İspanyol Zara, boykot çağrılarının ardından tartışmalı reklam kampanyasını durdurdu

Hazır giyim sektörünün küresel markalarından İspanyol İnditex grubuna bağlı Zara, Filistinlilerin incitici bulduğu reklam kampanyasını boykot çağrılarının ardından durdurdu.

AA
AA
TT

İspanyol Zara, boykot çağrılarının ardından tartışmalı reklam kampanyasını durdurdu

AA
AA

Zara'nın "The Jacket" adıyla 7 Aralık'ta sunduğu yeni koleksiyonunun reklamında kullandığı figürler, İsrail'in Gazze'ye yönelik ayrım gözetmeyen yoğun saldırıları sürerken Filistin'e destek veren aktivistlerinden büyük tepki aldı.

Reklamda kullanılan vitrin mankenlerine sarılan kefeni andıran bezleri, tabutu andıran tahta modelleri ve yıkık duvarları, iki aydan fazla süredir İsrail'in bombardımanı altında kalan ve 17 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği Gazze'deki ortama benzetildiğini savunan aktivistler, firmayı boykot kampanyası başlattı.

Özellikle sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkiler üzerine Zara'dan yapılan yazılı açıklamada, reklamın temmuzda hazırlandığını, fotoğrafların eylülde çekildiğini belitti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Ne yazık ki bazı müşteriler artık kaldırılan bu görsellerden rahatsız oldu ve bu görsellerde, oluşturulduklarında amaçlanandan çok uzak bir şey gördü. Zara, bu yanlış anlaşılmadan dolayı üzgün olduğunu belirtiyor ve herkese olan derin saygımızı bir kez daha teyit ediyor."

Reklamda kullanılan beş fotoğraf yayından kaldırıldı.

Diğer yandan Zara'yı bünyesinde bulunduran İnditex grubu geçtiğimiz yıllarda da farklı nedenlerle sert eleştirilerle karşılaşmıştı.

İnditex'in İsrail'deki 84 franchise mağazasının sahibi olan Joey Schwebel'in İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı ve Yahudi Gücü partisi lideri Itamar Ben Gvir'i desteklemesinden dolayı geçen yıl Filistin yanlıları tarafından İnditex markalarına boykot çağrıları yapılmıştı.



Oscar tarihine geçen Sean Penn törene neden katılmadı?

Son 5 yılda defalarca Ukrayna'ya giden Sean Penn (solda), bu ziyaretlerde Devlet Başkanı Volodimir Zelenski (solda) başta olmak üzere pek çok yetkiliyle bir araya geliyor (AP)
Son 5 yılda defalarca Ukrayna'ya giden Sean Penn (solda), bu ziyaretlerde Devlet Başkanı Volodimir Zelenski (solda) başta olmak üzere pek çok yetkiliyle bir araya geliyor (AP)
TT

Oscar tarihine geçen Sean Penn törene neden katılmadı?

Son 5 yılda defalarca Ukrayna'ya giden Sean Penn (solda), bu ziyaretlerde Devlet Başkanı Volodimir Zelenski (solda) başta olmak üzere pek çok yetkiliyle bir araya geliyor (AP)
Son 5 yılda defalarca Ukrayna'ya giden Sean Penn (solda), bu ziyaretlerde Devlet Başkanı Volodimir Zelenski (solda) başta olmak üzere pek çok yetkiliyle bir araya geliyor (AP)

Sean Penn, pazar gecesi düzenlenen 98. Akademi Ödülleri'nde Savaş Üstüne Savaş'taki (One Battle After Another) yozlaşmış askeri yetkili Steven J. Lockjaw rolüyle üçüncü Oscar'ını kazanarak tarihe geçti. 

Ancak usta aktör, bu tarihi anı Los Angeles'taki Dolby Tiyatrosu yerine, dostu Volodimir Zelenski'yle Ukrayna'da geçirdi.

Zelenski'den teşekkür: "Gerçek bir dost"

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, X üzerinden yaptığı paylaşımda Penn'e teşekkür ederek, "Ukrayna'nın gerçek dostunun kim olduğunu biliyoruz. Savaşın ilk gününden bu yana yanımızda durdunuz ve bu bugün de geçerli" ifadelerini kullandı. 

Penn, 2022'de başlayan savaştan bu yana bölgeyi defalarca ziyaret etmiş ve 2023'te Zelenski'nin kariyerini ve Ukrayna tarihini konu alan Superpower adlı belgesele imza atmıştı. 

