleyecek iki denizaltının açılış törenine katıldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanı Nikolai Yevmenov, dün Rusya’nın kuzeyindeki Severodvinsk şehrinde iki yeni denizaltının açılışında (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanı Nikolai Yevmenov, dün Rusya’nın kuzeyindeki Severodvinsk şehrinde iki yeni denizaltının açılışında (AP)
TT

Rusya, Ukrayna'dan ilhak ettiği dört bölgede başkanlık seçimi yapacak

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanı Nikolai Yevmenov, dün Rusya’nın kuzeyindeki Severodvinsk şehrinde iki yeni denizaltının açılışında (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanı Nikolai Yevmenov, dün Rusya’nın kuzeyindeki Severodvinsk şehrinde iki yeni denizaltının açılışında (AP)

Rusya Merkez Seçim Komisyonu, geçen yıl tek taraflı olarak Rusya’ya ilhak edilen Ukrayna bölgelerinde gelecek Mart ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerinin uygulanmasına karar verdi. Karar, Rus çevrelerin ‘bu adımın sahada büyük zorluklarla karşı karşıya kalabileceği’ yönündeki daha önceki uyarılarına rağmen alındı.

Böylece Komisyon, bu konudaki tartışmayı da çözüme kavuşturmuş oldu. Seçim Komisyonu Başkanı Ella Pamfilova, daha önce bu konudaki nihai kararın, Rus ordusu, güvenlik teşkilatları ve bu bölgelerdeki liderlik organlarının yanı sıra, tartışmanın çözümünde esas söz sahibi olan Rusya başkanlığıyla istişarelerde bulunulduktan sonra alınması gerektiğini açıklamıştı.

Şarku’l Avsat’ın Novosti’ten aktardığı habere göre komisyon üyeleri, bu kararı Federal Güvenlik Servisi, Savunma Bakanlığı ve Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri ile Zaporijya ve Herson bölgelerinin başkanlarıyla istişarede bulunduktan sonra aldı.

Seçim Komisyonu Başkan Yardımcısı Nikolay Bulayev, komisyonun, kararıyla ilgili olarak en yüksek yetkiye sahip kişi sıfatıyla ülkenin Devlet Başkanına ve Federasyon Konseyi (Senato) Başkanına resmi yazı göndereceğini açıkladı. Bulayev, “Alınan karar hakkında derhal Rusya Devlet Başkanını ve Federasyon Konseyini bilgilendirmeliyiz. Taslak mektuplar hazırlayıp Devlet Başkanına ve Konseye göndermenizi rica ediyorum” dedi.

Rus yetkili, komisyonun oy verme mekanizmalarıyla ilgili ayrıntıları incelediğini ve Rusya’nın yeni bölgelerinde oylamayı aksatacak girişimlere hazırlıklı olduklarını dile getirdi. Bulayev ayrıca, “Bu kararı verirken kendimize belirlediğimiz misyonun olumlu etki yaratacağına inanıyorum. Bunu onurlu bir şekilde gerçekleştireceğimizden hiç şüphem yok” dedi.

FOTO: Yeni Rus denizaltısı İmparator 3. Aleksandr’ın dün Severodvinsk’te suya indirilmesi sırasında (EPA)
Yeni Rus denizaltısı İmparator 3. Aleksandr’ın dün Severodvinsk’te suya indirilmesi sırasında (EPA)

Moskova, bu kararın açıklanmasıyla olağanüstü hal hükümlerine tabi ‘askeri harekât bölgesinde’ seçim yapılmasının önündeki ilk engeli aşma yönünde bir adım atmış oldu. Rusya Anayasası, bu tür alanlarda seçimlerin uygulanmasını yasaklıyor. Ancak Başkan Vladimir Putin, geçen Mayıs ayında sıkıyönetim veya acil durum hükümlerinin uygulandığı bölgelerde seçim ve referandum yapılması yasağını kaldıran bir federal yasayı imzalayarak hukuki engelin aşılmasının önünü açmıştı.

‘Kontrol dışı’

Ancak Rus yetkililerin önünde daha tehlikeli ikinci bir engel daha var. Moskova’daki uzmanlar, bu meselenin, ‘dört bölgedeki toprakların neredeyse tamamını kontrol edemediği ve burada şiddetli direniş ve sürekli saldırılarla karşı karşıya olduğu gerçeğiyle nasıl başa çıkılacağı’ ile ilgili olduğunu belirtti. Usul açısından bakıldığında bu, çoğunluğu farklı bölgelere sığınan bu bölgelerin asıl sakinlerinin oy verme süreçlerine katılamayacakları ya da büyük bir kısmının, yani Ukrayna topraklarının derinliklerine sığınmayı tercih eden grupların bunu yapmaya istekli olmayacağı anlamına geliyor. Ukraynalı bir analist de “Dünya, Moskova’nın ‘sanki bu bölgeler Putin için yeni bir yetkilendirme süreci yürütüyormuş’ izlenimi uyandırmaya hazırlandığı hiçbir sonucu tanımayacak” dedi.

