İsrail ordusu cami basıp dua okuyan askerler hakkındaki kararını verdi

"Değerlerimize tamamen aykırı"

IDF Sözcüsü Daniel Hagari, askerlerin davranışlarının ordu değerleriyle uyuşmadığını belirtti (Twitter / @kann_news / Twitter / @JewishVoice )
IDF Sözcüsü Daniel Hagari, askerlerin davranışlarının ordu değerleriyle uyuşmadığını belirtti (Twitter / @kann_news / Twitter / @JewishVoice )
TT

İsrail ordusu cami basıp dua okuyan askerler hakkındaki kararını verdi

IDF Sözcüsü Daniel Hagari, askerlerin davranışlarının ordu değerleriyle uyuşmadığını belirtti (Twitter / @kann_news / Twitter / @JewishVoice )
IDF Sözcüsü Daniel Hagari, askerlerin davranışlarının ordu değerleriyle uyuşmadığını belirtti (Twitter / @kann_news / Twitter / @JewishVoice )

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Batı Şeria'da camiyi işgal edip hoparlörlerden Yahudi duası okuyan askerlerin görevden alındığını bildirdi.

IDF'den dün yapılan açıklamada, Cenin kentinde yaşanan olayda yer alan askerlerin, operasyon kurallarını ihlal ettikleri için görevden alındığı ve haklarında disiplin soruşturması başlatıldığı bildirildi.

Açıklamada, askerlerin davranışlarının "IDF'nin değerlerine tamamen aykırı" olduğu belirtildi. Askerlerin kimliğine ya da toplamda kaç kişinin disipline gönderildiğine dair bilgi paylaşılmadı. 

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'da üç gündür yoğun operasyon düzenliyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre çatışmalarda, biri çocuk 12 Filistinli öldürüldü.

Dün sosyal medyada paylaşılan videolarda, İsrailli askerlerin Cenin'deki bir caminin minberine çıkıp, Yahudilerin sabah ve akşam vakitlerinde okuduğu "Şema Yisrael" (Dinle Ey İsrail) duasını seslendirdiği görülmüştü. 

Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian, İsrailli askerin duayı "ezana benzeterek" okuduğuna da işaret etti. 

İsrail'in önde gelen haber sitelerinden Times of Israel de yine aynı camide kaydedilen bir başka görüntüde askerlerin, Yahudilerin Hanuka bayramında okuduğu duayı seslendirdiğini bildirdi. 

İsrail devlet televizyonu KAN'ın aktardığına göre, Sefarad Başhahamı Yitzhak Yosef, ordudaki başhahamlığa gönderdiği mektupta, "Askerlere, diğer din mensuplarının dini duygularının zarar görmemesi gerektiği öğretilmelidir" ifadelerini kullandı. 

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, olayı kınayarak "İsrailli askerlerin ibadethanenin kutsallığını hiçe saydığını" söyledi.

Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stephane Dujarric de yaşananları eleştirerek, "Dini alanlara saygı gösterilmelidir ve bu alanlar sapkın amaçlar için kullanılmamalıdır" dedi.

Öte yandan radikal sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Telegram hesabından yaptığı paylaşımda İsrailli askerleri överek onları "kahraman" diye niteledi.

Independent Türkçe



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.