Amerikalı aktör ayrıca 2022'de, sembolik bir destek göstergesi olarak Gizemli Nehir'le (Mystic River) kazandığı Oscar heykelciğini Zelenski'ye vermişti.

Kieran Culkin'den iğneleyici sözler

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını takdim etmek üzere sahneye çıkan geçen yılın kazananı Kieran Culkin, Penn'in ismini okuduktan sonra aktörün yokluğuna şu sözlerle dikkat çekmişti: 

Sean Penn bu akşam burada olamadı ya da olmak istemedi; bu yüzden ödülü onun adına ben kabul ediyorum.

Penn, bu ödül sezonunda Altın Küre'ye katılmış ancak BAFTA ve Oyuncu Ödülleri'ni (eski ismiyle SAG Ödülleri) pas geçmişti. Altın Küre'de ise ödülü Stellan Skarsgård'a kaptırmıştı.

Üçüncü heykelcik ve rekor

Sean Penn; Gizemli Nehir'le 2004 ve Milk'le 2009'da kazandığı ödüllerin ardından, oyunculuk dalında üç Oscar kazanan dünya üzerindeki 4 erkekten biri olmayı başardı. Diğer üç isim ise Walter Brennan, Jack Nicholson ve Daniel Day-Lewis.

Penn; Jacob Elordi (Frankenstein), Stellan Skarsgård (Manevi Değer / Affeksjonsverdi), Delroy Lindo (Günahkarlar / Sinners) ve aynı Savaş Üstüne Savaş'taki rol arkadaşı Benicio del Toro gibi güçlü isimleri geride bırakarak ödüle uzandı.

2025'te Lumiere Film Festivali'nde yaptığı açıklamada, bir film setinde bulunmakla insani yardım alanında çalışmak arasında keskin bir fark görmediğini söylemişti.

Variety'ye konuşan Penn, "Her zaman bir şeye gerçekten katkı sunup sunamadığınızı sorguluyorsunuz. Her durumda risk ve faydayı tartmanız gerekir; kendiniz için değil, içinde bulunduğunuz durum için" diyerek hayata bakışını özetlemişti.

Independent Türkçe, Deadline, Variety, Entertainment Weekly, Hollywood Reporter


Milyarder iş insanının Deccal dersleri tartışma yarattı

Peter Thiel, Trump yönetimine desteğiyle de gündem olmuştu (Reuters)
Peter Thiel, Trump yönetimine desteğiyle de gündem olmuştu (Reuters)
TT

Milyarder iş insanının Deccal dersleri tartışma yarattı

Peter Thiel, Trump yönetimine desteğiyle de gündem olmuştu (Reuters)
Peter Thiel, Trump yönetimine desteğiyle de gündem olmuştu (Reuters)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Katolikliği benimsemesinde etkili olan iş insanı Peter Thiel'ın Roma'da düzenlediği gizli Deccal konferansları tartışma yarattı.

Thiel'in konferansları, İtalyan düşünce kuruluşu Vincenzo Gioberti Kültür Derneği ile Washington'daki Amerika Katolik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Cluny Enstitüsü tarafından ortaklaşa düzenleniyor.

Ancak Amerika Katolik Üniversitesi, enstitünün bağımsız faaliyet gösterdiğini belirterek konferanslara destek vermediklerini açıkladı.

Düzenlendiği yerle ilgili bilgilerin gizli tutulduğu derslere sadece özel davetliler katılabiliyor.

Associated Press'in eline geçen bir davetiyeye göre PayPal ve veri şirketi Palantir'in kurucusu Thiel, Hıristiyan öğretisinde İsa'nın İkinci Gelişi öncesinde ona karşı çıkacak Deccal figürüne odaklanıyor.

Pazar günü başlayan konferans dizisinin çarşamba günü sonlanması planlanıyor.

Thiel daha önce de Deccal figürü hakkında yazılar kaleme almış ve benzer konferansları Paris'te de vermişti.

CNN'in analizine göre milyarder iş insanı, Deccal'in küresel yönetim sistemi olarak ortaya çıkabileceğini savunuyor. Ona göre bu sistem yapay zeka, iklim değişikliği veya nükleer savaş hakkında insanların korkularını istismar ederek kontrolü ele geçirmek istiyor.

Roma'daki Aziz Thomas Aquinas Papalık Üniversitesi, derslere ev sahipliği yapacağına dair iddiaları yalanladı. Amerikalı Papa XIV. Leo da Roma'daki bu üniversitede 1980'lerde doktora tezini tamamlamıştı.