Pasifik Okyanusu’nu gözlemleyecek iki denizaltı

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün televizyonda yayınlanan iki nükleer denizaltıya Rus bayrağının çekilmesi törenine katıldı. Putin, denizaltıların Pasifik Okyanusu’nda devriye gezmeye başlayacaklarını söyledi. Krasnoyarsk ve İmparator 3. Aleksandr denizaltılarının açılışını yapmak üzere kuzeydeki Severodvinsk şehrine giden Putin, yaptığı konuşmada “Yakında Aleksandr 3 ve Krasnoyarsk denizaltıları Pasifik Okyanusu’nu izlemeye başlayacak” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’da sahadaki gelişmelere ilişkin olarak tüm temas hatlarında şiddetli çatışmalar devam etti. Ukrayna ordusu dün şafak vakti Rusya’nın Kiev’e fırlattığı 8 füzeyi düşürdüğünü açıklarken, yerel yetkililer 4 kişinin yaralandığını ve tedavi edildiğini bildirdi. Öte yandan Kiev Hava Kuvvetleri, Moskova’nın dün gece çoğu Mıkolayiv bölgesinde olmak üzere Kırım Yarımadası’ndan 18 Şahed insansız hava aracı fırlattığını, ancak güney Ukrayna savunması tarafından imha edildiklerini açıkladı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Telegram üzerinden yaptıkları açıklamada, “İlk bilgilere göre Rusya, sabah saat 4 civarında Kiev bölgesine füze saldırısına başladı” dedi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, “Toplamda, hava savunması balistik bir yörüngede başkente doğru uçan sekiz hava hedefini imha etti” açıklamasında bulundu.

Moskova, Donetsk’in Marinka kasabası ekseninde biraz ilerleme kaydettiğini duyurdu. Aynı şekilde Ukrayna’nın saldırıları, artan kar yoğunluğu ve ilerleme girişimlerinde zorlukların ortaya çıkmasıyla çatışmaların hızının yakında azalacağı yönündeki beklentilere rağmen, özellikle Herson, Zaporijya ve Donetsk’te çoğu eksende devam etti. Rus medyasına göre Moskova, zemin kar nedeniyle sertleştiğinde herhangi bir ilerleme girişimini engelleyecek geniş mayın tarlası alanları ile Ukrayna saldırısına karşı koymaya hazırlandı.

FOTO: Bir adam, dün Rusya’nın Kiev’e düzenlediği saldırının ardından evindeki hasarı inceliyor (AFP)
Bir adam, dün Rusya’nın Kiev’e düzenlediği saldırının ardından evindeki hasarı inceliyor (AFP)

Rus askeri sözcüsü, “Saldırgan Rus kuvvetleri, Marinka şehrinin Georgievka kasabası yakınlarındaki mevzilerini güçlendirdi. Ukrayna’nın ateş noktalarını tespit edip yok etmek için kasabanın bitişiğindeki orman kuşağında keşif turları düzenliyor dedi. Sözcü, şehirden kısmen çekilen Ukrayna güç birimlerinin havan mermileri ve el bombası fırlatıcılarıyla şehri bombalamaya devam ettiğine dikkat çekti.

Rusya Savunma Bakanlığı ise çatışmaların gidişatına ilişkin günlük brifinginde, Ukrayna ordusunun 570’den fazla ölü ve yaralıya maruz kaldığını, son 24 saat içinde Donetsk eksenine yönelik 18 saldırıyı engellediğini ve Kiev’in bu süre zarfında çeşitli eksenlere karşı başlattığı 24 dronu düşürdüğünü açıkladı.

Rus askeri açıklamasında ayrıca, Moskova’nın önlendiğini söylediği saldırıların kapsamının tüm temas hatlarındaki operasyonları kapsayacak şekilde genişletildiğine dikkat çekildi. Sözcü, Ukrayna’nın doğusundaki Harkiv eyaletindeki Kupyansk ekseninde ve Donetsk’teki Krasny Limansk’ta büyük çaplı bir saldırının geri püskürtüldüğünü belirtirken, burada 18 saldırıyla karşı karşıya kalındığını, ancak Rus kuvvetlerinin bu saldırıları engellediğini söyledi.

Öte yandan Moskova, Donetsk’in güneyindeki geniş çaplı bir saldırıyı geri püskürttüğünü ve 80 Ukraynalı askeri ortadan kaldırmayı ve Batı topçu ve silahlarını imha etmeyi başardığını duyurdu. Belirtilene göre Rus kuvvetleri, Herson ekseninde olduğu gibi 4 saldırıyı da püskürttü. Askeri açıklamada Lugansk, Donetsk, Zaporijya ve Herson’da 24 dronun da hedef alındığı belirtildi.

‘Sessiz hırslar’

Diğer taraftan Rusya Dışişleri Bakanlığı Özel Görevler Büyükelçisi Rodion Miroshnik, Batılı tarafların siyasi hırsları sakinleştiğinde ciddi müzakerelere başlama koşullarının olgunlaşabileceğini söyledi. Miroshnik, Ukrayna ihtilafının Ukrayna ile değil, Batı ile müzakere yoluyla sona ereceğini belirtti.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.