İtalyan analist Francesco Sisci, Vatikan ve Papa'nın Thiel'in konferanslarına karşı "mesafeli durduğunu" söylüyor. Diğer yandan iş insanının Roma'da ders vermesinin, bazı siyasi figürler arasında Papalık ve Vatikan'a yönelik artan ilgiyi gösterdiğini de ekliyor.

Amerikan gazetesi National Catholic Reporter'ın haberinde, Thiel'ın Donald Trump yönetimiyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor.

Milyarder iş insanı, Trump'ın seçim kampanyasına büyük bağışlar yapımştı. Ayrıca PayPal'de Thiel'la birlikte çalışan David Sacks, Trump'ın ikinci döneminde "yapay zeka çarı" olarak görev yapıyor.

Alman-Amerikan yatırımcı, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'i Katolikliğe geçmesinde etkili olmuştu.

Vance, Katolik düşünce dergisi The Lamp'te 2020'de kaleme aldığı yazıda, Thiel'ın bu etkisinden söz etmişti.

Independent Türkçe, CNN, National Catholic Reporter, The Lamp


ABD istihbaratı Trump’ı uyarmış: Saldırırsan İran daha da güçlenir

Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
TT

ABD istihbaratı Trump’ı uyarmış: Saldırırsan İran daha da güçlenir

Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, askeri harekat başlatması halinde Tahran rejiminin daha da güçlenebileceği hakkında önceden uyarı almış.

Adlarının paylaşılmamasını isteyen ABD'li istihbarat yetkilileri, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak başlatılan askeri harekat öncesinde İran Devrim Muhafızları'nın saldırılar sonucunda daha da güçleneceğine dair Trump'a birden fazla brifing verildiğini söylüyor.

Kaynaklardan biri, "Bu durum öngörülmüştü. Trump'a da bu yönde bilgi verildi" diyor.

Avrupalı bir diplomat, savaş sonrası dönemde Tahran'ın bazı nükleer ve balistik füze kapasitelerine sahip zayıf bir rejime dönüşmesinin en olası senaryolar arasında yer aldığını savunuyor.

ABD ve İsrail'in ortak saldırılarında İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey komutanlar öldürüldü.

İran da ABD'nin müttefiki 6 Körfez ülkesine misilleme yaparak havalimanlarını, petrol tesislerini ve ticari merkezleri hedef aldı. 

Kimliğinin açıklanmamasını isteyen Körfez ülkelerinden bir yetkili, bölgede Trump yönetimine karşı öfkenin arttığını vurguluyor:

Bu savaşı İsrail için başlattılar, sonra da saldırılarla başa çıkmak için bizi kendi başımıza bıraktılar.

"Uzun süreli bir savaş planımız yok. Bu işi bir an önce bitirmeliyiz" diyen yetkili, Trump'ın da operasyondan önce Körfez'deki müttefiklerine çatışmaların kısa süreceğini söylediğini aktarıyor.

İran'ın, küresel petrol tedarikinin ve Körfez ekonomilerinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesi de Washington üzerindeki baskıyı artırıyor.

Joe Biden ve Barack Obama yönetimlerinde İran konusunda kıdemli danışmanlık yapmış Richard Nephew, Tahran rejiminin muhtemelen ayakta kalacağını söylüyor:

Devrim Muhafızları'nın ekonomik ve siyasi gücü var. İç baskı mekanizmalarını da ellerinde tutuyorlar. Esasen şu anda ülkedeki iktidar sisteminin merkezinde yer alıyorlar.

Ali Hamaney'in yerine gelen oğlu Mücteba Hamaney'in liderliğe seçilmesinde Devrim Muhafızları'nın önemli rol oynadığı da yazılmıştı.

Eski ABD istihbaratı çalışanı Jonathan Panikoff, Mücteba'nın babası gibi "tamamen bağımsız" bir dini liderden ziyade, Devrim Muhafızları'nın "yakın bir ortağı olacağı" yorumunu yapıyor.

Diğer yandan İran'a saldırıları yoğunlaştıran İsrail, ülkenin Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin öldürüldüğünü iddia etti.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran'ın "gölge lideri" diye de anılan Laricani'nin öldürüldüğünü bugün öne sürdü, Tahran yönetimindense henüz doğrulama yapılmadı.

İsrail ordusu, Devrim Muhafızları'na bağlı Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani'nin hava saldırısıyla öldürüldüğünü de savundu. Bu iddiayla ilgili de İran yönetiminden henüz açıklama yapılmadı.
Independent Türkçe, Washington Post, Telegraph, Jerusalem Post, Reuters